21:57 19 Ekim 2018
Canlı Yayın
    Mustafa Akıncı ve Nikos Anastasiadis Ara Bölge'de bir araya geldi

    Kıbrıs müzakerelerinde yeni durgunluk dönemi

    © AP Photo / Petros Karadjias
    Görüş
    URL'yi kısaltın
    Nikolaos Stelya
    0 0 0

    Mustafa Akıncı’nın KKTC Cumhurbaşkanı seçilmesinden sonra Kıbrıs müzakerelerinde yakalanan momentum yerini hızlı bir biçimde durgunluğa bırakıyor. Rum ve Türk liderliği arasında mülkiyet ve garantörlük konularındaki uçurum diyalog ve istişareleri olumsuz etkiliyor. Dün akşam Lefkoşa’daki Ara Bölge’de yaşananlar da bu gerçeği gözler önüne serdi.

    Lefkoşa’da dün akşam gerçekleştirilen görüşme, Kıbrıs Rum lideri Nikos Anastasiadis ve KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın ABD’de verdiği mesajların gölgesinde başladı. BM Genel Kurulu’na hitap eden Anastasiadis, Kıbrıs’ta olası bir çözümden sonra Ada’nın kuzeyinde dört temel özgürlüğün geçerli olması gerektiğini vurgulamıştı. Akıncı ise bu sözlere ‘çözümle beraber Kıbrıslı Türklerin Ada’nın kuzeyindeki nüfus ve mülkiyet çoğunluğunun garanti altına alınacağı’ yanıtını vermişti.

    RUM KAYNAKLAR: EROĞLU DÖNEMİNE DÖNÜYORUZ

    Sputnik’in bilgi veren Rum kaynaklar, dünkü görüşme hakkında oldukça olumsuz değerlendirmelerde bulundu. Bir kaynağımıza göre, dün akşamki görüşme eski KKTC Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu ile Anastasiadis arasında Kıbrıs’ta durgunluğa sahne olan dönemini aratmadı. Öyle ki Rum yetkililere göre, iki tarafça anlaşılan tek konu Ara Bölge’de yenilen yemek idi.Görüşmeyi yakından takip eden bir diğer kaynak ise iki lider arasında olukça ‘elektrikli’ bir atmosferin var olduğunun altını çizdi.

    ‘KIBRIS’IN KUZEYİNDE MÜLKİYET VE NÜFUS ÇOĞUNLU ŞARTI KABUL EDİLEMEZ’

    Başka bir kaynak ise görüşemeye ilişkin “Anastasiadis kararlı bir biçimde Türk tarafına önceden anlaşılan hususların istenildiği gibi zorlamalara ve farklı yorumlara tabii tutulamayacağını belirtti” ifadelerini kullandı. Aynı kaynağa göre, dünkü görüşmede Anastasiadis Türk tarafına şöyle seslendi:

    “Üzerinde anlaşılmış olan müktesebattan sürekli şekilde çark edilmesini kabul edemem. Bunu hiçbir Kıbrıslı Rum kabul etmez. (Anlaşmadan sonra kuzeyde) Kıbrıs Türk mülkiyet ve nüfus çoğunluğu diye bir şey kabul edilemez. Bu konularda anlaştığımızı sanıyordum.”

    Rum tarafı da dünkü görüşmede Mustafa Akıcı’nın önceki toplantılardan daha farklı bir tutum sergilediğini savundu.

    KIBRIS TÜRK TARAFI SESSİZLİĞİNİ KORUYOR

    Kıbrıs müzakereleri yeni bir durgunluk evresine sürüklenirken, Kıbrıslı Türk yetkililer sessizliklerini koruyor. Müzakerelerin içeriğine değinmekten kaçınan Kıbrıs Türk liderliği, genel çerçevede, kendi toplumuna tüm zorluklara rağmen ‘umut aşılamaya’ çalışıyor.

    Bu stratejiye dünkü görüşmeden sonra da sadık kalan Akıncı, Kıbrıs Türk basınına yaptığı açıklamada şunları söyledi:

    “Müzakerecilerimize verdiğimiz talimat, önümüzdeki günlerde mülkiyete ilişkin kriterler konusuna yoğun bir şekilde başlamaları oldu. Sanırım yarından itibaren bir araya gelmeye başlayacaklar. Bugünkü görüşmede Kasım ayından itibaren daha yoğun bir şekilde müzakerelerimizi sürdürmeye devam etme kararlılığını da teyit ettik. Önümüzde ciddi bir süreç var. Yoğun çalışma istiyor, varılan mutabakatlar var.”

    SÜRECİN BAŞARIYA ULAŞMASI İÇİN ELİMİZDEN GELENİ YAPACAĞIZ’

    İki taraf arasındaki uçuruma da değinen Akıncı, “Ayrılık noktaları var, farklı görüşler var. Bütün mesele bu farklılıkları gidermek ve iki tarafın da onaylayabileceği bir ortak sonuca ulaşmaktır. Bu, kolay bir süreç değildir, zor bir süreçtir, inişli çıkışlı bir süreçtir. Ama bu süreci başarıya ulaştırmak için elimizden geleni yapacağız” diye konuştu. Akıncı ayrıca, iki kesimlilik konusunda Türk ve Rumların farklı noktalarda durduklarını da ifade etti.

    ‘BM VE ABD DEVREYE GİRMELİ’

    Kıbrıs müzakerelerindeki son gelişmeleri yakından takip eden deneyimli Kıbrıslı gazeteci Andreas Parashos, müzakerelerde elde edilen olumlu havanın ziyan edilmemesi için BM ve ABD başta olmak üzere uluslararası aktörlerin devreye girmesi gerektiği görüşünde.

    ABD Dışişleri Bakanı John Kerry’nin önümüzdeki haftalarda adaya özel bir ziyaret gerçekleştirebileceği olasılığı üzerinde duran Parashos, aynı süreçte BM’nin de adımlarını yoğunlaştırdığını ifade etti.

    ‘KIBRIS’TA HAKİKAT VE BARIŞ KOMİTESİ KURULMALI’

    “Ada’daki kayıplar konusu, Kıbrıs sorununun insani boyutunu teşkil ediyor. Bu konuda atılacak adımlar iki toplum arasındaki en etkin güven arttırıcı önlemi teşkil edecek” diyen Parashos, şöyle devam etti:

    “Yaşanan son gelişmeler ışığında, BM bu konuda yeni adımlar atmaya hazırlanıyor. BM ve AB kuzeydeki askeri bölgelerde kayıp arama faaliyetleri için çalışmalarını yoğunlaştıracak.”

    Kayıplar konusunda atılacak adımlara paralel olarak, Kıbrıs’ta Güney Afrika modeli temel alınarak ‘Hakikat ve Barış Komitesinin’ kurulması gerektiğini vurgulayan Parashos’a göre, bu komite 60’lı ve 70’lı yıllarda Ada’da insanlığa karşı işlenmiş olan suçları araştırmalı ve acı gerçekleri açığa çıkarmalı.

    İlgili konular:

    Özersay: Anastasiadis'in önceliği anlaşma değil
    Kuzey Kıbrıs-Türkiye hattında su krizi
    TSK’nın Kıbrıs’taki geleceği için dört formül
    Etiketler:
    Andreas Parashos, Mustafa Akıncı, Nikos Anastasiadis, Güney Kıbrıs, KKTC
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın