06:32 17 Eylül 2019
Canlı Yayın
    Hüda Kaya

    HDP'li Hüda Kaya: CHP, MHP ve AK Parti anlaşır, HDP muhalefette kalır

    © Fotoğraf : Facebook
    Görüş
    URL'yi kısaltın
    Yazarı
    Seçim sonrası Türkiye (203)
    0 00
    Abone ol

    Türkiye'de 7 Haziran'nın kilit partisi olarak gösterilen ve beklenenin üzerinde oy alarak barajı aşan HDP'nin İstanbul'dan Meclis'e taşıdığı Hüda Kaya, seçim sonuçlarını Sputnik'e değerlendirdi.

    Hüda Kaya'ya göre HDP'nin barajı aşmasını tüm partilerin seçmenleri ve toplumun her kesimi istedi, HDP'nin 'Türkiye partisi olmadığı' algısı da bu seçimle birlikte değişti. Seçmenin siyaset kurumuna 'uzlaşın' mesajı verdiğine dikkat çeken ve erken seçim beklemediğini kaydeden Kaya, 'tek başına bizi iktidara getirmelisiniz' dayatmasının da demokratik olmadığını söyledi. HDP'nin iktidarda yer almasına karşı çıkan Kaya, CHP ve MHP'nin bir şekilde AK Parti ile koalisyon konusunda anlaşacağı görüşünde.  
    HDP'nin İstanbul'dan Meclise giren kadın adaylarından Hüda Kaya'nın Sputnik'in soruları üzerine verdiği mesajlar şöyle:

    'TOPLUMUN HER KESİMİ BARAJI AŞMAMIZI İSTEDİ'

    Kampanya sürecimizde çok farklı düşüncelerden, partilerden, inançlardan topluluklarla konuşmalarımız oldu. Genel anlamda toplumda gördüğümüz kanaat şuydu: MHP'lisi, CHP'lisi, AKP'lisi hatta AKP'de yöneticilik yapanlar, Saadet'liler olmak üzere insanlarda Türkiye'nin gidişatıyla ilgili çok ciddi bir endişe vardı. Türkiye iyiye gitmiyor kanaati hakimdi. 'Ben MHP'liyim' diyorlardı ama  'lkenin nereye gittiğini görüyoruz, bu baraj bir haksızlık, bu gidişatla ilgili muhakkak sizin de barajı geçmeniz gerekir, onun için ben bir milliyetçi olmama rağmen oyum sizin için' diyenlerle karşılaştım. Bunun gibi CHP'lilerle AKP'lilerle karşılaştık. Hatta nice AKP'liler vardı ki, yöneticiler dahil olmak üzere, 'Biz ellerimizle bir canavar büyüttük ve bu canavarın önünün nasıl alınacağını bilmiyoruz.  Bu canavarı durdursa durdursa ancak HDP durdurabilir, onun için sizin de mutlaka barajı geçmeniz gerekiyor' diyen kitle vardı. En büyük kararsız kitle AKP kitlesindeydi.

    'DİN ÜZERİNDEN DEMAGOJİYE TOKAT GİBİ CEVAP'

    Bizler kendimizi, derdimizi, projemizi, ilkelerimizi anlatmaya çalıştık. Bu ülkede barışı asıl isteyenlerin kimler olduğunu, barışa tekme vuranın kimler olduğunu anlatmaya çalıştık. Bir de din, iman, inançlar üzerinden HDP sürekli karalanmaya, hakaret edilmeye, aşağılanmaya, mahkum edilmeye çalışıldı. Ve çıkan sonuç itibariyle şunu ifade edebilirim; halkımız artık inançların çok demagoji yapılarak, propaganda malzemesi yapılarak hele ki elinde Kur'an alarak meydanlara çıkmaya bir tokatla cevap verdi. Mezhep diline, istismara, kibire, dayatmalara, özgürlüklerin pazarlık konusuna edilmesine karşı  insanlar artık 'yeter' dedi. 'Ne olursa olsun barış olsun. Hiç kimsenin inançlarıyla dalga geçilmesini aşağılanmasını istemiyoruz', diye AKP hükümetine çok güzel tarihi bir cevap verildi.

    'AKP'NİN DERS ÇIKARDIĞINA DAİR İŞARET YOK'

    İnşallah onlarda gereken dersi ve sonucu çıkarırlar. Şu an itibariyle halen söylemlerinde böyle bir özeleştiriyi yapabileceklerine dair hiçbir işaret de görmüyorum. Ahmet Davutoğlu'ndan tutun da Yalçın Akdoğan dahil olmak üzere genel anlamda, böyle bir endişeleri yok; sanki yüzde 51 aldıklarında milli irade, benim halkım diyen insanlar şimdi kendilerine bir ders veren halkı ihanetle suçlama noktasına geldiler. Sanki bu halk uzaydan geldi.  Bu kadar büyük bir kitlenin dış güçlerle sanki işbirliği yapılmış, kendilerinin bunu hak etmediklerini ifade etmeye çalışıyorlar. Keşke sonuçtan, ders çıkarabilseler. Maalesef kendilerine dönük bir özeleştiri yapma gibi bir durumlarının olmadığını üzülerek görüyorum.

    'SESİMİZİ HER ALANDA DUYURMAYA ÇALIŞACAĞIZ'

    HDP bundan sonra da halklarımızın en büyük problemi olan, hayatımızdaki en önemli gündemlerden olan barışı ve özgürlüğü istikrarlı bir şekilde geliştirerek, kadın, ekonomi, doğal, emek politikaları dahil olmak üzere hayatın her alanında sesini var etmeye çalışacak.

    'EMANET OYLARIN FARKINDAYIZ'

    ('Emanet oylar kalıcı olur mu?' sorusu üzerine) Elbette biz parti olarak, bize gelen emanet oylar olduğunun farkındayız. Ben seçim kampanyalarında da özellikle son hafta,  barajın aşılması için partiler üstü bir dayanışmanın gerçekleşmesi, hangi inanç ve düşünceden olursa kendi oylarına sahip çıktıkları kadar HDP oylarına sahip çıkılması gerektiğini, çünkü bunun Türkiye'nin geleceğini, barışına, kaderine sahip çıkmakla eş değer tarihi bir sorumluluk olduğunu ifade ettim. Bu sorumlulukla gelen oyların farkındayız elbette. HDP inşallah barışın, eşitliğin, özgürlüğün, hakkın, adaletin gerçek manada temsilcisi olmaya devam ettikçe, bunu pratiğimizle parlamentoda, eylemlerimizle, duruşumuzla, muhalefetimizle gösterdiğimizde emanet oylar kalıcı oylara dönüşecektir.

    'HDP'YE YÖNELİK ALGI BU SEÇİMDE DEĞİŞTİ'

    (HDP'nin sadece bölge partisi olmadığı algısını nasıl sağlayacaksınız?' sorusu üzerine)  Zaten şu anda bu algının aşılmaya başlandığını görüyoruz. Düşünebiliyor musunuz Kocaeli'nden, Antalya'dan, İzmir'den vekil çıkarttığı gibi Mersin'den, İstanbul'dan da vekil çıkarttı. Kendi inancını yaşayan Müslüman dindar kimliğe sahip fakat bütün insanların ve inançların eşitliğini ve özgürlüğünü savunan bir kadın olarak,  benim gibi, aynı düşünceyi paylaştığınız, birlikte yıllarca darbecilere karşı, egemenlere, zulme, haksızlıklara karşı mücadele ettiğininiz, Ermeni, Alevi, Kürt, sosyalist, farklı düşünce ve etnik yapıdan arkadaşlarımızla birlikte Meclis'e girdik. Bu manzara gösteriyor ki HDP bunu Türkiye'ye anlatabilmeye başlamış. Parlamentoda da bu mücadelemizi ortaya koydukça HDP bu kitleler tarafından daha tanınır hale gelecektir.  Zaten şu anda Türkiye fark etti HDP'yi.  İki yıllık bir parti olmamızla birlikte bütün coğrafyalardan vekil kazanacak şekilde 80 vekilli bir parti olduk. Bu algıya karşı çok ciddi bir aşamadır. Sadece Kürt halkının partisi imajının ötesinde hiçbir partide olmadığı kadar bütün renklerin kendi çatısı altında eşit temsilini sağlayan ve bunun ilkeselliğiyle beraber ortaya çıkan bir parti.  Bu temsiliyet için bir adım attık, halkımız bunu taktir etti ve bunun cevabını verdi.  Bu bir başlangıç,  arkası  da gelecektir.

    'ERKEN SEÇİM BEKLENTİM YOK'

    ('Bu tablodan bir hükümet çıkabilir mi, erken seçim gündeme gelebilir mi' sorusu üzerine) Hayır erken seçim beklentim yok.  Halk kararını verdi, artık AKP hükümetine 'size yeteri kadar kredi sağladık, siz limitinizi doldurdunuz, bundan sonra tek başınıza devam etmeyeceksiniz' dedi.  Tek başına iktidar için mi erken seçim dayatılacak?  İnsanlara bir kabus, bir kaos projesi dayatılıp, ne yaparsanız yapın illa ki tek başına bizi iktidara getirmelisiniz dayatması da demokratik olmayan bir tutumdur aynı zamanda. Milli irade isteniyorsa ve buna saygı gösteriliyorsa, halk buna zaten cevabını verdi.  Biz HDP olarak kendi tabanımızdan ve emanet oylar olmak üzere çok sık karşılaştığımız talep şu:  Ne yaparsanız yapın siz AKP, Erdoğan ve takımıyla bir araya gelmeyin, onlarla bir koalisyonda anlaşma yapmayın, onlara destek çıkmayın.

    'HDP İKTİDARDA YER ALMAMALI'

    Biz şu anda muhalefeti üzerimize aldık. Elbette Türkiye'nin kaos ve çaresizlik durumlarında olmasını hiçbirimiz istemeyiz. Biz HDP olarak bu noktada, partimizin yetkili kurullarında, kendi aramızda bunu değerlendireceğiz, resmi genel bir tutum oluşturacağız. Fakat ben şahsi olarak ifade etmek isterim, aday olmadan önce de ifade etmiştim, ben AKP ile bir koalisyona asla sıcak bakmıyorum. Bu noktada HDP'nin iktidarda yer almaması gerektiğini düşünüyorum.

    'CHP, MHP BİR ŞEKİLDE AKP İLE ANLAŞIR'

    Ben koalisyon konusunda uzlaşacaklarını düşünüyorum. Şu anda MHP ve CHP 'biz yokuz', kız evi naz evi gibi duruşlar ve mesafeler araya koymaya çalışıyor ama bunlar pazarlık konusu olabilecek duruşlar.  CHP ve MHP'nin bir şekilde AKP ile anlaşacağını düşünüyorum.

    KADIN VEKİL SAYISININ ARTMASI

    ('Kadın milletvekili sayısının artması Meclis'e nasıl yansır?' sorusu üzerine) Parlamentodaki soğuk, siyah, resmi, tepeden bakan  görüntü çok daha renkli olacak.  Kadınların Meclis'te çoğalmasıyla yeni bir ruh gelecek. Dayanışmamızla, kadınların haklarının, geleceğinin savunulmasıyla,  şiddet, cinayet, tecavüzlere karşı olacak geliştireceğimiz politikalarla kadınların sesi daha güçlü çıkacak. Kadınlar arasında ben her zaman erkeklerden çok daha fazla dayanışmanın gerçekleşeceğine inanmışımdır.

    'MECLİS BAŞKANININ KADIN OLMASINI İSTERİM'

    ('Bir kadın Meclis Başkanı olmasını ister misiniz, bir kadın adaya desek verir misiniz?' sorusu üzerine) Elbette buna  parti karar verecek ama ben şahsen bir kadının Meclis Başkanı olmasını isterim. Şunun da farkındayız elbette, eril zihniyete hakim, eril dili güçlü bir kadın da olsa erkek egemen bir zihniyetin savunucusuysa, o duruşa, o dile sahipse pek de farklı olmuyor. Bütün bunları rağmen kadınlar arası anlaşmanın daha uygun, daha yapıcı olabileceğini düşünüyorum.

    Konu:
    Seçim sonrası Türkiye (203)

    İlgili konular:

    Türkiye için kritik 45 gün başladı
    Demirtaş: Türkiye hükümetsiz kalmaz
    Türkiye hükümetini arıyor
    Davutoğlu balkona çıktı: AK Parti bir kez daha destan yazmıştır
    Erdoğan'dan ilk yorum: Siyasi partiler sorumlu davranış sergilemeli
    Etiketler:
    HDP, Hüda Kaya
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın