20:44 20 Ekim 2019
Canlı Yayın
    Eksen

    'Londra'nın Brexit için erteleme talebinin AB'de karşılığı var'

    Eksen
    URL'yi kısaltın
    Yazarı
    0 0 0
    Abone ol

    Sertaç Aktan’a göre Londra’nın Brexit için erteleme taleplerinde son sözü AB söyleyecek ve birlikte bunun bir karşılığı var. Aktan, sandık yoluyla olmasa da ülkenin AP seçimlerine katılacağı ve ertelemenin birlik içinde kalış yolunu açacak belki de ikinci bir referanduma varacak sürece yol açacağı görüşünde.

    Britanya’nın 23 Haziran 2016 referandumundan bu yana Brexit süreciyle AB’den ayrılma çabaları yılan hikayesine döndü. Britanya Başbakanı Theresa May, iki yıl boyunca müzakere edilen planı parlamentoya kabul ettirebilmiş değil. Ayrılık için 29 Mart son mühleti yaklaşırken ve ‘anlaşmasız çıkış’ seçeneğinin hayaleti ülke üzerinde dolaşırken, bu kez ‘erteleme’ gündeme oturdu. AB kanadının Londra ile yeni bir anlaşmayı müzakere etmeyi dışlarken, ‘ertelemeye’ olumlu bakabileceği söyleniyor.

    Gelişmeleri, AB uzmanı gazeteci-yazar Sertaç Aktan ile konuştuk.

    ‘BRİTANYA ZATEN AB İÇERİSİNDE ÖZEL BİR KONUMDAYDI’

    Sertaç Aktan, Brexit konusunda Britanya’da yaşanan derin tıkanıklığa ve kafa karışıklıklarına atıf yaparken, Britanya’nın zaten üyeliği boyunca birlik içerisinde ‘ayrıcalıklı’ olmuş konumuna işaret etti:

    “İngilizler, ne istemediklerini biliyorlar. Fakat henüz hala şu saate dair ne istediklerini bilmiyorlar. Çünkü istenebilecek olan şeylerin çok fazla sayıda rengi mevcut. Sadece bir şeye evet veya hayır deme durumu değil. Avrupa Birliği içinde kalmanın 50 tane tonu var, dışında kalmanın 50 tane tonu var. Norveç plus deniyor, İsviçre gibi olmak deniyor. Gümrük Birliği’nde kalalım ama üyelik almayalım deniyor. Pek çok farklı karşılıklı vatandaşların hakları kalsın ama gerisini almayalım diyor. İngiltere zaten üyeliğin çok enteresan bir noktasındaydı. Schengen bölgesinde değildi, Euro kullanmıyordu, bütçeye yaptığı katkısını bir kısmının tarımsal katkılarla ilgili geri alıyordu. Bu bir tek İngiltere’ye özel bir durumdu. Thatcher zamanında alınmış bir haktı. Dolayısıyla İngilizler pek çok konuda özel bir paket yapmışlardı kendilerine. Fakat bütün bunlar yetmedi İngilizlere. Avrupalılar biraz da bundan dolayı bir yılgınlık yaşıyorlar. Biz bundan daha iyisini hak ediyoruz şeyi çok yükseldi. Avrupalılar da şimdi açıkçası düştünüz şimdi kucağımıza tavrındalar.

    ‘BRİTANYA ZATEN ÇOK KÜLTÜRLÜ BİR YAPIYA SAHİPTİ, ÇIKIŞ KARARINDA ORTA YAŞ KUŞAĞIN İŞLERİMİZ ELDEN GİDİYOR KAYGISI ROL OYNADI’

    Brexit’e gidiş sürecinde ‘göçmen’ meselesinin ve hatta siyaseten kullanılan ‘Türkiye’nin üyeliği’ argümanlarının oynadığı role işaret eden Aktan, bu konuda da büyük bir karmaşa olduğunun altını çizdi. Britanya’nın zaten ‘çok kültürlü’ bir yapısı bulunduğunu anımsatan Aktan, meselenin perde arkasında yeni teknolojilerle birlikte özellikle orta yaş ve üzeri kesimin Avrupa’dan göç akınından duydukları rahatsızlığın yatmasına dikkat çekti:

    İngiltere / AB / Brexit
    © REUTERS / Stefan Wermuth
    “Göçmen meselesi rol oynadı. Esas olarak işin temelinde Türkiye üye olacak diye referandum öncesinde kampanyada Brexit’çilerin en büyük kampanya argümanından bir tanesi Türkiye üye olacak ve insanlar buraya akın edecekti. Bu tabii ki en önemli faktördü. Bu en son yaşlanan Suriye krizinden sonra akın akın insanların Avrupa’ya, Almanya’ya gelmesi, İngiltere zaten her zaman multikültüreldi, İngilizceden kaynaklı. Dünyanın her yerinde İngilizce öğreniliyor. İnsanların direkt İngiltere’yi tercih etmesi pratik anlamda çok daha kolay olduğu için göçmenler direkt oraya gidiyordu. Dolayısıyla İngiltere’de ‘işlerimiz erlimizden gidiyor, her taraf yabancı oldu, buna bir son vermek lazım, bunun nedeni Avrupa Birliği’dir’e geldi iş. Halbuki İngiltere Schengen’de değil, dolayısıyla halihazırda sadece Avrupa Birliği vatandaşı olan ülkeler İngiltere’ye direkt geçebiliyordu. AB vatandaşı değilseniz, zaten gidemiyordunuz. Bu da yetmedi İngilizlere. Bunun yanında yeni gelişen teknolojiler aplikasyonlar üzerinden birçok sektörde insanlar algoritmalara, otonomiye işlerini kaybetmeye başladılar. Şu andaki 40-50-60 yaşlarındaki jenerasyon bu nedenle olduğunu göremiyor tam olarak. Daha ziyade genç insanlara karşı ben işimi kaybediyorum diye düşünüyor. Genç beyaz yakalın dediği kim, programcı, yazılımcı, daha önce kendi döneminde olmaya  birtakım halkla ilişkiler, dizayn ile ilgili şeyler, bunları gördükçe Avrupa Birliği üzerinden geliyor bu insanlar, dolayısıyla biz çıkarsak kurtuluruz. Zaten referandumda da çıkalım oyu verenlerin çoğunluğu yerel kırsal alandan ve yaşı 55-75 arasında olan kesimden geliyor, genç kesim daha ziyade geleceğini AB’ne entegrasyonda, multi-kültürel ortamlarda böyle şeylerde görüyor. Avrupa’da artık hiç kimse doğduğu yerde hayatını sürdürmüyor. Başka bir ülkede üniversiteye gidiyor, başka bir ülkeden evleniyor, başka bir ülkedeki şirkette çalışıyor. Birkaç dil birden konuşuyor insanlar. Avrupa Birliği böyle bir organizmaya dönüştü. Tam da bu nedenle et ile tırnak haline geldi toplumlar sınırlar kalktı, ayrılması da bir o kadar zor hale geldi. İngiltere şimdi bunun sancılarını yaşıyor.”

    ‘ALMANYA’NIN EN ÇOK OTOMOBİL İHRAÇ ETTİĞİ ÜLKELERDEN BİRİ İNGİLTERE’

    Britanya parlamentosunun sonunda ‘erteleme’ talep edilmesi gerektiğini vurguladığını anlatan Aktan, nihai kararın AB’ye ait olacağını vurguladı. Britanya’nın birlikten çıkış konusunda ‘erteleme’ talep etse bile bunun zamanına karar veremeyeceğini belirten Aktan’a göre, bu talebin AB’de karşılığı da var. AB’ye hasmane yaklaşan bazı üye ülkelerin tutumlarına rağmen AB’nin önde gelen güçleri olan Almanya ve Fransa’nın ertelemeye itiraz edilmesine müsaade etmeyeceği görüşünü dile getiren Aktan, aslında Britanya’nın birlikten anlaşmasız çıkışının başta Almanya olmak üzere ekonomik anlamda işine gelmediğini vurguladı:

    “İngiltere parlamentosu erteleme talep edelim dedi. Buna esas olarak Avrupa Birliği karar verecek. Bundan sonra top Avrupa Birliği’nde. İngiltere’nin bu ertelemenin süresine veya koşullarına karar vermek gibi bir yetkisi de yok böyle bir kapasitesi de yok. Bu iki taraflı bir şey. Siz bir hamle yapabilirsiniz ama artık hamle sırası öbür tarafa geçti. Dolayısıyla Avrupa Birliği 22 Mart’ta AB Devletler Zirvesi’ne Başbakan Theresa May, gelecek. Burada biz burada kendi içimizde böyle bir karar aldık diyecek. Avrupa Birliği hayır diyebilir, kusura bakmayın ertelemiyorum diyebilir. Hayır, Avrupa Birliği böyle bir şey demez. Düşünün ki Avrupa Birliği’nde tek bir üyenin dahi bunu veto edip bu ertelemenin önünü kesmesi mümkün. Fakat bu olmayacak. Avrupa Birliği üyesi olmaktan çok fazla hoşlaşmayan İtalya’daki hükümet gibi, Macaristan’daki hükümet gibi, bu tip şeyler dahi bunu yapamaz. Öncelikle Avrupa Birliği’ndeki ağır toplar Almanya’sı şusu busu buna müsaade etmezler. Çünkü her şeyden önce İngiltere’nin anlaşmasız çıkmış olması Almanya’daki otomotiv sektörünü çok ciddi anlamda etkiliyor. AB demek Almanya’nın ekonomisi demek. Almanya’nın ekonomisi demek otomobil demek. Almanya’nın en çok otomobil ihraç ettiği ülke İngiltere. Dolayısıyla bu çok ciddi bir sıkıntı. Sadece otomobil değil pek çok alanda ticaret Avrupa Birliği bütçesine Almanya’dan sonra en çok katkıyı yapan ikinci ülke. Aynı zamanda 19 Avrupa Birliği ekonomisinin büyüklüğüne eşit bir ekonomiye sahip. Bu yüzden çıkmasını zaten istemiyorlar. Ayrıca İngiltere’nin dünya siyasetinde ve küresel siyasette kendi başına bir özgül ağırlığı var. Bu ağırlık Amerika Birleşik Devletleri ile olan özel ilişkisinden tutun askeri gücüne çeşitli bölgelerde var olan üslerine, Hindistan’da Afrika’da olan birçok etkisine varana kadar Avrupa Birliği’ni dünya üzerinde önemli bir oyuncu olmasına yardımcı olan ülkelerden bir tanesi.”

    ‘AVRUPA BİRLİĞİ 22 MAYIS DİYECEK’

    Aktan’a göre, aslında Theresa May Brexit yanlısı değildi ancak sandıktan çıkan sonuç doğrultusunda hareket etti. Muhalefetteki İşçi Partisi lideri Jeremy Corbyn’in de elinden daha iyi bir Brexit anlaşmasının gelmeyeceği görüşünü dile getiren Aktan, kendi öngörüsünün AB’nin erteleme olarak 22 Mayıs’ı adres göstermesi, Britanya’nın da Avrupa Parlamentosu seçimlerinde yeri olması ancak bunun doğrudan sandık yoluyla gerçekleşmemesi olduğunu aktardı.

    “Theresa May'in kendisi Brexit karşıtı biriydi orijinal olarak. İlk başta istemiyordu. Theresa May şimdi şöyle bir rolü oynuyor. Ben öyle bir ahlaklı, doğrucu bir siyasetçiyim ki benim kendi görüşlerim ne olursa olsun ‘milli irade’ böyle söyledi, sandıktan bu çıktı, bu yüzden ben ne olursa olsun bunu uygulayacağım. Bu bize zarar da verse uygulayacağım. Ben bunu uygulamamayı tercih ederim. Aslında gelin bakın ben burada çok güzel anlaşma yaptım size, siz beğenmiyorsunuz ama elimizdeki en iyi anlaşmada bu. Jeremy Corbyn de gelse bundan daha iyisini yapamayacak. Gelin inat etmeyin, iki kere tarihi hezimetle reddedilmesine rağmen sanırım üçüncü kez bunu anlaşmayı dayatacak parlamentoya. Biraz da şimdi işin şekli değişti. Anlaşmasız Brexit’i masadan kaldırma üzerine oynama da yapıldı. Anlaşmasız Brexit de istemiyorlar ama aslında bunun da bir bağlayıcılığı yok. Çünkü es kaza herhangi bir anlaşma onaylanmaz, erteleme de alınsa bile işin sonunda bir çözüme ulaşılmaz ise o anlaşmasız ayrılık öyle veya böyle gerçekleşecek. Parlamento sadece hükümeti daha zor durumda bırakacak, biz ne olursa olsun anlaşmasız olmasını istemiyoruz bu işin dedi. Anlaşmalı da istemiyorsunuz, anlaşmasız da istemiyorsunuz, o zaman ne istiyorsunuz? Erteleme alacaksınız, Avrupa Birliği verecek, ama ne kadar verecek, hangi koşullar altında verecek? Benim öngörüm şu. Avrupa Birliği 22 Mayıs diyecek. 23 Mayıs’ta biz Avrupa Parlamentosu seçimlerine gidiyoruz, bu iş çocuk oyuncağı değil. Siz bir yandan hem Brexit ‘teki bir anlaşma için uğraşırken, diğer yandan da Avrupa Parlamentosu seçimleri için… Bu absürt bir durum. Aynı zamanda size biz Avrupa Parlamentosu’na sandalye ayıracağız, ülkelerin sandalye dağılımları değişecek. Avrupa Komisyonu başkanı ne dedi? ‘Eğer ki erteleme Avrupa Parlamentosu seçimlerinden öteye giderse siz bu seçimlere katılacaksınız’. Belki vatandaşlar direkt oy kullanmayacak. Çünkü Avrupa Birliği mevzuatı direkt olarak ulusal hükümranlık alanında hükümetlere, devletlere seçimi şu şekilde yapacaksınız demiyor. Belli birtakım ilkeler var ama bunlardan seçimi farklı şekilde yapan ülkeler var. İngiltere’nin direkt vatandaşların oyuyla değil de hükümetin belirlemesiyle yapacağını varsayabiliriz. Mesela diyebilir ki şu an var olan parlamenterler kalsın diyebilirler. Es kaza çıkmadıkları takdirde meseleyi son derece komplike hale getireceği için, düşünebiliyor musunuz, bir beş yıl daha insanların seçmediği parlamenterlerle İngiltere’nin Avrupa Parlamentosuna devam ettiğini. Benim öngörüm Avrupa Birliği’nin 22 Mayıs çıktınız, çıktınız, bir anlaşmaya vardınız, vardınız, yoksa seçimlere gidiyoruz demesi. Öbür taraf ise tabii ki alabildiği kadar uzun bir vade almak isteyecektir. Uzun vadenin de eksi tarafı belirsizlik. Bu belirsizlik de İngiltere ekonomisini vuruyor. İngiltere ekonomisi dediğimiz ekonomi birkaç sıkıntı ile çok kolay göçecek bir ekonomi değil. Dünyanın en büyük beşinci ekonomisinden bahsediyoruz.”

    ‘ERTELEME İLE DAHİ HATTA İKİNCİ REFERANDUM İÇİN YETERLİ ZAMAN OLMAYACAK’

    Aktan, erteleme sayesinde ikinci bir referandum isteyen tarafın kazanacağı bir sürece işaret ediyor. Kimsenin doğrudan AB içerisinde kalmayı anamadığını, herkesin ‘dolaylı’ konuştuğunu anımsatan Aktan’a göre Britanya’nın tek seçeneği de zaten AB içimde kalması sonucunu verecek bu süreç olacak:

    “İngiltere’nin ölüsü dahi çok rahatlıkla birçok buhranı, birçok ekonomik sıkıntıyı atlatabilecek bir ülke. Neticede üretiyorlar, markaları var. Birçok patentleri var. Ticarette çok ilerideler, teknolojide ilerideler. Ama netice itibariyle benim tahminim 22 Mayıs deneceği, İngiltere’nin daha fazla alacağı. Fakat Avrupa Konseyi Başkanı Donald Tusk ne dedi? İnsanlar yavaş yavaş o ajandayı o gündemi öne sürüyorlar. Eğer Brexit meselesini komple gözden geçirmeyi taahhüt ederseniz, size bir yıla kadar belki son derece uzun bir erteleme verebiliriz dedi. Böylelikle eliniz rahatlar, isterseniz farklı bir anlamayı da gözden geçirirsiniz. Ama netice yeter ki biz bu Brexit’ten emin miyiz’i tartışın. Bu ne demek, ikinci referandum demek, tekrar genel seçime gitmek demek. Donald Tusk biliyor ki eğer ikinci referandum olursa Brexit olmayacak. Eğer genel seçime gidilirse, Brexit’i istemeyen veya ikinci referandumu isteyen taraflar muhtemelen kazanacak. Brexit de olmayacak. Brexit’i iptal edin meselesi pek çok kişinin aklında. Peki neden kimse bunu dillendirmiyor? Neden İngiliz siyasetçiler arasında o parlamentodaki tartışmaları izlerken neden duymuyoruz? İptal edelim, bir hata yaptık, dönelim bu işten, neden kimse demiyor? Çünkü ortada referandum var. Referandum sonucuna rağmen siyasetçiler tamamen siyasi kariyer nedeniyle böyle bir laf ederlerse, çok ağır eleştirileceklerini, milletin kararına aksi bir şey söylediklerini bu şekilde eleştiri alacaklarını biliyorlar, dolayısıyla kimse kolay kolay biz bu Brexit’ iptal edelim diyemiyor. Ne diyorlar, ‘ikinci referandum yapalım’, ne diyor, ‘genel seçimlere gidelim’. İkinci referandum ne demek, Brexit’i iptal edelim demek. Herkes dolaylı yoldan gidiyor. Geçenlerde bir tweet atmıştı: Kim söyleyecek acaba İngiltere’nin geriye kalan tek seçeneğin ne olduğunu, acaba kimin cesareti var? Hani İngiltere’ye bunu artık yüzüne karşı söyleyecek. Kardeşim artık onu istemiyorsanız, bunu istemiyorsanız o zaman kalacaksınız Avrupa Birliği’nde. Çünkü en büyük söylenen yalan neydi? Referandum sırasında en büyük söylenen yalan neydi? Hem çıkacağız, hem de istisnasız her konuda daha iyi olacağız. Böyle bir dünya yok, böyle bir şey mümkün değil. Birliğin getirdiği birçok avantaj var. O avantajların hem dışında kalıp hem her konuda daha iyi ticari anlaşmaklar yapacağız, insanlarımız daha iyi haklara sahip olacak, böyle bir dünya yok. Dolayısıyla insanlar bunun farkına vardı İngiltere’de. Şimdi bu hamleleri ne kadar kısa bir süre içerisinde nasıl yaparız bunun derdine düşmüş durumdalar. Çünkü ertelemesiz, erteleme ile dahi hatta ikinci referandum ya da genel seçimler için yeterli zaman olmayacak.”

    İlgili konular:

    İngiltere'deki kritik Brexit oylaması öncesi arka arkaya 'Hayır' açıklamaları
    Sterlin Brexit oylaması öncesinde değer kaybetti
    May: Brexit Anlaşması'nda bağlayıcı değişiklikler üzerinde AB'yle uzlaştık
    İngiliz kabinesinde Brexit istifası
    Anlaşmasız Brexit, yıllık 13 milyar sterlinlik ek maliyet yaratabilir
    Etiketler:
    Brexit, Sertaç Aktan, Theresa May, İngiltere
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın