06:38 24 Kasım 2017
Ankara+ 8°C
İstanbul+ 13°C
Canlı Yayın
    HDP miting

    İHD Başkanı: Hükümet HDP'yi baraj altında bırakmak için çözüm sürecini durdurdu

    © AA/ İsmail Hakkı Demir
    Görüş
    URL'yi kısaltın
    Yurdagül Şimşek
    'Çözüm Süreci'nde kritik dönem (51)
    0 179 0 0

    İnsan Hakları Derneği (İHD) Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan, 7 Haziran genel seçimleri öncesinde çözüm süreciyle ilgili yaşanan tartışmaları Sputnik'e değerlendirdi. Akil İnsanlar Heyeti'nde de görev yapan Türkdoğan, sürecin hükümetin seçimler nedeniyle adım atmaması yüzünden durduğunu söyledi.

    Çözüm süreci ile ilgili 28 Şubat'ta Dolmabahçe'de açılan yeni sayfanın kapanmadığının altını çizen İHD Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan'a göre Türkiye'de iktidara kim gelirse gelsin bu sorunu siyasi olarak da çözmek zorunda.

    Türkdoğan, Türkiye'nin en önemli sorunun Kürt sorunu olduğunu vurgulayarak, "Kürt sorunun varlığını sürdürüyor. Kürt sorunu çözülmüş değil" dedi. Hükümetin 'çözüm süreci', Kürt tarafının 'barış ve çözüm süreci' dediği bu sürecin şu anda durduğunu kaydeden Türkdoğan,  şöyle konuştu:

    'HÜKÜMET SÜRECİN HDP'YE YARADIĞINI DÜŞÜNÜYOR'

    "Hükümet önce silahsızlanma sonra diğer adımlar; Kürt tarafı ise eş zamanlı adımlar atalım diyor. Süreç seçimler nedeniyle durdu çünkü Hükümet, barış ve çözüm sürecinin HDP'ye yaradığını düşünüyor. HDP barajı geçerse AK Parti tek başına hükümet kuracak çoğunluğu sağlamayabilir, bu nedenle tekrar biraz sertleşti ve süreci durdurdu. Bu politika ile hükümet, HDP'nin barajı geçmemesini, böylece HDP'nin de milletvekillerini alarak, Anayasayı değiştirecek çoğunluğa ulaşacağını ve kendi istediği şekilde, o silahsızlanma dayatmasını daha rahat yaparak süreci böyle götüreceğini umuyor. "

    '8 HAZİRAN SABAHI KİM GELİRSE GELSİN ÇÖZMEK ZORUNDA'

    Hükümetin bu konuda yanlış düşündüğünü kaydeden İHD Genel Başkanı Türkdoğan, dünya örneklerinin böyle olmadığını söyledi. Türkdoğan, İrlanda çözümünde bizzat İrlanda Başbakanı'nın kendilerine 'yıllardır size karşı savaşmış bir örgüte önce silah bırak gel sonra görüşelim demek teslim ol demektir' dediğini kaydetti. Türkdoğan, "Bu doğru bir şey değil. Biliyorsunuz İrlanda çözümünde önce anlaşma yapıldı daha sonra IRA silah bıraktı" dedi.
    Hükümetin bu yaklaşımının temelde yanlış olduğunu ama konjonktürel olarak seçim dönemiyle alakalı olduğunu ifade eden Türkdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu:  "Bu tarz bir yaklaşım, eskiyi tekrar etmekten öteye gitmiyor. Yani 80'li, 90'lı, 2000'li yılların yaklaşımı bu eski yaklaşım. Orada zaten sonuç alınamadı ki, sonuç alınsaydı zaten farklı bir gelişme olurdu.  Dolayısıyla 8 Haziran sabahı Türkiye'nin Kürt sorunu var olmaya devam edecek. 8 Haziran sabahı iktidara kim gelirse gelsin Kürt sorununa bir şekilde çözüm bulmak zorunda.

    'GERİ ADIM ATILAMAYACAK NOKTAYA GELİNDİ'

    Bu nedenle barış ve çözüm süreci esasen geri adım atılamayacak noktaya geldi. Bazıları ‘biz tekrar, kendi bildiğimiz şekilde bu sorunu çözeriz, Kürt tarafını muhatap almayız' diyorlarsa bölgesel gelişmelerden habersizler demektir. Şu anda bölgesel gelişmeler var. Suriye Rojova'da ilan edilen kantonlar var, Barzani'nın Irak Kürdistan Federe Devleti'ni bağımsız devlet yapma girişimleri var. İran, Batılı ülkeler ile yeni bir anlaşma imzalama süreci içerisinde. Kürtlerin tamamı özellikle IŞİD'a karşı verdikleri mücadele nedeniyle dünyada daha fazla tanınır oldular. PKK bütün dünyada daha çok bilinen bir örgüt oldu, siyasal mücadele yanı ağır basmaya başladı. Dolayısıyla Türkiye'nin siyasi müzakereler yoluyla sorunu çözmekten başka seçeneği yok. Türkiye'de hükümete kim gelirse gelsin kesinlikle bu konuyu siyasi olarak çözmek zorunda. Öbür türlüsü zaten mümkün değil. Çünkü Türkiye'nin güneyindeki Suriye ve Irak'ta olup bitenlere bakarsak, Türkiye'yi orayla kıyaslamak istemiyorum ama tekrar eski çatışmalı günlere dönme ihtimali yok. Bunu toplum kabul etmez, bu bir kaos olur. "

    'MÜZAKERELER BAŞLAR BAŞLAMAZ SİLAHLI MÜCADELE SONA ERER'

    Durmuş olan sürecin devam etmesi gerektiğini kaydeden Türkdoğan,  Kandil'in kendileriyle görüşen HDP heyeti aracılığı ile verdiği mesajda, daha önce söylediklerini daha güçlü bir şekilde ifade ettiğini kaydetti. Türkdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

    "Biliyorsunuz 28 Şubat 2015 tarihinde bir ilk yaşandı. Abdullah Öcalan'ın bizzat kaleme aldığı bir deklarasyon metni, siyasi görüşmeleri yapan HDP heyeti ile Hükümeti temsilen Yalçın Akdoğan, Efkan Ala, devleti temsil eden Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarı, AK Parti'yi yani iktidarı partiyi temsilen Grup Başkanvekili Mahir Ünal'ın olduğu bir anda okundu. Deklarasyonun okunduğu yer çok anlamlı. Dolmabahçe'deki Başbakanlık ofisinde Yaşar Büyükanıt (Eski Genel Kurmay Başkanı)-Erdoğan görüşmesinde Kürtlere yeniden bir saldırı planlanmıştı, hatırlayın 2007 daha 2008 kara harekatı oldu, sonra çatışmalar çatışmalar çatışmalar… Tarih de önemlidir, post modern darbenin yıldönümüdür.  Yani aslında orada yeni bir sayfa açıldı. Şimdi Kürt tarafı diyor ki, 28 Şubat'ta kaldığımız yerden devam edelim. Bu kadar basit.  28 Şubat'a onay veren bu hükümetin kendisi, AK Parti'nin kendisidir. Ben açıkçası seçimden sonra hatta seçime bile gerek kalmadan istenirse hemen 28 Şubat'ta kalınan yerden devam edebileceğini düşünüyorum. Kürt tarafı bunu artık resmiyete dökelim, müzakere yapalım istiyor. Müzakereler zaten başlar başlamaz ben inanıyorum ki PKK, Türkiye'deki silahlı mücadeleyi sona erdirecektir, çünkü artık Türkiye'de çatışma yoluyla elde edilebilecek bir şey olduğunu düşünmüyor. Kürt siyasi harekatı Türkiye'de önemli bir meşruiyet kazandı. Bu bakımdan da HDP barajı geçip Meclis'te güçlü bir grup kurduğunda Türkiye'de artık silahlı çatışmalar tamamen tarih olacaktır diye düşünüyorum."

    'HÜKÜMET ADIM ATACAKTI CUMHURBAŞKANI DURDURDU'

    İHD Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan, 28 Şubat'ta Dolmabahçe'de açılan yeni sayfanın kapanmadığını, ancak adım atılmadığını, bu adımı atacak olanın da Hükümet olduğunu söyledi. Türkdoğan, Hükümet'in de adım atmaya niyetlendiğini ancak Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bu adımı durdurduğunu savunarak, "Cumhurbaşkanımızın bu konuda AK Parti'ye siyasi liderliği devam ediyor. Dolayısıyla bunu AK Parti'nin bir durdurması olarak okumak lazım" dedi. 

    'ADIMLARI ATMAK ZORUNDALAR'

    Çözüm süreciyle ilgili Cumhurbaşkanı ve Hükümet'ten gelen açıklamaları seçime bağlayan Türkdoğan, "Bu adımları atmak zorundalar. Bu bir zorunluluk, bir istek değil. Kürt siyasal harekatının ulaştığı gücü küçümseyemezsiniz. Hem bir kitlesel güç hem silahlı bir yapı hem de uluslararası desteği var. Dolayısıyla siz bu zorunluluğu görmek durumundasınız. Türkiye'yi idare edenler ya biz böyle istiyoruz ya da böyle istemiyoruz diyemezler. Devlet yönetimi sorumluluk gerektirir. Siz yeniden yüzlerce binlerce insanın ölümüne sebep olacak, ekonomiyi tamamen zarara uğratacak işlere girişemezsiniz. Dolayısıyla bu bir zorunluluk olarak duruyor" diye konuştu.

    'DEVLET İÇİ ÇETELER ÇATIŞMA YARATMAK İSTİYOR'

    Seçimlere kadar çatışmaların yeniden başlama ihtimali olmadığını vurgulayan Türkdoğan,  "Ama devlet içerisindeki bazı karanlık güçler, çete yapılanmaları çeşitli provokasyonlarla çatışma yaratmak istiyorlar. Ağrı Diyadin'deki olay bununla izah edilebilir. HDP'ye yönelik çok yoğun saldırılar var, en son Adana ve Mersin'de bombalı saldırılar oldu. Bu bir kesim yeniden çatışma çıkartıp, Türkiye'yi yeni bir maceraya sürüklemek istiyor. Bu tehlike var elbette ama PKK'den kaynaklı olarak herhangi bir çatışma ihtimalinin doğacağını düşünmüyorum. Çünkü bu konuda açık net beyanatları var" dedi. 

    Konu:
    'Çözüm Süreci'nde kritik dönem (51)

    İlgili konular:

    HDP'ye saldırıyla ilgili hükümetten ilk tepki: Provokasyon
    Adalar'da HDP stantlarına saldırı
    HDP'nin Kırşehir mitinginde gerginlik
    Fırat Anlı: Çözüm süreci, seçim döneminde askıya alındı
    Kılıçdaroğlu: Çözüm sürecini HDP ile devam ettiririz
    Davutoğlu: Çözüm süreci baskıya giderken düştü
    Etiketler:
    İnsan Hakları Derneği (İHD), HDP, Öztürk Türkdoğan
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın