11:44 21 Şubat 2019
Canlı Yayın
    Eksen

    'Trump INF anlaşmasından çekilerek silahlanma yarışının kapısını araladı'

    Eksen
    URL'yi kısaltın
    Ceyda Karan
    0 0 0

    Faruk Loğoğlu’na göre, ABD yönetiminin Soğuk Savaş’tan çıkışın temel taşlarından olan Orta Menzilli Kuvvetler Anlaşması’ndan (INF) çekilmesinin ardında Çin’i de kapsayacak çok taraflı bir anlaşma hedefi var. Loğoğlu, ABD’nin bu kararla hata yaptığını ve silahlanma yarışının kapısını aralandığı görüşünde.

    ABD Başkanı Donald Trump, 1987 tarihli Orta Menzilli Nükleer Kuvvetler Antlaşması'ndan (INF) çekildiklerini ilan ederken, gerekçe olarak da Rusya'nın anlaşmayı ihlal etmesini gösterdi. Moskova iddiaları reddediyor ve ABD'nin anlaşmayı ihlal ettiğini savunuyor. Soğuk Savaş'tan çıkıştı Avrupa ülkelerini nükleer başlıklı füzelerden azade kılma işlevi görmüş anlaşmanın yeni bir silahlanma yarışı başlatması kaygıları gündeme taşınırken, Trump'ın açıklamasında anlaşmanın dışında bulunan Çin'e çağrı yapması dikkat çekti.

    Gelişmeleri emekli Büyükelçi Faruk Loğoğlu ile konuştuk.

    ‘INF EN FAZLA AVRUPA'NIN İŞİNE YARIYORDU'

    Faruk Loğoğlu, INF anlaşmasının dünyada nükleer silahlanmayı düzenleyen anlaşmalardan en önemlisi olduğunu belirtirken, meselenin bu anlaşmayla sınırlı olmadığını da anımsattı. Örneğin ABD'nin 1972 tarihli Antibalistik Füze anlaşmasından da çok önceden 2001'de çekildiğini belirten Loğoğlu, INF'nin ise ABD'ye yönelik doğrudan bir tehdidi önlemekten ziyade Avrupa'daki nükleer tehdidi ortadan kaldırması bakımından önemli olduğunun altını çizdi:

    "Son olarak Amerika'nın çekildiğini açıkladığı Orta Menzilli Nükleer Kuvvetler Anlaşması, nükleer silahlanmayı düzenleyen anlaşmalardan en önemlisi ama bir tanesi. Başka anlaşmalar da vardı, 1972 Antibalistik Füze Anlaşması. Amerika bundan da 2001 yılında çekildi. Rusya'nın iddiasına göre nükleer silahların yayılması anlaşmasını da Amerika ihlal ediyor. Nükleer denemeleri yasaklayan bir anlaşma var. Bu anlaşmalar bir bütün olarak topluca nükleer silahlanmayı ve nükleer silahların yayılmasını önlemeye yönelik anlaşmalardı. Bunlardan INF, en önemlilerinden bir tanesiydi. 1987 yılında o zamanki başkan Regan ile o zamanki Sovyetler Birliği Başkanı Gorbaçov arasında imzalanmıştı. 2014 yılından itibaren Amerika, Rusya'nın INF'yi ihlal ettiğini söyledi, Obama döneminde de bu suçlamalar vardı. Trump bu suçlamaların üzerine gitti ve belli bir tarihte çekileceğini açıkladı. O da 2 Şubat'ta yapılan resmi açıklamayla gerçekleşmiş oldu. Rusya buna aynen mukabele etti. Bu konu çok teknik ve benim de çok egemen olduğum bir konu değil. Ama bu INF anlaşması 500 ila 5500 km arasında menzilleri olan nükleer ve konvansiyonel balistik füzelerin yasaklanmasını öngörüyordu. Bu anlaşma havadan havaya veya denizden yapılan füze saldırılarını yasaklamıyordu ama önemliydi. Rusya aynıyla mukabele etti, simetrik bir yanıt vereceğiz dedi. Bu küresel güvenliği çok ciddi bir şekilde tehdit eden, tehlikeye sokan bir gelişme. Bu en fazla Avrupalıların işine yarıyordu. Çünkü orta menzilli nükleer silahlar Amerika'yı tehdit etmemekle birlikte Avrupa'nın her tarafını tehdit ediyordu. Buna karşın NATO, Amerika'nın bu kararını desteklediğini açıkladı. Ancak bir kayıtla açıkladı. Amerika da bunu önceki gün yapılan açıklamasında belirtti. 2 Şubat'tan itibaren 6 aylık bir dönemde eğer taraflar Amerika ve Rusya bir şekilde bir anlaşmaya varırlarsa ihlallerin olmadığı veya yapılmayacağı şeklinde bir mutabakata varırlarsa bu anlaşma hayatta kalabilir. Ama gidişat onu göstermiyor, NATO da buna vurgu yaptı. Bu 6 aylık dönemde Amerika Birleşik Devletleri ve Rusya iyi kullansın şeklinde bir çağrısı var."

    ‘AMERİKA, INF ANLAŞMASINDAN ÇEKİLMEKLE BİR HATA YAPTI'

    ABD'nin INF anlaşmasından çekilerek hata yaptığını düşünen Loğoğlu'na göre Trump, Rusya'dan çok Çin'i hedefine almış durumda. Loğoğlu, Trump'ın INF'den çekilme kararıyla silahlanma yarışının kapısını araladığı görüşünde:

    "Çin bu anlaşmaya taraf değildi. Dolayısıyla son yıllarda Çin hem silahlı kuvvetlerini hem nükleer silahlarını ve füzelerini serbestçe geliştirme şansına sahip olmuştu, hala da oluyor. Özellikle Trump, Amerika'nı güvenliğini düşündüğü zaman bugün artık Rusya'dan çok Çin'i dikkate alıyor. Kaygıları daha çok Çin ile ilişkili. O bakımdan yaptığı bu çağrı, yani INF anlaşmasının çok taraflı hale getirilmesi doğrudan doğruya Çin'e yönelik bir çağrı. Fakat Çin de pek oralı olmadı. Amerika'nın yaptığı açıklamadan sonra bu konu Rusya ile Amerika arasında diyalog yoluyla çözülsün dedi. Bir noktada bu konudan kendisini sıyırmaya çalıştı. Amerika Birleşik Devletleri'nin bu bağlamda yeni bir anlaşma çağrısına Çin uyar mı, sanmıyorum, Rusya uyar mı, sanmıyorum. Çünkü Amerika ihlal iddialarıyla da olsa bu anlaşmadan çekilmekle bana göre bir hata yaptı. Çünkü bu hem Rusya'nın hem Çin'in elini serbest bırakıyor. Bir noktada silahlanma yarışının kapısını aralamış oluyor Başkan Trump bu kararıyla. O bakımdan kararın yeni bir anlaşmayla sonuçlanacağını pek düşünmüyorum. Aksine hem Rusya'nın hem Çin'in bu alandaki faaliyetlerine kapıyı açmış oluyor. Nitekim Rusya bazı açıklamalar yaptı, yeni füzeler üretiyoruz şeklinde. Çin de herhalde aynı yolu izleyecektir."

    ‘SİLAHLANMA YARIŞI YANLIŞ BİR GİDİŞAT'

    ABD'nin INF'den çekilme kararıyla ortaya çıkacak silahlanma yarışının yanlış yol olduğunu söyleyen Loğoğlu, "Silahsızlanmadan bahseden yok, silahlanmadan bahseden çok" dedi. Loğoğlu, NATO'nun böyle bir konuda ABD'nin tarafını tutmak yerine herkesin içinde olacağı yeni anlaşma formatına öncülük etmesi gerektiğini dile getirdi:

    "İnsanlığın kötü bir alışkanlığı var. Güvenliğin daha çok yerde silahla sağlanabileceği düşüncesinden vazgeçmiş değiller. Şimdi silahlanma yarışı belki değil ama uzayın silahlandırılması yeni bir aşama. Nükleer silahlar planındaki 1971'den başlayan görüşmeler, varılan anlaşmaların birer birer bertaraf edilmesi bunun üzerine bir de uzay boyutunun eklenmesi insanlığın bir silahlanma yarışı içinde olacağını gösteriyor. Bu pek iyimser bir yorum değil. Ama silahsızlanmadan bahseden yok, silahlanmadan bahseden çok. Herkes bunu kendi bölgesel, stratejik, tarihi, hangi gerekçeyle olursa olsun böyle bir yarışın gerekli olduğunu düşünüyor. Bu yanlış bir gidişattır, olumlu değildir. Türkiye de mecburen Rusya'dan S-400'ler alıyor, Amerika'dan Patriot'lar almayı düşünüyor. Rusya, Amerika Birleşik Devletleri, şimdi de Çin. Bunlar arasında kalan ülkeler başlarının çaresine bakmaya çalışıyorlar. Ben burada NATO'nun biraz daha ön planda olmasını, taraflardan birini yani Amerika'yı destekleyerek değil bu konuda Rusya ve Amerika arasında Çin'in de içine katılacağı yeni bir formatla bu konuların görüşülmesi gerektiğini NATO'nun bu bağlamda bir öncülük yapması gerektiğini düşünüyorum."

    ‘TÜRKİYE NATO İÇİNDE KAYGILI ÜLKELERLE DİYALOG İÇİN UĞRAŞABİLİR'

    Loğoğlu, Türkiye'nin de her ülke gibi ulusal savunmasını güçlendirmeye çalıştığını belirtirken, INF anlaşmazlığı konusunda NATO'da kendisi gibi endişelenen ülkelerle birlikte taraflar arasında diyalog kurulması için çabalayabileceğini vurguladı:

    "Türkiye de ulusal güvenlik gerekçeleriyle silahlanma seviye ve kalitesini yükseltmeye çalışan bir ülke. Ama bu daha iyi yapılabilir miydi, daha düzgün bir şekilde birini yaparken öbür tarafı rahatsız etmemek, birini yaparken öbür tarafta maliyet sorumluluklarına girmemek şeklinde eleştirilecek yönleri var Türkiye'nin bu bağlamda izlediği politikada. Ama Türkiye bir noktaya kadar ulusal güvenliğini belli adımlar atmak suretiyle pekiştirmek durumunda ve mecburiyetinde. Atılan her adım doğru mu, hayır. Ama Türkiye'nin bu durumu NATO içinde bir öncelik yapma, yani bu konunun NATO'nun ağırlığını koyarak ABD ile Çin arasında görüşmeler yoluyla, ki 6 aylık bir süre de var, hiç olmazsa bu konuda bir hamle yapması gerekir. Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu'nun diyaloga ihtiyaç var demesi doğru ama yeterli değil. Bu diyalog ihtiyacını dile getirecek NATO'yu hareketlendirecek bazı adımlar atması gerekir diye düşünüyorum. Türkiye bu konuda yalnız değil, bu kaygıları duyan. Almanya, Fransa, İngiltere, eminim başka ülkeler de var. Baltık ülkeleri de var bu kaygıları güden. Onun için Türkiye bu pencereyi değerlendirebilmeli."

    Etiketler:
    INF Anlaşması, NATO, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ABD Başkanı Donald Trump, Faruk Loğoğlu, Sovyetler Birliği, Çin, Avrupa, ABD, Rusya
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın