17:54 25 Kasım 2020
Canlı Yayın

    'Bolivya'da darbeyi sandıkta yenmekte solun örgütlülüğü, Morales kazanımlarının çöpe atılması ve yolsuzluklar etkili'

    Eksen
    URL'yi kısaltın
    Yazarı
    0 50
    Abone ol

    Çağlar Tekin'e göre, Bolivya'da ABD destekli darbenin bir sene sonra sandıkta geri döndürülmesinde, solun örgütlülüğü, cuntanın Morales döneminin kazanımlarını çöpe atması ve yolsuzlukları etkili oldu. Sağcı güçlerin pes etmeyeceğini belirten Tekin'e göre yeni dönemde seçimi kazanan MAS'ın geçmişin hatalarını tekrarlamaması önemli olacak.

    Bolivya'da geçen sene ABD destekli darbe ile ipleri ele alan cunta yönetiminin bileği bir yıl sonra sandıkta büküldü. 20 Ekim 2019'da ülkenin ilk yerli asıllı Başkanı Evo Morales'in seçim zaferinin Amerika Devletleri Örgütü'nün katkılarıyla 'bulandırılmasının' ardından ordunun açık tehdidi eşliğinde istifa ettirilmesiyle başlayan süreç tersine çevrildi. Morales Arjantin sürgünündeyken başa geçen cunta yönetiminin Kovid-19 gerekçesiyle üç kez ertelediği seçimler geniş halk kitlelerinin muhalefeti ve genel grev tehdidi nedeniyle nihayet 18 Ekim'de gerçekleştirildi. Ancak birkaç gün sonra açıklanan sonuçlar Morales'in partisi Sosyalizme Doğru Hareket'in (MAS) ve başkan adayı Luis Acre'nin açık zaferine işaret etti. Gelişmeleri gazeteci yazar Çağlar Tekin ile konuştuk.

    'Süreci en iyi yansıtan Elon Musk'ın söylemidir'

    Çağlar Tekin'e göre Bolivya'da geçen sene gerçekleştirilen sivil darbe, ABD'nin 2010'dan bu yana Latin Amerika'da anti-Amerikancı sol iktidarı devirme sürecinin parçasıydı. Geçen sene kendini geçiş döneminin başkanı ilan eden kadın lider Jeanine Anez'in liderliğinde Morales döneminin tüm kazanımlarını çöpe atıldığını anımsatan Tekin, bu süreci en iyi yansıtan şeyin ise Bolivya'nın lityum kaynaklarına göz koymuş olan Tesla'nın CEO'su Elon Musk'ın 'ABD'nin dilediği yerde darbe yaptıracağı' söylemi olduğunu vurguladı:

    “Latin Amerika’da 2010 yılıyla beraber başlatılan bir karşı devrim süreci vardı. Anti Amerikancıların iktidarların devrildiği yerine Amerika yanlısı iktidarların kurulduğu üstelik gizli saklı yapılmadığı Amerika’nın desteğini çok açık biçimde sunduğu, bu açık destekle beraber iktidarların devrildikleri dönemler var. Bolivya da bunlardan bir tanesiydi. Burada genelkurmay başkanıyla olmakla beraber daha askerin doğrudan ‘İktidara el koyduk’ demediği ama ordu destekli bir sivil darbe gerçekleşmişti. Ömrü aşağı yukarı bir sene sürdü. Bu bir senenin bir dizi önemi var aslında Bolivya için. Ne kadar hızlı bir biçimde muhalif döneminde yerlilerin ve yoksulların kazandığı birçok hakkın ne kadar hızlı biçimde tasfiye edilebileceğini ortaya koydu. Aslında süreci en iyi yansıtan şeylerden bir tanesi Elon Musk’ın darbeye sevinmesi üzerine Twitter’da gelen bir tepkiye, ‘Biz istediğimiz gibi darbe yaparız, alışın artık buna’ ifadeleri oldu. Çünkü Bolivya dünyadaki lityum kaynakları üzerinde ciddi hakimiyete sahip. Zaten Amerikan darbenin hemen ardından borsada lityum üzerine çalışan Amerikan hisse değerleri yüzde 50’lere varan şekilde dağıtmıştı. Zira devletleştirilen lityum madenlerinin tekrar Amerikan şirketlerine peşkeş çekileceği aleni şekilde ortaya konulmuştu. Böyle bir darbe süreci yaşandı."

    'Sosyalist solun örgütlülük düzeyi etkili oldu'

    Tekin, Bolivya'daki darbenin bir sene sonra tersine çevrilmesinde bu ülkedeki sosyalist solun örgütlülük düzeyinin etkili olduğu görüşünde. Bolivya'nın nüfusunun yüzde 60'ını yerli halkın, yüzde 25'nin karışık ve beyaz Avrupalı nüfusun oluşturduğunu belirten Tekin, mahalleden sendikalara uzanan örgütlülüğün darbenin ayağını bastığı zeminin zayıf kalmasını etkilediğini dile getirdi. Tekin, darbecilerin yerli halkın inanç değerlerine karşılık 'katolisizme' yaslanmaya kalkışmasının da gelinen yerde etkili olduğu görüşünü vurguladı:

    "Bolivya’daki sosyalist solu diğer Latin Amerika ülkelerinden ayıran en önemli şeylerden bir tanesi de örgütlülüğüydü. Bolivya dünyada örgütlülük alanının en geçerli olduğu ülkelerden bir tanesi. Hem ülkenin aşağı yukarı yüzde 60’ına yakını yerli, yüzde 25’lik de yerli ve beyazlardan oluşan bir kesim daha var. Yani yüzde 85 civarında yerlilikle bağı olan bir toplam var. Ülkenin ilk yerli başkanı da Morales oldu. Ortaya çıkan tablo gösteriyor ki bu karşı çıkış mevzu kritik. Bu örgütlülükle beraber uzun süre gördüğüm bir direniş vardı Bolivya sahasında. Anti Amerikancılıkla aynı zamanda örgütlülüğün kıymetini göstermesi babında. Bolivya’daki örgütlülük seviyesi; bir yanda mahalle örgütleri, bir yanda işçi örgütleri. Genel olarak bir Bolivyalıya baktığınızda birkaç ayrı örgütlenme var. Bunlardan biri mahalle örgütlülüğüdür. Bir tanesi siyasi hareketli bir örgütlülük, yüksektir. Bir diğeri de sınıf örgütlenmeleri, sendikalar örgütlenmeler. Yerli kaynaklarına sahip çıkan örgütlenmeler gibi çeşitliliği var. Bunların yaygınlığını görürüz, bu çok kritiktir. Darbenin ayağını bastığı zeminin zayıflığı burada kritikti. Darbe alenen bir katolisizme yaslanmaya kalktı. Daha tutucu bir hat kurmaya çalıştı. Daha beyaz bir hat kurmaya çalıştı, eski sömürgeci dönemin anılarını ciddi anlamda çağrıştıran bir politik çıkışlar toplamı yaptı. Bu ciddi bir tepki gördü. Morales aslında kısmi olarak kendi tabanında da tartışılan bir isim haline gelmeye başlamıştı. Anayasa üzerinde bir değişiklik, yeniden sınırsız başkan seçilebilme yoluna giden birtakım mahkeme kararları vesaire bir tartışma vardı. İçerisinde de vardı Morales’e kimi direnç noktaları. Bu direnç noktalarıyla beraber pozitif anlamda ülkedeki iktisadi gelişmelerin geçmiş döneme nazaran hızlı bir yükseliş göstermiş olması."

    ‘Morales'in sağlık reformunun tırpanlanması ve yolsuzluklar ciddi bir tepki yarattı’

    Tekin, Morales’in özellikle sağlık reformunun tersine çevrilmesi, cuntanın geçici başkanlığını üstlenmiş Jeanine Áñez’in yolsuzluklarının ortaya çıkması toplumdaki tepkilerin kaynağı olduğunu vurguladı. Tekin, cuntanın aslında seçimlere gitmeyi de istemediği üç kere ertelediği ancak sonunda mecbur kaldığının da altını çizdi:

    Morales’in devrilmesinin ardından çok hızlı bir tasfiye sürecinin ortaya çıkması önemli. Sağlık reformlarına el atıldı hemen. Doğal kaynakların hepsi tasfiye edilmeye çalışılmıştı, Elon Musk örneği ve bir dizi başka gelişmeyle öne çıktı. Bunların hepsine baktığımızda çok hızlı bir törpüleme, tırpanlama süreci girdi. Üç aylık bir dönem için başkan olduğunu söyleyen geçici başkanın bir dizi yolsuzluğun bir biçimde ortaya çıkması. Bu yolsuzluklardan kastım, kimi ihaleler, özellikle salgınla beraber alınan malzemelerdeki fahiş fiyatlar, bizlere de tanıdık kavramlar. Bir otoyolun 10 katı yüksek maliyetle yapılması gibi işler bizde nasıl alışıldıksa orada da salgın için gerçekleşti. Kızına askeri helikopter tahsis etmesi gibi bir dizi göze batan yolsuzluk örneği ortaya çıkmaya başladı. Bunların her biri birleştiğinde bir toplumsal tepkiyi önemli ölçüde ortaya koydu. Aslında bu seçimlere darbeciler gitmek istemedi. İki defa ertelediler aslında. Üçüncü ertelemeyi engelleyen bir toplumsal direniş oldu. Çünkü Bolivya Anayasası’na göre 3 ay içerisinde ülkeyi seçime götürmesi gerekiyordu. Hatta Morales istifa ettikten sonra aslında Morales’in partisinden MAS’dan bir başkan seçilmesi gerekirken onun da önü kesilmiş. Yönetici kademenin tamamı için bir gözaltı, tutuklama kararları çıkarılmış. O yüzden önce Meksika’ya oradan Arjantin’e kaçmak zorunda kalmışlardı. Bu bir dizi baskı unsuru aynı zamanda yolsuzluk furyası, koronavirüse karşı önlem alınabilecek bir dönemde Morales’in yarattığı eşit sağlık reformunun tırpanlanması Bolivya halkında ciddi bir tepki yarattı. Seçimlere katılım yüzde 96’ya ulaştı. Morales önde gidiyordu, yüzde 50’ye yakın oy oranı vardı. Ama seçimlerin sonuçlarının açıklanması durduruldu, geciktirildi. Buna İstanbul seçimlerinde şahit olmuştuk. Birden yüzde 80’lere geldikten sonra hem Anadolu Ajansı hem de YSK sonuç vermeyi durdurmuş bizi 10 saat bekletmişti. Buna benzer durum Bolivya’da yaşandı. Bunun üzerine seçimlerde bir gayrimeşru durum var denildi. ABD merkezli Amerikan devletleri örgütünden de bir destek açıklaması geldi, Avrupa Birliği’nden de geldi. Oysa seçimlerde bir usulsüzlük olduğuna dair herhangi bir veri de sunmadılar. Zaten bu açıklamalar gelirken silahlı beyazlar sokaklara çıkmış. Çok kötü görüntüler vardı, bir belediye başkanının yerlerde sürüklenmesi vs.”

    ‘Sağcı güçler pes etmeyecekler, MAS'ın atacağı adımlara bakmak gerekecek'

    Çağlar Tekin, bundan sonraki süreçte Bolivya'daki sağcı güçlerin yerinde durmayacağı görüşünde. Ancak 18 Ekim seçimi sürecinde yargının takındığı tavrın önemli olduğunu vurgulayan Tekin, MAS'ın yeni dönemde özellikle bürokrasinin yeniden şekillendirilmesine dair atacağı adımların izlenmesi gerektiğini vurguladı:

    “Bolivya devleti içerisinde de bir darbeye direniş vardı. Bolivya yargısının kimi kararları geri çekilmedi. Morales’in partisini kapatmaya çalıştılar, beceremediler. Yargı buna birkaç defa dur dedi gibi bir dizi tablo var. Sonuçta pes etmeyecekler ama bir kaybedişin olduğu da aşikar. Nihayetinde seçimlerden hemen sonra olmasa da 48 saat sonra seçimleri MAS’ın kazandığına yönelik bir dizi açıklama geldi. Seçim sonuçlarının açıklanmasında bir gecikme yaşandığı anda hemen Anayasa Mahkemesi devreye girerek ‘Geçmiş dönemdeki gibi bir gecikme olmayacak, sürece hakimiz. Bir usulsüzlük yaşanmayacak. Buna dair bir algı da oluşmayacak’ diye bir garanti verdi. Bu garantileri vermelerinin temelinde şu yatıyor. Geçmiş dönemde yapılan bir usulsüzlük, yolsuzluk olduğunun itirafı anlamına da geliyor. Buradan baktığımızda tekrar yaşanacağını düşünmüyorum. MAS nasıl bir süreç izler, izleyip göreceğiz. Ama burada başkan yardımcısı öne çıkıyor kısmen. Çünkü Morales döneminde daha devletçi politikaların işlemesini savunan başkan yardımcısı, şu anda da başkan yardımcısı olarak seçildi. Bu alanda daha netleşme görebileceğimiz algısını da yaratıyor bende. Çünkü MAS gibi hareketlerin temel hatalarından birisi, Venezüella’da da benzer hatalar yapıldı, siyasi iktidara geldikten sonraki süreçte çok uzlaşmacı bir tavır aldılar. Bu uzlaşmacı tavır ülkedeki, burjuva sınıfı demek çok doğru değil belki Latin Amerika ülkeleri için, Venezüella için de geçerli, oligarkların devlet ve toplum için hala bir güç barındırabilmelerine sebep oldu. Bu güç bu tarz durumlarda darbeye giden sürecin önünü açan ana eksen haline geldi. Bürokrasi içindeki yapılanmanın yeniden şekillendirilmesi gibi bir dizi başlık olacak MAS’ın önünde. Bu başlıklarda nasıl adımlar atacağını izleyip göreceğiz.”

    Etiketler:
    Seçim, Darbe, Çağlar Tekin, Mas, Yolsuzluk, ABD, Bolivya, Evo Morales
    Topluluk kurallarıTartışma
    Sputnik hesabınızla yorum yapınFacebook hesabınızla yorum yapın