06:42 22 Ağustos 2017
Ankara+ 29°C
İstanbul+ 23°C
Canlı Yayın
    TSK, Suriye sınırında açılacak her türlü ateşe misillemede bulunulması emri vermişti.

    Ali Er: Türkiye 'iki cami arasında beynamaz' durumuna düşebilir

    © Fotoğraf: Hikmet Durgun
    Görüş
    URL'yi kısaltın
    Amur Gadjiev
    0 50631

    Suriye'de yaşanan gelişmeler sınır komşularında da endişe yarattı. Türkiye, sınırlarını korumak amacıyla bölgeye asker sevkiyatı arttırdı. Uzmana göre bu durum er ya da geç bir askeri müdahaleye yol açabilir.

    Türkiye hangi nedenlerle  Suriye'ye yönelik sınır ötesi harekat yapabilir? Türk kamuoyunun Suriye'ye yönelik askeri müdahale konusunda tutumu nedir? Uluslararası toplum, Ankara'nın Suriye yönündeki son adımlarına nasıl bakıyor?

    Konuyla ilgili Sputnik'e konuşan eski 1. Zırhlı Tugay Komutanı emekli Tuğgeneral Ali Er, şu değerlendirmelerde bulundu:

    "Türkiye'nin kendi sınırları içinde yapmış olduğu askeri tehdit değerlendirmeleri çerçevesinde, yığınak yapması veyahut da birliklerinin  yerlerini değiştirmesi, egemen bir devletin en doğal hakkıdır. Bununla ilgili herhangi bir tartışma ya da sınırlamayı koymayı düşünebilmek en azından o ülkenin egemenliğine karşı yapılabilecek en büyük olumsuz davranışdır.

    Bugün Suriye'de faaliyetlerini arttıran terör örgütleri arasında bütün dünya için büyük bir tehlike olan IŞİD ve ona bağlı yapılar, her ne kadar bugün koalisyon tarafından bir terör örgütü olarak tanımlanmasa da ama IŞİD'den farklı bir konuma koymak mümkün olmayan PYD  ve Özgür Suriye Ordusu'nu görüyoruz. Özgür Suriye Ordusu'na ise homojen bir grup olarak bakmak mümkün değil.

    Maalesef, Türkiye'nin hemen güney sınırında olması da bir istikrarsızlık ve güvenlik tehdidi. Bunun için mutlaka Türk Silahlı Kuvvetleri başta olmak üzere, bölgedeki komutanlar ve hükümet güvenlik için hazırlıklar yapıyorlar. Son bir hafta içerisinde basına yansıyan haberlere göre, bazı zırhlı birliklerin sınıra doğru yaklaştığını, intikallerinin yapıldığı görülüyor. Tabi ki, eğer zırhlı birlikler kışlalarından çıkmışlarsa ve sınır bölgesine yaklaşmışlarsa bu birliklerin orada konuşlanmak için yaklaştığını düşünmek pek mantıklı değil. Çünkü sonuç olarak kendi kışlaların sınıra 40-50 kilometre olan bir yeni birliğin gidip de sınır bölgesine konuşlandırılması, askeri açıdan uygun değil. Demek ki, yakın bir zaman içerisinde ciddi bir tehdit beklenir ve bu tehdide karşı da tüm sınır ötesi harekat da dahil bazı hazırlıklar veya düşünceler yöneticilerin kafasında vardır.

    SURİYE TOPRAKLARINA GİRMESİ KARARLILIĞI VAR

    Ben bu gelişmeleri bu çerçevede değerlendiriyorum. Ama bugün Türkiye'de yaşayan bir insan olarak, maalesef büyük bir insanlık dramı yaşanıyor. Suriye'den yerinden edilmiş, Türkiye'ye gelmek zorunda kalmış komşularımız büyük bir sefalet içindeler. Halep bölgesinde ve Batı'ya doğru Lazkiye ve kuzeyinde, bu bölgelerde meydana gelen çatışmalarda nüfusu yoğun olan bölgelerden insanların gidebilecekleri en yakın bölge yine Türkiye'dir.

    Türkiye, maalesef kendi kapasitesinin çok üzerinde sığınmacıyı aldı. Sahipsiz evlerde, insani koşulların hiçbir gereğinin, asgari şartlar dahi hiçbir şartın karşılanmayan yerlerde kendilerine göre iskan ediliyorlar, oralarda yaşamak zorunda kalıyorlar. Bunun için eğer gerçekten Suriye içerisindeki çatışmalar tırmanıp ve Türkiye'ye yönelik ikinci bir göç dalgası ortaya çıkarsa Türkiye'nin anlaşıldığı kadarıyla güvenlik bölgeyi yaratmak maksadıyla Suriye topraklarına girmesi kararlılığı var. Benim görebildiğim bu.

    ULUSLARARASI HUKUK AÇISINDAN TARTIŞMALI

    Türkiye bunu yapar mı, yapabilir mi? Askeri olarak yapabilir. Yapması uygun mudur? Tabi ki, yönetici olmadığım için ne kadar büyük bir açmaz içinde olduklarını bilemem. Ama uluslararası camia önünde Türkiye'nin böyle bir harekatına karşı sıcak bir hava esmediğini de görebiliyoruz ki, Amerika Birleşik Devletleri de anladığım kadarıyla çok da fazla Türkiye'nin Suriye toprakları içerisinde güvenlikli bir bölge oluşturmasının taraftarı değil. Ve bu durumda Türkiye'nin Suriye sınırını aşan bir harekatı icra etmesi uluslararası hukuk açısından tartışmalı olacak. Bence çok da tartışmalı olmasının nedeni özellikle Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin, girdiği topraklardan çekilmeyi zorlayacak bir karar çıkması halinde Türkiye, ‘iki cami arasında beynamaz' durumuna düşen bir ülke haline gelecek. Bu en büyük risktir.

    BÜYÜK BİR GÜVENLİK AÇIĞI OLACAK

    Diğer taraftan tabi böyle bir harekat sadece oraya bağlayacağınız üç-beş tugayla da icra edilecek bir harekat değil, çünkü Türkiye'nin bulunduğu konum, dünyadaki bütün güvenlik ortamının neredeyse kopyası. İşte Kafkaslardaki gelişmeleri biliyoruz, Yunanistan'daki ekonomik krizin yaratmış olduğu sorunları biliyoruz. Buna bağlı olarak o bölgedeki ekonomik krizler döneminde her zaman istikrarsız baz güvenlik sorunları çıkar. Ege Denizi'ndeki sorunlar Türkiye'nin her zaman için dikkate alınması gereken konular. Öbür taraftan Kıbrıs güneyinde ortaya çıkan dünya enerji piyasasının olmasa da büyük bir kısmının iştahını kabartan bir doğal gaz yatakları. Ve bütün bu ortam içerisinde Türkiye, Suriye'den gelen sadece üç-beş teröriste karşı alınan güvenlik tedbirlerinin ötesinde diğer ülkenin savunulmasına yönelik, ülkenin güvenlik stratejilerine yönelik tedbirleri de aynı anda düşünmek suretiyle Türkiye'nin çok cepheli, farklı bölgelerde, birbirleriyle takviye olanakları olmayan mesafelerde askeri güç bulundurma zorunda bırakılabilir. İşte bu bence Türkiye'nin böyle bir harekatından sonra karşı karşıya kalabileceği büyük bir güvenlik açığı olacaktır. Ve beni en çok korkutan da bu. Bu nedenle Türkiye bu adımı atarken çok dikkatli, çok taraflı ve önümüzdeki en az beş yıl içerisinde oluşabilecek diğer güvenlik tehditleri bir arada değerlendirerek adım atması gerekir.

    AK PARTİ HÜKÜMETİNİN İŞİ ZOR

    Bu nedenle Türkiye çok bilinmeyenli bir denklemin çözümüyle karşı karşıya ve maalesef de uluslararası kamuoyu tarafından da çok da fazla destek gördüğünü söyleyebilecek durumda değilim. Belki benim değerlendirmelerime katılmayanlar olabilir ama Türkiye bugün Batı tarafından Suriye'deki politikaları açısından sürekli eleştirilmekte. Hatta meydana gelen bu insanlık dramının müsebbibi, meydana gelmesinin en büyük etkenlerinden birisinin Türkiye olduğu yönünde eleştirileri de her gün kamuoyunda değişik yayınlarda görmekteyiz. Bu nedenle bugün geçici AK Parti hükümetinin işi zor diye düşünüyorum."

    İlgili konular:

    Suriye ordusu ve Hizbullah, Zabadani'de ortak harekat düzenliyor
    Suriye sınırında askeri araç devrildi: 1 şehit
    Suriye sınırına askeri sevkiyat yapıldı
    Müslim: TSK, Suriye'ye girme taraftarı değil
    Kuzey Suriye hattında bütüncül bir Kürt bölgesi mi oluşacak?
    Kirby: Türkiye'nin Suriye ile ilgili endişelerini anlıyoruz
    UNICEF uyardı: Suriye'de bir kuşak kayboluyor
    Erdoğan ve Biden'dan 'sessiz' Suriye teması
    Etiketler:
    TSK, IŞİD, Ali Er, Türkiye, Suriye
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın