14:08 17 Aralık 2018
Canlı Yayın
    Eksen

    'Ukrayna'da Poroşenko'nun iktidar için elinden geleni ardına koymama durumu var'

    Eksen
    URL'yi kısaltın
    Ceyda Karan
    0 10

    Okay Deprem’e göre Kerç krizinde Kiev’in provokatif tavrı ve NATO desteğiyle Bedryansk’ta üs kurma planları etkili olduğu görüşü hakim. Poroşenko’nun sıkıyönetim kararında seçimler öncesi popülaritesinin düşmesi ve Saakaşvili’ye dönüşmesinin etkili olduğunu söyleyen Deprem, Kırım halkının ezici çoğunluğunun Moskova’yı desteklediğini belirtti.

    Rusya Federasyonu'nun Ukrayna'ya ait üç donanma gemisini Kerç Boğazı'nda tehlikeli manevralara girişmesi üzerine engellemesiyle başlayan gerilim tartışılıyor. Kerç'te yaşananların ardından Ukrayna'daki Poroşenko yönetimi 2014 krizinde dahi başvurulmamış olan sıkı yönetim uygulamasına giderken, zamanlamanın mart ayındaki seçimlerden önceye denk gelmesi dikkat çekiyor. BM ve NATO'nun Ukrayna hükümetine destek açıklaması eşliğinde gerilim uluslararası boyuta da taşınırken, Kiev'in ABD desteğiyle Karadeniz'i ‘askerileştirme' girişimleri eşliğinde gelişmelerin Donbass'taki duruma etkileri de meselenin ayrı bir boyutunu oluşturuyor.

    Kerç gerilimi etrafındaki resmi, Ukrayna politikalarını, Kırım'daki durumu, Donetsk'te yaşayan Evrensel Gazetesi yazarı Okay Deprem ile konuştuk.

    ‘DONBASS'TA ÇOK BÜYÜK BİR HAREKETLİLİK YOK'

    Okay Deprem, Kerç'te yaşanan provokasyon ve gerilimin Donbass'ta bazı hareketlenmelere yol açtığını söylese de bunun boyutlarının çok büyük olmadığını vurguladı. Geçtiğimiz yaz sonu Donetsk Halk Cumhuriyeti lideri Zaharçenko'nun Kiev'le bağlantılı görülen bir suikast girişiminde hayatını yitirmesi ve yakın zamanda seçimlerin düzenlendiği Donbass'taki yönetimin tutumunun da Ukrayna'daki gelişmeleri takip etmekle sınırlı olduğunu belirten Deprem, dikkatlerin Rusya'nın reaksiyonuna çevrildiğini vurguladı:

    "Donbass'ta genel anlamda çok büyük bir hareketlilik var sayılmaz. Esas keşmekeş tabiri caizse hadiseler dizisi Ukrayna'nın kendi içinde Donbass kısmı dışında kastettiğim eski Ukrayna Kiev merkezli. Burada bir bekleme havası hakim. 3 gün evvelki provokasyon ve savaş gemilerinin karşı karşıya gelmesinin ardından sınır boylarında cephe hattının birtakım yerlerinde hareketlilik oldu, Ukrayna tarafından açılan ateşler kaydedildi. Donetsk çeperinde, Lugansk tarafında da oldu. Ancak genel anlamıyla çok ciddi bir yükseliş var denemez topyekûn bir saldırı veya Ukrayna tarafından bir harekat. Buradaki durum Donbass tarafından bakıldığında daha çok Ukrayna'nın kendi içindeki gelişmeleri takip etmeyle sınırlı. Rusya'nın vereceği cevap ve göstereceği reaksiyon ile sınırlı şu an itibariyle durum."

    'MÜRETTEBAT İRTİBAT KURMA GİRİŞİMLERİNİ REDDEDİYOR, PROBLEM BURADAN BAŞLIYOR'

    Meselenin arkasında 2014 krizinin ardından bölgedeki durumun değişmesinin yattığını kaydeden Deprem, Ukrayna'nın bölgede savaş gemileri dahil her türlü gemisini geçirme hakkı bulunsa bile sorunun seyir güvenliğini sağlayacak diyaloğu dışlanması olduğuna dikkat çekip, ortaya bir provokasyon halinin çıktığını şu sözlerle aktardı:

    "Üç Ukrayna gemisi ki bunların ikisi ufak ölçekli de olsa kruvazör savaş gemisi statüsünde araçlar Odesa limanından çıkmak suretiyle Kırım Yarımadasını boylu boyunca takip ederek Kerç Boğazı'na doğru yaklaşıyorlar. Geçer geçmez karşı karşıya geliş gerçekleşiyor. Duruma iki taraf açısından bakıldığında Ukrayna, Kırım'ı hala Rusya'nın kabul etmiyor, kendi toprağı sayıyor. Buradan hareketle de bir nevi Kırım'ın kara sularını kendi olarak kabul edilmesini savunur pozisyonda duruyor, dünyadan onu bekliyor. Bildiğimiz gibi Avrupa ve Amerika Birleşik Devletleri başta olmak üzere Batı dünyası hala Kırım'ı Ukrayna'nın kabul ediyor. Burada bir prensip olarak çatışma, bir ihtilaf söz konusu. Ama Rusya tarafından bakıldığında ise ve defacto durumuyla hareket edildiğinde ise pratik gerçeklikten Kırım, referandumla meşru bir şekilde Rusya'ya dahil olduğu dört sene evvel. Buradan hareketle bakıldığında gemilerin Kerç Boğazı'na girdikten hemen sonra hareket ettiği güzergâhı batısı Kırım, tabii ki Rus kara suları, doğusu ise zaten doğal olarak eskiden de Rusya'nın olan Taman Yarımadası dediğimiz Rus ana kıta sahanlığı. İki taraf da Rusya'nın olunca tüm boğaz otomatikman yüzde yüz istisnasız Rusya'nın olmuş oluyor. Buna göre Ukrayna'nın savaş gemisi dahil her türlü gemisini geçirme hakkı mevcut. Ancak burada bir noktalı virgül var, mesele orada başlıyor. Bu gemiler geçer geçmez henüz geçmeye başlamadan evvel boğazı bu süre zarfında boğaz üzerinden boğazı boydan boya kat eden bir köprü inşa etmişti Rusya. Ukrayna gemilerinin ister ticari ister savaş gemisi olsun geçişler oluyor. Bu üç bahsettiğim gemi birincisi Rus tarafına herhangi bir sinyal göndermiyorlar, bir bilgilendirmede bulunmuyorlar savaş gemisi olmalarına karşın. Özel statülerinden kaynaklı olarak bunu yapmak mecburiyetindeler. Gemiler sinyal göndermiyor, dahası Rusya yine de bir frekans atıyor. Rusya Federal Güvenlik Servisi FSB'nin Ukrayna gemileriyle bağlantı kurma çabaları Ukrayna tarafından kaynaklı sonuçsuz kalıyor. Diğer bir ifadeyle söz konusu gemiler ve mürettebatı bu irtibat kurma girişimlerini reddediyorlar, kendilerini kapatıyorlar, problem buradan başlıyor. Bu savaş gemileri çok yakın mesafeden geçmek kaydıyla, adeta provokatif bir güzergâh izlercesine ve namluların Rus tarafına açıktan belli edercesine bu dolaylı provokasyona doğrudan bir nitelik kazandırıyor ve olayları iyice kızıştırıyor. Dolayısıyla bu karşı karşıya gelme meydana geliyor."

    ‘KIRIM HALKININ EZİCİ ÇOĞUNLUĞU RUSYA'YA DESTEK VERİYOR'

    Sonbaharda Kırım'da bulunmuş olan Deprem'e göre 2014'teki krizin ardından referandumla kendi arzuyla Rusya Federasyonu'na katılmış olan bölgede durumu değiştirmek imkansız. Deprem, Rusya ile Ukrayna arasındaki karşı karşıya gelme halinde Kırım halkının tartışmasız biçimde ezici çoğunlukla Moskova'ya destek verdiğini vurguladı:

    "Son olayla birlikte Kırım biraz gergin. Açıkçası 2014 referandumundan itibaren şu ana kadarki en büyük provokasyon oldu bu. Daha evvel bunun gibi deniz üzerinde olmasa da kara üzerinden sınır boylarından Ukrayna tarafından belli tahrikler olmuştu. Birtakım ajan faaliyetleri, istihbarat girişimleri tespit edilmişti Rus makamlarınca. Bu üzerine tuz biber ekti. Kerç'te bireysel bir terör eylemi okul hadisesi meydana gelmişti. Durum oldukça genel itibariyle ‘sakindi' ancak buna rağmen Kerç Boğazı'nı geçer geçmez Batı'ya doğru sol tarafta Türkiye'nin de gündemi olan S-400'lerin doğrudan yol üzerinde ve namluların da Ukrayna tarafına doğrultacak şekilde gözlüyorsunuz. Yolun kenarında böyle bir teyakkuz havası hakim. Kırım halkının olaylara bakışı çok yüksek oranda kendi istekleriyle referandumla bağlandıkları ve şu anda vatandaşı oldukları Rusya Federasyonu'na destek söz konusu, değişmedi bu. Belki belli oranlarda oynama olmuştur. Rusya'nın kendi içindeki birtakım iç politik gelişmelere bağlı olarak iktidara verilen destek düşer artar ama kesin olan bir şey var ki Ukrayna-Rusya karşı karşıya geldiğinde kesinlikle tartışmasız Kırım halkının ezici çoğunluğu Rusya'ya destek veriyor. Kendilerini referandumda Rusya'nın parçası addettiler. Şu an Kırım'da herhangi bir oylama yapılsa Rusya sonucu çıkar çok büyük oranda. Bu da otomatikman bu olay bağlamında şunu gösterir. Kırım kara suları Rusya'ya ait, dolayısıyla Kerç Boğazı'nın hem kontrolü Rusya'nın hem de toplamda Rus kara suları. Bu bağlamda Ukrayna gemileri de ister Kerç Boğazı olsun ister Kırım'ın tüm diğer tarafları içinde olsun bu gibi durumlarda Rus taraflarını bilgilendirmek durumundalar. Bilgilendirmeseler dahi karşı taraftan gelecek frekansları, girişimleri engellemeye dönük bloke etmemekle yükümlüler."

    ‘POROŞENKO'NUN SIKIYÖNETİM KARARI TAMAMEN POLİTİK'

    Deprem, Ukrayna'nın Kerç gerilimine yol açmasının arkasında ise Devlet Başkanı Poroşenko'nun popülaritesinde yüzde 5'e varan azalmayı görüyor. Poroşenko'nun durumunu 2008'de ABD desteğiyle Abhazya ve Osetya'da kriz yarattıktan sonra iktidarından olan Gürcistan'ın eski lideri Saakaşvili ile kıyaslandığını anlatan Deprem, kriz halinde Kiev'in Berdyansk kentinde NATO destekli bir askeri üs kurma planlarının da rol oynadığı görüşünün hakim olduğunu anlattı:

    "Birincisi pek çok siyaset bilimcinin hatta Ukraynalı siyasetçilerin ilk yorumu şu şekilde, bu kararın alınmasının perde arkasını okuma anlamında. Ukrayna hükümetinin bu işi kendi başına planlayamayacağı, tabiri caizse kendi başının altından çıkamayacağı, çok lokal, anlık diyelim kendi iç güvenlikleriyle yönlendirdiği bir provokasyon olmaktan uzak olduğu, bunun tersine oldukça uzun vadeli bir stratejinin bir parçası olarak ‘Ukrayna'nın Batılı finansörleri arkasındaki siyasi güçlerin devletlerin tabii ki önemli oranda planlaması' yürü ya kulum demesiyle bu iş gerçekleşti. Epeydir Azak Denizi içerisinde Berdyansk kentinde NATO destekli bir askeri üs kurulması planı da söz konusu. Belki Amerikan üssü olacaktır projeye göre, belki doğrudan NATO. Nitekim yakalanan gemiler hala bekletiliyorlar Kerç limanında FSB tarafından. Poroşenko'nun hiçbir zaman popülaritesi kamuoyu nezdindeki saygınlığı bu kadar dip yapıp zedelenmemişti. Şu anki düşük oranlara inmemişti. Şu anda kamuoyu yoklamalarında Ukrayna Devlet Başkanı Pyotr Poroşenko'nun halk nezdindeki destek oranı yüzde 5. Dünya çağında rekor olarak değerlendirilebilecek bir oran. Neredeyse hiçbir desteği yok. kendisi devlet başkanı ama meşruiyeti yok anlamına geliyor bu. Dolayısıyla böyle bir dönemden geçtiği için şu anda iktidarını sürdürmek namına hem bireysel hem kendi eliyle yarattığı yeni oligarklar eliti iktidarını ve onların da bağlı olduğu Amerika'daki belli çevrelerle toplam batılı ittifak kümesi ile olan kader bağlarını devam ettirmek için ellerinden geleni arkalarına koymamak gibi bir durumları söz konusu. Öbür türlü normal şartlarda seçimlerin olması durumunda normal takvimde gelecek senenin başlarında kaybetmeleri yüzde 100 ve muhalefet cephesinin kazanması da yüksek bir ihtimal olarak görülüyor. Poroşenko artık kaybedecek bir şeyi olmadığı bir noktada çoktandır. Kimilerine göre Poroşenko'nun şu anki pozisyonu birkaç yıl evvelki Saakaşvili'nin durumunu andırıyor. Devrik Gürcü liderinin oradan oraya kaçmıştı, iltica etmişti. Konjonktürel bu yapılan, sıkı yönetim kararı tamamen politik ve Poroşenko etrafında çok ufak bir çerçevede hareket eden, dar bir alana sıkışmış iktidar zümresinin tamamen kendi iç siyasi ve konjonktürel ihtiyaçları paralelinde alınmış bir karar."

    ‘UKRAYNA ORDUSU BİLE POROŞENKO İKTİDARI VE DONBASS'TAKİ KİRLİ SAVAŞA İNANMIYOR'

    2014'ten bugüne uzanan süreçte, Poroşenko'nun hamlelerinin artık Ukrayna'da bile işe yaramaz hale geldiğinin altını çizen Deprem, Ukrayna ordusunun çoğunluğunun bile Poroşenko iktidarı ve Donbass'ta yürütülen bu kirli savaşa karşı inanmadığını, tek yapılabilenin subayların para ile satın alınması olduğunu söyledi.

    "Poroşenko'nun onlarla kader birliğini daha derinleştirme ihtiyacı duyduğu dönemler olmuştu. Özellikle 2014-15 döneminde Donbass savaşı süresince. Ancak şunu da görmek lazım. Henüz bu karar resmileşmedi her şeye karşın parlamentoda. Parlamentoda Ukrayna Meclisi'nin azımsanmayacak bir kısmı muhalefet cephesi başta olmak üzere bu karara karşı. Onlar da farkında Poroşenko ve etrafındaki ufak siyasi blokun çıkarları temelinde alınan bir prensip karar olduğunun. Eskiye dönme şansınız olsa meydan olaylarının olduğu sıralara oradaki olaylara destek verir miydiniz sorusuna Ukrayna nüfusunun yüzde 90'ı hayır yanıtı veriyor. Aşırıcılara gelecek olursak aşırı milliyetçilere, neo nazilere bunlar açıkçası son tahlilde olabildiği kadar azınlıkta kalmış, marjinalleşmiş durumdalar. Bunların hiçbir zaman kitlesel bir destekleri yoktu. Şu an gelinen noktada en fazla marjinalleşmiş, toplumdan en çok yalıtıldıkları dönemi yaşıyorlar. Onların ister siyasi olsun ister birtakım güç gösterileriyle Kiev'de yapmaya çalıştıkları gibi olsun destekleri doğrudan bence Poroşenko aleyhine değiştirmeyecektir diye düşünüyorum. Bu tugayların içinde yara alanların da aslında azımsanmayacak kısmı eskisi kadar bu ‘davaya' inanıyor değiller. Zaten artık sayıları yüzbinleri bulan Ukrayna ordusu mensuplarının da birtakım anketler gösteriyor ki Ukrayna ordusunun da çok ciddi bir orandaki askeri subayı bu savaşa ya da Poroşenko iktidarına, Donbass'ta yürütülen bu kirli savaşa karşı inanmıyor ve şu andaki mevcudiyeti ister cephe hattında ister ordu safında tamamen maddi nedenlerden kaynaklı. Çünkü hakikaten de askerlere ve tüm subaylara ciddi oranda ödeme yapılıyor ki başka şansı yok iktidarın. Onları orada tutabilsin ve bu konjonktürü devam ettirebilsin. Tamamen ülkenin yaşadığı iktisadi krizle de bağlantılı olarak para kazanma motivasyonu söz konusu. Bu marjinal kesimlerin kısa vadede ciddi bir etkinlikleri olacağına inanmak gerçekçi değil."

    ‘TÜRKİYE'NİN RUSYA'NIN YANINDA YER ALMASI GEREKİYOR'

    Deprem'e göre Ukrayna, Kerç gerilimini tek başına planlamış olamaz. Kiev'in provokasyonunun arkasında ABD'nin bulunduğu şüphelerini dile getiren Deprem, meselenin daha büyümesi halinde durumdan TürkAkım projesinin de etkilenebileceğine dikkat çekti. Deprem'e göre ulusal çıkarları için Ankara, bu olayda Moskova'yı desteklemeli:

    "Türk Akım bağlamında baktığımızda yani Türkiye'nin olaya doğrudan veya dolaylı müdahale pozisyonu bağlamında açıkçası Türkiye'nin her halükarda bu bağlamda Rusya'nın tarafında yer alması gerektiği gibi rasyonel bir sonuç çıkıyor kaçınılmaz olarak. Şöyle bakış açıları mevcut. Sonuçta bu olaya çok makro açıdan baktığımızda Amerikan destekli. Kerç Boğazı meselesi ve onun arkasındaki güçlerin uzun vade stratejisine bakıldığında aslında bir savaş çıkartmak bunu bahane etmek ve bunu kullanmak suretiyle Rusya'dan da olabildiğince simetrik bir tepki bekleyerek bunu gördükten sonra olabildiğince bir savaşa doğru olayları provoke etmek geliştirmek gibi bir strateji söz konusu. Bu gerçekleştiği oranda bunun neticesinin negatif anlamda yansıyacağı ilk yer ve nokta bu Türk Akım projesi. Çok uzak olmayan bir nokta hâlihazırda inşa edilmeye başlandı. Kerç Boğazı'nın çok değil, bir yüz yüz elli kilometre güneydoğusundan borların indirildiği nokta var. Hem Anapa dediğimiz yerin interlandı, oradan indirilmeye başlanmıştı. Ve dolayısıyla Kerç Boğazı'nın etrafının güvenliği, oranın sükuneti orada herhangi bir savaş, çatışma olmaması Türk Akım'ın doğrudan doğruya güvenli şekilde devam ettirilip inşasını bitmesi gerek, öbür türlü mümkün değil. Proje bu bakımdan kesintiye uğrama riski söz konusu, bu tarz bir gerilim büyürse ve hakikaten de topyekun bir gerginliğe doğru evrilirse, hala bu ihtimal söz konusu, bunu isteyenler var, Ukrayna'da olduğu kadar Batı dünyasında da maalesef Ukrayna'yı koç başı gibi Rusya'ya karşı öne sürenler yani. Türkiye'nin de şu anda belki o kadar doğrudan Ankara, Rusya tarafında gözükmüyor belki bu bağlamda en son ihtilaf noktasında. Ancak mantıksal çerçevede bakıldığında ve en başta Türkiye'nin çıkarları paralelinde Türkiye'nin tartışmasız olarak şu anda hem aslında uluslararası hukuk, Kırım'ın meşru şekilde Rusya'nın elinde olduğundan hareketle hem de karasuları hukukunun prensipleri gözetilmek suretiyle Rusya'nın yanında yer alması gerekiyor. Rus tarafının argümanlarını destekler durumda olması gerekir. Ama en başta kendisi için çok önem arz eden Türk Akım projesinin geleceği bakımından."

    Etiketler:
    NATO, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Okay Deprem, Pyotr Poroşenko, Kerç Boğazı, Kırım, Ukrayna, Donbass, ABD, Rusya
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın