21:58 25 Haziran 2019
Canlı Yayın
    Eksen

    ‘ABD, Suriye’den çıkarsa, bu iş Şam-Rusya-İran ekseninin istediği şekilde sonuçlanır’

    Eksen
    URL'yi kısaltın
    Ceyda Karan
    0 0 0

    Musa Özuğurlu’ya göre, ABD, Suriye’den çıkarsa bölgedeki durum Şam yönetimi, Rusya ve İran’ın istediği şekilde sonuçlanır. ABD’nin çekilmesinin Rusya’nın önemli derecede elini rahatlatacağını öngören Özuğurlu, ABD’nin bu kararla güvenilirliğini kaybedeceğini söyledi.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın geçen hafta Fırat'ın doğusuna operasyonun başlayacağını duyurmasının hemen ardından dikkat çekici gelişmeler yaşanıyor. ABD'nin üst düzey yetkililerinin aksine Başkan Donald Trump, Suriye'den tamamen geri çekilme açıklaması yaptı. IŞİD'in yenilgiye uğratıldığından hareket eden Trump, Amerikan birliklerinin eve dönme vaktinin geldiğini vurguladı. Türkiye'nin ABD destekli YPG/SDG bölgesine operasyon yapacağını duyurmasının ve Erdoğan-Trump görüşmesinin hemen ardından gelen bu haber hem ABD hem de dünya gündemini sarsarken, bundan sonra olabilecekler tartışılıyor.

    Olası gelişmeleri Suriye'de uzun yıllar görev yapmış Gazete Duvar internet sitesi yazarı ve Artı Tv yorumcusu, gazeteci Musa Özuğurlu ile konuştuk.

    ‘FIRAT'IN BATISINDAKİ OPERASYON YPG ÇEKİLDİĞİ İÇİN KOLAY GÖRÜNDÜ, FIRAT'IN DOĞUSU ÖYLE OLMAYACAK'

    Musa Özuğurlu'ya göre, Fırat'ın batısına yapılan operasyon bölgede Türkiye'nin desteklediği güçlerin bulunması sebebiyle çok daha olay olduğunu belirtirken, durumun Fırat'ın doğusunda daha zorlu olacağına dikkat çekti:

    "Türkiye en başta; Amerika Birleşik Devletleri, Rusya, İran, Suriye ve bir iç dinamik olarak da PYD ya da YPG. Bunlar açısından baktığımız zaman hiç kimsenin doğrudan o bölgede başka herhangi bir hâkim olmasını istemediğini görüyoruz. Bunlar arasında hem bir yandan bir iş birliği olabiliyor hem de diğer yandan karşı tarafa çelme takma amacıyla işbirliği yaptığı şeyleri kullanma niyeti olduğunu görüyoruz. Bunları bir torbaya koyduğumuz zaman Türkiye'nin işinin çok da kolay olmadığı ortaya çıkıyor. En büyük yanılgı Fırat'ın batısına yapılan operasyonun çok kolay gibi görünmüş olması. Aslında kolay bir operasyon değildi. TSK'nın kullandığı askeri güç ya da yaptığı hava bombardımanı veya o operasyonun birkaç hafta devam etmesi sonrasında Afrin merkeze ulaşılmış olmasını dikkate alacak olursak ve şöyle bir şey var. Oradan YPG güçleri bir şekilde çekildiler. Ne pazarlık sonucu bu oldu hiç kimse bilmiyor. O iş bir sır olarak duruyor. Ama çekildiler. Eğer çekilmeselerdi gerçekten de TSK'nın ya da herhangi bir ordunun oradaki savunma hatlarını geçebilmesi çok uzun zaman alırdı. Buradaki yanılgıdan dolayı Fırat'ın doğusuna çok rahat girebileceklerini düşünüyorlar. Ama orada aktörler var bunların açısından baktığımızda aslında şu anda Türkiye'nin oraya girmesi girme şekline bağlı olarak herkesin işine gelmiyor. Kimisinin işine kısmen geliyor, kimisinin işin gelmiyor. Aynı zamanda karşıda doğrudan hedef alınacak güç YPG olduğu için, YPG'nin de bu sefer Fırat'ın batısındaki gibi davranmayacağını ve bir savunma içerisine gireceğini hesaplayacak olursak zor gibi görünüyor."

    ‘ABD ‘BEN SURİYE'DEN ÇEKİLİYORUM' DERSE, KESİNLİKLE GÜVENİLİRLİĞİ KALMAZ'

    Türkiye'nin ABD'ye meydan okurken samimi olduğunu düşünen Özuğurlu, ABD'nin Suriye'de pragmatik hareket ettiği görüşünde. ABD'nin Suriye'den çekilmesi halinde Kürtlerin Suriye yönetimiyle uzlaşmak durumunda kalacağını belirten Özuğurlu, ilk olarak Rusya'nın elinin rahatlayacağı değerlendirmesinde bulundu:

    YPG'nin omurgasını oluşturduğu DSG'nin ABD eğitiminden geçtikten sonra Deyr ez Zor'daki Kasrah'ta mezuniyet töreni, 21 Mayıs 2018
    © AFP 2019 / Delil Souleiman
    "Türkiye'nin çok büyük bir baskısı var, Amerika'ya gerçekten rest çekiyor. Türkiye, Amerika'ya tepkisinde samimi. Amerika bir şekilde orada pragmatik düşünüyor ve Türkiye'yi belki çok çok rahatsız edecek herhangi bir adımdan da kaçınmak istiyor. Sonuç itibariyle Amerika Birleşik Devletleri'nin orada bulunma sebebi var. Bütün bunlara rağmen Amerika Birleşik Devletleri şimdi çıkıp eğer ‘Ben Suriye'den çekiliyorum' derse bugüne kadar yapmış olduğu bütün yaptırımları çöpe atacak demektir. Bölge nezdinde özellikle Kürtler nezdinde aslında Kürdistan Bölgesel Yönetimi'nde yapılmış referandum sonrasında bir not alınmıştı. Hele hele böyle bir şey de yaparsa kesinlikle güvenilirliği kalmaz Amerika Birleşik Devletleri'nin. Kendi politikasını yalanlamış olur. Bu bana çok düşük bir olasılık geliyor. Eğer Amerika Birleşik Devletleri şu anda çekilirse bir, Rusya çok önemli bir şekilde elini rahatlatmış olacak. İki, Kürtler, Suriye yönetimiyle tamamen anlaşmak zorunda kalacak. Sonuç itibariyle Türkiye tehlikesi var Kürtler açısından. Üçüncüsü, Türkiye belki kısmi olarak oraya girecek ve şöyle bir şey çıkacak ortaya. Bunu bir savaşın doğal sonucu olarak görüyorum. Ama bir katliam yaşanacak. Bu çok farklı noktalara yol açacak gibi görünüyor. Eğer Amerika Birleşik Devletleri bütün birliklerini çekerse… El-Beşir geldi Sudan'dan. Irak Cumhurbaşkanı'nın geleceği söyleniyor. Muallim'in davet edileceği söyleniyor. O zaman bu iş tamamen Şam, Rusya ve İran ekseninin istediği şekilde sonuçlandı demektir. Bu nedenle bana hala çok uçuk geliyor Amerikalıların bir anda çıkacak olmaları."

    ‘ARAP DÜNYASI İÇERİSİNDE SURİYE'YE YÖNELİK BİR DÖNÜŞ VAR'

    Özuğurlu'ya göre, Suriye hükümetinin Arap Birliği'ndeki koltuğunun alınmasıyla oluşan boşluk ortadayken, son dönemde Şam'ın Arap dünyasında yerini alması için de düğmeye basılmış durumda. Özuğurlu, Suriye'nin Arap ülkeleri arasında hala büyük bir öneme sahip olduğunu dile getirdi:

    "Suriye'yi hiçbir zaman için dışlayamadılar, dışlayamazlar da. Bu Filistin meselesi ne olursa olsun sonuçlanmış değil. Suudi Arabistan, Arap ülkeleri arasında en büyük güç olmasına rağmen bugünlerde İsrail ile ilgili olarak Suudi Arabistan' birtakım iddialarda bulunulmuş olmasına rağmen yine aynı şekilde Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn'den gelen açıklama söz konusuydu. Bütün bunlar hacim olarak Arap ülkeleri içesinde çok büyük yer tutmasına rağmen Suriye'nin Filistin'e doğrudan müdahale edebilmesi, birtakım grupları desteklemesi, hala birtakım temaslar içinde olması ve İran da aynı şekilde olması nedeniyle Suriye'nin önemi halen büyük. Filistin meselesi olmasa da aslında Suriye'nin koltuğunun alınması ile birlikte Arap Birliği'nin içerisinde bir boşluk oluştu. Bu koltuğun alınmasından sonra Esad'ın şöyle bir açıklaması vardı: ‘Biz aslında birçok Arap liderle görüşmeye devam ediyoruz. Ama Suudi Arabistan ve Katar'ın dominantlığı nedeniyle onların kararlarına ses çıkartamıyorlar ama gizli gizli bizimle temaslarına devam ediyorlar'. Arap Birliği'nin ilk heyetinde yer alan bir eski asker vardı, Beşir'in önemli adamlarından bir tanesi. İlk defa Suriye'de ‘Yok, olaylar sizin söylediğiniz gibi değil, bu tarafta silahlı gruplar da var' raporunu ortaya çıkaran da oydu. Kuveyt bu ülkeler arasında arabulucu rolü üstlendi şimdiye kadar. Fas da Suriye'ye karşı daha sertti. Ama tavrını değiştirdi. Tarafsız kaldı. Arap dünyası içerisinde Suriye'ye yönelik bir dönüş var.

    ‘SURİYE HÜKÜMETİNİN BİR DAHA MÜSLÜMAN KARDEŞLER'E GÜVENMESİ MÜMKÜN DEĞİL'

    Suriye hükümetinin bölgede Müslüman Kardeşler hareketini temsil eden güçlere güvenmesinin artık söz konusu olmadığını ifade eden Özuğurlu, Esad yönetiminin ‘yoğurdu üfleyerek yiyeceğini' söyledi. Irak'ın da denge politikası yürütmeye çalıştığına değinen Özuğurlu'ya göre Irak, İran'ın da etkisiyle bağımsız davranmaya çalışıyor:

    "İran etkisini göz ardı etmemek lazım. Irak, Suudi Arabistan ile de dengeyi tutturmaya çalışıyor, bağımsız davranmaya çalışıyor. Bunları gözettiği için de Suriye'ye her an gideceği demesi çok pratik olmayabilir. Irak'ın bir denge tutturmaya çalıştığı ortada. Aynı zamanda bu dengeyi tutturmaya çalışırken Suudi Arabistan'ın Irak içerisinde bir etki sağlamaya çalıştığı da ortada. Dolayısıyla Arap Birliği'nden çıkan bu Türkiye karşıtı açıklama bir de bu ilişkiye dayalı bir açıklama. Çünkü Irak'ın da Türkiye'ye yönelik olarak böyle bir şeyi vardı. En başta Suudi Arabistan'ın Türkiye ile şu anda özellikle Kaşıkçı ile birlikte daha da derinleşen bir krizi olduğunu söyleyebiliriz. Bir tarafta Suriye'yi geri aldılar, bir tarafta Katar var, Suriye'ye karşı amansız bir savaş içindeydi. Türkiye aynı şekilde. Türkiye, Katar ile müttefik şu anda. Aynı Türkiye, İran ile konjonktür bunu gerektirdiği için şu anda ilişkilerini iyi tutuyor Suudi Arabistan'a karşı ve Arap Birliği içerisinde Suriye acaba nasıl bir pozisyon alacak? İran tarafında olduğunu zaten açıkça söylüyor. Ama Katar mesela çok açıktan Suriye'nin zararını karşılamayı kabul edecek mi, iyi ilişkiler geliştirecek mi? Türkiye ile acaba Suriye böyle bir ortam içerisinde nasıl bir ilişki içerisine girecek? Suriye hükümetinin bir daha Müslüman Kardeşler'e güvenmesi mümkün değil. Müslüman Kardeşler daha önce baba Hafız Esad döneminde çok büyük bir darbe yemişlerdi fakat o dönemde gerçekten de öldürücü darbeyi vurmamıştı. Bu sefer Suriye'nin artık herhangi bir şekilde Müslüman Kardeşler ile ilgili gözünü yumması mümkün değil. Katar ve Türkiye dururken bunlarla iyi ilişkiler içerisine girecekse nasıl olacak bu diye sorulacak olursa, siyaseti birbirinden herhalde bu sefer ayıracaklar. Bunu en başta İran'a yönelik olarak da yaptılar. Geçenlerde bir haber okumuştum. İran ile ilgili olarak da şu anda Suriye'de bir tepki söz konusu. Suriye hükümeti şimdi kamuoyundan gelen bu tepkiyi nasıl söndüreceğini de düşünüyor. Bir yandan İran ile ilişkileri çok fazla gereğinin dışında çıkartmamaya çalışıyor. Şimdi aynı şey Körfez ve Türkiye için de geçerli olabilir. Türkiye ile Stratejik İşbirliği Konseyi, Bakanlar Kurulu toplantıları vardı. o zamanlar Türkiye'nin birtakım tavsiyelerine uyuyordu, sesini çıkartmıyordu. Bu sefer artık her taraftan gelecek olan yoğurdu kesinlikle üfleyerek yiyecektir."

    Etiketler:
    YPG, IŞİD, Vladimir Putin, İran, Suriye, Türkiye, ABD, Rusya
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın