02:58 26 Eylül 2018
Canlı Yayın
    Eksen

    ‘Almanya, stratejik ittifaklar yeniden oluşurken, süreçten kârlı çıkmanın planlarını yapıyor’

    Eksen
    URL'yi kısaltın
    Ceyda Karan
    0 10

    Yücel Özdemir’e göre Almanya, yeniden stratejik ittifaklar oluşurken süreçten karlı çıkmanın planlarını yapıyor. Trump yönetimi yüzünden Almanya’nın ABD ile ayrımlarına dikkat çeken Özdemir, Türkiye’ye yöneltilen eleştirilerin ise geçici olduğunu ve Berlin’in rotasını stratejik çıkarların belirlediğini belirtti.

    Türk hükümeti, ABD ile siyasi ilişkilerindeki sorunlar içerideki ekonomik krizi kamçılar görünürken, yüzünü yeniden Avrupa'ya çevirmiş görünümü çiziyor. Özellikle AB'nin öncü gücü Almanya ‘nın Ankara'ya mali yardımda bulunmanın yollarını aradığı haberleri yansırken, Türk bakanların Dördüncü Reform Eylem Grubu (REG) toplantısı tüzenlemesi dikkat çekti. Ankara önümüzdeki hafta Almanya Dışişleri Bakanı Heiko Maas'ı ağırlayacak. Cumhurbaşkanı Erdoğan da Berlin'e konuk olacak.

    Yeni dönemde Türkiye Almanya ve AB ilişkilerini Evrensel Gazetesi'nin Almanya temsilcisi, gazeteci ve yazar Yücel Özdemir ile konuştuk.

    ‘YUNANİSTAN'A YAPILAN YARDIM BİÇİMİ TÜRKİYE'YE UYGULANAMAZ'

    Yücel Özdemir, Almanya'nın Türkiye'ye acil mali kredi açılacağı yolunda çıkan haberleri değerlendirirken, Yunanistan'a yapılan türden bir mali yardımın söz konusu olamayacağının altını çizdi. Özdemir, Almanya Maliye Bakanı Olaf Scholz'un Türkiye'nin IMF'den borç almayı önerdiğini belirtti:

    Temmuz 2018 NATO liderler zirvesinde Merkel-Erdoğan görüşmesi
    © REUTERS / Kayhan Ozer/Presidential Palace
    "Bu zorunluluktan bir araya gelme görüntüsü aslında. Çok da isteyerek değil, hem Avrupa birliği hem de Türkiye, Amerika'nın bunlara almış olduğu tutumdan dolayı bir araya geldiler. Burada doğrudan Amerika'nın baskısından çok hem Türkiye'nin hem Avrupa Birliği'nin gelecek ile ilgili planlarına dair yapmış olduğu hesaplar daha ağırlıklı basıyor. Özellikle Avrupa Birliği açısından baktığımızda uzun zamandır Amerika ile olan ilişkiler değişik şekillerde tartışılıyordu. Donald Trump ise bu süreci hızlandırdı. Almanya'da bir haftadır ilk başta koalisyon hükümeti SPD Genel Başkanı Andrea Nahles gündeme getirmişti. ‘Evet, Türkiye'ye yardım edebiliriz' dedi. Aslında bu biraz tabuydu. Bu kadar tartışmalı olan bir ülke ve Erdoğan'a biz nasıl yardım edebiliriz diye bir tartışma çıktı. Ve bu tartışmanın geldiği noktada Hristiyan Demokratlarla Sosyal Demokratlar arasında ‘Evet, Türkiye'nin bu zor durumdan çıkması gerekiyor. Türkiye'ye el uzatılması gerekiyor' dendi. Almanya'nın maddi olarak bir problemi yok ama bunu Avrupa Birliği çatısı altında mı yapması gerekiyor, bu konudaki tezlere hemen itirazlar geldi. Avrupa Birliği çerçevesinde tıpkı Yunanistan'a yapılan bir yardım biçimi şu anda uygulanamaz. Çünkü Yunanistan bir Avrupa Birliği ve avro bölgesi ülkesiydi ve ona özel programlar hazırlandı ve ağır şartları var. Türkiye bu kategori içerisine giremez denildi. Geçen hafta De Spiegel dergisinde Alman Maliye Bakanı Olaf Scholz'un ağzından açık bir şekilde Türkiye'ye IMF adresi gösterildi. Gelecekte Almanya tek başına Türkiye'yi kurtarmak için bir program hazırlar ve uygularsa bu Avrupa Birliği üyesi ülkelerle de büyük sorun olacağının farkında. Avrupa Birliği'ni önce yanına alma ondan sonra da bu işi mümkün olduğunca IMF gibi uluslararası kurumlarla halletmek şu an ağırlık konusu."

    ‘AB KRİZİ TEK BAŞINA ÇÖZME SÜRECİNE GİDERSE, ABD İLE YENİ BİR ÇATIŞMA NOKTASI ÇIKAR'

    Özdemir'e göre Avrupa Birliği, Türkiye'deki ekonomik krizi tek başına çözme yoluna giderse, ABD ile arasında İran yüzünden yaşanan gerilime benzer yeni bir çatışma noktası çıkar. Özdemir, Avrupa Birliği'nin Türkiye'yi yalnız bırakmamaya dikkat ettiğini belirtti:

    "Türkiye tarafının da IMF'den borç alma konusunda katı bir tutumu var. Maliye Bakanı Berat Albayrak'ın Almanya'ya yapacağı ziyarette asıl olarak bu konunun konuşulacağı konusunda yoğun görüşler var. ‘Yardıma hazırız, gerekli para var. Ama yeter ki bunu uluslararası ekonomik kurallar içinde yapalım' diyorlar. Benim tahminim, Avrupa Birliği bunu IMF ile halletmeye çalışacak. Aksi takdirde IMF'den bağımsız sadece Avrupa Birliği, Türkiye'yi aday üyelik müzakereleri başlamış bir ülke statüsüne koyup tek başına çözme sürecine girerse Amerika ile yeni bir çatışma noktası çıkacak. İran üzerindeki tartışmanın bir benzeri bu sefer Türkiye üzerinde yaşanacak. Ama Türkiye'yi de yalnız bırakmamaya dikkat ediyorlar."

    ‘STRATEJİK ÇIKARLAR BELİRLEYİCİ'

    Özdemir, Almanya ile yaşanan krizin zirve noktasının Deniz Yücel olduğunu hatırlattı. Özdemir'e göre, Türkiye'ye yöneltilen insan hakları ya da basın özgürlüğü ile ilgili eleştiriler geçici, belirleyici olanlarsa stratejik çıkarlar:

    "Son 3-4 yıldır Türkiye ile Almanya hattı üzerinde yaşanan gerilime baktığımızda bu normalleşmenin çok kolay olmayacağını tahmin ediyorduk. Çok büyük sarsılma olmazsa Almanya, Türkiye konusunda bu kadar laf söyledikten sonra, Türkiye de Almanya'ya bu kadar laf söyledikten sonra bu kadar kolay olmaz. Bu krizin en zirve noktası Deniz Yücel'in tutuklanması. Bu zirveden inişse yine Deniz Yücel'in serbest bırakılması. Çünkü Almanya'nın Deniz Yücel'in serbest bırakılması konusundaki katı tutumu belli bir şekilde sonuç getirdi. Ondan sonra da peyderpey cezaevlerindeki Alman vatandaşları serbest bırakıldı. Bu hafta da Meşale Tolu hakkında 15 yıl hapis cezası istenmesine rağmen Almanya'ya gelmesine izin verildi. Şu an Alman basınında yer alan haberlere göre sadece 3 Alman vatandaşı Türkiye cezaevlerinde. Almanya kendi vatandaşlarıyla ilgili durumu çözüp yoluna devam etmek istiyor. Türkiye'deki insan hakları, demokrasi, basın özgürlüğü yine dile getirilecek ama bunlar pek önemli olmayacak. Alman hükümetleri hep bunu yapıyor. Suudi Arabistan'a gittiğinde de aynı şeyi yapıyor, eleştirdiği Çin'e gittiğinde de aynı şeyi yapıyor. Geçen hafta Merkel Kafkasya'daydı. Alman kamuoyu içerisinde yoğun eleştiri gelmişti özellikle Azerbaycan'daki uygulamalar konusunda. Orada da bazı düzenlemeler olsun dedi ama Azerbaycan'ın bizim için enerji yatırımları açısından değeri çok büyük dedi Merkel. Bu bakımdan stratejik çıkarlar belirleyici. Bu türden insan haklarının geçici eleştiriler olduğunu biz biliyoruz. Ama bugün Erdoğan'ı karşılamak için hazırlanması Almanya için bunu bir kez daha doğruladı."

    ‘ALMANYA ARTIK YENİ PARTNERLERLE HAREKET EDİYOR'

    Özdemir'e göre, Almanya dünya siyaseti içerisinde kimlerle beraber hareket edeceğine dair bir strateji belirlemeye çalışıyor. Özdemir, Almanya'nın artık ABD'nin istediği şekilde hareket etmeyeceğinin altını çizdi:

    "Heiko Maas geçen hafta bir gazeteye yazdığı yazıda zaten Amerika ile ilişkileri stratejik ortaklıktan çıkardı, normal ortaklığa dönüştürdü. Bu bakımdan artık Almanya, Amerika'nın her istediğini değil, yeni partnerlerle birlikte hareket ediyor. Bu partnerler içerisinde Rusya ile siyaseti de Amerika'nın istediği gibi olmayacak, İran ile da istediği tarz bir siyaset olmayacak. Onun için yeniden stratejik ittifaklar oluşurken Almanya da bu ittifaklar içerisinde şu anda Türkiye'nin zor durumunu gözeterek burada süreçten karlı çıkmanın planlarını yapıyor. Maas'ın ziyareti önceden gündemde değildi. Son anda gündeme geldi. En azından biz gazetecilerin bildiği bir görüşme değildi. Bu demektir ki dış siyasette Rusya ile bölge ile ilgili planlarda Almanya ‘Ben de var olmak istiyorum' diyor. Var olmak istediğinde Türkiye'nin de bir şekilde kendi planlarını onaylayacağı bir hesap içerisinde.

    ‘BERLİN'DE ERDOĞAN'A SESSİZ SEDASIZ BİR KARŞILAMA OLMAYACAK'

    Almanya'da yaşanan Erdoğan heykeli krizine de değinen Özdemir, benzer bir krizin Erdoğan'ın Almanya ziyaretinde de yaşanacağını belirtti:

    "Heykel bugün kaldırıldı. Wiesbaden Belediyesi'nin devreye girmesiyle bu kadar gerilim yaratan bir heykelin kent merkezinde olmasını istemiyoruz denildi. Çünkü hakikaten herkes bir şok içerisine girdi. Almanya'da herkesin bu kadar karşı çıktığı kişi birden çıktı kent merkezinde heykeli dikildi 4 metre. Bienalin sözcüsü, ‘Biz özgür bir ülkeyiz. Herkesin kendi düşünceleri ifade etmesi gerekiyor' dedi. Ama heykelin etrafında toplanan Almanlar tepki gösterdiler. Basın özgürlüğünü, insan haklarını bu kadar ihlal eden ve açıkça diktatör olarak tanımlanan bir kişinin heykelini bu kentte istemiyoruz dediler. Bu sefer de Erdoğan yanlıları korumak için harekete geçti. En sonunda belediye bu gerilim daha fazla uzamasın diye kaldırdı. Ama bu gerilim Erdoğan, Almanya'ya geldiğinde de ortaya çıkacak. Berlin'de sessiz sedasız bir karşılama olmayacak. Devlet protokolü çerçevesinde bir karşılama olacak ama sokaklar Almanlar, Kürtler, Türkler şimdiden Erdoğan'a büyük bir karşılama töreni hazırlamayı düşünüyor."

    İlgili konular:

    WSJ: Almanya, Türkiye'ye 'acil' finansal yardımı değerlendiriyor
    Almanya Dışişleri Bakanı: ABD'nin Rusya ve Türkiye'ye yönelik yaptırımlarına Avrupa tepki göstermeli
    Almanya'nın önde gelenlerinden Türkiye uyarıları: Saldırılmaz olabilmek için nükleer bombaya başvurabilir
    Etiketler:
    Avrupa Birliği (AB), IMF, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Almanya Başbakanı Angela Merkel, Olaf Scholz, Berat Albayrak, Almanya, Türkiye, ABD
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın