09:52 01 Haziran 2020
Canlı Yayın

    'Petrol fiyatlarındaki bu düşüşün bir de çıkışı olacak'

    Eksen
    URL'yi kısaltın
    Yazarı
    0 75
    Abone ol

    Ali Arif Aktürk'e göre petrol fiyatlarındaki çöküşün pandemi dışında spekülatif nedenleri var. Aktürk, Trump'ın Suudi petrolü alımını kesmeyeceği, bu söylem ve İran'la krizin fiyat artırımı amaçlı olduğu görüşünde. "Bu düşüşün çıkışı olacak" diyen Aktürk, offshore maliyetler yüzünden Doğu Akdeniz'de kapışmanın en az 3-4 yıl ertelendiğini düşünüyor.

    Dünya yeni tip koronavirüs (Kovid-19) krizi eşliğinde petrol fiyatlarında tarihi çöküşlere tanıklık ediyor. OPEC+ anlaşmasına uyarınca gidilen kesinti şimdilik piyasaları teskine yetmemiş gibi görünürken, ABD’nin Batı Teksas (West Texas Intermediate/WTI) tipi ham petrolünün varil fiyatı 0 doların altına inerek eksiye düştü.

    Uzmanlar bu durumun büyük ölçüde stoklarla alakalı olduğunu belirtirken, Trump yönetiminin Suudi Arabistan'dan petrol ithalatını durdurabileceği haberleri gelmeye başladı.

    Petrol piyasalarındaki durumu enerji uzmanı ve eski BOTAŞ Gaz Alımı Daire Başkanı Ali Arif Aktürk ile konuştuk.

    'Arz-talep dengesinin yanında spekülasyon ve manipülasyona açık vadeli işlemler piyasaları etkili'

    Ali Arif Aktürk, Kovid-19 krizinin hayatı durdurmasıyla yaşanan talep düşüşünün fiyatları belirlediğini belirtirken, bunun yanında ciddi spekülasyon ve manipülasyona açık vadeli işlemler piyasalarının durumda etkili olduğunu kaydetti. Dünyanın pek çok bölgesinde ağzına kadar dolu tankerlerin cirit attığını anlatan Aktürk, kendi beklentisiyle 2021 Ocak sonlarına doğru fiyatların yükselme seyri başladığında, özellikle ABD'de kaya gazı ve kaya petrolü için kuyu açan bulunamayacağından daha hızlı bir artış öngörüyor:

    “Benzer durumlar 2008’de görülmüştü. 7 Temmuz’da 147 dolar olan petrol bir anda dramatik şekilde düşmüştü. Bugüne geldiğimizde 2 gün önce -37 yazdı WTI. Şu anda 17 dolar. Yani arada yaklaşık 50 dolarlık bir fark var. Bu piyasalarda maalesef dünyada arz talep dengesinin dışında bazı şeyler de oluyor. Çok ciddi spekülasyon ve manipülasyona açık vadeli işlemler piyasaları kaldıraç etkisi yüksek çok olan piyasalar. Petrol başta olmak üzere emtia piyasalarını lokomotif olarak sürüklemeye başladılar. Artık petrolde arz talebin belirlediği fiyattan ziyade başta vadeli işlemler piyasalarındaki fiyatlar belirleyecek etken olmaya başladı. Bunun bir örneğini de şu; OPEC+ Rusya kota uygulamaya başladılar. Yaklaşık 10 milyon varil gün ama bunun etkisi olmadı. Hala arz talebin de etkisi var. Şu anda Amerika Birleşik Devletleri başta olmak üzere artık bu stratejik petrol stoku seviyeleri düzenlendi. Herkes tankerlere yükledi petrolü, tanker limanda yüklüyor, oradan ayrılmak zorunda, Meksika Körfezi’nde ya da Atlantik kıyılarında tankerler tur atmaya başlıyor. Marine trafik ile ilgilenen insanlar da görebilir. Ağzına kadar dolu tankerler dolum yaptı. Bunun etkisi yakın gelecekte ne olacak? Şu anda başta ABD olmak üzere tüm dünyada petrol sektörüne servis sağlayıcıların kontratları iptal ediliyor. Çünkü düşük seviyedeki petrole kimse yatırım yapmıyor. Önümüzdeki dönemde petrol fiyatları yükselmeye başlayınca ki öngörüm 2021’in Ocak sonlarına doğru yükselme hızı artacak bu sefer de servis sektörleri yeni kuyuları açacak dip bulamayacak. Özellikle Amerika’da kaya gazı ve kaya petrolü için çok sık kuyu açılmak zorunda. Çünkü her kuyu 2 yılda yaşlanıyor ve aynı üretimi sürdürmek için sürekli kuyu açmak zorundasınız. Şu anda kimse bu fiyatlarda kuyu açmadığı için önümüzdeki dönemde hızlı bir yükseliş bekliyorum. Korona'nın tabii ki çok ciddi etkisi var. Bugün dünya petrol tüketiminin yaklaşık yüzde 63’ü ulaştırma sektöründe kullanılıyor. Hava yolunda bütün uçaklar hangarlarda, sadece kargo uçuşları için kullanılıyor. Ulaşımda keza yine tedavinin dışında kimse seyahat etmiyor. Dolayısıyla talepte ciddi bir düşüş yaşandı. 15 Nisan’da yayımlanmış uluslararası enerji ajansının bir raporu var. Şu anda 29 milyon varil gün bir düşüş yaşandı. Bu peyderpey varsayıma göre mayıs, haziran, temmuzda yükseliyor. Ama geçen yıla göre ortalama 9.3 milyon varil gün daha düşük kapatacak, talepte düşüş olacak. Dolayısıyla koronanın etkisi çok büyük.”

    ‘-37'den 17 dolara çıkış manipülatif bir aksiyon’

    Fiyatlardaki düşüşün ABD'yi etkilemesinin doğal olduğunu belirtirken, -37'den 17 dolara çıkışın manipülatif bir askiyon olduğuna dikkat çeken Aktürk, Rusya'nın da ortalama üretim maliyetinin Ortadoğu'ya göre yüksek olmasından ötürü olumsuz etkilendiğini kaydetti. Aktürk, maliyetin ucuz olduğu Irak ve Suudi Arabistan için bile bıçağın kemiğe dayandığını dile getirdi:

    “Future piyasası zaten olmayan parayla olmayan emtia’nın ticareti. Geleceğe yönelik bir nevi kumar, kaldıraç etkisi de var. Amerika Birleşik Devletleri’ni olumsuz etkilemesi doğal. Ama -37’den 17 dolarlara çıkması manipülatif bir aksiyon. Mesela Continental Resources gibi bir şirket Amerika’nın vadeli emtia kontratları ticaret komisyonuna şikâyette bulundu, bunun sebebinin araştırılması için. Belki önümüzdeki dönemde başta ABD olmak üzere tüm dünyada gelişmiş borsa sisteminde bu konuda daha sıkı önlemler alınabilir. Hem vergisel hem de manipülasyonu etkileyici önlemler… Ama ne kadar önlem alınırsa alınsın bu kolay değil. Petrol üreticisi ülkelerin sıkıntısı ise şu: Rusya çok etkileniyor. Rusya’nın ortalama üretim maliyetleri Ortadoğu’ya göre çok yüksek. Şu anda fiyat seviyeleri neredeyse başa baş geldi. Kuyu başı maliyet en ucuz Irak’tadır, Suudi Arabistan’dadır. Onlar için bile yavaş yavaş bıçak kemiğe dayandı denilebilir. Ama Rusya gibi özellikle off-shore’da üretilen petrolün artık ekonomisi kalmadı. Bunlar yavaş yavaş kuyularını kapatacaklar. Kuyu üretime kapatıldığında tekrar onu hayata geçirmek de başlı başına bir süreç, maliyet."

    'Bu düşüşün bir de çıkışı olacak, Türkiye gibi cari açığı fazla ülkeler olumsuz etkilenir'

    Aktürk fiyat düşüşünün ciddi bir çıkışı olacağını öngörürken, durumdan Türkiye gibi cari açığın fazla olduğu ülkelerin olumsuz etkileneceğini vurguladı:

    "Bu düşüşün bir de ciddi bir çıkışı olacağını öngörüyorum. Bizim gibi cari açığın fazla olduğu ve cari açığı finansmana ihtiyacı olan ülkelere de birtakım etkisi var. Bizim cari açığımızı petrol ithalatımızın düşmesinden dolayı düşürüyor. Ancak yine de cari açığımızı, bütçe açığımızı finanse etmemiz gerekiyor. Bu cari açığın finansmanı doğrudan yatırımla ya da sıcak parayla oluyor. Şu anda Türkiye’ye doğrudan yatırımcı gelmiyor. Sıcak parayla gelen para da zaten petrol gibi emtia piyasalarında oluşan fonların kazanımlarıyla özellikle Ortadoğu’dan gelen ciddi bir para vardı. Bu da yavaş yavaş Türkiye’ye akmamaya başlayacak. Türkiye ve onun gibi ülkeler sıkıntı yaşayacak diye düşünüyorum.”

    ‘ABD Suudi Arabistan'dan ithalatı yasaklamaz'

    Aktürk'e göre, Trump yönetiminin Suudi Arabistan'dan petrol ithalatını kesmesini imkan dahilinde görmüyor. Bu yöndeki açıklamaların Amerikan kaya petrolü sanayisini korumak amaçlı olduğunu dile getiren Aktürk, aynı şekilde Trump'ın da Hürmüz'de İran'la gerilimi arttıran söylemlerinin gerisinde bunun yattığını dile getirdi. Aktürk, kasımda Trump tekrardan çekilirse, Fed'in parasal genişlemesi sürerse, şu anki faiz seviyelerinde ocak sonunda Brent petrolün 45 dolar, WTI'nin 38-40 dolar mertebesinde olacağı görüşünde. Ancak Aktürk durumda koronavirüs krizinin durumunun etkili olacağını belirtti:

    "Piyasaya pozitif etki için yapılan açıklamalar. Amerika sonuçta petrol endüstrisi önemlidir. Tümüyle serbest ticarete açık bir şey. Belki birtakım fonlar, mali yükümlülükler getirebilir. Ama bunu yasaklayabileceğini düşünmüyorum. Kendi kaya petrolü endüstrisini korumak için yapılan aksiyonlar. Mesela Trump spekülatif amaçlı petrolü yükseltmek için bazı açıklamalarda da bulunuyor. ‘İran’ın Hürmüz’deki deniz araçlarını vurabiliriz’ dedi. ‘Yine petrol stoklarını arttıracağız’ dedi. Bunlarla belki Amerika’da bir miktar daha petrol fiyatını yükseltmeye çalışıyor. Ocak sonu 2021’e göre şöyle bir tahmin yapmam gerekirse, eğer kasımda Trump tekrar seçilirse, Fed’in parasal genişlemesi devam ederse ve şu anki faiz seviyelerinde ocak sonunda Brent petrolün 45 dolarlar mertebesinde, WTI da bundan 38-40 dolar seviyesinde olacağını tahmin ediyorum. Koronanın da ikinci bir pik yapmaması varsayımıyla böyle olur. OPEC şu anda kota uyguladı. Ama bu kotanın daha da yükseltilmesi dedikodusu dolaşıyor. Onun da imkansızlıkları var tabii ki. 30 milyon varil bir kesinti uyguladığında zaten kendi ayağına kurşun sıkmış olur. Bu kotalara herkes de her zaman riayet etmiyor. Özellikle petrol üretilen ülkelerin bir kısmı mumbo-jumbo ülke. Orada birtakım petrolün üretilip satılmasında farklı kaçış noktaları da var. OPEC’in uyguladığı kota her zaman her ülkeye uymuyor. Ama önünü görememe de doğru bir şey."

    'Mesele akıllıca yönetilebilirse enerji girdisinde bir miktar daha tasarruf sağlanabilir'

    Türkiye'nin de petrol stoklarının yüksek seviyede olduğunu anlatan Aktürk, düşen petrol fiyatlarının doğalgazda uzun vadeli anlaşmalara etkisine dikkat çekerek meselenin akıllıca yönetilmesi halinde aradaki 9 aylık süreyi kısaltabilecek aksiyonla enerji girdisinde bir miktar tasarruf sağlanabileceğini kaydetti. Türkiye'nin ekim-kasıma doğru tüm stoklarını dolu tutması gerektiğini belirten Aktürk, petrolde ciddi ani yükseliş beklentisinin altını çizdi:

    "Mesela TÜPRAŞ bile yatırımlarını erteleme yönüne gidiyor. Birçok petrolü işleyecek rafineri de önünü göremediğinden dolayı yatırım ertelemesine gidiyor dünyada. Zaten bizim de petrol stoklarımız yüksek seviyede. Eğer akıllı bir politika güdebilirsek, buradan fırsatlarla da çıkabiliriz. Burada yapılması gereken en önemli husus petrolün dışında gazla ilgili söyleyeceğim şeyler var. Uzun vadeli anlaşmalarımızın hepsi 9 aylık petrol ürünleri ortalamalarına göre çalışır. Şu anki düşen petrol fiyatları 9 ay sonra gaz fiyatlarına yansıyacak. Dolayısıyla bizim gaz fiyatlarımız halihazırda 2019’daki petrol fiyatlarıyla çalışıyor ve yüksek fiyattan gaz alıyoruz. Bunları eğer akıllıca yönetebilirsek ve aradaki 9 ayı kısaltabilecek aksiyona geçebilirsek belki enerji girdimizde bir miktar daha tasarruf sağlayabiliriz. Ama Türkiye’nin düşen ve dalgalanan petrol fiyatlarında kontrol edebileceği çok husus yok. Ben yönetimin yerinde olsam, özellikle ekim-kasıma doğru Türkiye’deki tüm stokları dolu tutmaya çalışırım. Çünkü korona etkisi geçtikten sonra çok ciddi ani yükselişler bekliyorum petrolde."

    'Doğu Akdeniz'deki kavga en az 3-4 yıl ötelendi

    Aktürk, var olan fiyatlarla denizde üretimin (offshore) maliyetinin yüksekliğine dikkat çekerken, Doğu Akdeniz'deki kavganın da en az 3-4 yıl ötelendiğini dile getirdi:

    "Şu anda off-shore yani denizde üretim bitti, şu fiyatlarla mantıklı bir seviyesi de yok. Denizdeki siyasi riskleri olmayan, mesela İngiltere’nin Kuzey Denizi’nde bile petrolü çıkarmanın Brake limanı başa baş noktası 18-19 dolardan başlıyor. Yani petrol fiyatları böyleyse Kuzey Denizi’nde o derinlikte, Doğu Akdeniz’deki siyasi belirsizliklerle de birlikte petrol fiyatları 85-90 dolar olmadan hiç kimse orada petrol veya gaz çıkaramaz. Bu Türkiye için de geçerli, eğer inat edip de kuyu kazdıktan sonra petrolü keşfedip çıkarsak bile bu maliyetinin çok üzerinde olacak. Dolayısıyla Doğu Akdeniz’deki kavga en az 3-4 yıl ötelendi. Doğu Akdeniz’de 3-4 yıl ekonomik nedenlerle bir siyasi kavga olacağını pek düşünmüyorum. İsrail’in 18-19 dolarlık petrol fiyatını aşması lazım ki orada anca başa baş. O bölgenin bir de siyasi risk birimi vardır, belirsizlikten dolayı. Orada mantıklı bir üretim rakamı en aşağı 30 dolarlık ham petrolün üzerinde diye düşünüyorum.”

    Etiketler:
    TÜPRAŞ, Doğu Akdeniz, Anlaşma, OPEC+, Koronavirüs, Kovid-19, Suudi Arabistan, Donald Trump, WTI petrolü, Petrol fiyatları, ABD
    Topluluk kurallarıTartışma
    Sputnik hesabınızla yorum yapınFacebook hesabınızla yorum yapın