23:33 07 Mayıs 2021
Canlı Yayın
    Görüş
    URL'yi kısaltın
    Yazarı ,
    0 10
    Abone ol

    Uludağ Üniversitesi İİBF Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı Prof. Dr. Tayyar Arı, İran'a karşı kurulabilecek İsrail-Suudi Arabistan işbirliğinin kağıt üzerinde kalacak etkisiz bir adım olarak değerlendirdi.

    Filistin sorunu nedeniyle diplomatik ilişkileri bulunmayan Suudi Arabistan ve İsrail'in, 2014 başından bu yana İran'ın bölgedeki nüfuz alanını daraltmak amacıyla gizli görüşmeler yaptığı ileri sürüldü. Bu iddia, Washington merkezli bağımsız düşünce kuruluşu Dış İlişkiler Konseyi'nin (CFR) Haziran başında düzenlediği toplantının ardından gündeme geldi. Toplantıya katılan Suudi Arabistan hükümeti danışmanlarından Enver Macid Eşki ve kısa zaman içinde İsrail Dışişleri Bakanlığı Genel Müdürlüğü koltuğuna oturması beklenen Dore Gold, İran'ın ortak düşman olduğu ve Ortadoğu'daki yayılmacı politikalarının engellenmesi gerektiği konusunda ağız birliği yaptı.

    Enver Macid Eşki ve Dore Gold
    © Fotoğraf : Debby Communications Group
    İran'ın Suriye'de Beşar Esad yönetimine açık desteği ve Yemen'de Şii Husilere arka çıktığı iddiaları, Riyad yönetimini rahatsız ediyor. İran'ın bölgede artan gücünü kırmak isteyen Suudi Arabistan, Yemen'de isyancı Şii Husi'lere karşı hava operasyonu başlattı, ülkeyi denizden ablukaya alan koalisyon İran'dan gelebilecek her türlü yardımın da önünü kesti.

    İsrail ise, İran ve P5+1 ülkelerinin ile nükleer anlaşmayı imzalamaya çok yakın olması nedeniyle kaygılı. Tel Aviv, anlaşma sonucu yatırım kıskacından kurtulacak İran'ın bölgede politik ve ekonomik etkisini artırmasından endişe ediyor.

    Peki düşman olmasalar da dost da sayılmayan İsrail ve Suudi Arabistan, ortak tehdit olarak gördükleri İran'a karşı güç birliği yapar mı? Olası bir Tahran ve Tel Aviv-Riyad bloklaşmasının ardında yatan nedenler neler?

    'ARAP DÜNYASI VE İRAN ARASINDA GÜVEN KRİZİ VAR'

    Sputnik'e konuşan Uludağ Üniversitesi İİBF Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı Prof. Dr. Tayyar Arı, İran'ın İslam dünyası içerisinde olmakla beraber, İslam dünyasına tam entegre olamamış bir güç olduğuna dikkat çekti. Bunun hem mezhep farkı faktöründen hem de etnik Fars özgüveninden de kaynaklanıyor olabileceğini belirten Arı, "Dolayısıyla Arap ve Fars toplumları birbirlerine çok fazla güvenmiyorlar. Bu bir realite" diye konuştu.

    'TAHRAN'IN HAKİMİYET İDDİALARI BLOKLAŞMA YARATIYOR'

    Tayyar Arı'ya göre, İran'ın Ortadoğu'daki hakimiyet iddiaları, silahlanmaya ağırlık vererek askeri güç haline gelmeye çalışması kuşkuları artırıyor. Ayrıca Suriye meselesindeki  tavrı ve Yemen'de Husilere verdiği destek de bölgedeki Sünni Arap toplumları, güvenlik arayışıyla Tahran karşıtı bir blok oluşturmaya sevk ediyor. "Tahran'ın yapması gereken bölgeye daha fazla güven vermek" diyen uzman, aksi yöndeki tutumun İran karşıtı bloğu anlamlı hale getirip, buna meşruiyet kazandırdığını vurguluyor.  

    'İSRAİL VE SUUDİ ARABİSTAN İŞBİRLİĞİ KAĞIR ÜZERİNDE KALIR'

    Arap ülkelerinin güvenlik arayışıyla İsrail'e sarıldıklarını kaydeden Prof. Dr. Arı'ya göre, böyle bir ittifak sonuç getirmeyeceğini, sadece kağıt üzerinde kalacağını düşünüyor: "İsrail'in başka, Arapların başka bir ajandası var. O nedenle ben İran karşıtlığı üzerinden kurulmaya çalışılan ittifakın işe yarayacağını düşünmüyorum. Yani İran bugün Araplara saldırsa İsrail kılını kıpırdatmayacaktır ya da İran kalkıp İsrail'e saldırsa, hiçbir Arap devleti ah-vah demez. Dolayısıyla bu cephe kağıt üzerindedir, pratik sonucu olmayacaktır." 

    'YEMEN'İN GELECEĞİNDE ARTIK İRAN YOK'

    Dubai merkezli Körfez Ülkeleri Araştırma Merkezi uzmanlarından Mustafa Alani de, İran'ın yayılmacı ve müdahaleci politikalarının Riyad'da derin endişelere yol açtığını, ancak Suudi Arabistan'ın İsrail ya da Türkiye ile birlikte İran'a karşı ortak eyleme geçmesinin mümkün olmadığını söyledi. Suudi Arabistan'ın İran'ın Yemen'deki politikalarını etkisiz hale getirebilecek güce sahip olduğunun altını çizen Alani, "Riyad ve koalisyon güçleri, Yemen'i ablukaya aldı, İran'ın isyancı Husilere göndereceği tüm yardımları engelliyorlar. Dolayısıyla İran, Yemen'de etkili olma imkanına sahip değil. Tahran'ın Yemen'in geleceğinde bir rol oynayabileceğini düşünmüyorum. Suudi Arabistan ve diğer Körfez ülkeleri tarafından gerçekleştirilen operasyon çok etkili oldu, İran'ın Yemen'de yeni bir Hizbullah oluşturmasının önüne geçti. Sonuç olarak İran, belki Yemen'in geçmişinde vardı ama bugününde ve yarınında olmayacak" diye konuştu.

    Yazıda ifade edilen görüş ve düşünceler, Sputnik'in görüşlerini yansıtmayabilir.

    İlgili konular:

    İsrail, Hizbullah'a savaş açarak İran'la uzlaşmayı engellemek mi istiyor?
    5+1 ve İran, Arak reaktörünün restorasyonu için anlaştı
    ‘İran’ın amacı dünyayı Esad’ı desteklemeye mecbur bırakmak’
    ABD Genelkurmay Başkanı Dempsey: İsrail ordusu ile gurur duyuyoruz
    ABD'den İsrail'e güvence: Körfez büyümeyecek
    Etiketler:
    P5+1 Ülkeleri, Suudi Arabistan, İran, İsrail
    Topluluk kurallarıTartışma
    Sputnik hesabınızla yorum yapınFacebook hesabınızla yorum yapın