18:07 14 Aralık 2017
Ankara+ 11°C
İstanbul+ 16°C
Canlı Yayın
    Angela Merkel - Recep Tayyip Erdoğan

    ‘Türkiye’nin mülteci kartıyla AB’yi üyeliğe ikna etmesi imkansız'

    © AFP 2017/ TOLGA BOZOĞLU
    Görüş
    URL'yi kısaltın
    Hüseyin Hayatsever
    0 20

    Almanya Başbakanı Angela Merkel'in Türkiye ziyaretini değerlendiren Berlin Hür Üniversitesi öğretim üyesi Gülistan Gürbey, sığınmacı sorunu dolayısıyla Merkel'in üzerinde artan iç siyaset baskısının Türkiye ziyaretinde etkili olduğunu söyledi.

    Sputnik'e değerlendirmelerde bulunan Gürbey, sığınmacı sorunu konusunda Merkel'e lideri olduğu muhafazakar Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) partisi içinden dahi eleştirilerin arttığını vurguladı.

    Gürbey, "Sonuçta iç siyasettin artan baskısıyla ve AB içinde süren ihtilaflı tartışmalar ve anlaşmazlıklar Merkel ve hükümetini daha realist bir çizgi izlemeye itti. Türkiye ile görüşmeler tüm bu bağlam içinde gelişti. Bu da Türkiye'nin işine yaradı" dedi.

    ‘AK PARTİ HÜKÜMETİNE SEMBOLİK DESTEK İÇERİYOR'

    Merkel'in, Türkiye'de erken seçimlere iki hafta kala gerçekleşen ziyaretinin aynı zamanda AK Parti hükümetine sembolik bir destek içerdiğine de dikkat çeken Gürbey, bu durum bilinse de Alman Şansölye açısından asıl önceliğin mülteci krizini aşmak olduğunu belirtti.

    Almanya Başbakanı Angela Merkel dün İstanbul'a bir günlük bir ziyaret gerçekleştirdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Ahmet Davutoğlu ile görüşen Merkel, Suriyeli sığınmacılar konusunda Türkiye ile ‘külfet paylaşımı' yapılacağını ifade ederek mali yardım için olumlu yönde bir işaret yolladı.

    Ancak Merkel, Türkiye'nin beklentisi olan ‘vizesiz Avrupa' konusunda ise şu mesajı verdi: "Buna karşılık bizim de bir beklentimiz var. Özellikle Türkiye ile AB arasında göçmenler konusunda hazırlanan bir belge var. Bu muafiyetle, geri kabul anlaşmasının da devreye girmesi gerekir."

    ‘SIĞINMACI KRİZİ MERKEL ÜZERİNDE İÇ SİYASET BASKISI YARATTI, TÜRKİYE KONUSUNDA DAHA REALİST BİR ÇİZGİYE İTTİ''

    Almanya'nın AB içinde en çok mülteci alan ülke olduğunu, bu konuda özellikle Merkel'in ılımlı davrandığını ifade eden Gürbey şunları söyledi: "Ancak gün geçtikçe sayılar umulanları katlayarak aştı. Dolayısıyla iç siyasette gerek kendi partisinin içinden gerekse kardeş parti Hrıstiyan Sosyal Birlik'ten (CSU) Merkel'in bu ılımlı tavrına yönelik yoğun eleştiriler de artmaya başladı. Sonuçta iç siyasettin artan baskısı ile AB içinde süren ihtilaflı tartışmalar ve anlaşmazlıklar Merkel ve hükümetini daha realist bir çizgi izlemeye itti. Türkiye ile görüşmeler bu bağlamda gelişti. Bu da Türkiye'nin işine yaradı."

    ‘ERDOĞAN VE AK PARTİ HÜKÜMETİ İLE GÖRÜŞMEK BAZI RİSKLER İÇERSE DE ALMANYA VE AB AÇISINDAN YİNE DE MEŞRU'

    Merkel'in seçimlere iki hafta kala Türkiye'yi ziyaret etmesinin, AKP hükümetine dolaylı destek anlamına geldiğine yönelik hem kendi partisinden hem de Almanya'daki muhalefet partilerinden eleştiri gelmişti.

    Bu eleştirilerin haklılık payı içerdiğini belirten Gürbey şu yorumu yaptı: "Seçim öncesine denk geldiği için bu ziyaretin sembolik bir yansımasının olabileceği yani dolaylı bir destek anlamına gelebileceği Merkel ve hükümeti tarafından bilinen bir durumdu. Ancak ikincil önemdeydi. Almanya açısından asıl öncelikli mesele krizi aşmaktır, dolayısıyla bu ana hedefe ulaşmak için Erdoğan ve AK Parti hükümeti ile yapılan görüşmeler bazı riskler içerse de Almanya ve AB açısından yine de meşrudur. Sonuçta geleneksel olarak partner ülkeler ve NATO bünyesinde stratejik işbirliği içindeler."

    ‘MÜLTECİ KRİZİNİN ANA SEBEPLERİNİ BERTARAF EDEN BİR YAKLAŞIM SÖZKONUSU DEĞİL’

    Türkiye ile AB Komisyonu'nun geçen hafta üzerinde anlaşmaya vardığı sığınmacı krizi konusunda hazırlanan eylem planı hakkında da değerlendirmelerde bulunan Gürbey, AB'nin temel amacının mültecileri geldikleri yerlerde, yani özelde de Suriyeli mültecileri Türkiye'de tutmak olduğunu ifade etti. Bunun orta vadede AB açısından bir rahatlatma yaratabileceğini ancak mülteci akınını tamamıyla durdurması mümkün olmadığını vurgulayan Gürbey, "Zira mülteci krizinin ana sebeplerini bertaraf eden bir yaklaşım değil. Yani savaş, açlık ve çatışmalar olduğu müddetçe insanlar yaşamlarını kurtarmak için kaçacaklardır" diye konuştu.

    ‘AB KENDİ ÇIKARIYLA HAREKET EDİYOR'

    AB ile Türkiye'nin vardığı anlaşmanın zamanlaması da Türkiye'de muhalefet tarafından seçim öncesinde Birlik'in AK Parti'ye örtülü desteğini açıkladığı yönünde eleştirilere yol açmıştı. Bunun AB açısından öncelikli bir konu olmadığını ve Birlik'nin öncelikli olarak mülteci krizine bir çare bulmaya çalıştığını belirten Gürbey, "AB, Erdoğan ve AK Parti'ye destek vermekten daha çok kendi çıkarlarından yola çıkarak hareket ediyor. AB ülkeleri iç siyasette mülteci krizinden dolayı yoğun baskı altına girdi ve çözüm üretmekte gün geçtikçe daha da zorlanıyorlar" dedi.

    ‘ZAMANLAMA AB İÇİN ÖNCELİK DEĞİL'

    AB'nin temel hedefinin, Türkiye üzerinden gelen mültecilerin sayısını mümkün olduğunca aşağı çekmek olduğunu ifade ederek "Görüşmenin ana sebebi bu ve daha fazla zaman kaybedilmesi istenmiyor. AB, seçimler arifesinde yapılan bu görüşmelerin bir destek mahiyetine dönüşme riskinin de gayet açık olarak bilincinde. AB'nin bu reel politik tavrı zamanlama açısından her ne kadar doğru olarak eleştiriliyor olsa da, bu Birlik açısından öncelikli bir konu değil. Öncelikli konu AB içinde mülteci krizini aşmak" diye konuştu.

    ‘BAZI FASILLARIN AÇILMASI KONUSUNDA İLERLEME SAĞLANABİLİR' 

    Gürbey, Türkiye'nin ‘mülteci kartını' kullanarak üyelik konusunda AB'yi ikna etmesinin mümkün olmadığını ancak bazı fasılların açılması konusunda ilerleme sağlayabileceğini kaydetti.

    İlgili konular:

    Pazarlığa gelen Merkel'e Ankara'dan 6 şart
    AB ile Türkiye vize serbestisinde anlaştı
    'Sığınmacılar geri dönerse, faturası ağır olur'
    AB zirvesi öncesinde Merkel'den çağrı: Türkiye ile birlikte çalışmalıyız
    'Merkel sığınmacı konusunu Türkiye'nin üstüne yıkmaya geliyor'
    'Merkel, sığınmacı krizinde Türkiye'yi masada tutmayı amaçlıyor'
    Etiketler:
    1 Kasım seçimi, Demokratik Birlik Koalisyonu (CDU), Hristiyan Sosyal Birlik Partisi (CSU), AB, AK Parti, Ahmet Davutoğlu, Angela Merkel, Recep Tayyip Erdoğan, Almanya, Suriye, Türkiye
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın