00:45 13 Haziran 2021
Canlı Yayın

    'İsrail'in 'Biz kendimizi koruyoruz, demokratik Batılı ülkeyiz' söylemi, ABD'de inandırıcılığını yitiriyor'

    Eksen
    URL'yi kısaltın
    Yazarı
    0 10
    Abone ol

    Tülin Daloğlu’na göre Biden'ın telkinleri ateşkeste rol oynarken, ABD'deki Demokratlarda İsrail'e desteğe karşı itirazlar yükselmesi bir ilk. Filistin sorununda İsrail sağı ve Netanyahu'nun iki devletli çözümü imkansız kılan politikalarına atıf yapan Daloğlu'na göre, çözüm İsrail'in devlet olarak tanınması ve Filistinlilerin de devletinin olmasında

    İsrail yönetiminin Doğu Kudüs'teki Şeyh Cerrah mahallesinde Filistinli Arapları tahliye girişimleri ve Mescid-i Aksa'ya yansıyan olayların ardından yaşanan 11 gün süren çatışma ateşkesle dindirildi. Her zamanki gibi arabuluculuk Mısır'a düştü.

    11 günlük savaşın İsrail'in vurduğu Gazze'deki faturası 66'sı çocuk, 243 kişinin ölümü, 2 bine yakın insanın yaralanması oldu. Gazze'den yoğun roket atışına Demir Kubbe sistemi büyük ölçüde müdahale etse de 12 kişi hayatını yitirdi.

    Son çatışmanın dikkat çekici unsurları Hamas ve Filistinli grupların İsrail'e yoğun roket ateşi ve İsrail içindeki Arap vatandaşların grevler eşliğinde protesto dalgasına katılması oldu. Uluslararası planda ise Gazze'de oluşan ağır insani fatura büyük tepki çekerken, ABD'de Demokrat Parti yönetimi içinde bölünmüşlük ortaya çıktı. ABD Başkanı Biden'ın, İsrail Başbakanı Netanyahu ile defalarca telefonda konuşarak ateşkes için uyarsa da 'İsrail'e sarsılmaz desteği' ifade etmesi, Demokratların eleştirilerine yol açtı. İsrail'e yeni askeri yardıma Kongre onayının çatışmaya denk gelmesi de tepki çekti.

    İsrail-Filistin çatışmasının son raundunu, ABD'deki politik iklime etkileri eşliğinde gazeteci Tülin Daloğlu ile konuştuk.

    'Henüz özel temsilci atanmadan arabulucu gönderdiler'

    Tülin Daloğlu’na göre, İsrail-Filistin krizi Biden yönetiminin Ortadoğu'ya dair tutumunun henüz belirsizliğini koruduğunu bir ortamda başladı. Amerikan politikasında geleneksel yeni büyükelçi atama sürecinin henüz başlamadığını belirten Daloğlu, hızlanan süreçte Biden'ın bir temsilcisinin arabulucu olarak gönderilmek durumunda kalınmasına işaret etti:

    “Amerika'da yeni başkan geldiğinde başkentlerdeki büyükelçiler değişir. Bu anlamda Ankara’daki büyükelçinin de değişmesini bekliyoruz. Ve haliyle İsrail’deki Amerikan büyükelçisinin de değişmesini bekliyoruz. Burada öncelikler son derece önemlidir. Bu anlamda da Biden’ın henüz İsrail’deki büyükelçiyi değiştirme gibi bir adımını bilmiyoruz. Geçmiş Amerikan yönetimlerinde illaki İsrail-Hamas/Filistin konusunda 'Ortadoğu Özel Temsilcisi' diye kılıfladıkları bir temsilci olur. Biden yönetimi iş başı yaptı. 21 Ocak-21 Mayıs 4 aylık bir süre geçti. Ortadoğu Özel Temsilcisinin henüz kim olduğunu bilmiyoruz. Ama arabulucu kisvesinde Biden’ın bir temsilcisini İsrail’e görüşme için gönderdiler. Washington ne yapmak istiyor kısmını buradan okumak gerekiyor. Acaba Amerika, Ortadoğu’dan biraz odağı uzaklaştırıp Asya-Pasifik’e doğru mu kayıyor diye bakıyoruz. Tam olarak öyle mi yoksa Amerika birazcık odağı mı karıştırdı."

    ‘Biden en güçlü İsrail taraftarı Demokrat senatörlerden biriydi, bu anlamda Trump ile yarışabilir’

    Joe Biden'ın siyasi tarihçesiyle ABD'de en güçlü İsrail taraftarı Demokratlardan olduğunu anımsatan Daloğlu, bu açıdan selefi Trump ile de yarışabileceğini dile getirdi. Biden'ın Netanyahu ile telefon görüşmelerinin ateşkes sürecini hızlandırmış olabileceği görüşünde olan Daloğlu, son çatışmanın ABD Kongresi'nde İsrail'e eleştirel yaklaşanları ortaya çıkartmasının ise bir 'ilk' olduğunu dile getirdi:

    "Biden gerçekten dış politikaya çok hakim derken iç politikada olan karmaşa ayaklarını yerden mi kesti, orası muallak. Trump çok İsrail taraftarı denirken aslında Biden 50 yıldır Amerikan siyasetinde ve ağırlıklı olarak 1973-2008 arasında istisnasız sürekli Amerikan Senatosu ve dış ilişkiler komitesinde olan biri. Biden’ın siyasi tarihçesine bakarsak, en güçlü İsrail taraftarı olan Demokrat senatörlerden biri. Bu anlamda Trump ile yarışabilir. Altı defa İsrail Başbakanı Netanyahu ile telefon görüşmesi yaptığını söyledi. Çarşamba günü 'bu işi hızlıca ateşkese götürün' demişti. Perşembe, Dışişleri Bakanı Blinken, zaman dilimini çıkardı ama ateşkes çağrısını yeniledi. Ve ateşkes hikayesi geldi. Biz daha önce Amerikan Kongresi’nde böyle bir şey görmedik. Alexandria Ocasio-Cortez, Demokrat Parti’den Temsilciler Meclisi’nde olan bir vekil. Aynı şekilde Rashida Tlaib, Müslüman kökenli vekil. Ilhan Omar, yine Müslüman kökenli bir vekil. Ama Demokrat Parti’de başka vekiller de var. İlk defa bu kişiler, ‘Biz böylesine bir sıcak çatışma varken, artı bir de tekrardan Gazze’de kullanılacağından emin olduğumuz 735 dolarlık silahın onaylanıp İsrail’e gitmesine izin veremeyiz. İnsan hakları ve demokrasi diyorsak, bu konudaki söylemimizi tamamen çökertiyor’ dediler. Bernie Sanders, başkan adayıydı. Bir türlü Demokrat Parti’nin başkan adaylığını alamadı. Hem Yahudi olması hem de İsrail politikalarına eleştirel yaklaşması ABD medyasında defaatle dile getirildi. Bernie Sanders kendi gibi davrandı. O da bu sefer Senato’da 735 milyon dolar silah satışının bloke edilmesi için tasarı sundu. ABD Kongresi’nde teknik olarak baktığınızda bir yere varamazsınız. Ama bunun var olmuş olması önemli.”

    ‘İsrail’in söylemi ABD’de inandırıcılığı yitiriyor’

    Daloğlu, ABD’de İsrail’in kendini koruma ve Batılı demokratik ülke olduğu yolundaki söyleminin giderek zayıfladığını söylerken, Amerikan kamuoyunda etkili yazarların eleştirilerine atıfta bulundu:

    “Daha önemlisi David Ignatius ve Nicholas Donabet Kristof. Her ikisi de dünya çapında köşe yazarları. David Ignatius, Washington Post’ta yazıyor. Demokrasi ve insan hakları söylemleri Kristof’un temasıdır. Dünyanın çeşitli yerlerinde insan hakları ihlallerini takip eder ve yazar. O da dahil olmak üzere İsrail’in Hamas'ı hedefleyerek Gazze'de sürdürdüğü 'Duvarların Muhafızı' operasyonunu çok ciddi eleştirdiler. David Ignatius, ‘İsrail’in bir stratejisi yok’ dedi. 2014’te yapıldı, 6 sene sonra tekrar yapılıyor. Ama bunu kaçıncı defadır görüyoruz ve bu iş sona gelmiyor. İnsanlarda bir yılma var. Bu yılmanın arkasında İsrail’in 'Hamas’a karşı kendimizi koruyoruz, demokratik Batılı bir ülkeyiz. Bu tamamen kendimizi korumak amaçlı yapılan bir şeydir’ söylemi de Amerika’da artık inandırıcılığını kaybediyor gözüküyor. Bunun Amerika’da olması çok önemli bir gelişme. İlk defa bu ölçekte ve bu isimlerin özelinde yaşıyoruz. Bunları başka insanlar da söylemiştir. Ama David Ignatius ve Nicholas Donabet Kristof gibi ağır toplar söyleyince, buna dikkat etmek gerekiyor.”

    ‘İsrail sağ siyaseti ve Netahyahu iki devletli çözümü neredeyse imkansız kaldı’

    Daloğlu’na göre Filistinliler FKÖ'den ve Hamas’tan çare bulamıyor, ışık göremiyor. Gazze'deki her insanın doğuştan Hamas taraftarı görülmemesi gerektiğini belirten Daloğlu'na göre iki devletli çözüm çabaları hızlandırılmalı. Ancak Daloğlu, bunun için İsrail'in 'devlet' olarak varlığının tanınması ve Filistinlilerin de devletlerini kurmaları gerektiğini söyledi. Daloğlu'na göre bu yolda en büyük sıkıntı da İsrail'deki sağ siyaset ve Netanyahu'nun 2009'dan bu yana iki devletli çözümü imkansız kılmasında yatıyor:

    “Dünyanın herhangi bir noktasına bakın. Hangi siyasetçiden kim ne medet umuyor, oturup düşünmemiz gerekiyor. Tüm dünya zorlu bir süreç geçiriyor. Filistin özelinde ve İsrail medyasında baktığınızda seçimlere gidilecek olsaydı, Hamas bu seçimde kaybedeceğini biliyordu. O yüzden kendini sil baştan kurgulayıp hem Kudüs hem Mescid-i Aksa’nın koruyucusuymuş gibi sunmak için böyle bir olayı tetikledi diyorlar. Olayı nereden ele almak istersen öyle bakabilirsin. Ama şöyle bir gerçek var. Abbas’ın yaşı ilerledi. Ne yazık ki Selefi gibi bol sıfırlı rakamları kendi ve yandaşlarının lehine kullandığı ama toplumun hizmet beklediği noktalarda geri kaldıkları şeklinde bir dolu söylem var. Bunun arkasına düşüp kendim sağlamasını yapmadığım için sadece söyleyip geçeyim. Ama bu olmamış mıdır diye sorarsak kesinlikle bunlar yolsuzluk yapıyor diyorlar. Dolayısıyla halk, Filistin Kurtuluş Örgütü'nde çare bulamıyor. Kendileri için bir ışık göremiyorlar. Hamas’da da keza öyle. Halkın açısından bakalım. Saha gazetecisi olarak o kadar çok insanla sohbet ediyoruz ki onların da bize tesirleri oluyor. O insan neden gözlerini Gazze’de açtı da New York’ta açmadı, bilemem. Ama Gazze’de dünyaya gelmiş bir vatandaşın da otomatikman Hamas taraftarı, ideolojisine ant içmiş olduğunu da görmüyorum. Fakat çok küçücük bir metrekare içerisinde 2 milyon insan var. Hamas her tarafında yer almış durumda. Bunları nasıl ayıklayacaksınız? Buradaki çözümü bence Hamas üzerinden değil doğrudan sorunun köküne gitmek gerekiyor. Sorunun kökünde de bence artık insanların İsrail’in bir devlet olarak var olduğunu kabul etmeleri gerek. Bu ateşin son bulması için bu kabul edilmeli. Ayrıca iki devletli çözüm için ne yapabiliriz, çözelim bu işi ve artık akan kan dursun, insanlar ne hayallerle yaşayabilirler, kendilerine nasıl faydalı olabilirler diye düşünsünler, biz ne yapabiliriz diye düşünsünler. Biz oradan düşünemiyoruz. Herkes içindeki nefreti, mağduriyeti, aksi giden her şeyi köpürtüyor, ama hiç kimse çözümde yok. Arap ülkeleri de yok Amerika da yok. Net olarak görmemiz gereken bir şey var. İsrail’deki siyaset sağ siyaset. Netanyahu’nun siyaseti 2009’dan beri iki devletli çözümü neredeyse imkansız kıldı. Biden’ınsa sorumluluk, buyursun Biden’ın. AB dışişleri bakanları, İsrail’e gideceklermiş, buyursunlar onların olsun. Ama iki devletli çözüme artık lütfen herkes bir dönüşün yolunu bulsun. Filistin halkı kendi toprağı dediği toprakta azınlık vatandaşıymış gibi veya İsrail lütfetmiş de yaşama hakkı veriyormuş gibi yaşayamazlar. Onların devlet olmaları kaçınılmaz. Devlet olmadıkları takdirde bu kan bitmiyor.”

    ‘Türkiye eskiden İsrail karşıtı olmadan Filistin’in yanında durabiliyordu’

    Türkiye’nin eskiden İsrail karşıtı olmadan Filistin’in yanında durabildiğini anımsatan Daloğlu, bugünse Yunanistan'ın Türkiye'den daha etkin rol arayışında bulunabildiğine dikkat çekti. İsrail’le kısa zamanda bir normalleşme yaşanmasını beklemeyen Daloğlu, sayfayı kapatmamak gerektiğine dikkat çekti:

    “Eski-yeni Türkiye ayrımı olmadan Türkiye’nin kendi fabrika ayarlarında olduğu zamanlarda Türkiye, İsrail karşıtı olmadan Filistin’in yanında olabiliyordu. Türkiye kendini merkeze alıp kendi çıkarlarını gördüğü zaman herkese faydası olur, bölgede böyle saçma şeylerin olması karşısında da en azından arabulucu veya insani olarak daha akılcı ve rasyonel girişimlerde bulunabilir. Bugün Türkiye bu alanı boş bıraktığı için Yunanistan Dışişleri Bakanı Dendias, İsrail’le Filistin arasında mekik diplomasisine giriyor. Bu tamamen şu anki mevcut AKP hükümetinin yanlış dış politikasının sonucu. Türkiye'yi fabrika ayarlarından uzaklaştırdığınızda Türkiye’nin kendisine de faydası olmuyor, Ortadoğu’daki hiçbir ülke ve özelinde Filistinlilere de faydası olmuyor. Türkiye özelinde bence bunun defaatle altını çizmekte fayda var. Türkiye ve Türk halkı İsrail karşıtı olamaz, antisemitik olamaz. İsrail karşıtı olmadan Filistin’in haklarını koruyabilen bir Türkiye vardı. Ama insanlar şurada çok ciddi bir manipülasyona gidiyorlar. Biz ideal bir dünyada yaşamıyoruz ki. Bugün nasıl bazı açmazlar yaşanıyorsa geçmişte de yaşanıyordu, insanoğlu tarihçesi böyle bir şey. İdeal bir dünyada yaşamıyoruz, ne bizim hükümetlerimiz ne devlet yöneticilerimiz mükemmel insanlar değiller. O yüzden bu fabrika ayarı mevzusunu artık AK Parti kendisine ne kadar zarar verdiğini bizim bu gördüğümüz perspektiften görsün ve anlasın. Bu anlamda bir düze getirsin. Şu anda kısa bir zamanda İsrail ile ilişkiler normalleşmez. Ama uluslararası ilişkilerde mutlak düşmanlık mutlak dostluk olmuyor. O yüzden hiçbir zaman sayfayı kapatmamak gerekiyor.”

    İlgili konular:

    ABD sokaklarına damgasını vuran Siyah Yaşamlar Önemlidir hareketi: Filistin'in kurtuluşu için mücadele edeceğiz
    ABD'de Demokrat vekillerden 'İsrail'e onaylanan silah satışı durdurulsun' tasarısı hazırlığı
    Biden'dan Netanyahu'ya gerginliğin düşürülmesi çağrısı
    Etiketler:
    Joe Biden, Tülin Daloğlu, Türkiye, Filistin, İsrail, ABD
    Topluluk kurallarıTartışma
    Sputnik hesabınızla yorum yapınFacebook hesabınızla yorum yapın