15:14 23 Temmuz 2019
Canlı Yayın
    Eksen

    'Çipras, Türkiye ziyareti sayesinde Yunanistan'daki Makedonya isyanında, dikkatleri başka yöne çevirdi'

    Eksen
    URL'yi kısaltın
    Ceyda Karan
    0 02

    Evren Dede’ye göre, Çipras, Türkiye ziyaretiyle Yunanistan’da yaklaşan seçimler öncesinde ‘Kuzey Makedonya’ isim anlaşmasının ülkesinde yarattığı tepkileri başka yöne çevirmeyi başardı ve Yunan medyası Heybeliada ziyaretine odaklandı. Dede’ye göre Atina, eğer Çipras iktidarda kalabilirse müftülük meselesinde adım atabilir.

    Recep Tayyip Erdoğan - Aleksis Çipras
    © AA / Cumhurbaşkanlığı / Kayhan Özer
    Yunanistan Başbakanı Aleksis Çipras, Üsküp'ün ‘Kuzey Makedonya' ismiyle NATO üyeliğinin önünü açan Prespa anlaşması sonrasında Türkiye'yi ziyaret etti. Ankara'da Anıtkabir'i ziyaret etmemesi dikkat çeken Çipras, Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda ağırlanırken, ziyaretinin ikinci gününde de Fener Patrikhanesi'nin yanı sıra Heybeliada Ruhban Okulu'nu ziyaretiyle gündeme geldi. Çipras'ın Ankara temaslarından somut hiçbir anlaşma çıkmış görünmezken, Yunan siyasetinde ‘ateist' duruşuyla damgasını vuran Çipras'ın Heybeliada, Aya Triada Manastırı ziyaretleri öne çıktı.

    Çipras'ın ziyaretini Yunanistan'da yaşayan Ahval yazarı-gazeteci Evren Dede ile konuştuk.

    ‘TÜRKLERLE YUNANLILAR ANLAŞAMADIĞINDA ANLAŞTI'

    Evren Dede'ye göre Çipras'ın ziyaretinde Türk-Yunan ilişkilerinin gelenekselleşmiş meselelerinde somut herhangi bir gelişme sağlanamasa da artık taraflar ‘anlaşamadıklarında anlaşamaz' halden çıkıp ‘anlaşamadıklarında anlaşma' haline geçmiş vaziyette. Çipras'ın 48 senedir kapalı bulunan Heybeliada ruhban okulunu ziyareti öne çıkarken, Dede, Çipras'ın Anıtkabir'i ziyaret etmeye gerek duymamasına dikkat çekti:

    "Çipras ateist. Dolayısıyla dini deyince Yunan Başbakanı'nın düştüğü durum açısından gülümsedim biraz. Yoksa kendisinin kiliseye hiç gittiği yok. Şimdi kiliselere bol bol gitmek zorunda. Başbakan olunca işler değişiyor. İşin gerçeğinde dünkü toplantı için de şunu diyelim. Komik ama gerçek. Eskiden Türklerle Yunanlılar masaya oturduğunda anlaşamıyorlardı, anlaşamadıklarında da anlaşamıyorlardı. Son 5 senedir şu noktaya geldik, anlaşamadığımızda anlaşıyoruz. Dolayısıyla bu bir gelişme. En azından farklı fikirlerimizin olduğu konusunda. En kriz anında bile telefon açabiliyorlar. Dün bunu Yunanistan Başbakanı Çipras vurguladı. Ne demek istedi? İki tane Yunan askeri Türkiye'de hapisteyken telefon açıp ulaşabildi. Keza 8 tane darbeci askeri helikopterle kaçıp saklandığı Yunanistan ile ilgili de Cumhurbaşkanı Erdoğan istediği zaman arayıp Başbakan Çipras'a ulaşabildi. Eskiden bu da yokmuş. Savaşın eşiğinde olan bir ülke açısından bu bir gelişme. Heybeliada öne çıktı. Çünkü Heybeliada'nın tarihsel bir fonksiyonu var. Ama bence hiç kimsenin bahsetmediği bir konu vardı. O da Anıtkabir'i ziyaret etmedi Çipras. 2008 yılında yine dönemin başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'dı o zaman. Yunan Başbakanı 2008'de geldiğinde Anıtkabir'i ziyaret etti, mozoleye çelenk koydu. Onun dışında orada imzadan sonra yazı da yazdı. Eleftherios Venizelos Yunanistan'ın kurucusu ile Atatürk'e övgüler düzdü. Mesela dünkü ziyarette bu yoktu. Bu Çipras'ın SYRIZA Partisinin kendi tercihi olabilir."

    ‘YUNANİSTAN'IN TÜRK AKIMINA DAHİL OLMAMASI YÖNÜNDE ABD'NİN BASKISI VAR'

    Dede, Ankara'daki görüşmelerde iki tarafın üzerinde uzlaştıkları bir mesele bulunmadığını anlattı. Görüşmelerin gündemi olarak ‘terör örgütleri', darbeci subayların iadesi, Ege, Kıbrıs, enerji ve Doğu Akdeniz konuları, mülteciler ve ticareti sıralayan Evren, bütün bu başlıkların gelecek sene konuşsalar yine yerinde duracağına dikkat çekti:

    "Uzlaşılan gerçekten hiçbir şey yoktu. Ben de madde madde yazdım, 7 tane madde var. Türkiye ile Yunanistan bir sene sonra konuşsa yine aynı maddeler olurdu. Nedir bu maddeler? Darbeciler, PKK, FETÖ olabilir Türkiye'nin terör örgütü saydığı ve bunlarla ilgili mücadelesinde bir güvenlik paktı istiyor. Nasıl Pakistan ile yaptı, Yunanistan ile de istiyor. Bu konu gündemin birinci maddesinde yer alan bir konu, Türkiye'nin güvenliği konusu. İkincisi, Ege meselesi. Herkes Ege'nin balıkların deniz olduğunu söylüyor. Ama Ege'de bir helikopter kıta sahanlığı, hava sahası diyoruz, F16 uçaklarının it dalaşları diyoruz. Dolayısıyla orada da bir istikşafi görüşmeler sürüyor. İki ülke hiç değilse şunda anlaştılar. Anlaşamıyoruz ama bari hiç değilse bir araya gelip bir kahve içelim. İşin gerçeğinde de ir kahve içiyorlar. Ülkenin durumu nasıl onu konuşup, geçiştiriyorlar. Üçüncü konu Kıbrıs meselesi. Bu Kıbrıs'ta yeni bir şey var Yunan tarafı açısından. Diyor ki Yunan tarafı ‘Ben Makedonya meselesini bak çözdüm', gerçekten tarihi bir adım attılar, bu da bir gerçek, kolay bir şey değil, belki iktidardan olacak Çipras. Şimdi ‘Bu cesaretle gelin Kıbrıs'ı da çözelim' gibi bir tavır içerisindeler. Ama dünkü konuşmalarda iki tarafında hiçbir taviz vermediğin gördük. Makedonya taviz vermeden çözülmedi. Kıbrıs meselesinde şu anda bir isteme Makedonya konusunu öne koyarak, ‘Kıbrıs'a gelin, çözelim' diye Yunan tarafının bir tavrı oldu. Bir başka madde enerji. TANAP, Azeri doğalgazı zaten Türkiye ile Yunanistan üzerinden geçiyor. Rusya'nın Türk Akımı olarak adlandırılan bu akıma Yunanistan'ın dahil olup olmayacağı konusu konuşuldu. Fakat Amerika'nın baskısı var. O konuda da uzun vadede şu anda ortaya bir şey çıkmadı. Mülteci akınını konuşuyorlar. Suriye'deki sorun bitmeden mülteci akını bitmez. Türkiye'deki sorun da her yaz Türkiye sadece biraz kapıları açsa, Yunanistan boğuluyor mülteciden. Dolayısıyla bu konunun üstüne basa basa söylediler, çünkü yaz yaklaşıyor. Ticaret konseyi, ticaret hacmi her zaman görüşülen bir meseleydi. Kara sınır kapısı çok küçüktür Kipi İpsala dediğimiz yerde. İki tır arızalansa geçişler kilitlenir. Oraya Meriç Nehri'nin üzerine yeni bir köprü yapmayı düşünüyorlar. Bu konuda zaten bir anlaşma vardı. Selanik-İzmir seferlerini konuştular. Bunların hiçbirinde bir çözüm yok. Biz bir sene önce de Selanik-İzmir seferini konuşuyorduk. İlerlesin diye umduğumuz meseleler. Yeni bir mesele esasında yok."

    ‘ÇİPRAS'IN TÜRKİYE ZİYARETİ SİYASİ OLARAK ÇOK BAŞARILI BİR HAMLEYDİ'

    Dede'ye göre Çipras'ın Türkiye ziyaretinin zamanlaması ise manidar. Kuzey Makedonya'nın yolunun açılmasının Yunanistan'da halkı isyan haline getirdiğini ve SYRIZA hükümetinin yaklaşan seçimlerde sıkıntılı bir durumda olduğunu belirten Dede'ye göre Çipras'ın Türkiye ziyareti siyasi olarak çok başarılı bir hamleydi. Dede, Çipras'ın bu sayede Yunan kamuoyundaki gündemi değiştirmeyi başardığını kaydetti:

    "Ruhban Okulundaki konusu var. Türkiye'nin talepleri bu konu da yeni değil. Batı Trakya'da Türk azınlığının müftüleri var. Bu müftüleri seçmişler, Türkiye tanıyın diyor 20 küsur yıldır. Yunanistan da ‘Burada Türk azınlığı yok Müslüman azınlığı var' diyor. Yunanistan'ın ‘Nasıl sizin diyanetiniz var bizim de eğitim bakanlığına bağlı, biz atıyoruz' şeklinde bir tavrı vardı. Yeni olan şey şu. İki sene oldu Sayın Erdoğan, Batı Trakya'ya geldi. Gelmeden önce Atina'da küçük bir kriz yaşanmıştı. O zaman Çipras çok oy kazanmıştı. Neden? Yunanistan'daki Cumhurbaşkanı muhalefet partisinden ve o Erdoğan'ın karşısında ezildi diye bütün Yunan medyası çok üstüne gitti. O gün orada Sayın Erdoğan terslemişti ve ardından Başbakan olarak karşılaştığında Çipras orada bütün tepkisini gösterdi ve bütün medyanın ortasında tartışmışlardı. Ardından Erdoğan, Batı Trakya'ya gelmişti. O zaman Çipras puan topladı o ziyaretten, ‘Cumhurbaşkanı Pavlopulos idare edemiyor. Ama ben Erdoğan ile ringde mücadele edebiliyorum' diye. O ziyaret de tarihi bir ziyaretti. Onun karşılığında da Heybeliada ziyareti gündeme getirildi. Bu ziyaretin şimdi olmasının hedefi neydi? Makedonya meselesinde SYRIZA hükümeti çok sıkıntıda. Zaten hükümet parçalandı. İçindeki milliyetçi sağ parti küçük bağımsız hale geldi. ANEL Partisi bir şov yaptı. Kapı arkasında hala görüşüyorlar. Ama Yunanistan'da yüzde 3 barajı var seçimlerde. Şu an oy oranı yüzde 1, yerlerde sürünüyor. Büyük ihtimalle ANEL Partisi belki de SYRIZA'dan girecek, meclise girebilirse. Bu yüzden dikkat dağıtması lazım Yunan Başbakanın. Makedonya meselesi ile ilgili eylemler sürüyor. Bunun en güzel yollarından biri de Türkiye idi. Çünkü Türkiye, Yunan kamuoyunda en çok konuşulan ülke. Bir geldi bütün gazetelerde manşetlerde, gündem bir anda değişti. Siyasi olarak çok başarılı bir hamleydi Yunan Başbakanının bu ziyareti. Cumhurbaşkanı Erdoğan da aynı şeyi söyledi. Anlaşamadığımızda anlaşıyoruz. Ama hiç değilse bir diyalog var aramızda. Telefonla birbirimizi arayabiliyoruz. Bu bir gelişme. Bunların dışlında diğer konularda müzakerelerde devam ediyor diye."

    ‘YUNAN TARAFINDA MÜFTÜLÜK KONUSUNDA BİR ADIM GÖREBİLİRİZ'

    Dede, Erdoğan-Çipras görüşmesinde daha ‘derin meselelerin' konuşulduğu görüşünde. Türkiye'nin bugüne kadar Ruhban Okulu konusunda somut bir adım atmadığını anımsatan Dede, Atina'nın ise Çipras'ın yine iktidar yüzü görmesi halinde müftülük konusunda adım atabileceğini belirtti:

    Yunanistan Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Aleksis Çipras
    © REUTERS / Costas Baltas
    "Yunanistan'ın İstanbul'daki patrikhanenin üzerinde bir erk bir gücü yok. bir kere Ruhban Okulunun kurulduğu tarih bile 1844. Türkiye Cumhuriyeti yok daha. Dolayısıyla Türkiye Cumhuriyeti tanımıyorum dese bile statüleri daha mazisi olduğu için, mesela Hristiyanlığı tanımıyorum dese bu bir anlam ifade etmiyor, o devlet daha sora kuruldu. O inancına göre daha eski olduğu için. İstanbul'daki kilisenin pozisyonu da bu. Şu an Türkiye var, yarın başka bir ülke olsa o ülkeler bağımlı değil, mazisi var. Yani tarihsel anlamda kilise Osmanlı'da da vardı, Türkiye Cumhuriyeti'nde de var. Kuruluşu itibariyle de bugün bütün dünyada tanınma meselesi Ortodoks inançlarından olayı bağlananlar var bağlanamayalar var. Heybeliada meselesindeki ek bilgi olarak şunu söyleyeyim. Yeni bir gelişme var. Başbakan Çipras ziyaretinde şu lafları kullandı: ‘Umuyorum bir sonraki ziyaretimde bu kapıdan Başkan Erdoğan ile birlikte gireceğiz'. Bu şöyle bir anlam ifade ediyor olabilir. Batı Trakya'da müftüler meselesi olsun Atina'da cami meselesi olsun masa arkasında konuşulan ve testiden sızanlar daha derin meselelerin konuşulduğunu gösteriyor zaten. Batı Trakya'da bir medrese sorunu vardı Türk İslam dersleri. Bunlar mutlaka masada konuşuluyor. Dolaysıyla Çipras'ın bugünkü ifadesinde Ruhban Okuluna bir dahaki gelişinde Başkan Erdoğan ile açılışa katılma temennisini önemli görüyorum. Yunanistan'a topu attı çünkü Cumhurbaşkanı Erdoğan. Yunanistan peki müftülük meselesini çözebilir mi? Makedonya meselesini gördük, çözdüler. Fakat araya seçim giriyor şu an. Yunanistan'da seçim süreci başladı. Mayıs ayında yerel seçimler var. Belki erken genel seçim de olacak. Bu sıkı ve dar zamanda çözebilirler mi müftü meselesini o konuda bir şey söyleyemiyorum. Belki de Çipras'ın temennisi daha uzun 3-4 senelik ‘Ben iktidarda kalırsam' ki kalması da zor gözüküyor, böyle bir temenni de olabilir. Fakat Ruhban Okulu meselesinde fiiliyatta net bir adım ortada yok. Müftülük konularıyla direkt bağlantılı olduğu için Çipras'ın bugünkü ifadelerinden de müftülük konusunda yunan tarafında belki bir adım görebiliriz. Ben bunu anladım."

    Etiketler:
    Müftülük, Fener Rum Patrikhanesi, NATO, Aleksis Çipras, Heybeliada, Makedonya, Yunanistan, Türkiye
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın