06:07 23 Nisan 2021
Canlı Yayın

    'AB'nin Gümrük Birliği ve sığınmacı anlaşmasının güncellenmesine dair tutum olumlu ama adaylık işi çoktan bitti'

    Eksen
    URL'yi kısaltın
    Yazarı
    0 23
    Abone ol

    Prof. Faruk Şen’e göre, AB zirvesinde Almanya'nın katkısıyla Gümrük Birliği'nin ve sığınmacı anlaşmasının güncellenmesine ışık yakılması olumlu. Ancak AB'nin artık Türkiye’yi aday ülke görmediğini anımsatan Şen, Ankara'nın köşeye sıkışınca gemisini geriye çekmek gibi taktikler yapmayıp kararlı durması ve komşularıyla uzlaşması gerektiği görüşünde.

    Avrupa Birliği'nin (AB) 25-26 Mart zirvesinden Türkiye ile ilgili yaptırım kararı beklendiği gibi çıkmadı. Ancak Ankara'nın Doğu Akdeniz'de gerginliği düşürmesi, Yunanistan'la görüşmelere önkoşulsuz başlaması ve Kıbrıs'ta BM konferansına olur vermesinden memnun kalan AB liderleri, zirve bildirisinde süreç için 'kademeli, orantılı ve geri dönülebilecek' bir çerçeve ortaya koydu. Ankara'nın yeni 'provokatif' adımlarının pozitif gündemin geriye döndürülmesine yol açılacağı tehdidi de savruldu. AB liderleri haziran zirvesine kadar sürecin olumlu işlemesi halinde Gümrük Birliği'nin güncellenmesine dair bir dizi adıma hazır olacaklarını da dile getirdi. Sığınmacılar konusunda yardımların devam edeceği belirtilen bildiride, Türkiye'de hukukun üstünlüğü ve temel hakların genel çerçeve içinde 'endişe konusu' olmaya devam ettiğinin de altı çizildi.

    AB zirvesinden çıkan kararları Türkiye Avrupa Eğitim ve Bilimsel Araştırmalar Vakfı (TAVAK) Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Faruk Şen’le konuştuk.

    ‘Almanya Gümrük Birliği konusunda çekincelerini kaldırması olumlu’

    Prof. Faruk Şen'e göre, AB içindeki Türkiye yanlısı ülkelerin de etkisiyle zirveden bir yaptırım kararı çıkmayacağı zaten belliydi. Zirve sonucunun olumlu yanının Almanya'nın Gümrük Birliği'nin güncellenmesi konusundaki çekincelerini kaldırması olduğunu söyleyen Şen, bu durumdan Türkiye kadar AB'nin de yararlanacağına dikkat çekti. 18 Mart 2016’da imzalanan göç anlaşmasının gözden geçirilip yenilenmesi ve Türkiye’ye verilmeyen yardımların 'serbest kalmasını' da olumlu bulan Şen, Ankara'nın hem vize serbestisi hem de güvenlik politikalarında söz sahipliği talep etmesi gerektiği görüşünü dile getirdi:

    • “İlk önce olumlu taraflarına bakalım. Hakikaten Türkiye’ye bir yaptırım çıkmayacağını Türkiye Avrupa Eğitim ve Bilimsel Araştırmalar Vakfı olarak her zaman vurguladık. Zira Avrupa Birliği içinde 5 ülke ne kadar Türkiye’ye karşıysa ki bu ülkeler Yunanistan, Güney Kıbrıs, dolaylı olarak Fransa, Avusturya ve Lüksemburg, Türkiye ile dostluk ilişkilerini pekiştiren İspanya, Macaristan, Kuzey Avrupa ülkeleri de Türkiye’nin katiyen Yunanistan’ın etkisiyle kaybedilmemesi gerektiğini söylüyor. Bu konuda olumlu bir gelişme. Gümrük Birliği’nin iyileştirilmesi konusunda Angela Merkel de çekincelerini kaldırdı. Çünkü Gümrük Birliği’nin iyileştirilmesinden en az Türkiye kadar AB de yararlanacak. İkincisi, 18 Mart 2016’da imzalanan göç anlaşmasının tekrar gözden geçirilip yenilenmesini ve Türkiye’ye verilmeyen yardımların hemen verilmesi istendi. Burada Türkiye’nin üzerinde durmadığı bir konu var. 2018-19-20 yılları içinde bizim 3’er milyar eurodan en az 9 milyar euro hakkımız var. 2020 ve 2021’i de katarsak AB’de tartışılan konu Türkiye’ye 15 milyara yakın bir yardım yapılması. Esasında Avrupalıların korkusu Suriyeli geçici sığınmacıların Türkiye’den de ayrılarak kendi ülkelerine gitmesine yönelik. Bunu bizim de istememiz lazım, bu konuda çok kararlı değiliz. Bunun dışında vize anlaşması tartışılacak. Ama vize kademeli olarak kaldırılacak belirli branşlarda. Halbuki vize yarım hamilelik gibi olmaz. Ya tam kaldırılır ya da kalır. Vizenin kaldırılmasının Türkiye’nin elini çok rahatlatacağını düşünmüyorum. Gümrük Birliği’nin iyileştirilmesi, bütçeden Türkiye’ye daha fazla para ayrılması ki AB’de özel statüde Türkiye üç ayakta yer almalı. Bir, bütçeye para verip para alması lazım. Burada Türkiye yılda 1.5 milyar euro'luk bir katkıda bulunurken, 12-14 milyar euro arasında da bütçeden para alabilir. İki, Gümrük Birliği’nin iyileştirilmesi. Üç, Avrupa güvenlik ve savunma kimliğinde Türkiye’nin NATO ülkesi olmasına rağmen AB ülkeleri gibi söz sahibi olması tartışılmalı ve önü açılmalı.”

    ‘AB Doğu Akdeniz ve Kıbrıs'ta geri adımların devamını istiyor, konferans planında Türkiye'nin ismi geçmiyor, Ankara KKTC'den KTC'ye geçmeli'

    Prof. Şen, AB’nin zaten hiçbir zaman serbest dolaşımı kaldırmayacağı görüşünde. Birliğin artık Türkiye’yi aday ülke konumunda görmediğinin net olduğunu belirten Şen, Ankara'dan Doğu Akdeniz ve Kıbrıs konusunda geri adımlarının devamının da istendiğini vurguladı. AB'nin bir Doğu Akdeniz zirvesi planladığını ancak henüz Türkiye'nin isminin geçmediğini de anımsatan Şen, Ankara'nın artık KKTC'den KTC'ye geçiş yapması gerektiği değerlendirmesinde bulundu:

    • Serbest dolaşımı AB hiçbir zaman kaldırmayacak. Ama iki branşta Almanya başta olmak üzere gastronomide aşçı ve sağlık personelinin gelmesine olanak veriyor. Bunların geliştirilmesi lazım. Türkiye’yi rahatlatmamak için her şeyi yapıyorlar. Haziran ayına kadar bir bekleme süreci verdiler. Doğu Akdeniz’de Türkiye’nin geri adımlarına devam etmesini istiyorlar. Biz de gemimizi, Antalya limanına çektik. Kıbrıs konusundaki kararlılığımız azaldı. İki devletli görüşmelerin artık başlamasını istiyorduk. Yine eski yönetime, federasyona dönmemizi istiyorlar. Bu konuda Türkiye’ye karşı sert politikalar devam ediyor. Bu zirvede Almanya da ağırlığını koydu ve Türkiye’nin elini rahatlattı. Avrupa Birliği artık Türkiye’yi aday ülke konumunda görmüyor. Üyelik görüşmeleri için yeni fasılların açılması katiyetle tartışılmadı. Bu büyük bir eksikliktir. Doğu Akdeniz’de daha nasıl sıkıştırırız gibi. AB’nin dış ilişkiler komiseri Borrell’ın da öncelik ettiği bir Doğu Akdeniz zirvesi yapılması planlanıyor. Türk Cumhuriyeti burada ismi geçmeyen bir durumda. Artık KKTC’den bizim KTC’ye geçmemiz lazım. Bu konuda Türkiye’nin önünün açılması lazım. Bu konuda maalesef Türkiye’nin elini rahatlatacak Ersin Tatar seçildikten sonra önce Azerbaycan sonra Malezya, Pakistan gibi ülkelerin KKTC’yi tanımasına yönelikti. Azerbaycanlılar bize her türlü işi yaptırdılar. Dağlık Karabağ’ı kurtarılmasına katkıda bulunduk. Ama Ersin Tatar’ı hala ülkelerine herhangi bir sıfatla davet etmiyorlar. Ursula von der Leyen, Türkiye’ye müracaat etti. Nisanın ikinci haftasında gelmek istiyor. İlk defa yüz yüze görüşme olacak burada. Herhalde AB, Yunanistan’ın arkasına sığınarak Türkiye’nin önünü kesmeye devam edecek.”

    ‘Türkiye Mısır, İsrail, Suriye ve Lübnan ile ilişkilerini geliştirirse uluslararası hukukta fazla sıkıştırılmaz’

    Gümrük Birliği’nin iyileştirilmesiyle beraber Avrupalı şirketlerin de Türkiye’de ihaleye girebileceğini söyleyen Şen, aynı şekilde Türkiye’nin de Avrupa’ya açılacağına dikkat çekti. Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de Mısır, İsrail, Suriye ve Lübnan ile ilişkilerini geliştirmesi gerektiğine işaret eden Şen, bunlar yapıldığı takdirde uluslararası hukukta fazla sıkıştıramayacakları görüşünde. Şen, yapılacak Doğu Akdeniz konferansına Kuzey Kıbrıs’ın da katılması gerektiğini belirtti:

    • “İhalelerin şeffaflığı. Yani Gümrük Birliği’nin iyileştirilmesi sadece tarım ürünleri için geçerli değil. Türkiye’deki ihalelere yurt dışından da katılımlar olabilmeli. Biz artık Türkiye olarak ihaleleri yüksek fiyata beş müteahhite vermeyeceğiz, Avrupalı da ilgi gösterdiği zaman gelecek. Bunun iyi tarafı da var. Biz de Avrupa’daki ihalelere gireceğiz. İnşaat sektöründe artık bizim müteahhitlerimiz de Türkiye’den dolar karşılığı garantili ihaleler almayıp, yurt dışında da o şartlarda girmeleri lazım. Bunu olumsuz görmüyorum. Türkiye, Gümrük Birliği standardında ürün üretmeli, çok kısa zamanda olumlu adımlar attı. Doğu Akdeniz’de Türkiye’nin önemli adımlar atması lazım. Bir, Mısır ile ilişkilerin geliştirilmesi lazım. Mursi yüzünden Sisi’ye o kadar karşı çıktık ki, Sisi şimdi Türkiye’ye kök söktürüyor. İkinci adım atacağımız yer İsrail. Dostluk ilişkilerimizi geliştirmeliyiz. Filistinlilerin Türkiye’ye çok bir yararı olmadı. 2014’te Almanya’dan iki yıl evvel Filistin, Ermeni soykırımını tanıdı. İlk defa bir ülke Ermeni soykırımını içeren bir pul bastırdı. Bu açıdan Türkiye Mısır, İsrail, Suriye, Lübnan gibi ülkelerle ilişkilerini geliştirirse, Libya’da Doğu Akdeniz konusunda yaptığımız Mavi Vatan gibi başarılı olabiliriz. Bunlar yapıldığı takdirde uluslararası hukukta da bizi fazla sıkıştıramazlar. Doğu Akdeniz ülkelerinin bir araya geleceği zirveye Türkiye’nin KKTC’nin de katılmasını sağlaması lazım. Tüm Güney Kıbrıs, Kıbrıs’ı temsil etmemeli. Bu o zaman Türkiye’yi Avrupa hala KKTC’de bir işgal gücü olarak görmek istiyor anlamına gelir, buna olanak tanımamalıyız.”
    ‘Türkiye sıkıştığında gemisini geriye çekmek gibi taktikler yapmamalı, kararlı politika izlemeli'

    AB’nin Türkiye’ye en büyük yaptırımının adaylık sürecindeki fasılları açmamak olduğunu belirten Prof. Şen, AB’nin her zirvede bir sonraki zirveyi Türkiye’ye ‘havuç’ olarak gösterdiğini ancak adaylık statüsünün çoktan düştüğünü söyledi. Şen'e göre, Türkiye Doğu Akdeniz’de sıkıştığında arama gemisini geriye çekmek gibi 'taklitler' yapmamalı ve kararlı bir politika izlemeli, Kıbrıs'ta ise AB taraf olduğu için konferansta 'gözlemci' sıfatı kabul edilmemeli:

    • “Türkiye’nin geri adım atmaması lazım. Sonuçlar bizim çok aleyhimize değil. Ama Demokles’in kılıcı gibi haziran zirvesi gündemde. Her zirvede bir sonraki zirveye göre Türkiye’ye havuç gösteriyorlar. Bizim artık bu konuda Libya ile yaptığımız anlaşma çerçevesinde Doğu Akdeniz’de kararlı bir politika uygulamamız lazım. Artık Türkiye taktik yapmamalı. Sıkıştığımız zaman Doğu Akdeniz’deki arama gemimizi geriye çekmek, Kıbrıs konusunda BM’nin etkenliğinde görüşmeye başlamak ki AB’nin bu konuda kararlı tarafı da var. Biz de bu görüşmelerde gözlemci olarak yer almak istiyoruz. Bu olamaz çünkü AB burada taraf. Biz geri adım attık bu gerçek. Ama atılan geri adımların canımızı kurtarmamıza yetmeyecek. Artık kararlı adımlar atılması lazım. AB’nin Türkiye’ye en büyük yaptırımı fasılları açmaması. Artık Türkiye ortaklık statüsünden düştü. Balkan ülkeleri ortaklık statüsü içinde yer alıyor. Batı Ukrayna’yı neredeyse AB’ye kabul edecek. Doğu Ukrayna, Rusya’ya neredeyse terk edilmiş durumda. Bu gelişmeler Türkiye için önemlidir. Türkiye’deki demokrasi sorunu, insan hakları, basın özgürlükleri çerçevesinde Türkiye’yi kimse aday olarak düşünmüyor. Avrupa Konseyi önümüzdeki aylarda Türkiye’nin üyeliğini tam anlamıyla gözlemeden alıp askıya alır veyahut en azından oy hakkımızı elimizden alırsa da şaşırmamız lazım."
    'Biden'ın bu politikası Türkiye'de ters teper'

    Prof. Şen, Trump yönetiminin adımlarının ardından Biden yönetiminin de Yunanistan'dan yana ağırlığını koyduğu görüşünü aktarırken, ABD'nin bugüne kadar böylesine açık bir tercih yapmamış olduğunu anımsattı. Şen'e göre, Biden yönetiminin Türkiye'ye yönelik dışlayıcı politikası ters teper:

    • "(Biden yönetimi) Yunanistan’a yönelik ağırlığını koydu. Trump, eski dışişleri bakanını Yunanistan’a yolladı. Bize sadece Fener Rum Patriği ile görüşmek için geldi. Bizim bunu kabul etmememiz lazımdı. Biden bir kere batı Trakya’da kurduğu helikopter üssü ve askerleriyle tercihini Yunanistan yönünde yaptı. Bugüne kadar Amerika böyle çok açık bir tercih Türk-Yunanistan ilişkilerinde yapmamıştı. Amerika, S-400’lerin elden çıkarılmasını istiyor. Bir adım daha ileri gidelim. Türkiye’yi bu konuda çok zor bir atmosfere sokuyor, buna devam edecek. Şu anda Biden hükümetinin gözden çıkardığı ülkeler arasında önce Rusya, Suudi Arabistan, İsrail ve biz geliyoruz. Türkiye karşıtlığı özellikle Rusya’ya yaklaştığımızdan hareket ederek her geçen gün artıyor. Bu böyle gitmez. Biden’ın bu politikası Türkiye’de ters teper. Türkiye İncirlik gibi, Malatya’daki olanaklar gibi Amerika’nın tekelinde hareket etmemeli. Amerika, Trump’ın politikasının dışında Trans Atlantik işbirliğini muhakkak uygulama istiyor. Burada hem AB’nin çıkarlarını düşünüyor hem de kendi çıkarlarını. Bu önemli bir gelişme. Bu açıdan AB’nin yanında ABD ile de uğraşmak zorunda kalıyoruz.”
    Etiketler:
    Sığınmacı, Türkiye, Gümrük Birliği, Almanya, AB, Faruk Şen
    Topluluk kurallarıTartışma
    Sputnik hesabınızla yorum yapınFacebook hesabınızla yorum yapın