22:45 07 Aralık 2019
Canlı Yayın
    Eksen

    'S-400'den vazgeçmek ulusal savunma sistemini kurmak isteyen Türkiye'yi zarara uğratır'

    Eksen
    URL'yi kısaltın
    Yazarı
    0 32
    Abone ol

    Mehmet Ali Güller’e göre Erdoğan yönetimi Türkiye’de 31 Mart yerel seçimlerinin ardından Rusya’dan alacağı S-400 füze savunma sistemlerinden vazgeçebilir. Güller, Ankara’nın S-400’leri ABD’ye karşı Suriye’nin kuzeydoğusunda kendi kontrolünde bir güvenli bölge için koz olarak kullandığı görüşünde.

    Trump yönetimi ‘çekilme' adı altında Suriye'de kontrol ettiği topraklarda ‘NATO şemsiyesi' vurgulu bir Avrupa gücü kurarak 200 kadar asker bırakmayı hedeflediğini açıkça dile getirirken, Türkiye ile diplomatik temaslar da hızlanıyor. Ankara ısrarla ‘güvenli bölgenin' kendi kontrolünde olması gerektiğini dile getirmeye devam ederken, Erdoğan hükümeti için ABD ile ilişkilerde bir başka pürüz de Rusya'dan alınacak olan S-400 füzeleri. ABD yönetimi yaz aylarında başlayacak teslimatın ardından sonbaharda aktif hale getirilmesi planlanan savunma sistemine itirazlarını daha yüksek sesle dile getiriyor. Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar'ın hafta sonundaki Washington temaslarına da ‘güvenli bölge' ve ‘S-400' meselesi damgasını vurmuş görünüyor. Akar, Pentagon'da şaşaalı biçimde ağırlansa da temaslardan hangi sonuçların elde edildiği henüz meçhul.

    Akar'ın temasları ve Türkiye'nin ABD ile ilişkileri açısından kritik başlıkları Cumhuriyet Gazetesi yazarı Mehmet Ali Güller ile konuştuk.

    ‘ÇİN'İN TÜRKİYE'YE SUNDUĞU ŞARTLAR DİĞER BÜTÜN FÜZE SAVUNMA SİSTEMLERİNDEN DAHA AVANTAJLIYDI'

    Mehmet Ali Güller, Rusya'dan S-400 füzeleri alımı yüzünden Erdoğan hükümetinin yaşadığı çıkmaz halinin yeni olmadığını, daha önce Çin'le ihalenin iptaline varan ABD baskılarına atıf yaptı. Çin Haber Ajansı Xinhua'nın ABD'nin savunma ambargosu tehdidi karşısında Ankara'nın S-400 alımından vazgeçebileceği yorumunu değerlendiren Güller, Ankara'nın önündeki tercihin bir silah anlaşması yapmanın ötesinde olduğunu vurguladı:

    "Xinhua'daki yorum kuşkusuz bir doğruluk içeriyor. Çünkü bunu en şiddetli yaşayan Çin'in kendisi oldu. Füze savunma sistemi ile ilgili ilk ihale açıldığında bunu Çin kazanmıştı. Çin'in Türkiye'ye sunduğu şartlar diğer bütün füze savunma sistemlerinden daha avantajlıydı. Üstelik milli füze üretmemize olanak sağlayacak teknoloji transferinden birlikte üretime kadar pek çok Türkiye için avantajlı yanı vardı. Fakat Türkiye, Amerika'dan gelen başlıklar neticesinde 1.5 yıl sonra Çin füzesi alımından vazgeçti. Burada kuşkusuz AKP hükümetinin Çin füzesi ihalesini Batı ile pazarlığıyla kullanmak istemesi de meselenin bir yanı. Ama bir diğer yanı da Amerika'nın baskılarına boyun eğmek mecburiyetinde kalarak, o ihaleden vazgeçmiş olmasıydı. Çin bunu yakinen bildiği için böyle bir yorum yapıyor. Şartlar biraz daha farklı. Zira o gün Çin ile yapılandan daha farklı bir anlaşma var. Avantajları bakımından o günkü Çin füzesi bir milli füze üretmeye yönelik avantajı daha fazla olsa bile, bugün S-400 anlaşması bir silah anlaşması değil. Türkiye'nin bölgede kendisine Suriye konusunda özellikle bir alan açmasını sağlayacak bir parametreye dönüştü Rusya ile ilişkileri bakımından. Dolayısıyla o gün Çin füzesinden vazgeçebilmek, bugün S-400 füzesinden vazgeçebilmekten daha kolay. Hükümeti olunca herhangi bir kesinlik söyleyebilmek mümkün değil. Başka kulislerde konuşulan konular da var. Örneğin füzelerin S-400 parçalarının getirileceği ama belli bir süre kullanılmayacağı söyleniyor."

    ‘AKP HÜKÜMETİ S-400'LERİ AMERİKA'YA KARŞI KOZ OLARAK KULLANIYOR'

    ABD'nin S-400 konusunda kararlılığına dikkat çeken Güller, bu konuda Trump ile Pentagon'un aynı düşünceye sahip olduğunu dile getirdi. Güller, Erdoğan yönetiminin S-400 meselesini ABD'ye karşı güvenli bölge konusunda koz olarak kullandığı görüşünde:

    "S-400 konusunda Amerika oldukça kesin kararlı. Bunun Türkiye tarafından alınmasının istemiyor. Bir Pentagon belgesini ilan etti Amerika. 4 yaptırımı uygulayacak. Bunlar meşhur Amerika'nın düşmanlarına yönelik yaptırımı yasası diye bilinen yasanın 231. maddesini uygulayarak Türkiye'ye Rusya'dan askeri bir ürün aldığı için yaptırım uygulama maddesi. İkincisi F-35 program ortaklığının riske edileceğini belirtiyor Amerikalı yetkililer. İkili savunma sanayi işbirliği konusunun riske gireceğini belirtiyor. Son olarak da NATO'da birlikte çalışmanın zor olacağını belirtiyor. Buradan anlaşılan şu. Pentagon belgesi, Amerika'nın tutumunu yansıtıyor. O tutum Trump'tan Dışişleri'ne, CIA'den Pentagon'a neredeyse ortaklaşmış bir tutum. Buralarda bir renk farklılığının olmadığı görülüyor. Son olarak Akar'ın ve Orgeneral Güler'in Amerika temaslarına gelirsek, orada masaya getirilmiş esas konunun pek çok konu içerisinde önemli ve öncelikli S-400 olduğu anlaşılıyor. Bunu hem Amerikan resmi açıklamalarından hem de Amerikan basınına yansıyan haberlerden anlıyoruz. S-400 konusunu Amerika, Türkiye'nin önüne büyük bir kararlılıkla getirip, kendi Patriot füze savunma sistemiyle ilgili teklifinin cevabı ile birlikte bunun yanıtını en kısa sürede istiyorlar. Bu konuda daha önce yapılmış Patriot teklifinden dolayı biliyoruz ki Mart sonu Nisan başı da zaten bir son süreydi. Hükümet ise burada 31 Mart yerel seçimler var. Bu zamana kadar bu konuda herhangi bir adım atmayacaktır kuşkusuz. Esas 1 Nisan'dan sonra hükümetin S-400 konusunda ne yapıp ne yapmayacağını görmeye başlayacağız. Hem S-400 konusu hem de Suriye'de güvenli bölge konusu birbirinin bütünleyeni hem karşıtı kozlar olarak Türk-Amerikan ilişkilerinde masada duruyor. AKP hükümeti kendisine yönelik Suriye'deki politikalarda Amerikan ilişkilerinde bir rol kapabilmek özellikle Amerika'nın geri çekilmesi sırasında kendi kontrolünde bir güvenli bölge elde edebilmek için S-400 füzelerini alıp almamayı bir koz olarak Amerika'ya karşı kullanıyor. Amerika'da ise tam tersine aynı meselenin bir diğer tarafından bakarak S-400 alınıp alınmaması karşılığında Suriye'de Türkiye'nin kontrolünde bir güvenli bölge olup olmayacağı noktasını bir koz olarak masaya getiriyor dolayısıyla iki kozun birbiriyle bütünleşebilen bir yanı da var. 1 Nisan'dan sonra AKP hükümetinin herkesi üzecek bir karar alarak, S-400'den vazgeçme potansiyeli taşıdığına işaret ediyor."

    ‘AMERİKA, NATO DIŞI BİR KAMPTAN SİLAH ALINDIĞI İÇİN BU KADAR RAHATSIZ'

    Güller, ABD'nin sadece NATO üyesi olmayan bir ülkeden silah alındığı için bu kadar rahatsız olduğunu anımsattı. Kulislerde dolanan iddiaları da dile getiren Güller, Erdoğan Parti hükümetinin ABD'ye Yunanistan örneğini işaret ederek "S-400'leri alalım, ama kullanmayalım" önerisinde bulunduğu iddialarının da altını çizdi:

    "Şöyle bir taviz verebilirler. Bir bant çekme durumu var. Güvenli bölge ile Türkiye sınırları arasında derinliği 30 km olan bir bant çekilerek aslında kurmak istedikleri PYD'ye kontrol ettirmek istedikleri Fırat'ın kuzeydoğusundaki Kürt bölgesini çok da değiştirmeden onları yine aşağıda esas aslında tutarak Türkiye'ye PYD bölgesini de kabul ettirmeyi zamanla sağlayacak bir bant tavizi vermeyi gündeme getirebilirler. Bu konuda zaten Pentagon'un çalışmaları vardı. Zaten bu tekniği Irak'ta da benzer şekilde uyguladılar. Bunları döne döne Türk hükümetlerinin karşısına getiriyorlar. S-400 kuşkusuz bu kadar önemli. Mesele sadece S-400'ün sadece silah olarak değeri konusu değil burada mesele şu. 1952'de NATO'ya girmesiyle birlikte bütün silah sistemini NATO'ya, daha doğrusu Amerika'ya bağımlı hale getiren bir ülkenin S-400 alarak bir başka ülkeden, NATO dışı bir başka kamptan silah almaya başlaması demek ciddi bir siyasal yönelim değişikliğine işaret edeceği için Amerika bu konuda bu kadar rahatsız. Yoksa S-400, F-35'i kilitler mi gibi bir durum değil. Bunların hepsine teknik olarak çözümler bulunabileceğini belirtiyor askeri yetkililer. Ama burada mesele siyasal pozisyon meselesi. Çünkü bu olduğu takdirde Türkiye S-400'ü de şu anda yaptığı mevcut anlaşmadaki gibi bir teknoloji transferiyle ilgili ileride kendi milli füze savunma sistemini kuracak hale getirirse, bu NATO'dan bağımsız, Amerika'dan bağımsız politika üretebilmesine kendi milli silah envanterini genişletebilmesine ve silah envanterinde sağdan sola Amerika'dan Rusya'ya Çin'e bir çeşitlilik kazandıracak açı bulabilmesine yol açacaktır. Bu da siyasal anlamda çok önemli değişiklik olacak. Yunanistan'ın elindeki bir alt versiyonu olan füzelerin S-300 modeli Türkiye'nin itirazları nedeniyle Kıbrıs'a kurulamamıştı. Ama NATO nedeniyle Yunanistan'a da kurulamadı. Aslında Girit'te neredeyse kullanım dışı duruyor. Bizdeki bilgiler en azından şimdilik böyle. Bunun Türkiye tarafından da Amerika'ya ‘Biz de böyle yapalım' yönlü birtakım mesajlar olduğuna dair kulis bilgileri var. Türkiye de biz S-400 anlaşmasını yaptık. Bundan vazgeçmek mümkün olmayacak. Ama ‘Biz de Yunanistan gibi kaldırıp bir kenarda tutabiliriz. Bunun yerine de siz bize 2019'da teslim edilme garantili Patriot teklifinizi getirin' demişlerdi. Böyle bir kulis bilgisi vardı. Bu ne doğrulandı ne yalanlandı. Ama Yunanistan örneğini AKP hükümeti böyle kullanabilir bir ihtimal olarak."

    ‘TÜRKİYE'NİN S-400'TEN VAZGEÇMESİ RUSYA'DAN ÇOK TÜRKİYE'Yİ ZARARA UĞRATACAK'

    Güller'e göre Türkiye'nin S-400'lerden vazgeçmesi Türkiye'yi zarara uğratacak. Güller, S-400'ler ile beraber gerçekleştirilecek teknoloji transferini hatırlatarak bunun Türkiye'nin kendi milli füze savunma sitemini kurması açısından önemini vurguladı:

    "Rusya için burada esas mesele şu. Türkiye'nin Amerika ile ilişkilerinde bir sıkıntılı zemin oluşması Ortadoğu'da Türkiye gibi bir aktörün bölge cephesi içinde yer alabilmesi, Irak'tan Suriye'ye, İran'a buralardaki Batı ile ilişkilerde temel konular olan ülkelerle dış politika geliştirirken Türkiye'nin Rusya'ya yakın bir pozisyon alabilmesi her şeyden ama her şeyden daha kıymetli Rusya açısından. Dolayısıyla burada S-400'ten vazgeçmek elbette sıkıntı olacaktır. Ama bu bir uçak düşürme olayındaki gibi bir kopuşa neden olmayacaktır. Rusya, Türkiye ile iyi bir yön yakaladı. Bunu bir Astana formatının geliştirilip, daha sonra dış politikada başka alanlarda da kullanılabileceğini görüyor. Dolayısıyla S-400'yen vazgeçilmesini ilişkileri koparmak gibi en radikal bir şekilde değerlendirileceğini düşünmüyorum. Kuşkusuz AKP hükümeti de hele de bu konularda 17 yıldır bir yanlışı bir başka yanlışla düzeltme eğilimi içerisinde olan çizgisi nedeniyle zaten Rusya'nın kayıplarının tolere edecek işler yapacaktır. Yeni bir nükleer santral olabilir ya da başka tavizler olabilir. Ama burada mesele Rusya açısından şu. Türk-Amerikan ilişkilerinde eskisi gibi yüzde 100 bağımlılık olan bir ilişki olmasındansa, Türkiye'nin Amerika ile ilişkilerinin gelgitli pozisyonda olması ve bunun Ortadoğu'da Rus politikalarına avantaj sağlayacak bir zemin oluşturması Moskova için zaten oldukça yararlı bir durum. Rusya bunu değerlendirmeye çalışacaktır. Burada Rusya'dan çok S-400'lerden vazgeçmek konusunda kaybı olan Türkiye olur. S-400 konusu Amerikan silahına bağımlılığın aslında panzehri. Bir milli silah teknolojisi üretmenin aracı olacağı kuşkusuz bir Rus silahı bu. İnsanlar haklı olarak şunu sorabilir. ‘Amerikan silah bağımlılığından kurtulmanın yolu Rus silahı mı almak?' Kuşkusuz değil. Ama o yapılan anlaşmanın içeriğinden biliyoruz ki bunun bir teknoloji transferi boyutu var. Bu bizim kendi milli füze savunma sistemini kurmamızı sağlayacak. Ve bu bağımsız bir silaha doğru giden bir aşama olacak. Dolayısıyla Türkiye'nin S-400'ten vazgeçmesi Rusya'dan çok Türkiye'yi zarara uğratacak bir tablo olacaktır. Hiç istenilmeyen bir durumdur. Ayrıca çeşitli boyutları itibariyle de AKP hükümetinin, BOP Eş Başkanlığı döneminden daha bağımlı hale getirecektir Türkiye'yi, eğer S-400'den vazgeçerse Amerika için."

    Etiketler:
    teslimat, Çekilme, ambargo, S-400, Patriot, Xinhua, AKP, Pentagon, NATO, Mehmet Ali Güller, Hulusi Akar, Recep Tayyip Erdoğan, Yunanistan, Suriye, Türkiye, ABD, Rusya
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın