16:36 20 Ağustos 2019
Canlı Yayın
    Eksen

    ‘Türkiye, Suriye’de ABD ve Rusya ile koordineli hareket etmeli’

    Eksen
    URL'yi kısaltın
    Ceyda Karan
    0 30

    ABD’nin Türkiye’yi İran’a karşı kullanma olasılığına dikkat çekerken, çekilme gerçekleşirse bunun ABD ve Rusya ile koordineli yapılması gerektiğini belirten emekli Tümgeneral Ahmet Yavuz, Türkiye açısından Suriye’nin egemenlik ve toprak bütünlüğünün önemsenmesi gerektiğinin altını çizdi.

    2018 senesi ABD Başkanı Donald Trump'ın Suriye'den geri çekilme kararıyla kapanmış olsa da, bu kararı şimdiden Amerikan askerlerinin geri çekilme sürecinin ‘ağırdan alınacağı' yolunda açıklamalar tamamladı. ABD'nin çekilmesi karşısında bölgedeki diğer aktörlerin pozisyonları tartışılırken dikkatler de Suriye'nin kuzeydoğusuna operasyona hazırlanan Türkiye'ye çevrildi. Yeni yılın eşiğinde geçen cumartesi üst düzey bir Türk heyeti Moskova'ya gitti. Temaslardan ABD çekilmesi sonrası durumun ‘koordine edileceği' mesajları çıktı. Trump'ın kararı, Ankara'nın bundan sonraki adımları ve bölgedeki olası gelişmeleri, emekli Tümgeneral Ahmet Yavuz ile konuştuk.

    ‘TRUMP'IN ÇEKİLME KONUSUNDA BİR İRADE SERGİLEDİĞİ AÇIK'

    Ahmet Yavuz'a göre Trump'ın kararı sürpriz olarak değerlendirilemeyecek olsa bile çekilme konusunda seçim vaadleri doğrultusunda bir irade sergilediği açık. Ancak uygulanabilirliği konusunda şüpheler bulunduğunu belirten Yavuz, Washington'ın çekilmesinin bölgeden çekilmek anlamına gelmeyeceğinin de altını çizerek asıl hedefin İran olduğunu anımsattı. Yavuz, gelişmelerin Türkiye'yi İran ile karşı karşıya getirme tehlikesine dikkat çekti:

    "Trump'ın kararını ben sürpriz olarak görmüyorum. Çünkü Amerika Birleşik Devletleri'nin dünya ölçeğinde daralan bir etki gücü var. Bu gücün karara yansıdığını görüyoruz. Trump'ın da yeniden seçim sürecinde olması ve Amerikan orta sınıfını ayağa kaldırma mücadelesinin bir parçası olarak bunu değerlendirdiğini düşünüyorum. Ama kararın uygulanabilirliği konusunda ortaya haklı şüpheler çıkıyor. Çünkü bu karar Trump ile bütün devlet organlarının görüşleri alınarak, mutabakat sağlanmış bir karar olmadığı anlaşılıyor. Çeşitli istifalardan bunu anlıyoruz. Dolayısıyla karara şüpheyle bakıyoruz. 60 günle 100 gün arasında bir telaffuz da bulunmuştu. Bu 100 gün zaten 3 ay 10 gün diyor. Şimdi 4 ay, biraz yumuşatmış. Bizim bilmediğimiz Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bildiği hususlar var. Dolayısıyla bilinmez kısımları göz ardı ederek bir yorum yapma hakkın bulamayız. Çekildi gitti demek çekilmeden çok zor. Genel olarak Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Trump'ın çekilme konusunda bir irade sergilediği açık. Zaten kendisi IŞİD diye bir şey olmadığını, bunu Amerika'nın kendisinin yarattığını ya da bundan yararlandığını çeşitli defalar ifade etmişti. Bir de Çin'e odaklandı. Tekrar Ortadoğu'ya tamamıyla dönmüş olmak sorun yaratıyor. Ayrıca Suriye'den çekilmiş olmak, bölgeden çekilmiş olmak anlamını doğurmuyor. Suriye'den çekilenler Irak'ta konuşlandıracaklar. Herhangi bir şekilde hoşuna gitmeyen bir şeye müdahale etme şansını da elde bulundurmuş oluyor. Amerika Birleşik Devletleri'nin meşruiyeti olmayan bir varlığı var Suriye'de. Bir NATO ülkesini de elden çıkarmaya göze alacak bir noktaya getiriyor. Ayrıca Amerikan'ın bölgeye ilişkin temel çelişkisi şu an itibariyle İran ile mücadele etmek. İran ile mücadele sadece YPG'yi yanına alarak olabilecek bir şey değil, Türkiye gibi devasa bir ülkenin varlığından yararlanmak dururken. En tehlikeli yanı İran'a karşı Türkiye'yi kullanmak istiyor olması olabilir."

    ‘TÜRKİYE, SURİYE'DE AMERİKA VE RUSYA İLE KOORDİNELİ OLMALI'

    ABD'nin çekilme kararı karşısında Ankara'nın Washington ve Moskova ile hareket etmesinin önemine dikkat çeken Yavuz, Türkiye açısından Suriye'nin egemenlik ve toprak bütünlüğünün önemsenmesi gerektiğinin altını çizdi:

    "Türkiye'nin Fırat'ın doğusuna bir müdahalesinin büyük bir riski vardı Amerikan askeriyle Türk askerinin karşı karşıya gelmesi konusunda. Bir defa böyle bir risk ortadan kalktığı için bunu çok olumlu görmeliyiz. Bu çekilmenin koordineli olması da işin tabiatına uygun bir şey. Belki 4 ayın sonunu beklememek gibi bir şey de doğurur bu. Çekildikleri alanları Türk askeri geçici olarak operasyonel maksatla kullanabilir. Böyle bir fırsat verebilir. Amerika ve Rusya ile aynı anda bu işin yapılması çok önemli. Çünkü Rusya ile Türkiye'nin ortaklığı Suriye'nin toprak bütünlüğü ve devlet egemenliğine saygı temelli olarak yürütülmek zorunda olan bir şey. Türkiye sık sık Suriye'nin toprak bütünlüğüne vurgu yaptı. Ama Türkiye ile Rusya arasındaki ayrım, mevcut Suriye rejiminin egemenlik haklarına Türkiye taraf görülmüyor. Ama bu iş bununla ilgili bir şey değil. Rusya ile beraber yürüdüğünüzde bunu dikkate almak zorundasınız. Bir anlamda Amerika Birleşik Devletleri'nin de o noktaya geldiğini görüyoruz.

    ‘BIRAKSALAR SURİYE DEVLETİ ZATEN ORADA IŞİD BIRAKMAZ'

    Diğer yandan Türkiye ile Rusya'nın Suriye'de izlediği yol ve yöntemlerin farklı olduğunu anımsatan Yavuz, Ankara'nın Suriye devleti ile ilişkileri sağlıklı zemine oturtamamış olmasının sorun teşkil ettiğini vurguladı. Yavuz, özellikle Trump'ın IŞİD'la mücadeleyi Türkiye'ye havale eden söylemlerine atıf yaparken, söz konusu alanın Suriye toprağı olduğunu anımsatıp, "Bıraksalar Suriye devleti zaten orada IŞİD bırakmaz" ifadelerini kullandı. Yavuz'a göre Türkiye'nin yapması gereken sınırlarında Suriye devletinin askerlerinin bulunması:

    "Türkiye'nin, Amerika Birleşik Devletleri ve Rusya ile yürümesi bana göre kötü bir şey değil. Çünkü kendi gücünü kullanabilir. Gidip bir bölgeyi oradaki varlığa rağmen… Ondan sonra ne olacağı belli olmaz. Ama Türkiye'nin sorunu Suriye devleti ile ilişkileri sağlıklı bir zemine oturtamamış olması. Hem kafasında bu açık değil hem de hayata yansıyan anlamında bu açık değil. Bu işin Rusya ile birlikte yürütülmesinin böyle olumlu bir sonucu değil. Rusya'nın temel politikasında değişiklik yok. Rusya, Suriye'nin toprak bütünlüğünü rejimle beraber sağlayarak bu işten çıkmasını istiyor. Türkiye koridorun bir kenarında egemen bir devletçik oluşmasın istiyor. Ama bunun yol ve yöntemi konusunda Rusya ile aynı şekilde meseleye bakmıyor. Burada Türkiye bakış açısını genişletip IŞİD ile mücadele mesela öyle bir rol de alındığına dair izlenimler ediniliyor, bu işi Türkiye yapacakmış gibi Trump açıklama yaptı. Bizimkilerin açıklaması da bu yönde. Kaldı ki orası Suriye'nin toprakları. Bıraksalar Suriye devleti zaten orada IŞİD bırakmaz. Çok hızlı bir şekilde o bölgeleri temizleyebilir. Dolayısıyla Amerika'nın söyledikleriyle Rusya'nın söyledikleri arasında Türkiye'nin tek bir derdinin kalması gerekiyor. Fırat'ın doğusunda silahlı bir gücün bizle muhatap olmaması ve sınırlarımızda Suriye devletinin askerlerinin bulunmasını sağlamak olmalı. PKK ile yanak yanaya olan bir yapının barındırılmaması gerekiyor. Bunun için de bizim bakış açımız. O kozayı bir yırtarsak…"

    ‘IRAK'TAKİ DENEYİM BUNU NET BİR ŞEKİLDE GÖSTERDİ'

    Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Suriye'nin egemenlik ve toprak bütünlüğüne dair açıklamalarının çok tutarlı olmadığını söyleyen Yavuz, Irak deneyimini ve bölgedeki aktörlerin değişen pozisyonlarını anımsatarak Ankara'nın komşu ülkelerle işbirliği yapmasının önemine dikkat çekti:

    "Cumhurbaşkanının açıklamalarında sezgisel olarak gördüğümüz sanki o bölgede bizim hâkimiyetimiz olsun gibi bir yaklaşım söz konusu. Bu çok bana göre tutarlı bir şey değil. Türkiye'nin bölge ülkeleriyle çok sıkı işbirliği yapması gerekiyor. Çünkü Irak'taki deneyim bunu bize net bir şekilde gösterdi. Kuzey Irak ile işbirliği hat safhadaydı, merkezi Irak hükümetini kenara atmıştık. Ne zaman referandum oldu aklımız başımıza geldi. Gittik merkezi iktidarla görüşünce tehlike bir anda farklılaştı. Orada suni bir devletin başkalarının himayesinde yaşaması uygun bir şey değil. Bizim bölge ülkeleriyle kardeşçe geçinmemiz gerekiyor. Çünkü bizim içeride yapılacak çok işimiz var. Birkaç sene önce biz İslam ordusuna dahil olmuştuk. İran yoktu, Türkiye ve Körfez ülkeleri vardı. Şimdi bu İslam ordusundan eser yok. Arap ülkeleri o dönemde Kuzey Irak'taki referanduma da belirli bir şekilde Arap milliyetçiliği perspektifinden tepki verdiler. Suriye'de de baktılar ki mezhepsel çelişki geri plana itildi, etnik çelişkiyi ön plana aldılar. İster istemez Suriye'nin cenahına geldiler, mecburiyetler o noktaya getirdi."

    Etiketler:
    Ahmet Yavuz, Donald Trump, Suriye, Fırat'ın doğusu, ABD
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın