13:38 28 Şubat 2021
Canlı Yayın

    'ABD'nin Türkiye üzerinde psikolojik baskısı mevcut, NATO'da yer alıp sistem dışı politikalar izlemenin sonuçları var'

    Eksen
    URL'yi kısaltın
    Yazarı
    0 26
    Abone ol

    Prof. Hasan Köni'ye göre, ABD'nin Türkiye üzerinde psikolojik baskısı var. NATO'da yer alıp sistem dışı politikalar izlemenin zorluğuna atıf yapan Köni, Ankara'nın Batı'ya 'varlık gösteremediğiniz yerlerde ben varım, tarafınızdayım' mesajı verdiği görüşünde. Köni, ABD'de Ankara'nın Biden'a uyum sağlayabileceği yolundaki analizlere de dikkat çekti.

    ABD’nin yeni başkanı Joe Biden’ın Ortadoğu politikası belirsizliğini korurken, Türkiye ile bir dizi başlıkta yaşanan sıkıntılar dikkat çekiyor. Biden yönetimi sorunlara rağmen Türkiye'nin hem ABD hem de NATO ittifakındaki önemine atıf yaparken, Ankara'dan da özellikle Suriye ve Irak ile terörle mücadeledeki taleplerinin sürekli altı çiziliyor. Bu bağlamda son günlerde Gara operasyonu üzerinden ABD ve NATO nezdinde müttefiklerin tutumu sorgulandı. Amerikan medyasında ise Biden'ın Türk hükümetine selefi Donald Trump'tan daha sert tutum takınması gerektiği değerlendirmeleri öne çıkıyor.

    Türk-Amerikan ilişkilerinde gerginliği Prof. Hasan Köni ile konuştuk.

    ‘NATO’da olmanın gerekleri var, sistem içinde değişik politikalar izlemeyeceksiniz'

    Prof. Hasan Köni’ye göre Türkiye, ABD'nin yeni Başkanı'nın Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı aramasını bekliyor. Ankara'nın üzerinde psikolojik baskılar olduğunu belirten Köni, özellikle ABD’nin ‘bizim dediklerimizi yapmazsanız, olmayacak’ tavrının bulunduğunu söyledi. Biden yönetiminin özellikle NATO içinde ‘aynı kültür ve amaçlara sahip ülkeler’ vurgusu yaptığını anımsatan Köni, Türkiye üzerinde hem üyesi olmayı arzu ettiğini dile getirdiği AB hem de NATO yapısı bağlamında davranış tazı yüzünden baskılar bulunduğunu dile getirdi. Uluslararası ilişkiler sisteminde böylesi bir birlikte yer almanın zorlamalar getireceğini vurgulayan Köni, Türkiye'nin geçmişte yaşadığı darbelere de atıfta bulundu:

    “Türkiye, Biden’ın Cumhurbaşkanı’nı aramasını bekliyor. Aramadığı zaman bazı ilişkilerin yoğun şekilde gelişmesi mümkün olmayacak. Sebebi taraf tek karar verici. Birkaç gün önce Netanyahu’yu aradı. Netanyahu çok mutlu oldu, yüzü parladı, yani çok önemli. Bu olmadan bekletiliyor, Türkiye üzerine birtakım psikolojik baskılar var. Bizim dediklerimizi yapmazsanız, belli bir tavır ortaya koymazsanız olmayacak. Bizim tavrımızla insan haklarına, hukukun üstünlüğüne dikkati çekebilmek. Amerika’nın söylediği çok önemli bir laf var. Aynı kültür ve aynı amaçlara sahip ülkeler bütünlüğü NATO. Burada o amaç ve kültüre çok uygun düşmeyen bir Türkiye var. Derslerimde kullandığım en önemli şey uluslararası ilişkilerde kültürün rolü, hatta örgütlerin de bir kültürü var. Kara kuvvetlerinin kültürü, deniz kuvvetlerinden farklıdır, onunki hava kuvvetlerinden farklıdır. Bir hava kuvvetleri deniz kuvvetlerini yönetemez. Çünkü o yapı içinde, o kültüre göre davranmanız gerekir. Ama Avrupa Birliği’nin içinde bir yaşam istiyoruz, bizim bundan sonraki geleceğimiz orasıdır diyor. Burası AB’ye yaşanacak bir kültür sistematiği ve gelişmelerde değil. NATO içinde de belli bir yapı var. Sadece bir askeri yapılanma değil. O yapılanmanın da gerekleri, davranış tarzı, hareket biçimi var. Bu yüzden de birtakım baskılar var. Bunlara uyulması gerekiyor. Bir de bulunduğunuz örgütteki başat gücün isteklerine göre davranıyorsunuz. Biz şimdiye kadar zannediyorduk ki birtakım konularda itirazım olabiliyor, vetomuz var. Eşitler arası bir işbirliği değil, öyle değil. o işbirliğinden çıkıp başka bir NATO ülkesiyle çatıştığınız zaman, Türkiye 3 defa askeri darbe yedi Kıbrıs yüzünden. NATO ülkeleriyle geçineceksiniz. Çok değişik otantik birtakım politikalar izlemeyeceksiniz o sistemin içindeyseniz. O sistem sizi silah ve ekonomik açıdan besleyecek. Bunu yapamıyorsanız birtakım zorlamalar olacak. Ama NATO diyor ki Türkiye stratejik olarak önemlidir.”

    ‘Ankara da Batı'ya varlık gösteremediğiniz yerde ben varım, sizin taraftayım mesajı veriyor'

    NATO’nun belli amaçları bulunan bir yapılanma olduğunu anımsatan Köni, bunların başında da Rusya Federasyonu'nu sıkıştırma olduğunu vurguladı. Köni, 2030 hedeflerinde özellikle Karadeniz'deki hamlelerine atfen, ABD'nin Yunanistan, Romanya ve Bulgaristan'ı silahlandırması ve yeni üsler açmasına dikkat çekti. Köni'ye göre, Ankara da Batı'ya Kafkasya'yı ve Karadeniz'i anımsatarak 'varlık gösteremediğiniz yerde ben varım, sizin taraftayım' mesajı veriyor:

    “NATO’nun belli amaçları var. 2030 yılı NATO belgeleri yayınlandı. Diğer analizlere bakarsak, Karadeniz’de Rusya’yı sıkıştırma boyutu önemli. Asıl Çin önemli de öbür taraftan Rusya’yı unutmuyoruz. Trump’tan sonra Rusya’ya çok yumuşak gözükmek istemiyoruz. Bu yüzden Yunanistan’ı silahlandırıyorlar. Romanya, Bulgaristan’a İHA’lar, SİHA’lar geliyor, üsler açılıyor. Yunanistan’da ikinci bir üs açılıyor. Hatta Trakya bölgesinde. Karadeniz’de daha çok gemi bulunuyor, uçaklar uçuyor. Türkiye de diyor ki ben Karadeniz’de de varım, Kafkaslarda da varım. Yani konuşmalardan muhteva analiz diye bir olay var. Suriye’de de Ruslar, İranlılar var. Ama ben varım, ben sizin yanınızdayım diyor. Libya’dan çıkmayacağım durum düzelmeden diyor. Çıkın diye Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi karar aldı. Batı’nın işlerini de yapıyorum bu arada gibi mesaj veriyor; ‘Beni bırakmayın’. Rusya bunu yiyecek mi? Sen Batı’ya çalışıyorsun ama biz dostuz. Birlikte götürüyoruz işleri. Kafkaslarda pek ses çıkarmadık. Öbür taraftan Ukrayna ve Kırım meselesinde yine Rusya’nın karşısında. Hem Batı’ya oynuyor ama içerideki kültürel yapının Batı sistemi içerisinde oturması mümkün değil. Ne tarafa gideceği belli değil. Arap ülkeleri gibi bir modele kabul edecekler mi? Suudi Arabistan örneğinde olduğu gibi hangi Arap ülkesi demokratik ki? Oraya yakın şeylere tahammül edilecek eskisi gibi bir Sovyetler Birliği yok, kapitalist bir Rusya var. Yatırım yapıyor, fabrika açanlara ses çıkarmıyorlar. Öbür türlü nasıl bir uyum olacak? Bu baskıları kabul etti, bu sistem nasıl parlamenter ve Batı’ya uyumlu, Avrupa içinde yer alabilecek bir yapılanmaya dönecek, bunları biz analiz edemiyoruz.”

    ‘Uluslararası sistemde durabilmesi için ABD'nin tekrar yumuşak gücünü kullanması lazım. Tek üstün oldukları...’

    Köni’ye göre Trump döneminde Türkiye’ye tavizler verilmiş olmasının nedeni herkesle işbirliğine açık ve ABD’nin kendi sistemin aykırı şekilde davranmasından kaynaklanıyordu. ABD'nin tek üstün olduğu konunun 'yumuşak gücü' iken Trump'ın tutumunun ABD'yi dış dünyadan koparttığını söyleyen Köni'ye göre Biden farklı bir yol tutturacak:

    “Kamuoyuna ilişkilerimiz iyiymiş gibi bir davranış var, o yansıtılıyor. Evde çalışan birinin patrondan dayak yiyip ama patronu sevmesi gibi. Trump zamanında kondu ambargo, hala doların tepelerde olmasının nedeni o. Kovid geldi o başka. Ama ilk önce buna neden olan Trump’tı. Sonra bir daha CAATSA geçirdi. Burası daha resmi ilişkiler içinde. Trump’ın dikkat etmediği tek bir nokta vardı, o da benim işime yarayan herkes benimle işbirliği yapabilir, içindeki rejim hiç önemli değil. O yüzden Suudi Arabistan’da Kaşıkçı’yı öldüren Suudi prensiyle yakın ilişkiler kurdu. Gitti mal satmaya, uçak resimleri gösterdi. Çin’e de siz mal satmayacaksınız, benim malımı alacaksınız dedi. Amerika’yı dış dünyadan kopardı. Tek taraflı önce Amerika politikası… şimdi öyle değil. Uluslararası sistemde durabilmesi için Amerika’nın eskisi gibi yumuşak gücü, yani hukukun üstünlüğü, liberal sistem, insan hakları; bunların tekrar geri gelmesi lazım. Tek üstün oldukları konu oydu. Belki daha normal ilişkiler içinde diplomasiyi tekrar canlandıracağız diyor. O tür ilişkiler içinde diplomasi dili daha sakin daha yumuşak daha anlaşılabilir yapılar içindedir."

    'Hem Rusya'yı idare edip hem Rusya ile ters noktalarda buluşup tekrar Amerika'ya dönmek...'

    Erdoğan yönetiminin Biden yönetimine uyumda zorlanacağı görüşlerinin ağırlıkta olmasına karşılık Prof. Köni, ABD içinde tam aksine analizlerin eksik olmamasına da atıfta bulundu. Ancak bir taraftan 'Rusya'yı idare edip' diğer yandan tekrar ABD'ye dönmenin, Ankara'nın içinde bulunduğu iktidar yapısı açısından yaratacağı sıkıntılara dikkat çekti:

    "Yine Amerika’daki analizler içinde Trump döneminde böyleydi ama Türkiye çok sağa sola oynayabilir. Bu sefer de Biden’ın hoşuna gidecek bir boyuta gelebilir gibi analizler var. Amerika ve Batı’nın hoşuna gidecek tavırlar ortaya konabilir diyorlar. Olabilir ama bizim görebildiğimiz kadarıyla akademik boyuttaki algılarımız böyle bir dönüşümün nasıl yapılacağını bir türlü kestiremiyor. Olayın sorun noktası burası. Yoksa böyle bir dönüş bekliyorlar. Hem Rusya’yı idare edip hem Rusya ile ters noktalarda buluşup tekrar Amerika’ya dönüp, ondan sonra Macron’a bağırıp çağırıp sonra sevgi mektubu göndermek, müthiş olaylar bunlar. Biraz da koalisyonun getirdiği birtakım baskılar var. Çok daha çabuk dönülebilir bazı hareketlerden. Çünkü ülkenin çıkarları söz konusudur, dolayısıyla o dönüşler yapılabilir. Ama bu sefer koalisyonun bozulması, yani şu anda iktidardaki yapının bozulması onun kaybının getireceği kaygılarla karar vericinin kendi çıkarları da var. Ülkenin çıkarları mı kendi çıkarları mı, nasıl analiz olacak? Çoğunlukla insanlar kendi çıkarlarını göz önünde bulunduruyor. Her dakika Atatürk beklememek gerekiyor, o dönemler böyle. Trump mesela İsrail’e neler verdi? O Amerika’nın stratejisiyle ilgili değildi ki Trump’ın seçimi kazanma stratejisiydi.

    'Sincar'a herhalde Batı'dan izin çıkmadı'

    Köni, Washington'dan verilen tepki nedeniyle ABD ile ilişkilerin de gerildiği Gara operasyonunu da değerlendirdi. Sincar için Batı'dan izin çıkmamasının bu operasyonda etkili olabileceğini söyleyen Köni, operasyon sonrası Türkiye'den yapılan analizlerin niteliğine dikkat çekti. Köni, Türkiye'yi ABD açısından 'İsrail'in pozisyonuyla eşit gören kimi analizleri eleştirdi:

    "Belli bir operasyon düzenleniyordu. Asıl hedef Sincar. Yani SDF’nin hatlarını çevrelemek istiyorlardı. Oraya Haşdi Şabiler geldi, Irak hükümeti oradaki valiyi de destekliyor. Daha önce de Sincar bölgesi için bir anlaşma yapıldı. Eski PKK’lılar da oradaki yeni kurulan güce katıldılar. Oraya yapılacak operasyona herhâlde Batı’dan pek izin çıkmadı. O halde yani 70 km derinlikte ikinci bir boyut, o tarz tercih edildi. Tahmin ediyorum orada da gelen haberlerden müdahale olurken ‘Burada sizin esirleriniz var’, yani buraya müdahale etmeyin. Tabii dinlemediler. Sonuç başka bir boyuta dönüştü ama asıl hedef başka yer diye düşünüyorum. Mesela yüksek rütbeli bir komutanımız diyor ki, ‘Buradan Amerika’nın gönderdiği destek konvoyları geçiyor, İsrail istediğini bombalıyor, biz de bombalayalım’. Yalnız şunu bilmiyor, kendisini İsrail ile eşit görmeye çalışıyor. Halbuki İsrail lobisi Amerika’yı yönetiyor. Onu analiz etmeyene, o rütbedeki bir analize şaşarım.”

    Etiketler:
    Batı, S-400 Triumf, S-400, Joe Biden, Türkiye, ABD, NATO, Hasan Köni
    Topluluk kurallarıTartışma
    Sputnik hesabınızla yorum yapınFacebook hesabınızla yorum yapın