00:49 04 Aralık 2016
Ankara-4°C
İstanbul+ 5°C
Canlı Yayın
    Suriye Asker Dağlar

    MHP milletvekili Sinan Oğan: “2014 Barış Süreci” sonuç vermedi

    © Sputnik/
    Görüş
    URL'yi kısaltın
    Yuriy Mavaşev
    0 34420

    Ankara ve PKK arasında uzun yıllar süren mücadelenin ardından dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yönetimindeki AKP hükümeti tarafından 2012 yılında “barış sürecini” başlatma kararı alındı. Halen devam eden bu sürecin, Türkler ve Kürtler arasında hem destekçileri hem de katı karşıtları oldu. Bazıları, PKK ile her türlü müzakerelere karşı.

    Peki, “barış sürecinin” 2014 sonuçları ve çözüm perspektifleri nelerdir?
    Türkiye Uluslararası İlişkiler ve Stratejik Analizler Merkezi (Türksam) Başkanı MHP milletvekili Sinan Oğan, Sputnik radyosuna demecinde, şunu söyledi:


    "Şimdi çözüm süreci olarak ifade edilen süreci biz bir defa doğru bulmuyoruz. Çünkü bunun  çözüm süre,   terör sorununu çözeceğine inanmıyoruz. O sebeple 2014 senesinde yürütülen bu süreç PKK’nın bölgede daha da güçlenmesine, PKK’nın Türkiye’nin Doğu ve Güney Doğu Anadolu bölgesinde daha fazla zemin kazanmasına sebep olmuştur. 2014 senesine bir bütün olarak baktığımızda  çözüm süreci diye başlatılan hadiselerin  Türkiye’nin terörle mücadelesine zarar verdiğini ve Türkiye’nin terörle mücadelisinde zaafiyet ortaya çıkardığını, buna rağmen terör örgütü PKK’nın ise zemin ve zaman kazandığına şahit olmaktayız. Tabii 2014 senesi bir bütün olarak terör örgütü açısından özellikle IŞİD’in bölgede orataya çıkması, IŞİD’in Suriye ve Irak bağlamında geniş bir alanda etkinliğini arttırması, Batılı gazetecilerin, yardım kuruluşu görevlerinin kafasını kesmesi ve o bölgede ABD ile beraber IŞİD’e karşı yapılan mücadelede PKK’nın bir ABD’nin müttefiki gibi adeta ortaya çıkması PKK’nın o anlamda 2014 senesi içeresinde elini güçlendirmiştir. Bir taraftan PKK uluslararası alanda kendisine IŞİD dolayısiyla zemin kazanmıştır. Diğer tarafta  da Türkiye’de bu çözüm süreci olarak ortaya konulan  hadiseler PKK’nın elini güçlendirmiştir. Bu vesileyle çözüm süreci diye ortaya konulan hadiselerin 2014 senesinde terörle mücadeleye değil  terörle müzakere edenlere yaradığını ifade etmek gerekir.
    Tabii Türkiye açısından baktığınızda çok olumlu bir yön göremiyorsunuz. Şunu söyleyebiliriz — daha önceki yıllarda olduğu gibi   geniş çatlı karakol baskınları   sivil halka yönelik terör eylemlerinin miktarında azalma var. Dolayısiyla da askerlerin şehit edilmesi hadisesinin önceki yıllara kıyasla daha az olduğunu,  çatışmaların önceki yıllara kıyasla  daha az olduğunu söyleyebiliriz. Buna olumlu olarak bakmak ta mümkün.  Ama bunun sebebi  terör örgütünün  silah  bırakması değil. Bunun sebebi askerin teröristle çatışmaya girmemesidir.  Ama bütün bunlara rağmen  yine de çarşıda eşiyle   beraber pazarda sebze alan askerler ensesinden kurşulanmıştır. Çarşıda yürüyen askerler ensesinden kurşunlanarak   şehit edilmiştir. Yine de kan dökülmeye  devam etmiştir. Belki daha az  sayıda kan dökülmüştür daha az sayıda asker şehit olmuştur ama yine tekrar ediyorum buna olumlu belki bakabilirsiniz ama mesele buysa o zaman Çanakkale savaşında da eğer İngiliz gemileri buradan geçsin deseydiniz iki yüz elli bin  şehit vermezdiniz, hiç bir savaş olmazdı, hiç kimse de hayatını kaybetmezdi. Dolayısiyla genel toplanda baktığınızda maalesef ki olumlu çok fazla bir şey göremiyorsunuz".

    Diğer muhatabımız bağımsız askeri uzman Kurdistan.ru sitesinin baş editörü Vadim Makarenko, bu konuda şu görüşünü dile getirdi:
    “Geride bıraktığımız 2014 yılında, Türkiye’ye komşu ülkelerde önemli değişiklikler yaşandı. Suriye ve Irak’taki savaşlar yeni aşamaya girdi. Bu yıl hem Türkiye hem de komşuları önemli ölçüde değişti. Elbette “barış süreci” ilerliyor ve hatta devamlı olarak güçlü bir dış müdahaleye maruz kalıyor. Bu müdahale, sürecin hedeflerini de etkiliyor.
    2014’ün en önemli sonucunun Kobani olduğunu düşünüyorum. Türkiye, güvenlik politikasında belli değişikliğe gitti ve peşmergenin topraklarından geçişine izin verdi. Ancak bu karar, büyük ölçüde, Ankara’nın “barış süreci” sorununu ve Irak Kürdistanı ile ilişkileri çözüme kavuşturma ihtiyacından doğdu. “Barış sürecinin” yakın zamanda ek ivme kazanacağını düşünüyorum, zira Türkiye’nin güneyi ile Suriye ve Irak’ın Kürt bölgelerindeki durum hızla gelişiyor. Hiç şüphesiz Türkiye, halihazırda bölgede yaşanan değişimlere ayak uydurmak için Kürt sorununa iç çözüm bulmak zorunda kalacak. Ankara buna ilgi duyuyor, zira en azından ülkedeki bu değişikliklerin kademeli olmasını sağlamak için yaşanan süreçleri kontrol etmek istiyor.”

    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın

    Öne çıkanlar

    • Bir Suriye askeri Halep'te cihatçı gruplardan alınan mahallede zafer pozu veriyor

      İran Dışişleri Bakanlığı Danışmanı Hüseyin Şeyhülislam, Rusya ve İran'ın militanlardan kurtulmayı başaran Suriyeli sivillere yardım amacıyla Suriye'de ortak bir insani yardım operasyonu gerçekleştireceğini söyledi.

      1669
    • Slovenya Dışişleri Bakanı Karl Erjavec

      Slovenya Dışişleri Bakanı Karl Erjavec, Avusturyalı mevkidaşı Sebastian Kurz'un Türkiye'nin AB'ye giriş müzakerelerinin sonlandırılması yönündeki talebini 'tam olarak anlayamadığını' belirterek, "Kurz’un bu tutumu ile tamamen yalnız olduğunu" söyledi.

      0 388
    • Oakland yangın

      ABD'nin Kaliforniya eyaletinin Oakland kentinde konser verilen bir depoda çıkan yangında ilk belirlemelere göre 9 kişi hayatını kaybetti.

      0 757
    • Fenerbahçe - Beşiktaş

      Beşiktaş, Spor Toto Süper Lig'in 13. haftasında Fenerbahçe ile 0-0 berabere kalarak liderlik şansını değerlendiremedi.

      0 2813
    • CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun kardeşi Celal Kılıçdaroğlu

      CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nun kesin ihraç istemiyle disipline sevk ettirmesinin ardından partiden istifa eden kardeşi Celal Kılıçdaroğlu, "Erdoğan, Atatürk'ün koltuğunda oturan bir insan. O da bir Atatürk" ifadelerini kullandı.

      0 671
    • Selçuk Özdağ

      AK Parti Manisa Milletvekili ve TBMM Darbe Girişimini Araştırma Komisyonu Başkanvekili Selçuk Özdağ, Fethullah Gülen ve Papa 2. Jean Paul görüşmesine aracılık eden kişinin eski başbakanlardan merhum Bülent Ecevit olduğunu iddia etti. Özdağ, arabuluculuğu kimin yaptığına dair komisyona verdikleri dilekçenin Vatikan'a gönderileceğini açıkladı.

      0 557