07:17 29 Ekim 2020
Canlı Yayın

    'Maraş'ın KKTC seçimi öncesi açılması iç siyasete yönelik algılandı, pandemi koşullarında oylamayı etkilemez'

    Eksen
    URL'yi kısaltın
    Yazarı
    0 03
    Abone ol

    Prof. Mehmet Hasgüler'e göre Kuzey Kıbrıs'ta 46 yıldır kapalı Maraş'ın seçimler öncesinde açılarak iç siyaset malzemesi yapılması yanlış. Hasgüler, olayın Kıbrıs Türklerinin oylarına etkisi olmayacağı görüşünde. Hasgüler'e göre Maraş; AB, BM gibi taraflarla masada konuşulsa, Doğu Akdeniz’deki cephe karşısında Türkiye'nin elini güçlendirebilirdi.

    Doğu Akdeniz'de Türkiye ile Yunanistan arasındaki kriz hali NATO'nun devreye girmesiyle dindirilmiş görünürken, Kıbrıs'tan dikkat çekici haber geldi.

    Kuzey Kıbrıs'ta 11 Ekim'de düzenlenecek cumhurbaşkanlığı seçimi öncesi Başbakan Ersin Tatar, ani bir kararla 46 yıldır kapalı bölge Maraş'ın açılmasına karar verdi. Karardan Kuzey Kıbrıs Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Kudret Özersay'ın da haberinin olmadığı belirtilirken bu olay, adanın kuzeyindeki hükümetin de çökmesine yol açtı. Koalisyon ortağı Halkın Partisi, Ulusal Birlik Partisi (UBP) liderliğindeki hükümetten çekildiğini duyurdu.

    Kuzey Kıbrıs'ta seçim öncesi durum ve Maraş'ın açılması kararını Kıbrıs gazetesi yazarı da olan Prof. Mehmet Hasgüler ile konuştuk.

    'Maraş'ın açılması Özersay'ın da haberi olmadan alınan tuhaf bir karar oldu'

    Prof. Mehmet Hasgüler, Maraş'ın açılmasına yönelik tartışmalar bir süredir devam ettiğini belirtirken koalisyon ortaklarının dahi bu meselenin seçimlere karıştırılmaması gerektiğini vurgulamasına rağmen alınan karar 'tuhaf bir açılma kararı' oldu. Hasgüler, Maraş meselesinin seçimle yakından alakalı göründüğünü belirterek, "Sanki birileri bir şeyler alacak gibi bir görüntü var" yorumunu yaptı:

    “Maraş’ın bir süredir açılma tartışması vardı. Dışişleri Bakanı Özersay’ın da söylediği gibi onlar da bu işin seçimlere karıştırılmasının doğru olmadığını ifade ettiler. Zaten haberleri de olmadığını söylediler. Hükümetten de çekildiler. Tuhaf bir açılma kararı oldu. Seçim yasakları bir taraftan hükümet ortaklarının bu konuda birbirlerinden habersiz öyle bir şeye nasıl vardılar bir taraftan? Bu hafta sonu yapılacak seçimle çok alakalı görünüyor. Böyle de olması son derece doğal. Çünkü Maraş, iç politikada sanki birileri birilerinden bir şeyler alacak gibi bir görüntü var. Bir yol açıyorlar, yürüyüş yolu gibi. Fakat Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın dediği gibi mülklere dokunulmayacak. BM Güvenlik Konseyi kararları var, uluslararası toplumun belli bir yaklaşımı var. 46 yıl sonra bir yol açılacak ve insanlar orada yürüyecekler. 46 yıllık bir hayalet kent müzesi gibi herhalde bir süre kullanılacak. Yabancı turist de gelirse bu pandemi döneminde oraları görecekler."

    'Maraş ile diplomaside iş birliğinin yolu açılabilirdi'

    Maraş'ın Doğu Akdeniz meselesinde diplomaside iş birliğinin yolunu açacak şekilde kullanışlı kılınabilecekken bu şekilde açılmasını eleştiren Hasgüler, kapalı bölgenin açılmasının da yeni bir gerilime yol açacağını vurguladı:

    "Bunun Kıbrıs sorunu açısından anlamları olduğunu düşünüyorum. Doğu Akdeniz meselesinde bir uzlaşmaya Maraş üzerinden gidilebilir miydi? Gidilemedi. Daha önce Maraş’ın bir üçüncü bölge anlayışı içerisinde çözüm olmadan da Maraş’ta mülk sahiplerinin yerleri var. Onların oraya dönüşü sağlanabilir. Bu bir üçüncü serbest ekonomik bölge gibi düşünülebilir. Bunun üzerine Türkiye’nin BM’nin Kıbrıs Türkleri ve Rumlarının, Avrupa Birliği’nin olacağı bir iş birliği alanı ve entegrasyon. Federasyon dediğimiz şey entegrasyon. Ona bir temel oluşturabilir. Bu temel doğal gaz konusundaki bu cepheleşmeye karşı da aslında Türkiye’nin elini güçlendirerek bir hat çizilebilirdi. Burada şimdi AB de bu konuda bir açıklama yaptı, onları ne kadar ilgilendiriyor? Kıbrıs’ın bölünmüşlüğünden ne kadar kendilerini sorumlu tutuyorlar o ayrı bir tartışma konusu. BM tepki koyuyor. Ama sonuç olarak 46 yıldır burayı bir şekilde müzakereler içerisinde değerlendirdik. 46 yıl bu şekilde durması bence doğru değildi. Ama durduruldu ve çözümle ilgili de sonuçta adanın güneyindeki ihale daha çok doğal gaza yöneldi. Doğal gaz üzerinden bir cephe yaratıp Kıbrıslı Türkleri ve Türkiye’yi belli bir hatta çekmeye uğraştılar. Bu konuda Türkiye ile Yunanistan arasında Ege meselesiyle ilgili istikşafi görüşmeler yapılıyor. Ama doğal gaz ve Maraş üzerinden yapılması gereken şey iş birliği arayışıydı. Belki bu açma kararıyla beraber bir gerginlik oluşacak. Ama önemli olan hangi niyetle açtığımız.”

    ‘Seçmenin oy verme davranışı değişmez’

    Hasgüler, seçim döneminde gündeme gelen Maraş’ın açılmasının Kıbrıslı Türklerin oy verme davranışına bir etkisinin ise olmayacağı görüşünde. Kuzey Kıbrıs'ta pandeminin de etkilediği işsizlik ve ekonomik çöküş yaşandığını dile getiren Hasgüler, karar alınırken Türkiye ile irtibat kurulmuş olunduğuna da dikkat ekti:

    “Seçimleri etkileyeceğini düşünmüyorum. İnsanlar kararlarını verdiler sonuç olarak. Maraş’ta bir yol açılarak buna insanların fikirleri, tezlerini değiştirmelerini beklemek çok kolay değil. Türkiye’de de seçimler içerisinde çeşitli atraksiyonlar yapılır. Bunlar çok seçmeni etkileyen olaylar değil. Çünkü Kuzey Kıbrıs’ta bugün pandeminin ortaya çıkardığı bir işsizlik, büyük bir ekonomik çöküş yaşanıyor. Binlerce işyeri kapanmış durumda ve insanlar önlerini göremiyorlar. Maraş’ta bugün bir yol hattının açılması birtakım heyecanlar yaratabilir insanlar üzerinde. Ama bunun seçmenin oy verme davranışına etkisi olacağı kanaatinde değilim. Doğu Akdeniz’de Güney Kıbrıs’taki Maraş ile ilişkisi olan müteşebbislerle büyük ihtimalle kuzeydekilerin haberi olmadan Türkiye ile bir irtibat kurmuştur. Ben öyle görüyor ve duyuyorum. Bunların Alman ve İngiliz mahreçli olanları var. Güney Kıbrıslı yaşamakta olan Maraşlılar da Maraş’a dönmek istiyorlar. Bu bir süre sonra Güney Kıbrıs’ta büyük bir tartışmaya yol açabilir. Doğu Akdeniz’e Maraş üzerinden bir girizgah yapılmış olabilir. Rusya da tepki gösterdi. Ama bunlar çok önemli değil. Bence Maraş ile dengeler biraz sarsılmak istendi. Doğu Akdeniz’deki bu bloklaşmaya belki bir gönderme vardır. Ama seçim döneminde yapılmış olması olayın gerçekten etki değerini düşürüyor. Analiz yapmayı da zorlaştırıyor. Öyle bir görüntü arz ediyor ki sadece 11 Ekim için açılmış bir karar gibi okunuyor. Böyle olunca da seçmenlerin davranışlarında olumlu etki yapması biraz daha güç gözüküyor."

    'Seçimlere müdahale olarak algılanır'

    Türkiye'deki 'karar vericilerin' Kıbrıs ve Kuzey Kıbrıs seçimleri konusunda genellikle 'duyarlılık sergilediklerini' savunan Hasgüler, böylesi bir açma kararının koordinasyonsuz alınmasının mümkün olmadığı görüşünde. Bunun adada seçimlere müdahale olarak algılanacağını vurgulayan Hasgüler, adanın kuzeyindeki seçimlerin uluslararası toplum açısından algılanışına da dikkat etmek gerektiğini vurguladı. Kuzey Kıbrıs seçimlerinin uluslararası planda kabul gördüğünü belirtirken, seçilen toplum liderinin meşruiyetine atıf yapan Hasgüler, Maraş'ın açılma kararda ise oluşacak görüntünün pek dikkate alınmadığının anlaşıldığını dile getirdi:

    "Türkiye’deki karar vericiler Kıbrıs ile ilgili özellikle Kuzey Kıbrıs, seçimlere dönük daha önceki tecrübelere de dayalı olarak özellikle AK Parti iktidarı döneminde buranın duyarlıklarını ciddiye alan, önemseyen bir yaklaşım ortaya konulduğunda bir koordinasyon içerisinde daha başarılı olunur. Ama bir koordinasyon kurmadan, karşılıklı anlayış birliği oluşturmadan yapılan bu tür davranışlara Kuzey de tepki gösterir. Hükümet ortağı başta olmak üzere çok fazla tepki oluştu. Seçimlere müdahale olarak algılandı. Dolayısıyla bundan bunu ayrıştırmak çok zorlaştırıyor. Bu yüzden de Maraş açılımı bence güme gidiyor. Güçlü durumda olan ve yapılan araştırmalarda ortaya çıkan iki aday önde gözüküyor. Akıncı üzerinden yapılan tartışmaların bir kısmı bizden bir kısmı Türkiye’den kaynaklanan sebeplerle olayın algılar üzerinden değerlendirilmesi yapılıyor gibi. Halbuki olgular üzerinden değerlendirmek lazım. Kuzey Kıbrıs’ta bir ateşkes var. 46 yıldır bir demokrasi sınavı veriliyor ne kadar verilebiliyorsa. Burada 11 Ekim’de gerek Türk kamuoyunda gerek Kuzey Kıbrıs’ta unuttuğumuz bir şey var. Kıbrıslı Türklerin 11 Ekim’de yapacağı bu seçimler uluslararası toplumun kabul ettiği tek seçim. Çünkü toplum lideri olarak kabul ediyorlar otomatik olarak seçilen cumhurbaşkanını. Dolayısıyla bu tür tartışmalar Kuzey Kıbrıs’ın görünürlüğü bakımından, uluslararası alanda müzakerede meşruiyet sağlama bakımından bunlar hep dezavantaj oluşturan durumlardır. Bunların çok dikkate alındığını ben görmüyorum. Daha mutedil, daha hoşgörülü ve bazı şeyler varsa bunları seçimlerden sonra birlikte konuşarak yapmak doğru olandır. İşin doğasına uygun olan da budur. Kuzey Kıbrıs kendi seçimlerini kendi aktörleriyle yapacak. Türkiye de buradan çıkan sonuca saygı duyup beraber hem Doğu Akdeniz’de hem Maraş’ta hem de müzakerelerle ilgili bir üst politika varsa da oluşturup mücadelesi verilecektir.”

    ‘Palyatif yaklaşımlar bir kenara bırakılmalı, kamu diplomasisi eksikliği giderilmeli’

    Kıbrıs meselesi konusunda hiçbir tarafın üzerine düşeni yapmadığını belirten Hasgüler, günü kurtarmaya yönelik geçici çözümlere son verilerek, uluslararası toplumda pozitif yaklaşım oluşturma konusunda kamu diplomasisi eksikliğinin giderilmesi gerektiği kanaatinde:

    “Bu konularda çok dikkatli ve özenli olmadığımızı ve Türk kamuoyunda yapılan tartışmaların büyük çoğunluğunun da bilgi eksikliğinden kaynaklanan daha çok duygusal değerlendirmeler. Objektif olarak baktığımızda burada yapılacak olan Kıbrıslı Türklerin önümüzdeki 5 yıl cumhurbaşkanlığını ama daha önemlisi toplum liderini seçecektir. O da bugüne kadar olduğu gibi Türkiye ile Kıbrıs uyuşmazlığını çözüme götürme konusunda bir inisiyatif alacaktır. Bu çözümün içinin nasıl doldurulacağı konusunda herkesin tezleri var. Türk tezi olan federasyondan eğer uzaklaşılacaksa, oturulup konuşulması gerekiyor. Ama uluslararası topluma biz bir şekilde federasyonla ilgili birtakım sözler verdik, açıklamalar yaptık. Bu sözleri yerine getirmeyen Güney Kıbrıs olabilir ama bunu ne kadar anlattık? 2004, 4 Nisan’dan sonra oluşan BM, AB, ABD, Birleşik Krallık’ta izolasyonla ilgili verilen sözlerin yerine getirilmesi konusunda Türk Ankara ve Lefkoşa ne kadar üzerine düşeni yaptı? Hiçbir şekilde yapmadık. Hep konjonktürel ve birtakım mevzularla ilgili palyatif yaklaşımlarla hareket ediliyor. Halbuki böyle değil. Doğu Akdeniz’de de mücadeleye geç başlandı. Hayati bir seçim görmüyorum. 2005, 2010, 2015’teki cumhurbaşkanlığı seçimleri nasılsa biz öyle görüyoruz. Bununla ilgili bilmediğimiz bir şey varsa, bunu da öğreneceğiz. 11 adayın da söylemlerine ve Türkiye’nin açıklamalarına baktığımda hayatiyet arz eden bir seçim olarak görülmüyor. Halk pandeminin yaratmış olduğu sosyo-ekonomik, psikolojik yepyeni bir hayata adapte olmaya uğraşıyor. Seçimlerin hayatiyetinden çok, seçim sonrası bu hayatın nasıl düzenleneceğiyle ilgili insanların kafasında çok soru işareti var. Su projesi başladı tekrardan. Türkiye’nin gerçekten Kıbrıslı Türkler açısından önemli bir kaynağıydı. Su bütün bölgenin en önemli meselesidir. Bir su, bir Maraş, bir Doğu Akdeniz’de doğal gaz diplomasisi üzerinde biz aktörleri etkileme ve bize dönük daha pozitif yaklaşım oluşturma konusunda bir kamu diplomasisi eksikliğimiz vardır. Bunun bu seçimlerde bir önemi varsa Kıbrıs Türkleri adına KKTC cumhurbaşkanı olarak seçilecek olan liderin kamu diplomasisini de Kıbrıs Türklerin laikliği, demokrasisi ve çözüm ve barışa olan duyarlılığını uluslararası topluma daha fazla anlatmak lazım. Onlar bizi ne kadar duyar diye bakarsak, o onların sorunudur. Önemli olan burada sürdürülebilir ekonomi, üniversite ve turizmle Kuzey Kıbrıs’ın kendi ayakları üzerinde duracağı bir hattı belirlemek ve buranın üzerinden eğer başarılı olunabilirse müzakerelerle çözüme gitmek. Başarılı olunmazsa da artık bir ayrılığın konuşulması. Ama seçimlerin içerisinde bu tür normal olmayan tartışmalar, seçim yasakları içine girebilecek olgulardan bugüne kadar uzak duruldu, bundan sonra da uzak durulması gerekiyor.”

    Etiketler:
    Doğalgaz, Birleşmiş Milletler (BM), NATO, Ulusal Birlik Partisi (UBP), Mehmet Hasgüler, Kudret Özersay, Yunanistan, Ersin Tatar, Doğu Akdeniz, Hükümet, Kuzey Kıbrıs, Kapalı Maraş
    Topluluk kurallarıTartışma
    Sputnik hesabınızla yorum yapınFacebook hesabınızla yorum yapın