00:27 21 Eylül 2019
Canlı Yayın
    CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer

    Çakırözer: Rusya'nın IŞİD'le mücadele önerisi yapıcı

    © Fotoğraf : Facebook
    Görüş
    URL'yi kısaltın
    Yazarı
    0 11
    Abone ol

    CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, ABD ve Türkiye'nin IŞİD'e karşı yürüttüğü mücadeleyi ve Rusya'nın IŞİD ile mücadelede ana omurgasını Irak ve Suriye orduları ile Kürt güçlerin oluşturacağı 'yeni uluslararası koalisyon' önerisini Sputnik'e değerlendirdi. Çakırözer, Rusya'nın IŞİD'le mücadele önerisini yapıcı bulduğunu söyledi.

    Rusya ve İran'ın da içinde olacağı uluslararası aktörler tarafından Suriye krizinin çözülebileceğini kaydeden Çakırözer, "IŞİD ile mücadelede rejim dışlanarak yapılabilir mi bu konuda şüphelerim var doğrusu" dedi.

    Rusya'nın, ABD ve Avrupa'ya IŞİD'e karşı ortak mücadele çağrısını anımsatan Çakırözer, "Keşke bir ortak noktaya gelebilseler. Eğer gelirlerse bu sadece IŞİD'ten kurtulmamız değil aynı zamanda Suriye'nin içerisinde yeni bir barışçıl siyasi çözümün oluşmasına da katkı sağlar" diye konuştu.

    CHP'li Utku Çakırözer'in Sputnik'e yaptığı açıklamalar şöyle:

    - ABD'nin önderliğinde oluşturulan koalisyon güçlerinin son dönemde Türkiye'nin de etkin destek verdiği IŞİD ile mücadelesinde gelinen noktayı nasıl değerlendiriyorsunuz?

    'ÜSLER KONUSUNDA PARTİLERE BİLGİ VERİLMELİYDİ'

    IŞİD
    © AP Photo / Raqqa Media Center of the Islamic State group
    Öncelikle kendi iç meselemizi vurgulayarak başlayım. Türkiye'nin koalisyona katılımı istifa etmiş, Meclis'te hükümet oluşturma tabanına sahip olmayan bir hükümet tarafından bu karar alındı. Bunun yanlışlığını Genel Başkanımız da vurgulamıştı. Mutlak suretle bunun en azından Parlamento'daki diğer partilere danışarak yapılması lazım. Çünkü bu önemli bir taahhüttür. Sadece bir değil görebildiğimiz kadarıyla birkaç üssün ABD'ye tahsisi söz konusu. Böyle bir konunun geçici bir hükümet tarafından, kabinesinde 13 bakanın aslında milletvekili olmadığı bir hükümet tarafından alınıyor olması, Meclis'e getirilememesi, konuşulmaması Meclis'teki diğer partilerle bence çok büyük bir eksikliktir. Bu taahhüdün hangi koşullar altında alındığı, nasıl bir mutabakat olduğu konusunda da bizim etraflı olarak bilgimiz bulunmamaktadır.

    'IŞİD İLE MÜCADELEDE SURİYE REJİMİ DIŞLANMAMALI'

    Suriye konusunda partimizin genel bakışı, uluslar arası aktörler tarafından ki, bunun içine Rusya ve İran'ı mutlak surette hep dahil etmişizdir, çözüm bulunabileceğini düşünüyoruz. IŞİD konusuna gelince IŞİD'in bölgedeki kanlı saldırıları hepimiz için tehlikedir. Mücadele edilmesi gereklidir. Ama Suriye içindeki mücadelenin Suriye'nin kendi yönetiminin dışlanarak yapılması çok mümkün müdür çok emin değilim. Uzun süredir Adalet ve Kalkınma Partisi hükümetinin yönetimindeki dış politikada son üç dört yıldır tamamen Esad rejimi dışlanarak Suriye'nin sorunları çözülmeye çalışılıyor, bugüne kadar çözülmedi. IŞİD ile mücadele de yine rejim dışlanarak yapılabilir mi bu konuda şüphelerim var doğrusu. Rejim iyidir kötüdür demek istemiyorum, tabi ki Suriye rejiminin bir sürü olumsuz, insan hakları konusunda problemli yanları olmakla birlikte o ülkenin içinde yaşanan bir krizde çözüm arınırken sanki onlarla da bir iletişim kanalının açık olmasının ben faydalı olacağını düşünüyorum. Bunun olmamasının da Türkiye'nin ulusal çıkarları açısından çok büyük bir eksikli ve kaygı verici bir güvenlik boşluğu yarattığı düşüncesindeyim.

    'EĞİT-DONAT'IN İŞLEMEMESİNİN NEDENİ ÖNCELİK FARKLILIĞI'

    - Suriye sorunu ve  IŞİD ile mücadele kapsamında ABD ile Türkiye arasında 'eğit donat' programı  konusunda işbirliği yapılıyor. Bu programa katılanların sahada örgütler tarafından yakalandığı haberleri de geliyor.  Size göre neden böyle oldu?

    Sanırım baştan itibaren Türkiye ile ABD'nin öncelikleri konusunda sadece eğit-donat anlamında değil ama Suriye'ye bakış, Suriye krizinin çözümü konusunda bir farklılık baştan beri vardı. Biz yani AKP yönetimindeki Türkiye yönetimi hep önceliği Esad'ın gitmesi olarak ortaya koydu ve onun dışındaki bölgesel tehlikeleri ve riskleri ikincil ya da üçüncül gördü. Buna karşılık ABD ise özellikle IŞİD'in Irak'taki varlığının da güçlenmesiyle yani sadece Suriye'de değil Irak'taki varlığının da güçlenmesiyle örneğin Musul'u ele geçirmesiyle, görebildiğim kadarıyla önceliğini IŞİD tehdidinin yok edilmesine kanalize etti. Bence öncelik farklılığı eğit-donat'ın iyi işlememesindeki en önemli unsurlardan biridir.

    'ABD'NİN GÜVENLİ BÖLGEYE EVET DEDİKLERİNİ ZANNETMİYORUM'

    Yine bizimkiler orada tampon bölge, güvenli bölge istiyorlardı. Orada da mesela ABD ile çelişiyordu. Onların böyle bir hele hele kendilerini taahhüt altına sokacak olası bir Amerikan askerini karaya indirmek zorunda bırakacak bir tampon bölgeye kesinlikle evet demiyorlardı. Hatta ben dediklerini de zannetmiyorum.

    - Ama son dönemde güvenli bölge konusunda bir uzlaşma olduğu haberleri de geliyor, medyaya da böyle bilgiler yansıdı. Sizce uzlaşma yok mu?

    Yok. Bence o noktada iki tarafında belirsiz tuttuğu, diplomasideki yapıcı belirsizlik deniliyor, belirsiz tutuyorlar. Türk tarafı diyor ki, Azez-Mare hattı,  iki tane Kürt kantonun arasındaki yeri IŞİD'tan temizleyerek orası güvenli bölge, tampon bölge olacak. Suriyeli mültecileri oraya yerleştireceğiz diyenler var. Ilımlı Suriyeliler koyacağız diyorlar. Hatta bizimkiler oranın uçuşa kapalı bölge olacağını söylüyor. Ama Amerikan tarafının açıklamalarına baktığınızda tamamen tek söyledikleri IŞİD'ten temizlenmiş bölge diyorlar. Oranın uluslar arası koalisyon tarafından korunacağı yönünde benim bildiğim bir şey yok.

    'EĞİT-DONAT'TAKİLER KORKUYORLAR'

    Ama orası IŞİD'den temizlendikten sonra tabi daha dost kuvvet denilebilecek birilerinin elinde olması lazım. Şunda anlaşmış görünüyorlar, ılımlı Suriyeliler diye. Orada işte bu eğit-donat gündeme geliyor. Ama eğit-donat işlemiyor. Onun işlememesi de bir, benim takip edebildiğim kadarıyla bu eğit donattıkları çok IŞİD'a karşı savaşmak istemiyorlar, korkuyorlar daha doğrusu. Nitekim Nusracılar bunları bir dağıtmışlar, komuta kademesi kaçırılmış, kendileri dağılmışlar. Anladığım kadarıyla çok düzgün gitmiyor. Bir de Suriyeli ılımlılar deyince, başka örgütlerin konulabileceği söyleniyor oraya. Ben onda da açıkçası  nasıl güvenilir, bunlar yine radikal İslamcı unsurlar aslına bakarsan, bunların bir gün tekrar bize dönmeyeceğinin garantisi ne olur ondan biraz kaygım var.

    'IŞİD'DEN TEMZELENECEK BÖLGEYE KİMİN KONULACAĞI BELİRSİZ'

    Türkiye'nin bir ara Türkmenleri tezi vardı. Ama Türkmenler hiçbir zaman biz varlığını göremedik. Çok trajediler yaşadılar ama maalesef işler hep kötüye gidince Türkmenleri hatırlıyor AKP hükümeti. Aslında IŞİD çok zülüm etti Türkmenlere hem Irak'ta hem Suriye'deki ilerleyiş sırasında. O dönem Türkmenler unutuldu, hiç kimse onların ismini ağzına almadı. Şimdi yeniden Türkmenleri oraya koyarız diyorlar. Bence oraya kimin konacağı konusu biraz sıkıntılı bir konu. Hele hele bizdeki mültecileri koyacağız diyorlar ya onları koyamazsınız çünkü orası savaş ortamı, siz kendinize sığınmış insanı tekrar oraya benim bildiğim koyamazsınız. Hele hele uluslar arası toplumla bir anlaşmaya varmadan o pek mümkün değil. Zamanında yapacaklardı onu, eğer oluşacaksa orada bir tampon bölge ilk göç başladığında yapılması lazımdı, onu yapmadılar yapamadılar. Bence orada belirsizlik var.

    'ÜSLERİN KULLANIMI ABD İÇİN ÇOK ÖNEMLİ KAZANIM'

    ABD'nin şu andaki önceliği üsleri kullanma hakkı ve bu üslerden de IŞİD kamplarını ya da toplandığı yerleri bombalama, PYD'nin silahlı kanadı YPG ile koordineli olarak IŞİD'ı bombalama. Bunlar çok önemli kazanım. Stratejik ve taktik kazanım. Uçuş süresini daha kısaltıyor, yakacağı benzini, daha rahat git gel yapacaklar, çok önemli bir kazanım ABD için üslerin kullanımı. Ama ben sonrasına için çok bir mutabakat görmüyorum.

    'TÜRKİYE'NİN TEZLERİNDE ANLAŞMA DEĞİL GERİ ADIM VAR'

    - ABD ile yapılan ve üslerin kullanımının da açılmasını içeren son anlaşmada Türkiye'nin tezlerine ilişkin bir uzlaşma yok mu sizce?

    Ben anlaşma değil geri adım görüyorum.  Bir yıl önceki koşullara dönelim, bir yıl önce koalisyon kurulurken istediler İncirlik'i, biz girmedik koşullarımız var dedik. Neydi, güvenli bölge kurulacak, tampon bölge kurulacak, öncelik Esad olacak. Bunların hepsinden şimdi geri adım atmış ve bu koşullar olmadan anlaşmayı koymuş gözüküyorlar.

    'TÜRKİYE, HİÇBİR ŞEKİLDE SURİYE TOPRAĞINA GİRMEMELİ'

    - Tartışılan bir başka konu da kara operasyonu, bunun gerekli olduğu görüşünü dile getirenler de var. Sizce de IŞİD ile mücadele için bir kara operasyonu gerekli midir?

    Stratejistlerlerin söylediği bu tür operasyonlarda hep bir karadan da işin takibinin yapılması gerektiği. Ama bu kesinlikle Türkiye olamaz. Türkiye'nin oraya girmemesi lazım. Hiçbir şekilde Suriye toprağına girmememiz lazım orası bir bataklık, bir macera olur. Bu mücadele yapılacaksa, Suriye'nin kendi içinde rejim bir şekilde yapması lazım. Bu rejimi götürmek için yapılan bir şey olduğu için zaten sıkıntı orada, bir türlü taşlar yerine oturmuyor. Bence kara operasyonuna hiçbir şekilde bizim girmememiz lazım. Ama stratejistler ne diyor sadece hava operasyonuyla siz bunları ortadan kaldıramazsınız diyorlar. Ya rejim yapacak ya diğer muhalif güçler yapacak. Diğer muhalif güçler de bir tek görebildiğim kadarıyla Kürtler daha, onlar da kendi bölgelerinde güçlerini korumak için görebildiğim kadarıyla yapıyorlar. Yoksa Suriye'nin genel güvenliğini sağlamak için öyle bir benim gördüğüm Kürtlerin  bir kaygısı yok. Kimsenin öyle bir kaygısı yok. Özgür Suriye Ordusu ya da ılımlı Suriyeliler denilen güçler de bu konuda ne kadar IŞİD'e karşı istekli olacaklar onu göreceğiz ama geçtiğimiz dönemde IŞİD'ın ilerlemesine baktığımızda hiç öyle önünde kimse duramamıştı. Kürtler de dahil buna. Eğer bu noktada Türkiye'den bir beklenti varsa koalisyon denen gruptan ben buna kesinlikle karşı çıkmamız gerektiğini düşünüyorum. Irak'ta nasıl biz son anda tezkere sayesinde kurtulmuşsak Suriye'de de buna kesinlikle izin vermememiz gerekir diye düşünüyorum.

    'RUSYA'NIN ÖNERİSİ YAPICI'

    - Geçtiğimiz günlerde Rusya IŞİD ile mücadele konusunda yeni bir plan açıkladı. Bu planı siz nasıl değerlendirirsiniz, uygulanabilme şansı var mı?

    Öncelikle Rusya Devlet Başkanı Putin'in sözcüsü  Peskov tarafından yapılan, IŞİD'den rahatsız olduklarını ve ABD ile Avrupa'yı ortak mücadeleye çağıran açıklamasını ben olumlu buluyorum. Rusya'nın da IŞİD  karşısında ki, hep aslında radikal terör konusunda Rusya'nın çekinceleri, kaygıları olmuştur geçmişte. Şimdi  o çağrılarını olumlu buluyorum. Ondan sonra yanılmıyorsam Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov'un paylaştığı, bizim Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu ile de ASEAN toplantısında da sanırım paylaştığı bir şey var. Görebildiğim kadarıyla Şam yani Suriye rejimi, Bağdat yanı Irak yönetimi oluyor ve Kürtler diyor. Orada ben biraz boşluk olduğunu hissediyorum. Irak Kürtleri ile Suriye Kürtleri arasında bir eşgüdüm ya da aynı bakış olduğu düşüncesinde değilim. Ama en nihayetinde bölgedeki güçlerle bunun çözülmesinden bahsediyor. Belki bununla birlikte mi bilmiyorum ama Rusya, Cenevre görüşmelerine katıldı taraftı. Bundan sonra yeni görüşmeler de yapılacak mı bilmiyorum ama bizim parti olarak görüşümüz, bu sorunu uluslar arası toplumun birarada çözmesi gerektiği. Şam-Bağdat ve Kürtlerde buna katılırsa, çözümün bir parçası olacaksa ve daha fazla kan akmayacaksa eğer bunu sağlayabileceksek o zaman belki de desteklememiz gerekir diye düşünüyorum. Ama sanki önce bir siyasi olarak Suriye'nin geleceği için ne düşünüyoru Türkiye'nin de bir görmesi lazım. Yani bölünen bir ülke mi, çünkü öyle şeyler çok konuşuluyor, Irak gibi bir şey mi düşünülüyor ben şu anda açıkçası onu görmüyorum. Onu görmeden de bir şeyi açıklamak çok zor. Yani nihai düşünce nedir  Rusya'nın düşüncesi nedir, İran Dışişleri Bakanı geliyor işte İran'ın düşüncesi nedir? Ama hepimizin ortak olarak vurgulaması gereken şey artık bu şiddetin bitmesi lazım Suriye içinde. Bir şekilde bu ülke normalleşip bizde ve diğer ülkelerdeki Suriyelilerin bir an önce ülkelerine normal ve insani koşullarına dönmesi lazım. Eğer buna katkısı olacaksa bakışım pozitiftir. Ben tabi mutlak surette bu denklemlerde Şam rejiminin bir şekilde, tabi ki Suriye içerisinde bir çok aktör, Kürtler örneğin baş aktör oynuyor, Sünnilerin çok hakları yendiği yönünde kendi iddiaları var, onların sesini dinleyecek bir çözüme gidilmesi lazım. Cenevre görüşmelerinin devamı keşke gelebilse. Hem Rusya'nı hem IŞİD konusunda yaptığı açıklama hem IŞİD'e karşı Bağdat-Şam-Kürtler birlikte rol oynasın şeklindeki açıklamasını ben yapıcı buluyorum açıkçası. Yeni bir yaklaşım getirebileceğini düşünüyorum. Keşke o çağrıda olduğu gibi ABD ve Avrupa ile ortak mücadeleye çağırıyoruz diyorlar, keşke bir ortak noktaya gelebilseler. Eğer gelirlerse bu sadece IŞİD'ten kurtulmamız değil aynı zamanda Suriye'nin içerisinde yeni bir barışçıl siyasi çözümün oluşmasına da katkı sağlar diye düşünüyorum.

    Yazıda ifade edilen görüş ve düşünceler, Sputnik'in görüşlerini yansıtmayabilir.

    İlgili konular:

    Rusya, IŞİD mağdurları için çağrı merkezi kuruyor
    Rusya, IŞİD’le nasıl mücadele ediyor?
    Rusya, IŞİD ve El Nusra'yı resmen terörist örgüt ilan etti
    ABD'den İncirlik açıklaması: İnsanlı hava araçları ile operasyon başlayacak
    480. Filo'ya bağlı Amerikan F-16'ları İncirlik'te
    Etiketler:
    CHP, IŞİD, ABD, Suriye, Rusya, Türkiye
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın