17:52 25 Kasım 2020
Canlı Yayın

    'Trump'ın iktidar devri sürecine izin vermeyip hile iddiasıyla seçimi yargıya taşımasının tehlikeli sonuçları olabilir'

    Eksen
    URL'yi kısaltın
    Yazarı
    0 04
    Abone ol

    Prof. Hasan Köni'ye göre Trump'ın hile iddiasıyla seçimi yargıya taşımasının tehlikeli sonuçları olabilir. "ABD kaotik bir durumda" diyen Köni, Avrupa'nın da ikinci Trump dönemini 'çekemeyecek halde' olduğunu söyledi. Köni, Ankara'nın Washington'daki elçilikten seçimin olası sonucuna dair bilgi aldıktan sonra tebrik göndermiş olabileceği görüşünde.

    ABD'de 3 Kasım başkanlık seçiminin resmi sonuçları hala ortada yok. ABD medyası Amerikan sistemine göre başkanı seçecek olan eyaletlerden çıkan delege sayısında gereken 270'i bulmuş görünen Demokratik Parti adayı Joe Biden'ın seçimi kazandığını duyurmuşken, Trump kritik eyaletlerde yeniden sayım gibi yollarla sonucu değiştirmek için seferber olmuş durumda. Özellikle posta ile oy kullanımı ve bilgisayar sistemlerinde hile yapıldığını iddia eden Trump 'kazanacağız' tweet'leri atarak tabanını seferber etmeye çabalarken, yargı yoluna başvuruyor. Biden ise geçiş süreci yönetimini oluşturmak için kolları sıvarken, Trump'ın engelleriyle karşılaştığı anlaşılıyor. Bu koşullarda ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo'nun Trump yönetimi içinde yumuşak iktidar geçişi yaşanacağını söylemesi tartışmaları alevlendirdi. Trump'ın Pentagon şefi Mark Esper'ı görevden alması sonrasında gelen istifalar da dikkat çekiyor.

    ABD seçimi ve sonrasında oluşan atmosferi Prof. Hasan Köni ile konuştuk.

    ‘Amerika kaotik bir durumda’

    Prof. Hasan Köni'ye göre ABD seçim sonrası gerçek bir kaos yaşıyor. Trump'ın mahkemeler yoluyla geçiş dönemini engellemeye soyunduğunu belirten Köni, her şeyin olabileceği yeni ve tehlikeli bir dönemin başladığı görüşünde. Bu çabalar yüzünden ABD'de iktidar devrinin işletildiği geçiş dönemine geçilemediğini belirten Köni, bu yüzden "Mart ayına kadar Amerika havada" vurgusu yaptı:

    “Bazı karışıklıklar var. Gereksiz ithamlarla mahkemelerde davalar açıldı. Yanı sıra da Adalet Bakanı daha oy sayımı bitmeden ‘Hile var, birtakım oy oyunları oluyor’ diyerek yine bir soruşturma boyutu içine girdi. Halbuki oylama bittikten sonra bir daha sayım yapılabilir. Demokrat Parti’den gelen mailler oluyor. Diyorlar ki 'Adalet Bakanı, derhal görevden alınmalıdır, bu taraflı bir bakan'. Savunma Bakanı Esper’i de görevden aldı. Çünkü Esper, ordunun içeride görev yapmasını önledi. Dedi ki ‘Ordunun seçimlerde görev yapması diye bir şey yok. İçerisi düşmanımız değil’. Onu da görevden aldı. Savunmaya çok önem verdiğini zannetmiyorum. Büyük bir işletmenin çok hırslı az zekalı bir patronu bu. Birkaç defa iflas etmiş, şimdi seçimleri mahkemeler yoluyla tekrar bir olaya sokmaya çalışıyor. Bu da çok tehlikeli. Her şey olabilir. Çünkü bu yeni bir dönem. Amerika’da daha önce görmemiştim böyle bir şey. Amerikan olmayan bir tavırda böyle bir kimse ilk defa görüyoruz. Az gelişmiş ülkelerde otoriter liderler olur, Saddam gibi. Buna benzer tipte bir adam. Zaten otoriter rejimlerle çok iyi geçinebiliyor. Toplum tamamen iki tarafa ayrılmış. Amerika tarafı şunu söylüyor. Toplumu tekrar bütünleştirmeye çalışacak, ki çok zor, Senato’yu da kazanması lazım, peşinden ekonomi. Kovid aşısı çıkacak dediler. Onu da yakalamak için Trump bekliyor. Çünkü ocak ayına kadar görevi devretmeyecek. ABD'de sayımın bittiği andan itibaren bütün görevliler değişiyor. Yeni görevlilerin FBI, CIA ve Dışişleri tarafından bilgilendirilmeleri gerekiyor ki ocak başında herkes görevde yerini alsın. Buna da izin vermiyor. Seçimi kaybetse bile görevlilerin devletin yönetime hazırlıkları biraz daha zaman alacak. Marta kadar Amerika havada. Nasıl yönetecekleriyle ilgili sorunları oldukları, nelerle uğraşacaklarını, devletin izlediği stratejiler nedir, bütün bunlar 1.5 ay önceden anlatılıyor yerine gelecek insanlara. Şu anda çünkü Biden kendi vekillerini seçmekle meşgul, kendi seçim sebatında yanında olanları. Bunlar da duracak. Yani Amerika kaotik bir durumda.”

    ‘İkinci bir Trump dönemini Almanya ve Fransa çekemez’

    Prof. Köni'ye göre AB ikinci bir Trump yönetimi dönemini çekecek durumda değil. Yeni bir Trump dönemi olması halinde Almanya ve Fransa başta olmak üzere AB'de yansımaları olacağını belirten Köni, bu durumda Avrupa açısından artık ideolojik bir bilek güreşinin de bulunmadığı Rusya'yla daha yakınlaşmanın söz konusu olabileceği görüşünü dile getirdi:

    “Avrupa Birliği ikinci bir Trump yönetimini çekecek halde değil. İkinci bir Trump dönemini Almanya ve Fransa çekemez. İngiltere de bir kenara çekildi. Bambaşka bir AB doğacak. Zaten De Gaulle’ün amacı Portekiz’den Rusya yani Avrasya bölgesine kadar bir AB idi. Rusya da normal kapitalist bir düzene geçti. Onunla işbirliğine girecekler. Putin’e yatırım yapmak istiyorlar. Amerika’nın liderlik rolü yüzünden Çin ile yakın ilişkilere ve ekonomik yatırımlara giremiyorlar. Bütün bunlar değişir, yani Amerika’dan koparlar. NATO, Avrupa’yı kime karşı koruyor? Eskisi gibi bir düzen yok ki ortada. Kapitalist olmuş bir ideolojik savaş ortada kalmamış. İsteyen ülke Rusya’ya yatırım yapıyor. İstediği kadar üretim yapabiliyor. Rusya da onlara petrol, gaz veriyor, niye saldırsın Avrupa’ya. NATO, Amerikan siyahlarını satabilme mekanizmasına dönüştü, para harcayın diyor."

    '1865 Lincoln zamanına benziyor'

    ABD'de yaşanan derin kutuplaşmaya dikkat çeken Prof. Köni, normalde rejimin değişmesi gibi sorunları bulunmadığı için oy kullanmaya tenezzül etmeyen Amerikalıların bu sefer sandığa koştuğunu anımsattı. ABD'de silahlanmanın da serbest olduğunu belirten Köni, durumu 1865'de Lincoln'ün öldürüldüğü koşullarla kıyasladı:

    "Amerika Birleşik Devletleri liberal bir yapıdan sonra böyle bir yapıya geçişi emebilecek durumda değil. Bu bir iç savaş hali. Yani 1865 Lincoln zamanına benziyor. Silah alımları da serbest. Mecburen ordu içeriye müdahale edecek. Birtakım hukuki olaylara bu iş döndüğünde seçimi kazananlar, dünyanın en çok oyu kullanıldı, Amerikalılar çok oy kullanmaz. Rejim konusunda bir sorunları yok ki. Gelen sol taraftaysa biraz daha vergi alıyor, öbürü biraz daha vergi azaltıyor. İslam cumhuriyeti mi olacak, demokrasi mi kalacak, laik mi olacak gibi sorunlar yok. O yüzden de oylamaya gitmiyorlardı. Ama şimdi Amerika’nın 1900’lerden beri gördüğü en büyük oylama oldu. O zamanlarda nüfusu 150 milyondu, şimdi 320 milyon. Korkunç bir ayrım. Çevresinde Trump’tan nefret eden ülkeler topluluğu, birkaç diktatör hariç. Onlar da tebrik edememiş Trump’ı. Ama İngiltere, Fransa, Almanya ciddi devletlerin hepsi tebrik ettiler. Batının Amerika ile birlikte çıkışının ikinci devresi. Çünkü başlamıştı. İkinci devresini ortaya koyuyor bu diye düşünüyorum.”

    'Tebrik için Türkiye'nin Washington büyükelçiliğinden bu iş tamamdır mesajı almış olsalar gerek'

    Biden, başta Avrupa ülkeleri olmak üzere pek çok ülkeden çok kısa sürede tebrik alırken, Prof. Köni, Ankara'nın birkaç gün bekledikten sonra mesaj yollamasını, Türkiye'nin Washington büyükelçisinden duruma dair bilgi alınmasıyla izah etti. Trump ile Türkiye liderliğinin sıkıntılı durumlara rağmen sempati ilişkisine atıf yapan Köni, aksi durumda hissiyata göre tebrik kararı verilmesinin olumsuz sonuçlarına dikkat çekti:

    “Trump ile Cumhurbaşkanı’nın (Erdoğan) bir sempati ilişkileri vardı. Ama ne kadar sempati ilişkisi olduğunu bilmiyorum. Daha önce Pastör yüzünden Türkiye’ye ekonomik müeyyideler uyguladılar. Hala o etkiyle dolar başını aldı gidiyor. Pandemi diye başka sebepler de var. Çöküşün başlangıcı Trump aptal olma gibilerden bir de mektup yazdı, tuhaf bir adam. Yine de seviyor ama. Şimdi acaba hemen öncelikle tebrik edip Biden’ı tekrar kazanırsa karşımıza alır mıyız, almaz mıyız? Ama herhalde Amerika’daki büyükelçilikten ‘Bu iş tamamdır. Bazı hukuki davalar olacak ama çoğunlukla oyu aldı. Ona göre de durumlar böyle. Bundan sonrası Amerika’nın iç işidir. Dış hatlardaki durumumuzu ilgilendirmez’ diye mesaj gelmiş olması lazım. Yoksa buna birtakım hissiyata göre karar veriyorlarsa, durum felaket olur. Ona göre tanıdılar belli bir müddet bekledikten sonra."

    'Biden ABD'nin rolünü yeniden düzenleyecek şekilde çok taraflılığa dönebilir'

    Köni, Biden yönetiminin bir yandan iklim sözleşmesini imzalayarak Trump'ın aksine çok taraflılığa dayalı bir dönem başlatabileceği görüşünde.  Trump'ın hem Avrupa hem Çin'i hedef seçerken, özellikle ticaret meselesinde 1935'leri anıştıran tutumlar takınmasının tehlikelerine atıf yapan Köni, 'dünyanın uluslararası bir savaşa sürüklendiğini' savundu. Köni'ye göre ABD'nin asıl sorunu ülke içine odaklanmak ve pahalı savaşlardan vazgeçmekle alakalı:

    "Amerika’da sağ gruplarının önemli dergilerinden birinde diyor ki ‘Yeniden Amerika’nın rolünü düzenlemeliyiz’. Orada çok taraflılık önemli. İklim sözleşmesini imzalayacak. Avrupa ile yakın ilişkileri kuracak. Amerika içinde yaşayan Avrupalılar. Göçmenler ülkesi. Trump’ın da Rusya’ya yaklaşımı seçimdeki olaylar nedeniyle mecburi birtakım müeyyideler uygulamaya çalıştı ama o kadar çok ciddi değil. Onun asıl rakip olarak algıladığı Çin’di. İmalat sanayinde rekor kıran, Amerika’nın gayri safi milli hasılasının üzerinde hasılaya sahip olan Çin’di. Onunla da birtakım dengeli hareketlere girişilebilir. Öbür türlü önce Amerika politikasıyla ben size satacağım, kimse bana mal satmayacak. Bu 1935’ler Avrupa’sında dünya savaşına gitmeden önce durum. Gittikçe fakirleşen ülkeler, mal alınamıyor, satılamıyor. O zaman bu otokratik rejimler ki yavaş yavaş geliyor ekonomi nedeniyle, içerideki halkı oyalamak için Hitler gibi savaşa başvururlar. İçerideki ekonomi bir türlü kalkınmıyor, ne yapalım? Oraya girelim, burada savaşalım. Akıllarına 1910’daki bir şeyin intikamını almak geliyor, bu çok tehlikeli. Trump, dünyayı uluslararası savaşa götürüyor. Bu tavrı 1935’lerde gördük: 'Dünyayı fakirleştirin, biz daha yukarı çıkalım'. Dış politikaya yüklenecek halleri yok. Obama ve Trump’ın amacı askeri harcamaları kısıp içerideki ekonomiyi düzeltme. Askeri harcamalar borç, giderlerdir. Ortadoğu’ya 6 trilyon 200 milyar dolar harcadık dedi. Pentagon bastırmasaydı, -Cumhurbaşkanı ile konuştu- adam ordusunu alıp çekip gidecekti. Ortadoğu’dan Afganistan’dan çıkmak istiyor. O yüzden de Taliban 'biz Trump’ı seviyoruz' dedi. Obama da çıkmak istiyordu. Türkiye’ye geldi, Mısır’a gitti, orada burada konuştu. Mümkün olduğunca askeri harcamaları azaltıp içeride kendi ekonomilerini düzeltmek. Çünkü asıl kayıp bu askeri harcamalardır diye düşünüyorlar.”

    Etiketler:
    Hile, Ankara, Joe Biden, Donald Trump, Washington, Türkiye, ABD, Avrupa Birliği
    Topluluk kurallarıTartışma
    Sputnik hesabınızla yorum yapınFacebook hesabınızla yorum yapın