01:14 18 Ocak 2020
Canlı Yayın
    Görüş
    URL'yi kısaltın
    Yazarı
    0 20
    Abone ol

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye-Ukrayna Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi’nin dördüncü toplantısı dolayısıyla yarın Ukrayna’ya resmi ziyaret gerçekleştirecek. Erdoğan, ziyaret kapsamında, Ukrayna Devlet Başkanı Pyotr Poroşenko ve Başbakan Arseniy Yatsenyuk ile de görüşecek.

    Planlanan görüşmelerde hangi konular ele alınacak? Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ziyaretinin zamanlaması özellikle mi seçildi? Bununla verilmeye çalışılan mesaj nedir?

    Bu konuda, Sputnik Haber Ajansı’na konuşan Hava Harp Akademisi ve Özyeğin Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mesut Hakkı Çaşın, şunları söyledi.

    "Türkiye ile Ukrayna, tıpkı Türkiye ile Rusya gibi, Karadeniz’de komşu, iki önemli devlettir; ve bu komşuluk tarihe dayanmaktadır. Sayın Cumhurbaşkanı’nın ziyareti iki ülke arasındaki ticari üst düzey stratejik işbirliğinin geliştirilmesi maksadıyla yapılan bir ziyaret olup, planlı bir ziyarettir. Bu ziyaret zamanlama açısından önemlidir. Bilindiği üzere, Minsk Anlaşması’nda taraflar önemli çabalar sarf etmişler ve şu anda ateşkes muhafaza edilmektedir. Ağır silahların geri çekilmesi işlemlerine başlanmıştır ve insani yardım konusunda da burada önemli işler yapılmaktadır. Öte yandan 12 Şubatta ulaşılan Minsk Anlaşması’ndan yaklaşık bir ay geçti. Dördüncü maddedeki Donbass bölgesine özerk statü verilmesi konusunda Kiev yönetiminin parlamentodaki müzakerelerine başlaması uygun bir atmosferin olduğunu gösterir. Ve bu zamanlama açısından sayın Erdoğan’ın Ukrayna ziyaretinin ben tarihi ve önemli olduğunu düşünüyorum.

    Sayın Erdoğan, bu ziyaretten önce sayın Başkan Putin’le görüşmelerde bulunmuş ve her iki taraf iki ülke arasındaki ilişkilerin ilerletilmesi yolunda iradelerini telefonla belirttikleri gibi, Ukrayna krizinin sona erdirilmesi konusundaki tarafların niyetlerini konuşmuşlar. Öte yandan AGİT Özel Gözlem Misyonu Başkanı Ertuğrul Apakan çok önemli vazifelerde bulunuyor. Türkiye, AGİT gözlemcisi olarak ateşkese destek verebilir. Türkiye’nin, Ukrayna ve Rusya ile duruşundaki ortak bir nokta var, o da şu: Birincisi, Karadeniz’de barış ve istikrarın acilen normalleştirilmesi; ikincisi de Karadeniz’de 1936 Montrö Sözleşmesi’nin getirdiği transit geçiş özgürlüğünün kıyıdaş ülkelerin askeri gücüyle muhafazasıdır.

    Bugün Ukrayna’nın ciddi ekonomik sıkıntıları var. IMF 17,5 milyar doları dört yıllık paketler olarak veriyor. Sayın Putin ise bir kalemde 18 milyar dolar vermeyi taahhüt etmişti. Ve dün yapmış olduğu açıklamada da Ukrayna’ya yardıma hazır olduğunu ifade etmesi, bir an evvel buradaki yaraların sarılması konusunda Moskova ve Ankara’nın görüşlerinin aynı olduğunu söyleyebilirim. Güvenliklerini bir şekilde garantiye alacak ortak bir çözümün doğru olduğunu düşünüyorum. Bu ise, statükonun korunması demektir. Buraya (Karadeniz'e), özellikle kıyıdaş olmayan devletlerin askeri silah yığmalarının ben doğru olmadığını düşünüyorum."

    Yazıda ifade edilen görüş ve düşünceler, Sputnik'in görüşlerini yansıtmayabilir.

    İlgili konular:

    Ukrayna’daki barış müzakereleri - 2015
    Ukrayna’ya insani yardım malzemelerinin teslimi
    Ukrayna krizi
    Şubat 2015: Ukrayna’daki durum
    Etiketler:
    Mesut Çaşın, Recep Tayyip Erdoğan, Ukrayna, Türkiye
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın