14:03 17 Aralık 2018
Canlı Yayın
    Eksen

    'Trump'ın Erdoğan’la resmi görüşmeyi iptal etmesi, ABD’den Türkiye’nin taleplerinin karşılanmayacağı mesajı'

    Eksen
    URL'yi kısaltın
    Ceyda Karan
    1811

    Zeyrek, Trump'ın G20 zirvesinde Erdoğan'la görüşmeyi iptal etmesinin Türkiye’nin taleplerinin karşılanmayacağı yönünde bir mesaj olduğunu söyledi. Ankara’nın, son dönemde ABD'yi Rusya ve İran'a tercih ettiğini savunan Zeyrek'e göre silah ve savunma sistemleri alımlarında 'Batı’nın Ankara’ya satış yapmak istemediği' söylemi de sorguya açık.

    Dünyanın en büyük ekonomileri ve Avrupa Birliği'nden (AB) oluşan G20'nin liderleri, Arjantin’in başkentinde Buenos Aires’te iki gün süren zirvede buluştu. Zirvenin liderler arasında bir dizi başlıkta müzakere için zemin olması beklenirken, ABD Başkanı Donald Trump’ın aralarında Rusya ve Türkiye liderlerinin de bulunduğu ikili resmi temaslarını iptal etmesi dikkat çekti. G20 zirvesinin başlaması vesilesiyle Sözcü Gazetesi yazarı Deniz Zeyrek ile konuştuk.

    'DOSYA O KADAR KALIN Kİ, AYAKÜSTÜ ÇÖZÜLECEK KONULAR DEĞİL'

    Deniz Zeyrek, Türkiye-ABD arasında süregelen sorunların zirvede 'ayaküstü' halledilecek konular olmadığını anımsatırken, 'ayak üstü' diye anılan görüşme formatının da diplomatik normlarla uyumsuz olduğuna dikkat çekti. Ankara’nın beklentisinin bir masa etrafında oturarak dosyalar üzerinden konuşmak olduğunu belirten Zeyrek, ABD’nin formatı 'ayak üstüne' çevirmesinin Türkiye’ye ‘taleplerinin karşılanmayacağı’ yönünde mesaj olduğu değerlendirmesinde bulundu: "Güney Kore, Putin, Suudi Kralı vs. bir sürü görüşmeden bahsediliyor Trump gitmeden önce. Ama orada değişik bir formata geçtiler. İlk başta 'Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile görüşmesini iptal etti' diye bir açıklama geldi, ardından sözcü iptal olmadığını, formatının değiştiğini söyledi. Yani aynı salonun içinde olup da ayak üstü görüşmemek de imkansız bir şey, kaçınılmaz bir şekilde hepsi bir araya gelecekler. En azından aile fotoğrafı çekinecekler, salonda birlikte vakit geçirecekler. Amerikalıların bunu bir görüşme sayması bile tuhaf. Oysa Türkiye’nin beklentisi bu zirve sırasında yapılacak görüşmede masaya oturup dosyalar açıp onlar üzerinden klasik bir dışişleri diplomasi görüşmesi yapmaktı. Dosya o kadar kalın ki ayaküstünde çözülecek konular değil. Onun için de öyle bir görüşmenin görüşme olarak kabul edilmesi de doğru değil diplomatik açıdan. Amerika’nın ayaküstü görüşmesini mesajın ötesinde taleplerinizin karşılanmayacağı bir noktadayız mesajı olarak görüyorum. Yani çözülebilecek bir şey olsa zaten o kadar sık görüşmeler yaşandı ki çözülürdü şu aşamaya kadar."

    ULUSLARARASI PLATFORMLARDAKİ AİLE FOTOĞRAFLARININ SEMBOLİZE ETTİĞİ TERCİHLER…

    Uluslararası toplantılardaki fotoğraf çekimleri üzerinden sembolik olarak ‘aile fotoğrafı’ mefhumuna atıf yapan Zeyrek’e göre, Türkiye artık ABD’nin temsil ettiği dünya ile aynı resimde yer almıyor. İlişkilerdeki başlıkların da bu duruma göre geliştiğini söyleyen Zeyrek, Ankara’nın tercihlerinin de Amerika’yı başka gruplaşmalara itmekte etkili olduğunu dile getirdi: "Yazdığım bir yazıda aile fotoğraflarından bahsettim. Diplomaside aile fotoğrafı kavramı çok sembolik görünür ama çok önemlidir. Uluslararası toplantılardan sonra katılımcılar, heyet başkanları fotoğraf çekiyorlar. Suriye’deki aile fotoğraflarına bir bakın. Birinde Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Putin ve Ruhani var. Diğerinde Fransızlar, Kanadalılar, Amerikalılar var, yanlarında da PYD/YPG var. Baktığınız zaman aile fotoğraflarını bütün ülkeler kendileri tercih ederler. Bir aile fotoğrafının varlık nedeni karşıdaki aile fotoğrafıdır bazen. Türkiye, İran ile bu kadar yakınlaştı. Amerikalılar İran Devrim Muhafızlarını terörist ilan etti. Sonuç itibariyle Suriye’deki mutabakatının bir tarafında İranlılar var. Ya da Türkiye’nin birlikte olduğu desteklediği Suriye ordusu içindeki bazı gruplar Amerikalılar tarafından öyle görülüyor. Biz hep madalyonun bizim tarafımızdan görünen kısmına bakıyoruz. Vay Amerikalılar teröristlerle görüşüyorsunuz, iş tutuyorsunuz diye tepki gösteriyorsunuz diye tepki gösteriyoruz ama Amerikalılar da aslında Türkiye’nin bulunduğu taraftaki gruplaşmaya karşı bir gruplaşmaya gidiyor. Tercihlerimizi yapıyoruz. Yazıda doğalgaz boru hatları meselesini de örnek vermiştim. Kızıyoruz İsrail-Mısır-İtalya-Yunanistan-Kıbrıs Rum kesimi bir araya gelmiş Avrupa’ya boru hattı döşeyecekmiş. Siz Türkiye-Rusya gidip Türk Akımı ile Ukrayna’yı Doğu Avrupa’yı devre dışı bırakırsanız, bir aile fotoğrafı çektirseniz güneyinizde de onlar bir aile fotoğrafı çektiriyor. Dış politika böyle bir şeydir. S-400’ü tercih ederseniz, F-35’i alma meselesini riske edersiniz, bu kadar basittir. Birinden vazgeçmek zorundasınız."

    'BUGÜN BAŞKA BİR TABLO OLABİLİRDİ'

    Zeyrek’e göre Türkiye, Suriye’nin kuzeyinde attığı adımlarla ABD’yi sınırlarının güneyinde yanı başına çekmek istemedi yahut bunu başaramadı ve bunun yerine Rusya ve İran’a tercih etti. ABD’nin bölgede Suriye Kürtleri ile hareket etmesinde Türkiye’nin tercihlerinin etkili olduğunu savunan Zeyrek, bu tercihlerin Türkiye içindeki çözüm sürecini de şekillendirdiğini anlattı: "Bir AK Partili Milletvekilinden duyduğum bir şey var: ‘Ben de çok destekliyorum. Kobani’de IŞİD kapıya dayandığında Amerikalılar yukarıdan yardım attılar, ‘Biz burada peşmergeye geçit açtık, Kuzey Irak’tan gelip Kobani’ye girdiler’ dediler’. O gün Türkiye müdahale etseydi, bugünkü tablo aynı mı olurdu? İttifak meselesi tamamen tercihlerle ilgili bir şeydir. Demek ki Türkiye, Amerika Birleşik Devletleri’ni bu bölgede sınırlarının hemen güneyinde yanı başına çekmek istemedi ya da çekmeyi başaramadı, onun yerine Rusya ve İran’ı tercih etti. Bunların hiçbiri durduk yerde olmadı.  Diplomasi tercih meselesidir. Diplomaside dostluklar olmaz, çıkarlar vardır. Beka sorunu varsa, böyle bir sorunla karşı karşıyaysa Türkiye Amerika’yı ikna etmeyi, başarabilmeliydi. Amerikalılar niye onlara dört elle sarıldı? IŞİD ile mücadele ediyorlar diye, Deyr-i Zor’da bizim için ölüyorlar diyorlar. Sonuçta Türk ordusu Fırat Kalkanı’nı yapmadı mı, El-Bab’da IŞİD ile göğüs göğse çarpışmadı mı, ya da öteki tarafta Afrin’de operasyon yapmadı mı? Peki Kobani’de yapamaz mıydı IŞİD’e karşı. O yapılsaydı o gün, bugün başka bir tablo vardı. Bazen bugünün çözümleri yarının sorunlarının kaynağı oluyor. O zaman başarılı olsaydı belki de Türkiye’deki bu çözüm süreci de belki başka bir yere seyretmişti. Karşımıza çıkan tabloları biraz da kendi izlediğimiz dış politikanın sonuçları olarak görmek lazım. Beka sorunudur, Türkiye için güvenlik meselesidir. Bu güvenlik sorunu karşımıza çıkıncaya kadar bizim attığımız adımların da eseri olduğunu unutmamak lazım."

    'ALMANYA’NIN DOĞRU DÜRÜST ORDUSU BİLE YOK AMA SİLAH VE MÜHİMMATI ORADAN ALIYORUZ'

    Türkiye’nin NATO’daki ortakları yerine Rusya’dan savunma sistemleri almasının eleştiri konusu edilirken, Zeyrek’e göre Türk hükümetinin stratejisi ‘doğru’. Türkiye’nin NATO’nun ikinci büyük ordusu olduğunu anımsatan Zeyrek, buna karşın doğru düzgün ordusu bulunmayan Almanya’dan mühimmat almak durumunda kalındığını vurguladı. Zeyrek, Ankara’nın silah alımında Rusya’ya yönelimine gerekçe olarak ‘Batılı müttefiklerinin kendisine satış yapmak istemediği’ söylemini ise sorguladı: "Burada hükümetin çok doğru bir stratejisi var. Kendi ihtiyaçlarını karşılayabilecek bir savunma sanayi oluşturmak lazım. Biz NATO’nun en büyük ikinci ordusuyuz. Almanya’nın doğru dürüst ordusu bile yok. 2. Dünya Savaşı’ndan sonra kolunu kanadını kırdılar. Ama Almanya’dan silah, mühimmat alıyoruz. Çünkü Alman mühendisliği, araştırma geliştirme faaliyetleri o sektörde ülkeyi uçurmuş. Bizde de bu Milli Savunma Sanayi’nin geliştirmesi vs. Gelecekte bu sorunları ortadan kaldıracaktır. Bu konuya yoğunlaşmaya devam etmek lazım. Türkiye’nin ihtiyaçlarını müttefikleri karşılamıyor tezini ben somut şeylerle görmek istiyorum. Niye almak istedik de alamadık? Mesela Patriot meselesinde çok şeffaf bir şey yok önümüzde. S-400’de Türkiye’nin parayı öderim alırım rahatlığında olup da Patriot alımında aynısını yaşamamasını bize keşke gösterseler. Keşke o süreçler daha şeffaf olsa. Müttefiklerimiz neden bize NATO’nun sınırları, standartları içinde hava savunma sistemi temin etmiyorlar? Bunları öğrenmeye çalışıyorum, hiç öğrenemedim. Sadece bize silah satmıyorsunuz deyip geçiyoruz. Biz hangi ülkeden ne talep ettik, kaç tane talep ettik, ihale açtık mı, kimler geldi ihalelere, hangi müttefikimizin parlamentosu teslimatını engelledi vs. bunların şeffaf şekilde ortaya konulması lazım. ‘Siz bize silah satmıyorsunuz, biz de Ruslardan S-400 alıyoruz’ bu açıklama benim açımdan yetersiz."

    'DIŞ POLİTİKADA UYANIK OLMAK LAZIM'

    Zeyrek, Türkiye’nin dış politikada daha ‘uyanık’ olması gerektiği görüşünde. Zeyrek, Türkiye’nin aleyhine dönen durumları, diplomatik çerçeve içinde değerlendirmesi gerektiğini, düşman ilan ederek geçmişte kat edilmiş yolları düşünmesi gerektiğini belirtti: "Ben şunu anlayamıyorum. Koskoca Türkiye Cumhuriyeti olarak nasıl bir dış politika yürütüyoruz ki eski stratejik ortağımız bize silah satmıyor? Ama binlerce tırla terör örgütüne silah gönderiyor. Bu müttefikimizi nasıl kaybettik, kaybetmenin ötesinde nasıl kendimize düşman ettik, beka sorunumuzun kaynağı haline getirdik? Biz aleyhimize dönen her şeyi düşman ilan ediyoruz ve bütün süreçleri yaşanmamış gibi kabul ediyoruz. bunların hepsinin S-400 alımı meselesinin bir anti-tezi ortaya çıkıyor karşımıza. S-400 alırsan başka bir sorun yaşıyorsun. Ruslarla doğalgaz işbirliği yaparsan güneyde başka sorun yaşıyorsun. İran’ı desteklersen Amerikalılarla başka sorun yaşıyorsun. Böyle denklemler var. Dış politikanın bu denklemleri hesaba katarak şekillenmesi lazım. Bizim yerimize bir terör örgütünü seçiyorsa müttefikimiz bir süper güç, orada bir sıkıntı bir sorun var demek ki. Sonuç itibariyle olayları genelde anti-emperyalist bakmayı tercih ederim. Amerika’nın da bölgedeki emperyal çıkarlarının da farkındayım. Ama dış politikada da biraz uyanık olmak lazım. Daha önce Davutoğlu çok sık kullanırdı, bir şeye tepki gösteren bir dış politika değil de dış politikayı şekillendiren ve yönlendiren adımlar atmak lazım."

    Etiketler:
    S-400, G20, NATO, Donald Trump, Deniz Zeyrek, Recep Tayyip Erdoğan, Arjantin, Almanya, Suriye, ABD, Rusya
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın