15:55 01 Nisan 2020
Canlı Yayın

    'NATO destek vermez, ABD sadece Patriot ve istihbarat desteği sunabilir, Türkiye tuzağa çekilmemeli'

    Eksen
    URL'yi kısaltın
    Yazarı
    0 11
    Abone ol

    İsmail Hakkı Pekin'e göre, Türkiye ve Rusya'nın işbirliği salt Suriye'yi içermiyor, İdlib'te teröristlerin temizlenmesi, sığınmacı sorununun Şam ile işbirliği ile çözülmesi gerek. Rusya'nın İdlib işini bitirmek istediğini belirten Pekin, ABD'nin sadece Patriot ve istihbarat desteği sunacağını, Türkiye'nin tuzağa girmemesi gerektiği görüşünde.

    Suriye ordusunun İdlib vilayetinde Eylül 2018 tarihli Soçi mutabakatının koşulları uyarınca HTŞ ve terörist grupları temizlemeye Rusya desteğiyle girişmesi nedeniyle gerilim yüksek. Erdoğan yönetiminin Suriye ordusunun kendi topraklarında yeniden kontrol altına aldığı bölgelerden çekilmesi ısrarı, Türkiye ile Rusya ilişkilerini de gerdi. Ankara yeniden Batı'dan ve özellikle ABD'den yardım isterken, 'Patriot' talepleri iddiası bile gündeme düştü.

    Türkiye'nin atacağı olası adımlar, Suriye ve Rusya ile gerilimin hangi boyutlara varabileceğini eski Genelkurmay İstihbarat Dairesi Başkanı İsmail Hakkı Pekin ile konuştuk.

    'Türkiye Rusya arasında işbirliği sadece Suriye'yi içermiyor, umutlu olmak için neden var'

    İsmail Hakkı Pekin'e göre, Erdoğan'ın şubat sonuna kadar verdiği ültimatom karşısında uzlaşma sağlamak için hala zaman var. Çatışmanın büyümesinin nasıl durdurulacağını kestirmenin zor olduğunu belirten Pekin, Türkiye'nin de hava desteği olmadan kara harekatına girişmesinin yaratacağı sıkıntılara dikkat çekti. Diğer yandan Pekin, olumsuz bir gelişme halinde Türkiye'nin turizmden doğalgaza ve diğer alanlara Rusya ile yaşayacağı büyük sorunlara da atıf yaptı:

    “(Erdoğan'ın şubat sonuna kadar verdiği ültimatım gereği) 10 gün az zaman değil. Herhalde karşılıklı heyet görüşmeleri devam ediyor. Çünkü bu işin savaş noktasına geldiği zaman o çatışmanın ne zaman biteceği, nasıl önleneceği ya da nasıl durdurulacağını kestirmek çok zor. Rusya, Türkiye ile Suriye ordusunu karşı karşıya bırakacak mı? Hava sahası Rusya’nın kontrolünde, böyle bir sıkıntı var. Türkiye hava desteği olmadan kara birlikleri harekatı yapacak. Bu arada Türk Silahlı Kuvvetleri diyelim ki rejim ordusuna saldırdı. Rejim ordusunun geri çekilmesini Rusya, kabul edecek mi ya da yardım edecek mi gibi bir sürü soruyla karşı karşıyayız. Bütün bunlar beraberinde çok önemli şeyler getirir. Çatışma da önemli ama bir kenara bıraktığımızda Türkiye’nin karşı karşıya kaldığı durumlar var. Turizmden tarım ürünlerinin satımına, S-400’lere, doğalgaz alımına, nükleer santral konuları dahil olmak üzere birbirine bağımlı iki ülkeyiz. Birbirimize karşı bağımlılığımız var. Bu iki tarafa da çok tezahür edecek bir olay. Rusya ile Türkiye arasında stratejik bir işbirliği var. Sadece Suriye’yi içermiyor, onunla beraber Körfez bölgesini ve Doğu Akdeniz’i içeriyor. Rusya’nın hesabında hem Akdeniz’in doğusunu hem de Hint Okyanusu’nu kontrol etme gibi bir amaç var. Bütün bu olaylara bakıldığında umutlu olmak için elimizde önemli gelişmeler var. Onun için bence görüşmelerin sürmesi önemli."

    'HTŞ ve radikal grupların temizlenmesi, M4-M5'in açılması gerek. Haritada Türkiye'ye ayrılan kısım çok az'

    Türkiye’nin asıl sorununun mülteci sorunu olduğunu söyleyen İsmail Hakkı Pekin, Şam ile işbirliği sağlanırsa bu sorunun çözüleceği görüşünde. Suriye yönetiminin son operasyonlarla ilerlediği alanların iadesinin çok zor olduğunu belirten Pekin, diğer yandan Ankara ve Moskova görüşmelerinde Türk tarafına sunulduğu söylenen haritada çok az yer bırakıldığı görüşünü dile getirdi. Yine HTŞ ve diğer terörist grupların bölgeden temizlenmesi, cihatçıların Rusya üslerine saldırmalarının önlenmesi gerektiğinin altını çizen Pekin, M4-M5 karayollarının hem ticaretin kontrolü hem de Suriye’nin toprak bütünlüğü açısından önemli olduğunu vurguladı:

    "Türkiye, tekrar Soçi’deki sınırlara dönelim diyor. Lavrov da her şeyi tartışabiliriz, ama artık 1.5 yıl evvelki sınırlara dönmemiz söz konusu olamaz diyor. Sahada ne varsa ona göre yapalım diyor. Rejimin ilerlediği M4-M5 Karayolunu ve diğer kontrol altına aldığı yerleri gösteren bir harita var. O haritada Türkiye’ye çok az bir yer ayırmışlar. Ama Türkiye’nin sadece ihtiyacı olan sadece güvenlik değil, biraz daha alan lazım. Güvenlikli bölgeye göç edecek olan sığınmacıların barındırılması gerekiyor. Mutlaka Rusya iletiyordur ama Şam’ın da devreye girmesi lazım. Zaten sığınmacı sorununun Şam ile görüşerek halledilebileceğini düşünüyorum. HTŞ dediğimiz radikal gruplar var. Onların bölgeden temizlenmesi gerekiyor. Cisr el Şugur bölgesinden Hmeymim üssüne, doğrudan mesafe 50-60 km kadar, atış yapıyorlar. Rusya’yı dronelarla özellikle hedef alıyorlar. Rusya ondan mustarip, temizlemek istiyorlar. Dolayısıyla Rusya için üç konu önemli. Birincisi kendi üslerinin korunması, Hmeymim üssünün atışa açık hale gelmesinin önlenmesi, onun için de bu adamların kontrol altına alınması. İkincisi Suriye’nin yemek borusu olan ve Amman'a kadar uzanan bu M4-M5 Karayollarının açılması önemli. Hem Suriye rejiminin bölgeye hakim olması hem de ticaretin kontrolü açısından önemli. Bir de o bölgedeki teröristlerin imhası önemli. Oradaki teröristlerin bir kısmı Çeçenler, Uygur Türkleri ve diğer dışarıdan gelenler var ama Suriyeli olanlar da var. Onların da bir şekilde ele geçirilmesi gerekiyor. Bizim açımızdan sığınmacı konusu birinci öncelikli. İkinci öncelikli olan o bölgedeki teröristlerin Türkiye’ye sızmasını engellemek gerekiyor. Bizim desteklediğimiz gruplar var, bunlar ılımlı muhalefet diye geliyor. O gruplara statü kazandırılması yahut dokunulmaması gerekiyor. Bir de sınır güvenliği ve güvenlik sorunu var. Ama asıl sorun sığınmacı sorunu, bu sorun halledilebilirse bence iki taraf bir harita üzerinde anlaşılabilir ve bu uygulanabilir.

    'Provokasyonlara açık bir bölge'

    Türkiye'nin eninde sonunda topraklarını Suriye yönetimine vereceğini ancak asıl sorunu desteklediği unsurlarla bir devletçik kurma niyeti bulunup bulunmadığının oluşturduğunu söyleyen Pekin, böylesi bir olasılığın 'niyetlerinin farklı olduğuna' işaret edeceğini belirtti. Yine Pekin, Ankara'nın Fırat'ın doğusu için elinde koz olsun diye Suriye topraklarında kontrol sahibi olmayı isteyebileceğini dile getirdi. Ankara'nın teröristleri temizlemek konusunda üzerine büyük bir yük de aldığını vurgulayan Pekin, bu örgütlerin içinde ABD ve İsrail istihbaratının da adeta 'cirit attığını' dile getirdi:

    “Ama eninde sonunda Türkiye oradan iki sene sonra çıkacak. Bir şekilde o toprakları Suriye yönetimine verecek. Ama sorun orada bir tampon bir bölge meydana getirmekse ya da Türkiye’nin desteklediği unsurlarla bir devletçik kurma gibi bir niyet varsa, o uygun bir olay değil. O zaman bu Türkiye’nin farklı düşünceleri olduğuna işaret eder. Türkiye üzerine büyük bir yük aldı. Aslında oradaki teröristleri temizlemek kolay değildi. Hatta 1 sene değil bir aylık bir süre vardı ılımlarla diğerlerinin ayrılması konusunda, M4-M5’in kontrolü konusunda bir süre de belirlenmişti. Ama Türkiye bunu zamanında başaramadı. Bunun nedenlerinden bir tanesi, belki bölge provokasyonlara açık bir bölge. Bölgedeki bütün unsurlar Amerika ve İsrail’in istihbarat örgütlerinin kontrolünde. Dolayısıyla öyle bir provokasyon vardı orada. Oradaki radikal örgütlerin bir kısmı Türkiye’yi kullanmak istediler. Hem oraya gelen ikmal maddelerinden yararlanmak hem de Türkiye’nin yerleştirmiş olduğu gözlem noktalarının arkasına sığınmak gibi arkalarına Türkiye’yi almak şeklinde böyle bir şey ortaya çıktı. Türkiye acaba farklı bir niyete mi büründü? O bölgede çatışmasızlık bölgesi olan bölgeyi kendi kontrolüne alıp oraya yerleşmeyi düşündü. Çünkü o yolun Türkiye tarafından kontrol edilmesi demek aynı zamanda Suriye’nin de kontrolünü sağlamak demek. Bu Türkiye’ye şöyle bir amaç sağlayabilirdi. Türkiye yarın Fırat’ın doğusunu konuşurken ya da masadayken elinde güçlü bir koz olurdu. Bundan mı kaynaklanan bir şey mi oldu ona da bakmak lazım ve sonuçta olay buraya geldi."

    'Rusya bu işi bir an önce bitirmek istiyor'

    Pekin, son dönemde Ankara'nın ABD'ye mi döndüğü yönünde kaygıları olduğunu düşündüğü Rusya'nın diğer jeopolitik meseleler nedeniyle İdlib işini bir an önce bitirmek istediği görüşünde:

    "Son birkaç aydır Rusya tedirgin. Acaba Türkiye, Amerika’ya doğru mu dönüyor şeklinde düşündüler. HTŞ’nin Amerikalılar tarafından Kırım’da Rusya’ya karşı kullanılması gibi birtakım duyumlar var. Bunlar Rusya’yı irrite etmiş rahatsız etmiş olabilir. Dolayısıyla Rusya bir şekilde Suriye’deki işini bitirmek istiyor. Rusya’nın jeopolitik olarak Karadeniz, Doğu Akdeniz, Hint Okyanusu ve Libya gibi önemli yerlerde faaliyetleri var. Oralara odaklanmak istiyor, burası da çok uzadı biraz da ondan kaynaklanıyor olabilir.”

    ‘NATO harekata destek vermez, ABD Hatay’a Patriot gönderebilir, istihbarat desteği sunabilir’

    Pekin, NATO ülkelerinin ise Türkiye’ye İdlib'de bir harekata girişmesi halinde destek vermeyecekleri veyahut desteklerinin siyasi kalacağı görüşünde. Bunda olayların üçüncü bir ülkenin topraklarında geçmesi, yani 'meşruiyet sorununun' neden olduğunu belirten Pekin, dayanışmayı içeren 5'inci maddenin de işletilemeyeceğini belirtti. Pekin, diğer yandan Ankara'nın Adana mutabakatını da yanlış yorumladığını, bunun sadece teröristlere karşı merkezi hükümetle 4-5 km'lik sıcak takibi ve ortak operasyonu kapsadığını vurguladı. Pekin'e göre, ABD’nin Hatay’a Patriot gönderme ihtimali ve bölgedeki uyduları aracılığıyla istihbarat yardımı söz konusu edilebilir:

    “Birleşmiş Milletler’de Amerika, İngiltere ve Almanya’nın siyasi desteği oldu Türkiye’ye, o kadar. Ama NATO ülkeleri Türkiye’ye bu savaş ile ilgili destek vermezler, birlik göstermezler. NATO’nun 5. Maddesine de girmiyor zaten bu konu. Adana Mutabakatı sınırdan itibaren yapılacak operasyonlarda bilgi vermeyi, sıcak takibi kapsıyor. Diyelim ki operasyon yaptınız, 4-5 km içeri girdiniz, o kadar daha fazla bir şey yok mutabakatta. Adana Mutabakatı daha çok istihbarat değişimi, tutuklanan teröristlerin iade edilmesi bu gibi huşuları kapsıyor. Bir de sınırda yapılacak operasyonlarda karşılıklı bilgi vermeyi ve zaman zaman sınır ötesine geçmeyi ama bu kadar yüksek değil, bir de iki ülkenin üçüncü bir ülkenin topraklarına birlikte girmesi yani birlikte operasyon yapmasını kapsıyor. Aslında bir yere kadar cevap veriyor ama bir yerde gidin Suriye topraklarında şunu yapın gibi bir imkan vermiyor, öyle bir şey yok Adana Mutabakatı’nda. NATO bu konuda yardım etmez. Hele o bölgeye herhangi bir şey göndermez. Amerika, belki Hatay’a hava savunma füzeleri Patriot gönderebilir. Kullanılır mı kullanılmaz mı orası ayrı bir konu. Bir de istihbarat alanında yardımı olur. Çünkü bölgede çok sayıda uydusu var. Hava sahası kapalı olduğu için belki bize belli bölümlerinin açılabilmesi için elektronik kart desteğinde bulunabilir. Ama bunun dışında bize doğrudan destek vereceklerini sanmıyorum."

    'Türkiye'yi cesaretlendiriyorlar, Türkiye'nin tuzağa çekilmemesi lazım'

    İsmail Hakkı Pekin, buna karşılık Batı'nın Türkiye'yi cesaretlendirdiğini söylerken, Türkiye ile bir tutulamayacak olsa bile Gürcistan 2008 ve Ukrayna 2014 senaryosuna atıf yaptı. Pekin, Suriye'de çatışmanın artmasının Türkiye, Rusya ve Suriye'nin işine yaramayacağını, sadece ABD'nin işine geleceğini belirtti. Pekin, Türkiye'nin tuzağa çekilmemesi gerektiğini vurguladı:

    "Sadece Türkiye’yi cesaretlendiriyorlar. Benim korkum şu. Bu konuda 2008 yılında Gürcistan’ı böyle cesaretlendirdiler, olaylar çıktı. Sonra Ruslar geldiler, birkaç yeri aldılar. Sonra ısrarla 2014’te Ukrayna’yı aynı şekilde cesaretlendirdiler. Türkiye burada ne Ukrayna ne Gürcistan ama bir NATO ülkesi. Türkiye’yi de cesaretlendirdiler ama Rusya da şöyle bir şey deniyim, ne tepki verecekler diye bir faaliyette bulunabilir. Onun için bu uzak bir ihtimal ama Türkiye’nin böyle bir tuzağa çekilmemesi lazım. O bölgedeki çatışmaların artması ve devam etmesi Amerika’nın işine yarar ve bu sayede bölgede daha fazla kalır. Bölgedeki çatışmaların artması ne Rusya’nın ne Türkiye’nin ne de Suriye’nin işine yarar. Ama çatışmaların artması İsrail ve Amerika’nın bölgedeki hedefleri konusunda biraz daha yol kat etmelerini sağlar. Suriye’nin parçalanmasıyla biter bu iş. Suriye ve Irak ile iki ülke parçalanır. Sonra sıra kime gelir o da ayrı bir konu. Türkiye’nin bu konuda ana stratejisi ve siyasi hedefi Suriye’nin toprak bütünlüğünün sağlanması ve çatışmaların bir an evvel bitirilmesi olmalıdır. Aksi takdirde biz çok şey kaybederiz. Türkiye bunu retorik olarak ifade ediyor ama yaptığına baktığımız zaman yanlış anlaşılmalara sebep veriyor. Şu anda bir güven ortamı yok. Türkiye Rusya’ya güvenemiyor. Çünkü Rusya zaman zaman YPG ile görüşüyor, Suriye ordusunun altına girecek şekilde ayarlanıyor. Rusya da Türkiye’ye güvenmiyor. Çünkü Türkiye zaman zaman Amerika’ya yanaşıyor, NATO’dan destek almaya çalışıyor. Amerika da Türkiye’ye güvenmiyor. O da acaba yardım edersem Türkiye’ye, yine Rusya’ya gider mi şeklinde bir güvensizlik ortamı var. Güvenin yeniden tesis edilmesi lazım. O bakımdan bu işin diplomasi yoluyla halledilmesi konusunda hemfikirim. Aksi takdirde gereksiz bir çatışma ortamı doğar ve uzar. Uzayan çatışma ortamı da sadece iki ülkenin parçalanmasına ve Amerika ve İsrail’in işine yarar.”

    Etiketler:
    S-400, Vladimir Putin, Recep Tayyip Erdoğan, HTŞ, TSK, Suriye, İdlib, Libya, Türkiye, Rusya, ABD
    Topluluk kurallarıTartışma
    Sputnik hesabınızla yorum yapınFacebook hesabınızla yorum yapın