02:06 16 Temmuz 2019
Canlı Yayın
    Eksen

    ‘S-400’lerin teslimatının öne çekilmesi Türkiye’nin hayrına olur’

    Eksen
    URL'yi kısaltın
    Ceyda Karan
    0 90

    Mehmet Ali Güller’e göre, S-400’lerin teslimat tarihinin öne çekilmesi Türkiye’ye bu konudaki baskıların son bulmasına yardımcı olacak. Türkiye’nin bir yandan Patriot’a da yeşil ışık yakmasını ABD ile pazarlık payı bırakmak olarak gören Güller, dış politikada çok taraflılığın ancak güçlü bir ekonomiye sahip olunursa yürütülebileceğini belirtti.

    Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın yanı sıra Savunma Bakanı Hulusi Akar’ın da dahil olduğu Türk heyeti G-20, Dünya Bankası ve IMF toplantıları vesilesiyle ABD temaslarını sürdürüyor. Albayrak’ın yatırımcılarla görüşmesi ve reform paketi sunuşlarından ikna edici sonuçlar elde edemediği yolunda haberler gelirken, ABD tarafından özellikle Rusya Federasyonu’ndan S-400 alımı ile ekonomik ilişkileri bağlayan mesajlar gelmesi dikkat çekiyor.

    Gelişmeleri Cumhuriyet gazetesi yazarı Mehmet Ali Güller ile konuştuk.

    ‘TÜRKİYE’NİN S-400’DEN VAZGEÇME İHTİMALİ OLDUĞU DÜŞÜNÜLEREK, BASKILAR DAHA DA ARTIYOR’

    Mehmet Ali Güller’e göre, ABD yönetimi Türkiye’nin S-400 füze savunma sistemleri almasını silahlanma olarak değil Türkiye’nin stratejik yönelimi olarak görüyor. Diğer yandan Türkiye’nin ‘Patriot’ları da düşünebiliriz’ tavrı sergilediğini anımsatan Güller, bu durumun ABD ve Batılı ülkeler tarafından pazarlık payı bırakmak olarak algılandığını belirtti. Bunun da Türkiye’nin S-400’lerden baskılar üzerine vazgeçmeyi getirebileceği görüşünün doğmasına yol açtığını vurgulayan Güller, Türkiye’nin daha net bir tavır sergilemesi gerektiği görüşünü dile getirdi:

    “Amerika kuşkusuz Türkiye’nin S-400 almasını sadece bir silahlanma meselesi olarak görmüyor. Bunun stratejik bir yönelim, Türkiye’nin eksen değiştirmesi, Türkiye’nin bölgede mevcut bundan önceki dış politika yaklaşımlarının bir yeni değişimi gibi algıladığı için S-400’e diğer NATO ülkelerinin S-300 yaklaşımları kadar yumuşak yaklaşmıyor. Kuşkusuz S-300’lerle ilgili meseleler bugünkü S-400 meselesinden biraz daha farklı. Yunanistan’ı o günkü Kıbrıs Rum kesiminden alıp Girit’te paket yapması ya da bunu sonra Amerika’nın ya da İsrail’in teknolojinin nasıl olduğunun anlaşılması için iki ülkeye kullandırtmasından farklı olacak Türkiye’nin S-400 kullanması. Bu nedenle Amerika bu meseleye oldukça sert yaklaşıyor. Türkiye’nin bu konudaki S-400 yaklaşımının doğrudan Amerika’nın algıladığı gibi bir yönelim değişikliği mi olduğu yoksa bunu batı ile süren sorunlarında bir pazarlık haline mi getirmeye çalıştığı Ankara açısından netleşmediği için burada Türkiye’nin net bir tutum aldığı henüz görülemiyor. Bugüne kadar yapılan tüm açıklamalar S-400’den vazgeçilmeyeceği, Ankara’nın bunun kaporasını ödediği, bundan vazgeçmesinin kesinlikle mümkün olmadığı, Amerika çok istiyorsa, onlarla da bir Patriot görüşmesi yapılacağı, Amerika’dan da Patriot alınacağı şeklinde. Bunlar söylendiği için batı tarafından zaman zaman pazarlık gibi de algılanıyor. Pazarlık gibi de algılandıkça da Türkiye’nin S-400’den vazgeçme ihtimali olduğu düşünülerek baskılar daha da artıyor. Senatörlerin girişimleri oluyor, Pentagon’dan, dışişlerinden açıklamalar oluyor. Türkiye daha fazla zorlanmış oluyor. Belki de Türkiye burada hiçbir pazarlık yapmadığını ifade edip, doğrudan S-400’lerle ilgili daha somut ve net bir tutum takınsa belki de bu kadar pazarlık görüntüsü vermese, Amerika’nın bu kadar daha sert tonlu bir girişimi belki de olmayacaktır. Netice itibariyle Türkiye bölgesinde çok değerli kilit bir ülke, Suriye ve başka meselelerde görüldüğü gibi. Hangi taraftan yana olursa o tarafın terazisine ağırlık veren bir ülke olduğu için konumu kıymetli. Jeostratejik değeri olan bir ülke. Dolayısıyla burada S-400 konusunda tutumunu netleştirmesi gerekiyor, yani batı ile pazarlık eder bir görüntüden çıkması gerekiyor. Bu ekonomi ile bu da çok mümkün olmadığı için aslında Ankara çok sıkışmış durumda. Bir yandan Türkiye, JPMorgan’a manipülasyon yapıyor diye soruşturma açıyor. Ama bir yandan da o soruşturmanın üzerine gidip JPMorgan’a biz ne güzel reform yaptık deyip reform paketi anlatıyor. Bu bir sıkışmışlık göstergesi. Dolayısıyla Türkiye’nin S-400 konusunda da elini zayıflatan bir durum. Güçlü ve bağımsız bir ekonominiz olmadığı için dış politikada da çok bağımsız hareket etme manevra yapma şansınız olamayabiliyor. S-400’ü alma kapasitesine sadece siyasi varlıkla değil ekonomik olarak da bir gücü olmalı ki Türkiye’nin bu konuda daha net tutum alabilsin.”

    ‘TÜRKİYE ÜRETİM EKONOMİSİNE DÖNERSE, S-400 KARARLILIĞINI DAHA RAHAT GÖSTEREBİLİR’

    Güller’e göre Ankara’nın S-400’ler konusunda daha net sergileyebilmesi için ekonomik açıdan güçlü olması gerekiyor. Dış politikada ‘çok taraflılık’ ile herkesle iyi geçinme yaklaşımının sonuç vermesinin mümkün olduğunu ancak bunun ancak ekonomik güç eşliğinde söz konusu olabileceğinin altını çizen Güller, Türkiye’nin ancak yeniden üreten bir modele dönerek ve ekonomide daha güçlenerek bağımsız karar alma yetisini kazanabileceğine dikkat çekti:

    “AKP hükümetinin yaptığı şu. İç politikadaki zorluklarını dış politikayla dengelemeye çalışıyor. Dış politikadaki zorluklarını birbirine aynı meselelerde rakip olan ülkelerle çok taraflılık adı altında bir ilişki yürüterek ilerletmeye çalışıyor. JPMorgan meselesi gibi içeride tabana bir motivasyon olsun diye seçi döneminde soruşturma açılıyor. Ama gidip oralarda yatırım aranıyor. Bunu belki anlayabiliriz bir yere kadar. Ama dış politikada sizin çok taraflılık adı altında herkes ile iyi olmaya çalışan, aynı ürünü herkesten almaya çalışan yaklaşımınızın sonuç vermesi mümkün değil. Bu bir yerde tıkanır. Tıkanacağı yerlere doğru Türkiye geliyor. Siz eğer bu çok taraflılığı güçlü ekonominiz varsa, biraz daha yürütebilirsiniz. Fakat bu kadar zayıf bir ekonomi ile de bunu yürütebilme şansınız olmuyor. Türkiye’nin önündeki en önemli sorun cari açık, dış borçlar dahil 200 milyar dolarlık bir kaynak ihtiyacı var. Siz böylesi bir kaynağa ihtiyaç duyarken bu kaynağı sağlayacağınız kanallar da gittikçe kan kaybederken, Körfez’den artık bir para alamıyorsunuz, Katar’dan para almanızın bir miktar imkanı var ama onla da bu 200 milyar dolarlık açığı doldurma şansınız yok. Bir şey üretip satamıyorsunuz da, ne yapacaksınız? Batı ile yatırım anlaşmaları ya da bir önceki krizde olduğu gibi gidip Londra tefecileri ya da Washington bankercileriyle anlaşma şansınızın dışında bir şans kalmıyor. Hal böyle olunca dış politikada Rusya ile de İran ile de normalleşme, Batı ile de her işi olduğu gibi götürme, bir yandan NATO ile Rusya karşı karşıyayken Rusya ile iyi olup ‘NATO’da hiçbir eksen kaymamız yok, NATO’ya en bağlı ülkeyiz’ diye beyanatlar vermenin bir sürdürülebilirliği yok. Fahrettin Altun’un açıklaması da biraz böyle. Cumhurbaşkanlığı katından yapılan açıklamada herkese elma şekeri dağıtılıyor. Batı ile karşı karşıya gelmeyi göze alarak Rusya ile yan yana yürümeyi önünüze hedef koyuyorsanız,  bu yanlış da değil. Rusya ile ittifakınızın en önemli zemini neresi, Suriye. O mesele de aslında siz Rusya ile hala yan yana değilsiniz. Niye, birinin dost olduğu kuvvet, siz ona hala düşman muamelesi yapıyorsunuz. Esad meşruiyetini yitirdi, onun Suriye’de geleceği yok deyip bugün bile hala açıklamalar yapıyorsunuz. Herkese elma şekeri dağıtan bir siyaset yapıyor olmanızın altyapısı da yok ekonomik bakımdan. Dolayısıyla bunun kayaya toslayacağı bir durum var. Oraya doğru Türkiye maalesef gidiyor. Yol yakınken bundan dönüp daha net bir strateji izlemesi lazım. Eğer içeride üretim ekonomisine döner, kamucu bir yaklaşımla ekonomi atılımı yaparsanız, S-400 kararlılığını daha rahat uygulayabilirsiniz. Moskova bu sıkıntıları gördüğü için aslında Erdoğan’a bir yardım eli uzatıyor. Peskov’un açıklaması biraz öyle. Hem Amerika karşısında kararlı duruşu var diye bir motivasyon vermiş oluyorlar. Ama diğer yandan teslimat tarihini erkene alalım diyerek bir an önce bu işin pazarlıkla yürüyen ve sopayla havucun yan yana süreçten Türkiye’yi kurtarmak istiyorlar. Temmuz değil de haftaya S-400’ler teslim olsa bu işin sopa havuç sallama kısmı ortadan kalkacak, bir netleşme olacak. Kremlin biraz bunu denemiş oluyor. 8 Nisan görüşmesinden önce de Rusya’dan böyle bir teklif geldiği şeklinde bir bilgi var. Kuvvetle muhtemel bunun bir aracı olarak Erdoğan da söylemiş oldu.”

    ‘ANKARA, ŞAM İLE ANLAŞSA S-400 KONUSU DAHA DA KOLAYLAŞACAK’

    Güller, Türkiye’nin S-400’lerin teslimatını öne çekmesinin hayrına olacağını söylerken, Rusya ile sıkıntılı bir diğer başlık olan Suriye meselesinde de Şam yönetimiyle iletişime geçmesi gerektiği görüşünde. Güller, S-400’lerin teslimat tarihinin öne çekilmesinin Türkiye’nin üzerindeki baskıları azaltacağını dile getirdi:

    “S-400’lerin teslimatının öne çekilmesi mümkünse fabrikanın üretimi açısından Türkiye’nin hayrına bir durum oluşur. Bir an önce gelmiş ve iş başlamış olur. Böylece pazarlıklar ortadan kalkmış olur. Çünkü hala Ankara’da ciddi ciddi şunlar konuşuluyor. S-400’lerin alınıp Hindistan’a satılmasından tutun da, alınıp Amerikalı bir heyetle bir çalışma grubu oluşturup Amerika’nın çekincelerini ortadan kaybolmasını vaat eden birtakım şeyler konuşuluyor. Rusya’nın çok olumlu bakmayacağı ortada. Çok önemli bir teknoloji, bunu Amerika’nın kullanımına açıp bütün bilgileri öğrenmesini hiçbir kuvvet istemez, Rusya da istemez. Burada başka bir formül geliştirip bulacaklar. Hem Rusya hem Amerika hem de Türkiye’yi tatmin eden başka bir çözümü bugün Ankara’da arıyorlar.  Temmuz’a kadar yolu var deniliyor ve birtakım projeler üzerinde konuşuluyor. Burada Rusya açısından da şöyle bir durum var. Soğuk savaş dönemi düşünülürse, bugün kıymetli bir NATO üyesinin NATO ile sorunlu hale gelmiş olması Rusya için zaten yeterince büyük bir kazanç. Siz bu kazanca bir de Türk akımı gibi çok önemli bir projeyi dahil etmişsiniz. Siz bu ilişkiye bir de nükleer santral ticareti eklemişsiniz. Bütün bunlar Rusya açısından çok büyük kazanımlar. Batı kampından çok önemli bir kuvveti hem batı ile sorunlu hale getirmişsiniz hem de bölgedeki politikalarınızla ilgili eylem birlikteliği içine girmişsiniz. Rusya her halükarda mevcut ilişkiyi kaybetmek istemeyecektir. Bununla ilgili gerekirse tavizler de verecektir. Suriye’de Türkiye ile hareket etmek çok önemli, bundan vazgeçmemek adına S-400 konusunda Türkiye’yi rahatlatacak bir formülasyona Putin evet diyecek belki. Önümüzdeki aylar bunların pazarlığıyla geçecek. Maalesef Türkiye burada bir netleşse, Şam ile anlaşsa, Esad kompleksinden kurtulsa, S-400’ler konusundaki kararlılığını Amerika ile pazarlık yapmadan sürdürse ve hızla teslimata başlasa bu işler daha da kolaylaşacak. Bunu da ekonomisi nedeniyle yapamadığı için işler daha da girift hale geliyor.”

    ‘RUSYA İLE AMERİKA ARASINDA BAŞLAYAN GÖRÜŞMELER’

    Güller, Rusya ile Amerika arasında başlayan görüşmelerin ABD’nin kısmi geri çekilme kararıyla ilgili olduğunu dile getirdi. Güller’e göre Rusya’nın PYD ile Esad arasındaki arabuluculuğunu kesmesi de bu gelişmeden kaynaklı:

    “S-400’lere bağlı değil. Burada daha ziyade Amerika’nın kısmi çekilme programı ile ilgili bir durum. Lavrov’un işaret ettiği açıklama biraz buna yönelmemize yol açıyor. Çünkü söylediği şey şu. Yeniden sahada üç noktada bir Suriye olmak üzere Amerika ile iletişim kanallarının açıldığını, görüşmelerin başladığını söylüyor. Bu gelişmeyi sağlayan Trump’ın faktör çekilme takvimi, her ne kadar o takvim net olmasa da, Kremlin bunu kısmi çekilme diye niteliyor. Bu yüzden Rusya’nın yaptığı ilk iş şu oldu. Rusların arabuluculuğunda PYD ile Esad’ı barıştırma faaliyeti vardı. Lavrov’un bu açıklamasından bir gün önce bu görüşmelerin kesildiği bilgisi düştü ajanslara. Bu konuda PYD yetkilileri ‘Ruslar bizi biraz yüzüstü bıraktılar, arabuluculuk yapmıyorlar, onların sponsorluğunda yürüyen bir mesele yürümez hale geldi’ diyorlar. Bunun da aslında Amerika’nın kısmi geri çekilmesiyle ilgili olarak Rusya ile Amerika arasında başlayan görüşmelerle ilgili olduğu anlaşılıyor. Amerika açısından da Rusya açısından da meselenin bir an önce siyasi bir çözüme yönelmesi gerekiyor. Çünkü Ukrayna cephesinde işlerin sertleştiği bir tablo var. Bir şekilde Suriye’deki meselenin hal yoluna sokulması lazım. Burada Golan Tepeleri konusunda Rusya’yı bir parça Kırım benzerliği üzerinden ikna edebilirse Amerika ki bunun için uğraşıyor Suriye’de belli tavizlerle bu meseleyi hal yoluna sokma durumuna girebilir. Golan’dan Kırım’a Suriye’nin kuzeydoğusundaki PYD bölgesinden Türkiye ile S-400 pazarlığına uzanan toplam bir paketin unsuru olarak Amerika ile Rusya arasında bir Suriye pazarlığı başlamış görünüyor.”

    İlgili konular:

    S-400 ve Pantsir-S bataryaları Moskova bölgesinde başarıyla denendi
    Alman basını: S-400'ler Rusya'da 'en çok satan', NATO için ise 'kabus'
    ‘S-400’ler bir strateji tercihi, ABD bu yüzden Türkiye’ye tehditler savurup baskı yapmaya çalışıyor’
    AK Parti Sözcüsü Çelik: ABD ile esas konuşulması gereken şey S-400 değil, YPG'ye verilen destektir
    ABD Dışişleri, S-400 alımının Türkiye için taşıdığı 'riskleri' sıraladı
    Etiketler:
    PYD, Suriye, Amerika, ABD, Türkiye, Rusya, Mehmet Ali Güller, Berat Albayrak, Cumhuriyet Gazetesi, S-400
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın