12:00 31 Temmuz 2021
Canlı Yayın

    'Britanya'daki mutasyonla panik havası yaratmaya gerek yok, virüs zaten yüzlerce mutasyon geçirdi, aşıları etkilemez'

    Eksen
    URL'yi kısaltın
    Yazarı
    0 30
    Abone ol

    Doç. Kızıl, Kovid-19'un defalarca mutasyona uğradığını, son mutasyonda paniği gerek olmadığını söyledi. "Bu varyant canavar virüs yaratmış değil" diyen Kızıl, küçük değişikliklerin aşıları etkimeyeceğini belirtti. Kısa sürede aşı geliştirilerek büyük başarı kaydedildiğini vurgulayan Kızıl, 2020'nin bilimin önemini ortaya koyduğunun altını çizdi.

    2020'de yeni tip koronavirüs (Kovid-19) pandemisinin vurduğu insanlık, yıl sonunda art arda geliştirilen aşılarla ilgili haberlerle umutlanırken, Britanya'dan gelen haber var olan tedirginlik ve aşı tartışmalarının tuzu biberi oldu.

    Britanyalı yetkililer ve bilim insanları virüsün yüzde 70 daha hızlı yayılan bir varyantının tespit edildiğini duyururken, kısa sürede bunun Avrupa ve hatta Güney Afrika'ya da yayıldığı haberleri yansıdı. Siyasetçiler ve bilim insanlarının kitlesel aşılamayı teşvik ettiği bir dönemde bu son gelişmenin geliştirilen aşılara etkisi de tartışma konusu oldu.

    Gelişmeleri Dresden Teknik Üniversitesi’nden sinir bilim ve genetik uzmanı Doç. Dr. Çağhan Kızıl ile konuştuk.

    'Panik havası yaratmaya gerek yok'

    Doç. Dr. Çağhan Kızıl, Kovid-19 pandemisinde mutasyonun virüs ortaya çıktığından beri yaşandığını belirtirken, bunun normal bir süreç olduğunu vurguladı. Mutasyonla ilgili haberin panik havası yaratmasına gerek olmadığını vurgulayan Kızıl, yayılma riskinin biraz kaygı yarattığını ancak bilim insanlarının bugüne kadarki araştırmalarının bunun hastalığın şiddetini artıracak bir durumun söz konusu olmadığını ortaya koyduğunu belirtti. Kızıl, virüsün yayılma hızının epidemiyolojik olarak birçok nedeni de olabileceğine dikkat çekti:

    “Panik havası yaratmaya gerek olmayan bir mutasyon haberi bu. Salgının başından itibaren Çin’den bize ilk verilen virüsün genetik dizilimiyle karşılaştırdığımızda dünya üzerinde bu bir sene içerisinde yüzlerce mutasyon gerçekleşti. Bunu biliyoruz. Zaten bunu biyolojik olarak da açıklayabiliyoruz. İngiltere’de görülen varyant bir mutasyon değil 17 değişikliğin olduğu bir virüs. Bu değişikliklerden 14 tanesi mutasyon 3 tanesi de kısa RNA bölgelerinin kesilmesi. Bu normal bir süreç. Teorik olarak bu mutasyonlardan bazılarının virüsün etkisini arttırma olasılığı var. Örneğin aynı mutasyonlardan bir tanesi de Güney Afrika’da ortaya çıktı. Orada da yayılımı arttırma riski olabilen bir mutasyon olarak ortaya kondu. Bu biraz kaygı yaratıyor. Ama son bir haftada yapılan analizler, bilim insanlarının değerlendirmesi sonucunda şunu söyleyebiliriz. Virüs insana bulaştığında hücreye daha güçlü bağlanabiliyor bu mutasyonla. Hastalığın şiddetini arttırabilecek bir durum değil. 17 değişiklik oldu, bunların hepsinin bir araya gelmesi bilimsel olarak buna gözümüzü kapatamayacağımız bir durumu da yarattı. Hızlı yayılma gözlemi yapıldı. Bu da deneysel verilere bağlı değil. Hızlı yayılıyor olabilir ama bunun epidemiyolojik olarak birçok nedeni var. Sadece virüs mutasyonları değil. Biraz temkinli yaklaşılan ve kaygı duyulduğu için çok fazla ön plana çıkan bir varyanttan bahsediyoruz İngiltere’de. Ama büyük bir panik yapılacak bir durum şu an için görülmüyor.

    'Bu varyant canavar bir vürüs yaratmış değil'

    Çağhan Kızıl, bulaşma hızındaki artışın epidemiyolojik olarak bir kişinin daha fazla kişiye bulaştırması anlamına gelmeyebileceğini, kuluçka döneminin kısaltmış olabileceğini de söyledi. Ortada henüz bu konuda spekülasyonların bulunduğuna dikkat çeken Kızıl, diğer yandan bu son mutasyonu illa hayra yormanın da mümkün olmadığını dile getirdi. Kızıl, tedbirlerin aşılamalar eşliğinde elden bırakılmaması gerektiğinin altını çizdi:

    "Bulaşma hızının artması demek epidemiyolojik olarak bir kişinin daha fazla kişiye bulaştırması anlamına gelmeyebilir. Büyük ihtimalle de gelmeyecek. Şu anlama geliyor olabilir. Kuluçka döneminin örneğin bir hafta 10 gün olduğu söyleniyordu, bu belki biraz daha kısalmış olabilir. Vücuda girdiğinde hastalık sürecini hızlandırabilen bir durum olabilir. Ama bu yine spekülasyon anlamına geliyor, net bilimsel bir veri yok henüz. Bunu bir hayra yormak da aslında çok mümkün değil. Virüslerin yaşamın temelini yaratan mutasyonlar bu çeşitliliği. Bu mutasyonlar bir amaç etrafında olmuyor. Rastgele olan mutasyonlar bunlar ve koşullar etrafında o mutasyonların yararlı mı zararlı mı olduğu o organizma için, yaşam tarafından belirleniyor. Tedbirleri almazsak, yayılım bu kadar hızlı devam ederse virüsün mutasyona uğraması ve kendini değiştirip bağışıklık sisteminden, aşılardan kaçması için olanak veriyoruz. Aslında varyantı konuşacağımıza tedbirleri ve ilaç dışı toplumsal tedbirleri daha da sıkılaştırabilir miyiz? Şu an aşılar yapılıyor. Süreci biraz daha destekleyebilir miyizi konuşmamız gerekiyor. Varyantın ne yapacağını şu anda kimse kestiremiyor. Ama bu varyant canavar bir virüs yaratmış değil.”

    ‘Küçük değişiklikler aşıya etki edebilecek düzeyde değil’

    Kovid-19’un uğradığı mutasyonların aşıya etki edebilecek düzeyde olmadığını ifade eden Kızıl, böyle olsa bile kısa sürede yeni virüse uygun yeni bir aşı üretilebileceğini dile getirdi:

    “Şu an için bunu diyemiyoruz, demiyoruz da. Şu anda küçük değişiklikler aşının genel etki seviyesine etki edebilecek düzeyde değil. Uğur Bey’in de söylediği şu, uzun vadede eğer ki daha büyük değişiklikler olursa ve biz şunu görürsek; bu aşılar artık yüzde 90 koruyuculuk diyorduk ama yüzde 50’ye inecekse 6 hafta içinde yeni virüs şekline uygun yeni bir aşı üretebiliriz diyor. Teknoloji buna müsait. Eğer ki olursa ileride onu bile 6 hafta içinde yeni aşıyı üretebiliriz diyor. Bu bence çok güven verici bir söylem. O yüzden aşılarda da bu anlamda bir tedirginliğe ulaşmamamız gerekiyor. Bu varyantın şu andaki yaygınlığı, frekanslanan hastalar için de yüzde 8-10 civarında. Bu da İngiltere’de, çok daha fazla yayılmış değil ama yayılabilir de, sıkıntı değil. Tedbirleri almak, aşıya güvenmek gerekiyor. Zaten faz çalışmaları bu nedenle yapılıyor. Olabildiğince geniş bir kitlede aşılama yapılıyor, oradan biz şunu anlayabiliyoruz. Belli alerjik durumlarda aşının etkinliği şu seviyelerdedir, bazı kişilere belki yapılmaması gerekir. O nedenle birçok aşı seçeneğinin olması önemli. Çünkü bir aşıya uygun olmayan kişi, diğer aşıya uygun olabilir. Faz çalışmaları bu yüzden yapılıyor, bu yüzden bilimsel detaylar istiyoruz. Karanlıkta bilmeden bir insana bir aşıyı yapmak mümkün değil.”

    ‘Türkiye’nin sıkışmışlığı aşı seçeneklerine sahip olmaması’

    Şu an kullanım onayı verilen 4 aşının olduğunu, bunun artarak dünyaya bir spektrum sunacağını belirten Kızıl, ülkelerin bu aşılara erişim sağlamaya çalıştığını aktardı. Kızıl’a göre Türkiye’nin en büyük sıkıntısı da aşı seçeneklerinin sınırlı olması. Ancak Kızıl bunun da aşılacağı umudunu dile getirdi:

    “Türkiye’nin yapacağı Sinovac aşısıyla ilgili dün itibariyle kısmi bir bilgi yayınlandı. Genel anlamda Brezilya’dan ve diğer ülkelerden de yapılan faz çalışmalarının sonuçlarının kombine şekilde verilmemesi bizim yorum yapmamızı engelliyor. Etik ve uygulama olarak böyle kritik bir dönemde şu an için bir şey söyleyemiyoruz. Doğru da değil aslında Türkiye’nin yaptığı. Faz çalışmaları yayınlanan etkisi bilimsel olarak belli bir seviyenin üzerinde olan kabul edilebilir şekilde olan zaten geniş kitleler de faz çalışmaları uygulanmış bir aşı hangisi olursa olsun içimiz rahat rahat yaptırabileceğimiz bir aşıdır. Sadece altta başka hastalıkları olanlar, aşının uygun olmayacağının düşünüldüğü gruplara o aşı yapılmamalıdır elbette. Bunu da ancak bilimsel sonuçlarla bulabiliriz. Dünya çapında onaylanmış durumda, mRNA aşıları ve Rusya içeride kendi aşısını onayladı, Çin de Sinovac aşısını kendi içinde acil kullanım onayı verdi. Dünya çapında bu aşıların 4 tane olduğunu düşünüyoruz ama daha da gelecek arkadan. Dolayısıyla bir spektrum oluşacak. Bu spektrum içinden ülkeler zaten birçoğuna erişim sağlamaya çalışıyor. Bunun içinden hangi vatandaşlar hangisine ulaşabilir bilimsel veriler çerçevesinde bu gerçekleşecek. Türkiye’nin sıkışmışlığı biraz bu seçeneklere sahip olmaması şu an için. Ama umuyoruz ileride bu da aşılacak."

    '2020 bilimin mükemmel olmadığını ama elimizdekinin en iyisi olduğunu ortaya çıkarttı'

    Kızıl, dünyada yaşanan pandeminin bilimin mükemmel olmadığını ancak insanlığın elindekilerin en iyisi olduğunu ortaya çıkarttığını belirtirken, birçok komplo teorisiyle uğraşılmasına karşın bilimle ilgilenen genç nesil için de esin kaynağı teşkil ettiğini dile getirdi. Diğer yandan aşıların çok kısa sürede geliştirilebilmesiyle gerçekten büyük başarı kaydedildiğini de vurgulayan Kızıl, bunun arkasından gelen daha büyük bir bilimsel çalışma grubunun bulunacağının da altını çizdi. Kızıl, yeni pandemileri öngörmek için yine bilime sarılmanın önemini vurguladı:

    "2020 aslında çok büyük bir pandemi ve kaybı beraberinde getirmekle beraber bilimin mükemmel olmadığını ama elimizdekinin en iyisi olduğunu, insanlığın sağlığı ve iyiliği için aslında objektif ve halktan yana ne kadar önemli olduğunu ortaya çıkarttı. Birçok komplo teorisiyle de uğraştık. Aslında hem genç nesillerin, bilimle uğraşmak isteyen insanların halkın nereye bakması gerektiğini de biraz ortaya çıkarmıştır. İkincisi de gerçekten büyük bir başarı da yakalandı. Tüm dünya çerçevesinde çok kısa sürede aşılar geliştirildi. Arkadan gelen daha büyük bir bilimsel çalışma grubu var. Bir sene içinde belki birkaç aşı ve ilaç daha ortaya çıkacak. 2021’den birkaç ay öncesinden çok daha umutlu bir şekilde bahsedebiliriz. Büyük ihtimalle de aşılama planlaması sonucunda salgının azalacağını göreceğiz. Bu süre içinde toplumsal tedbirlere dikkat etmemiz gerekiyor. Tedbirleri elden bırakmamak hükümetlerin de uygulamalarını gevşetmemesi gerekiyor. Tarihe böyle geçecek, torunlarımıza bunları anlatacağız. Ama yeni pandemileri önlememiz için de bilime sarılmamız lazım."

    Etiketler:
    Sinovac Biotech, Koronavirüs aşısı, Kovid-19, mutasyon, Britanya, Güney Afrika, mesajcı RNA (mRNA), pandemi
    Topluluk kurallarıTartışma
    Sputnik hesabınızla yorum yapınFacebook hesabınızla yorum yapın