05:06 22 Ocak 2018
Ankara+ 3°C
İstanbul+ 9°C
Canlı Yayın
    Recep Tayyip Erdoğan

    AK Parti'nin önerisi: Güçlü başkanlık mı, tek adam yönetimi mi?

    © AA/ Evrim Aydın
    Görüş
    URL'yi kısaltın
    Hüseyin Hayatsever
    111

    AK Parti'nin başkanlık önerisinin hazırlanmasına katkıda bulunan Prof. Dr. Yusuf Şevki Hakyemez, başkanlık modelinin siyasal sistemdeki olası tıkanmaları önleyebilecek güçte olduğunu savunurken Anayasa hukukçusu Prof. Dr. Ergun Özbudun AK Parti’nin önerisinin 'hiçbir denge ve denetim sistemine yer vermeyen bir tek adam yönetimi' olduğunu söyledi.

    Seçimlerin hemen ardından yeni anayasa ve başkanlık sistemi tartışmaları tekrar alevlenirken AK Parti’nin önceki dönemde Meclis Anayasa Uzlaşma Komisyonu’na sunduğu ‘Türk tipi başkanlık modeli’ tekrar gündeme geldi. AK Parti, tartışma konusu olan ABD ve Meksika modellerindekinden çok daha güçlü bir başkan önerirken başkana, ihtiyaç duyduğu konularda kararname çıkarma yetkisi veriyor.

    AK Parti, 1 Kasım seçimlerine yönelik hazırladığı seçim bildirgesinde yeni Anayasa'da başkanlık sistemini savunmuş, TBMM Anayasa Uzlaşma Komisyonu'na sunulan önerinin esas alınacağı ifade edilmişti.

    Bildirgede “Mevcut sistem, Cumhurbaşkanı ve Başbakanın farklı siyasi geleneklerden gelmeleri durumunda, kriz üretme potansiyelini taşımaya devam etmektedir. AK Parti olarak, mevcut sistemin siyasi tarihimizdeki vesayetçi kurgusunu da göz önünde bulundurarak, Cumhurbaşkanının doğrudan halk tarafından seçilmesinin oluşturduğu bu yeni durumun yol açabileceği muhtemel yönetim sorunlarının başkanlık sistemiyle aşılacağına inanıyoruz” denilmişti.

    AK Parti’nin önerdiği 'Türk tipi başkanlık sistemi'olarak adlandırılan sistemin ayrıntılarını ele almadan önce tartışma konusu olan ABD ve Meksika başkanlık sistemlerine bakmak gerekiyor.

    ABD SİSTEMİ: FREN VE DENGE SİSTEMİ

    ABD yönetim sistemi, Başkan, Kongre ve Yüksek Mahkeme’nin oluşturduğu üç ana kuvvetin birbirini dengelediği bir anlayışa dayanıyor. Üç kuvvetin uzlaşmasının esas alındığı bu sistemde Başkan, Kongre’yi dağıtamazken Kongre de, başkanı görevden alamıyor.

    Başkan’ın atadığı bakanlar, büyükelçiler, yüksek mahkeme üyeleri Kongre tarafından onaylanırken Kongre’nin çıkardığı yasalar da Başkan’ın onayından geçiyor. Başkan’ın kanun hükmünde kararname çıkarma yetkisi bulunmuyor. Kongre’yi oluşturan Temsilciler Meclisi ve Senato seçimleri ile Başkanlık seçimlerinin hepsi ayrı ayrı zamanlarda yapıldığı için Başkan ve Kongre çoğunluğu farklı siyasi partilerden oluşabiliyor. Başkan, atamalarında Senato onayına ihtiyaç duyduğu için uzlaşma yoluna gitmek durumunda kalıyor.

    HDP Mersin Milletvekili Dengir Mir Mehmet Fırat, Cumhuriyet’e yaptığı açıklamada başkanlık sistemi için Meksika modelinin tartışılabilir olduğunu belirtmiş, “Meksika 2000’lerde anayasasını yeniledi. ABD’deki başkanlığı kopya etti. Tayyip Bey de bir ara Meksika modelinden bahsetti. Ama onun kastettiği eski diktacı modeldir.  Ben ABD modelini esas alıyorum. Meksika modeli de tartışılabilir” demişti.

    MEKSİKA MODELİ: BAŞKAN’A DAHA GENİŞ YETKİLER

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da Şubat ayında muhtarlara hitaben yaptığı konuşmada gündeme getirdiği Meksika başkanlık sistemi ABD sistemini andırsa da Başkan’a daha geniş yetkiler tanıyor. Muhaliflerin ‘6 yıllık monarşi’ olarak eleştirdikleri Meksika sisteminde tek turda en çok oyu alan aday Başkan oluyor ve 6 yıllığına bir defa seçilebiliyor.

    Meksika’da da ikili meclis sistemi uygulanıyor, Başkan, büyükelçi ve yüksek mahkeme üyelerini atamak için Senato onayı alıyor. Başkan’ın atama yetkisi yüksek dereceli memurlarla kalmıyor, kendisine tanınan çok geniş atama yetkilerini kullanabiliyor. Kanun teklif edip veto edebiliyor. Savaş kararı alabiliyor, milletlerarası anlaşmaları onaylama yetkisini kullanabiliyor.

    AK Parti, 2011 seçimlerinde yüzde 49 oy alarak Meclis’te 326 milletvekili sayısına ulaşmasına karşın yeni anayasa için uzlaşma komisyonu kurulmasını önermiş, Meclis’teki dört partiden üçer üye ile 12 milletvekilinin oluşturduğu Anayasa Uzlaşma Komisyonu çalışmalarına başlamış, iki yıldan fazla çalıştıktan sonra komisyon dağılmıştı. AK Parti, Uzlaşma Komisyonu çalışmaları sürerken yürütme başlığında başkanlık sistemi önermişti.

    AK PARTİ ÖNERİSİ: BAŞKAN KARARNAME ÇIKARABİLİYOR

    AK Parti’nin önerdiği başkanlık sistemi ABD ve Meksika örneklerinden farklı öğeler barındırıyor. Beşer yıllığına iki dönem seçilebilen başkana ihtiyaç duyduğu konularda başkanlık kararnamesi çıkarma yetkisi tanınırken Meclis’in çıkardığı kanunları veto yetkisi de tanınıyor. Başkan’ın veto ettiği yasanın Meclis’te tekrar kabulü için üye sayısının beşte üç çoğunluğu aranıyor.

    Başkan, Anayasa Mahkemesi, Danıştay, HSYK ve YÖK üyelerinin yarısı ile üniversite rektörlerini atama yetkisine sahip. AK Parti önerisine göre bakanlar da Başkan tarafından Meclis onayı olmaksızın doğrudan atanıyor ve görevden alınabiliyor. Diğer başkanlık sistemlerinden farklı olarak AK Parti’nin önerdiği sistemde Başkanlık ve Meclis seçimleri aynı günde yapılıyor. Başkan da Meclis de erken seçim kararı alabiliyor; seçim kararı alındığında Başkanlık ve Meclis seçimleri aynı gün yapılıyor.

    ÖZBUDUN: AK PARTİ’NİN ÖNERİSİ HER ŞEYİYLE TEK ADAM YÖNETİMİ

    Konuyla ilgili Sputnik’e konuşan Anayasa hukukçusu Prof. Dr. Ergun Özbudun, yeni meclis tablosunda AK Parti’nin mutlaka başka bir partiden destek almak durumunda kalacağını ancak öncekinden çok farklı bir öneri getirmelerini beklemediğini ifade ederek “Bir ABD sistemi getirecek halleri yok. Zaten ABD’nin yapısını kopya etme şansları yok. ABD, federalizmiyle, sivil toplumuyla çok kendine özgü bir toplum. Eğer gündeme getirirlerse üç aşağı beş yukarı komisyona sundukları teklif olacak. Ona yönelik itirazlar da aynen devam ediyor” dedi.

    Özbudun, AK Parti’nin başkanlık modelinde Başkan’a kararnamelerle yönetim imkanı sağlandığına dikkat çekerek “AKP’nin önerisi hiçbir denge ve denetim sistemine yer vermeyen bir tek adam yönetimi her şeyiyle” ifadelerini kullandı.

    HAKYEMEZ: OTORİTERLİK İHTİMALİ HER SİSTEMDE VAR

    Meclis Anayasa Uzlaşma Komisyonu’nda AK Parti’nin danışmanı olan Karadeniz Teknik Üniversitesi Hukuk bilimleri öğretim üyesi Prof. Dr. Yusuf Şevki Hakyemez ise AK Parti önerisinin otoriterliğe yol açabileceği endişelerine katılmıyor.

    Sputnik’e konuşan Hakyemez, “Her hükümet sistemi eğer antidemokratik uygulamalar varsa otoriter rejime dönüşebilir. Parlamenter sistemde de başkanlıkta da bu ihtimal var. Bizde de parlamenter rejim var ancak buna karşın üç defa darbe oldu. Bunu hükümet sistemine mal etmemek gerekiyor” dedi.

    Türkiye’de mevcut sistemin sürdürülemez olduğunu ve AK Parti’nin başkanlık modelinin Türkiye’ye daha uygun olduğunu düşünen Hakyemez, “Temel hareket noktası yargısal denetime ve yerinden yönetime ağırlık vermek olmalıdır. Bunlar da AK Parti önerisinde var” dedi.

    ‘TIKANMA OLDUĞUNDA HALKIN HAKEMLİĞİNE GÖTÜRÜYORSUNUZ’

    AK Parti önerisindeki başkanlık kararnameleriyle ilgili endişelere de değinen Hakyemez, “Kararnameyle düzenleme şudur; her konuyla ilgili kararname düzenlenmiyor. Kişi hak ve hürriyetleriyle ilgili olmayan konularla ilgili kararname düzenlenebilir. Kanun koyucu aynı konuda kanun yaparsa kararname hükümsüz kalıyor. Ona rağmen çok geniş düzenleme alanı olduğuna yönelik eleştiriler varsa bunlar tekrar tartışılabilir” dedi.

    ABD modelinin aksine Meclis ve Başkanlık seçimlerinin aynı zamanda yapılmasının AK Parti önerisindeki ‘özgün’ nokta olduğunu dile getiren Hakyemez, “Bir sorun olduğu zaman ikisine de fesih yetkisi veriyor. Bir tıkanma söz konusu olduğunda bunu halkın hakemliğine götürüyorsunuz, bu katkı sağlayabilir” diye konuştu.

    İlgili konular:

    HDP'li Bilgen: Başkanlık dahil tüm modeller tartışılabilir
    AK Partili İyimaya: Başkanlık sistemi önceliğimiz değil
    HDP Sözcüsü, 'başkanlık'la ilgili sözlerini değiştirdi
    Etiketler:
    Başkanlık Sistemi, AK Parti, Ergun Özbudun, Yusuf Şevki Hakyemez, Recep Tayyip Erdoğan, Dengir Mir Mehmet Fırat, Meksika, ABD
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın