15:36 26 Mayıs 2020
Canlı Yayın

    'ABD, Venezüella'da darbe timiyle ikinci dalga huzursuzluk zemini yaratmaya çalıştı, başarısız oldu'

    Eksen
    URL'yi kısaltın
    Yazarı
    0 50
    Abone ol

    Çağlar Tekin'e göre Chavez’in inşa ettiği sağlık sistemi Venezüella’ya Brezilya ve Kolombiya örnekleri karşısında başarı getirdi. ABD'nin darbe timleriyle giriştiği son başarısız operasyonun 'huzursuzluk zemini yaratma' amaçlı olduğu görüşündeki Tekin, Latin solunda koronavirüs sonrası sosyal devlet eşliğinde yeniden yükseliş öngördü.

    Koronavirüs salgını Latin Amerika ülkelerinde de başta Brezilya ve Kolombiya olmak üzere etkisini hissettirirken, ABD'deki Trump yönetiminin 'kanlısı' Venezüella'da Devlet Başkanı Nicolas Maduro'ya Amerikalı özel güvenlik şirketi aracılığıyla darbe girişimine kalkışılması dikkatleri Caracas'a çevrildi. Venezuela, 'Domuzlar Körfezi' fiyaskosunu andırırcasına ülke sahillerine ayak basmaya çalışırken yakalanan ve aralarında iki ABD vatandaşının bulunduğu 17 kişiyi tutukladı. Bu kişilerin Florida merkezli Silvercorp güvenlik şirketi ile bağlantılı oldukları bizzat şirketin CEO'su tarafından doğrulanırken, Venezüella'da kendini devlet başkanı ilan eden muhalif lideri Juan Guaido ile anlaşma imzalandığı karşılığında Maduro'yu yakalayıp ABD'ye götürülmesinin hedeflendiği kaydediliyor.

    ABD yönetimi darbe girişimiyle alakası olduğunu yalanlamış durumda. Ancak Trump yönetiminin son iki senedir açıkça Venezüella'da darbe girişimlerine verdiği destek nedeniyle özel güvenlik şirketiyle bağlantılar sorgulanıyor.

    Latin Amerika'da koronavirüs krizi ve Venezuela'daki darbe girişimiyle ilgili gelişmeleri, Venezüella'da Chavez deneyimini sahadaki çalışmalarıyla görmüş gazeteci yazar Çağlar Tekin ile konuştuk.

    ‘Chavez’in inşa ettiği sağlık sistemi Venezüella’yı Latin Amerika’nın en korunaklı ülkesi haline getirdi’

    Çağlar Tekin, Latin Amerika'da 2000'lerden 2010'a kadar hüküm süren solun yerini darbeler dahil çeşitli girişimlerle sağ iktidarların aldığını anımsatırken, günümüzde yaşadığımız koronavirüs krizi karşısında geliştirilen refleksleri de bu gelişmelerin etkilediğini vurguladı. Venezüella'da Chavez döneminde oluşturulan sağlık sisteminin onca badireye rağmen ülkenin salgın ile başarılı sayılabilecek bir mücadele yürütmesine yardımcı olduğunu belirten Tekin, buna karşılık koronavirüs tedbirlerine itiraz eden Brezilya'nın aşırı sağcı lideri Jair Bolsonaro’nun oluşturduğu örneğe atıf yaptı:

    “Latin Amerika 2000’lerin başında sol halk yükselişiyle girdi 21. Yüzyıla. Bu yüzyılın ilk 10 yıllık periyodunda daha halk iktidarlarının yükseldi. Venezüella’da Chavez’in, Honduras, Brezilya, Paraguay, Uruguay ve bir dizi ülkede halk iktidarlarının geldi ve Amerikan siyasetinden kopan daha halkçı unsurların, politikaların, ekonomik yapılanmaların öne çıktı. Venezüella’da başka bir sağlık sisteminin inşa edildiği bir süreç yaşadık 2000’lerin ilk 10 yıllık periyodunda. Bu periyodun sonunda salgına yaklaştığımız dönemde neler yaşandı? 2009’da özellikle Honduras’ta Zelaya'nın devrilmesiyle başlayan bir darbeler süreci, bununla beraber meclis darbeleri, saray darbeleri veya seçim sonuçlarına darbelerin yükseldiği solun belinin bu anlamıyla kırıldığı bir dönem yaşandı. Bu dönemin sonunda ortaya çıkan tablo bakarsak, Latin ülkeleri aslında dünyanın en borçlu ülkelerinden, üretim sürecinin tamamen neredeyse durduğu bir üretim kopukluğunun yaşandığı bir yer olarak sahnede kaldı. Salgının gelmesiyle beraber darbe süreciyle iktidara getiren yöneticilerin tutumları… Brezilya’da Bolsonaro, Trumpvari tutumlarıyla, salgının önemli olmadığını, anlamsız olduğunu söylüyor. Amerika’da Pence’in hastanelerde maskesiz gezecek kadar pervasız davrandığını görüyorsak, Bolsonaro'nun da mitinglere maske takmadan katıldığını görüyoruz. Venezüella meselesinde salgınla beraber terse dönüş yaşanmaya başladı. Haberlere yansımıyor. Ama Venezüella’da Chavez döneminde inşa edilen bir sağlık sistemi oldu. O dönemde ben de oraya giderek bu süreci kısmi olarak gözlemlemiştim. Ülkenin en köşe bucak noktalarına ulaşan bir sağlık sistemi kurulmaya başlandı. Bu sistem bir Küba modeli, sosyalizan bir model olduğu için önleyici bir sağlık sistemi olarak öne çıkıyordu. Venezüella bu süreçte bunun karşılığını alıyor. Belki de Chavez’in ölümünden sonra en ciddi darbe yediği dönem bu dönem oldu. Diğer ülkelere kıyasla bakan bir Venezüellalı şunu görüyor; ülkede Chavez’in inşa ettiği sağlık sistemi Venezüella’yı ekonomik darboğaza rağmen daha korunaklı bir hale sokmuş durumda. 2000’lerin başından itibaren başlayan önleyici sağlık sistemi ağırlıklı inşa süreci şu an Venezüella’yı Latin Amerika’nın en korunaklı ülkesi haline getirmiş pozisyonda salgına karşı. Brezilya’da ise tam tersi işleyen bir yıkım süreci var. Sağlık Bakanı istifa ettirildi, o da bir Neonazi iken kendi başkanına bu işlerin böyle olmaması gerektiğini söylediği için istifa ettirildi. Buradan baktığımızda kıtanın öne çıkan yegane ülkesi elbette bu süreci en dayanışmacı ülke Küba. Küba’nın doğrudan tıbbi destek verdiği 55 ülke var. En ironik olanı Güney Afrika’ya gönderdi. Güney Afrika geçmişte Angola’yı işgal ettiğinde Küba tarihte bir ilki gerçekleştirip bir üçüncü dünya ülkesi olarak kıtalararası askeri müdahalede bulunmuştu, 100 bin civarı asker, sağlık personeli, eğitimciden oluşan birlik göndererek Angola’nın işgalden kurtulması sürecinde Küba asli rol üstlenmişti. 90’larda apartheid rejiminin tamamen çözülmesi, ardından Güney Afrika tarihin derin cezaevinden çıkışıyla beraber ilişkilerin gelişmesi süreci yaşanmıştı.”

    ‘Venezüella’da ikinci bir dalga yaratmak isteyen Amerika, burada da başarısız oldu’

    Trump yönetiminin Madoru'yu devirmek, Venezuela'daki sol iktidarı sabote etmek için şimdiye kadar pek çok girişimde bulunduğunu anımsatan Tekin, koronavirüs krizinin ortasında da sabotaj faaliyetlerinin sürdüğünün anlaşıldığını belirtti. Venezüella'nın tüm yaşadığı iktisadi krize rağmen kıtanın en dik durabilen ülkesi olduğunu vurgulayan Tekin, özel güvenlik şirketine bağlı paramiliterler tarafından yürütülen son çıkarma girişiminin doğrudan bir darbe değil, darbe için uygun zemin hazırlama olduğu görüşünü dile getirdi. Tekin'e göre Trump yönetiminin başarısızlıkların ardından ikinci bir dalga çabaya girişti ancak yine başarılı olamadı:

    “Venezuela'daki doğrudan bir darbe girişimi değildi. Ama darbe için uygun atmosfer sağlama sürecini işletmeye çalışıyor ABD. Kolombiya’da eğitim alan bir grup var. Bir kısmı Venezüella’dan kaçmış askerler. Bunun benzerini Suriye’de sergilemeye çalışmışlardı, tutmamıştı. Suriye ordusunun da yüzde 90’ınından fazlası bu sürece dahil olmamıştı. Venezüella’da da benzer bir süreç oldu. Küçük bir toplam Venezüella ordusundan ayrıldı. Bunlar Amazon ormanlarının sağladığı geçişkenlikten faydalanarak Kolombiya’ya giriş-çıkış yapabiliyorlar ve orada eğitim aldılar. Amerikan destekli paramiliter gruplar da eğitim aldı. Nitekim son yakalanan ekibin içinde Venezüella ordusundan ayrılmış ve ülkeye tekrar saldırı için gelmiş olanlarla beraber iki Amerikalı paramiliter ele geçirildi. Amerika’nın buradaki yürüttüğü süreç biraz bozulmuş durumda. Venezüella tüm yaşadığı iktisadi krize rağmen sağlık alanında kıtanın en dik durabilen ülkesi pozisyonuna yerleşti. Bizim ülkemizden baktığımızda algılamak kolay değil. Ama bizde de bir sürü eleştirilecek boyutu olmasına rağmen Cumhuriyet’in ciddi bir sağlık politikası, kazanımı var. Latin ülkelerinin önemli kısmında sağlık sistemi ya hiç yok ya da özel sektör üzerinden işleyen aksak yürüyen bir sistem. Venezüella bunların yanında çok daha ileri bir seviye yakaladığı için süreci daha iyi yönetiyor. İyi yönetim de toplumsal destek anlamında en azından şu an Morales’in de elini rahatlatmış durumda. Amerika’nın arka bahçesi olarak gördüğü için pervasız adımlar atabiliyor. Venezüella'ya da bu şekilde yaklaşıyorlar. Küçük terör timleri ülkeye sistematik olarak sokulup hem saldırılarda hem de sabotajlarda kullanılıyor. Başkenti bölgesi Karakas'ta uzun süre elektrik kesintileri yaşanmıştı. Çok sayıda trafo, elektrik üretim merkezlerine sistematik olarak saldırılar gerçekleşmişti. Günde birkaç saate kadar düşen elektrik verilmek durumunda kalınmıştı. Bu süreç Venezüella ordusunun operasyonlarıyla büyük oranda durduruldu. Buna benzer ikinci bir dalga yaratmaya çalışıyor Amerika. Bu tarz timlerin böyle misyonları var, sabotaj yoluyla huzursuzluk atmosferini arttırmaya çalışıyorlar. Ama Domuzlar Körfezi’ndeki gibi kimi tuzaklarla kıskıvrak yakalanabiliyorlar."

    'Özel güvenlik şirketi kullanılmış olması şaşırtıcı değil'

    Tekin, Venezuela'daki son girişimde Silvarcorp isimli özel güvenlik şirketi ve ABD ordusunda Irak, Afganistan gibi bölgelerde hizmet vermiş eski özel güvenlikçilerin kullanılmasının da normal olduğu görüşünde. Black Water örneği dışında Libya'da, Yemen'de benzer girişimlerin olduğunu, Latin Amerika'da ise öteden beri Kolombiya'yı merkezine alan kontrgerilla faaliyetlerinin yer aldığını anımsatan Tekin, Trump yönetiminin son girişime doğrudan katılmak yerine özel güvenlikçi kullanmasının şaşırtıcı olmadığını dile getirdi:

    "Ortadoğu’da da Black Water, Yemen’de benzer girişimlerde bulunan eski ABD özel timlerinden oluşan ekipler kuruldu. Libya’da buna benzer iddialar ortaya atılmıştı, özellikle Amerikan konsolosluğuna yapılan saldırıdan sonra doğrudan sürecin içine dahil olmayıp dışarıdan eğitim veren kimi timlerin kullanıldığı gibi. Ama Latin Amerika’da bu geçmişte de vardı. Özellikle Kolombiya, Amerika’nın bu tarz yöntemler için en fazla deney sahası olarak kullandığı ülkelerden birisi. Kolombiya üzerinden Venezüella’ya, Nikaragua’ya uzanan bir kontrgerilla hattı var. Eğitim süreciyle beraber ülkelerdeki iktidarlara yönelik darbe ortamı hazırlama ve doğrudan darbe yapma süreçleri var. Bunu bu süreçte kısmen hızlandırmış olmaları anlaşılır. Çünkü Trump bu işlere daha ticari bakan bir ekolün temsilcisi. Haliyle doğrudan Amerikan ordusunu kullanmak yerine o ülkenin finansmanıyla elde edilmiş ama Amerikan ordusunun tecrübesini de yansıtan bir eğitim sistemi modeli oturtmaya çalışıyor gibi. Bunun Kolombiya üzerinden geliştirilmiş olacak olması da şaşırtıcı olmasa gerek. Kolombiya, dünyada Amerika’nın bu işi en profesyonel anlamda yaptığı ve tarihselliği en geniş ülke. Kolombiya, Amerika için bu işin laboratuvarı. Kolombiya-Venezüella sınırı da oldukça geniş. 1200 km’ye yakın bir sınır diye hatırlıyorum. Bu sınırın hemen tamamı Amazon ormanlarıyla kaplı olduğu için de geçişkenliğin ve denetimsizliğin çok hakim olduğu bir bölge diyebiliriz buraya.”

    ‘Salgın sosyal devleti öne çıkaracak, ABD'nin arzusunun aksine sol dalga yükselişe geçecek’

    Tekin, iktisadi olarak zaten sıkıntıda olan Latin Amerika ülkelerinin salgın nedeniyle daha da zarar göreceği görüşünde. Ancak Latin Amerika'nın güçlü sol geleneğini anımsatan Tekin, bu sürecin sosyal devlet talebini öne çıkaracağı ve ABD’nin arzu ettiğinin aksine Latin bölgesinde sol dalganın yükselişe geçeceği öngörüsünde bulundu:

    “Pandemi ile Latin Amerika’da antikapitalist sol hareketlerin yeni bir yükseliş dönemi açılacak gibi duruyor. Öncelikle pandemiyle beraber 2008-09 krizinin çok daha üzerinde, hatta 29 buhranını da aşan bir döneme girecek gibi görünüyor. Bununla birlikte ABD’nin buradan ciddi darbe yediğini ama devlet kapitalizmi diyebileceğimiz bir yandan da sosyalizan unsurları bünyesinde taşıyan Çin modelinin başlangıçtaki hatalarını saymazsak başarılı olduğunu görebiliyoruz. Bu modeller Amerikan modelinin aksine bu tarz küresel ölçekli sıkıntılarda aslında direncin kendisi olduğunu gösterdiler. Direnç dediğimiz şey zaten kamuculuk. Onu ortadan kaldırdığımızda elimizde Amerika gibi bir dünya liderlinin düştüğü hali görüyoruz. Latin ülkelerinde bunun etkisi mutlaka olacak. Bir yandan sosyal devletin öne çıkacağını göreceğiz. Latin dünyasının güçlü bir sol geleneği vardır. Bu sol gelenek muhtemelen bu süreci bir başka yerden tutarak örgütleyecek. Çünkü iktisaden de Latin ülkeleri şu sürecin en fazla hasar gören ülkeleri haline gelecekler. Sanayi üretimleri zaten sıfıra yakın bu ülkelerin. Petrol fiyatları ciddi anlamda düştü. Zaten petrolü geliri olan birkaç ülke vardı, bunu da yitirmiş olacaklar. Bolivya lityum kaynaklarıyla öne çıkan bir ülke. Morales, Amerikalı firmalarla anlaşma konusunda direndiği için darbeyle devrildi. Bolivya, şu an ciddi bir iktisadi krize girecek. Tüm bunları birleştirdiğimizde yeni bir kamuculuğun yükselmesi için Latin Amerika gerekli koşullara sahip hale gelmiş gözüküyor. Latin Amerika’nın Amerika’nın istediği durumun aksine yeni bir sol dalgayla beraber yükselişe geçeceğini düşünüyorum. Bu ülkeler pandemi ile beraber tarımsal üretimde dahi ciddi anlamda güven kaybetmiş alanlara yönlendirilmiş durumda. Misal Arjantin Latin Amerika’nın bu anlamıyla en üretken ülkelerden. Endüstriyi neredeyse sıfıra yakın. Hayvancılık var. Şu anda bu kimi sakıncalar barındırıyor. Çünkü hayvanların toplu halde barınması sorgulanır hale gelmiş durumda. Bu hayvanların besleneceği yem üretimi güçlüdür Arjantin’de. Petrol kökenli tasfiyelerin olması keza bu ülkeleri sıkıntıya sokacak. Tüm bu çerçevede Latin Amerika’da Amerika’nın etkisi kırılacak. Bu bölgeye Çin de ciddi anlamda yatırım yapmıştır. Çin etkisinin artacağı ve solun tekrar bir yükselişe geçme ihtimalinin ortaya çıkacağını gösteriyor. Pandemi öncesinde de bunun kimi işaretleri vardı. Şili ve Arjantin’de yükselen hareketleri değerlendirmiştik önceden. Bunlar bir zemindi ve pandemiyle birlikte yükselecek olan toplumsal eşitsizlikler muhtemel yeni bir toplumsal isyan döneminin kapısını açabilir. Venezüella, bunca ablukaya rağmen sağlık sistemi en iyi olan ülke, yanı başlarında model ülke Küba var. Küba neredeyse ayrı bir gezegendeymiş gibi kalıyor diğer Latin ülkeleriyle kıyasladığımızda. Bu anlamıyla bunlar Latin Amerika’da bir sol yükselişinin önünü açacak. Önümüzdeki süreçte yıllardır darbelerini konuştuğumuz Latin Amerika’yı biraz da devrimci hareketlerin öne çıktığı ve seçimlerle de olsa daha sol sosyal demokrat adayların iktidara geldiği kıta olarak anmaya başlayacağız gibi geliyor. Pandeminin insanlığa yapacağı güzel katkılardan biri bu olsa gerek.”

    Etiketler:
    Koronavirüs, Hugo Chavez, Kolombiya, Brezilya, Nicolas Maduro, Venezüella, ABD
    Topluluk kurallarıTartışma
    Sputnik hesabınızla yorum yapınFacebook hesabınızla yorum yapın