03:37 25 Mayıs 2019
Canlı Yayın
    Sığınmacı

    'Artık AB'nin samimiyetini umursamıyoruz'

    © REUTERS / Alkis Konstantinidis
    Görüş
    URL'yi kısaltın
    Amur Gadjiev
    Avrupa’da sığınmacı krizi (63)
    0 30

    Malta’nın La Valletta kentinde sığınmacı krizini ele alan bir AB zirvesi yapıldı. Zirvenin büyük bir bölümü, göçmenlik kriziyle mücadelede Türkiye ile işbirliği konulara ayrılmıştı. Malta’daki buluşmada AB ülkeleri Ankara’ya yönelik 'özel' tutumlarını yine sergilediler.

    410 milyon euro vermeye hazır olduğunu bildiren İngiltere dışında, daha önce Türkiye’ye yardım vaadinde bulunan AB ülkeleri, zirvede somut sözler vermekten kaçındı. Parasal yardımın belli bir miktarının AB bütçesinden ayrılması öngörülüyor. Fakat ayrılacak miktarın, Ankara'nın beklediğinin aksine 500 milyon euro’yu aşmayacağı söyleniyor.

    AB ülkelerinin bu tutumu Türkiye’de nasıl değerlendiriliyor? 3 milyar euro’dan az bir para yardımı Ankara'yı tatmin edebilecek mi?
    Konuyla ilgili RS FM'e konuşan Ankara Ufuk Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Başkanı, Saadet Partisi Genel Başkan Danışmanı, eski milletvekili Prof. Dr. Oya Akgönenç Muğisuddin şunları söyledi:

     

    "Bildiğiniz gibi, en az 4 yıldır yığınla mülteci Türkiye’ye sığındı. Biz onlara kamplar, hatta şehirler kurduk, okullar açtık, küçük evler hazırladık. Bu arada çok vazla para harcandı. Ne zaman ki Almanya Başbakanı Angela Merkel Türkiye’yi ziyaret etti, bu konuşmalar biraz daha ciddi bir zemine oturdu. Avrupalılar dediler ki, ‘Biz durumu görüyoruz, siz şimdiye kadar bununla tek başına mücadele ettiniz, buradaki yapılanmaya biz  de yardımcı olalım, size 3 milyar euro’luk destek veririz’. Şimdi Türkiye bir kere diyor ki, ben kendi topraklarım üstünde böyle yeni yeni şehirler kurmak istemiyorum. İkinci söylediği şey ise şu: Eğer biz bunları kuracaksak, sınırda yapalım, hatta Suriye tarafında yapalım. Onlar kendi toprakları içinde otursunlar ama bizim güvenlik şemsiyemiz altında olsunlar.

    Avrupa buna pek yanaşmıyor, ne istediğini bilmiyor, cevap vermiyor. Onların tek düşündğü, ‘Aman mülteciler Avrupa’ya gelmesin, benim topraklarımda beni rahatsız etmesin’. Ondan sonra da dediler ki, ‘En azından bu sene gelenler için yardım edelim’. Türkiye de şöyle cevap verdi: ‘Bana en azından 3 milyar euro lazım ki, gerekli olan ihtiyaçların hepsi karşılansın’. Fakat şimdi 1 milyar euro'dan bahsediyorlar. Bu çok saçma bir yaklaşım. Ağızlarını hiç açmasalardı daha iyi ederlerdi. Bir kere şunu sormalılar:  Suriye’deki savaşı kim başlattı?  Kim daha çok teşvik etti? Avrupa’nın yardımı da, askeri de orada. Suriye’deki insanların hayatları mahvolmuş, sağa sola kaçıyorlar. Türkiye’ye, Ürdün’e sığınıyorlar.

    Bu sefer de Avrupalılar diyorlar ki, ‘aman bunlar bize gelmesinler’. Madem size gelmesinler, neden gidip onun yuvasını yıkıyorsun, işini mahvediyorsun, ülkesini perişan haline getiriyorsun? Niçin işin içine karışıyorsun? Madem, bir kere oldu, bu sefer yardım edeyim diyorsun. O halde neden bu kadar büyük masraf varken adeta komik kaçacak bir miktardan bahsediyorsun? Vicdan denen, adalet denen, eşitlik denen değerler nerede?

    Dolayısıyla, Türkiye böyle bir durumu kabul etmez. Ne demek o 1 milyar euro? Onu alsınlar, kendileri ne yaparlarsa yapsınlar.

    Bazı uzmanlar son günlerde AB-Türkiye ilişkilerinde yaşanan yakınlaşmadan söz ediyor. Hatta birtakım uzmanlara göre, bu yakınlaşma yeni bir döneme yol açabilir. Bu konuda Siz ne düşünüyorsunuz? Bundan sonra Türkiye – Avrupa Birliği ilişkilerinde yeni bir sayfa, yeni bir dönem açılabilir mi?

    Türkiye daha çok yıllar öncesi imzalamış olduğu Gümrük Birliği konusunda yenilikler yapmak istiyor. Yani mevcut durumun değişmesini istiyor. Çünkü bizim orada fazla bir kazancımız yok. Tam aksine, Avrupa’nın büyük kazancı var. Türkiye bunun daha adil bir seviyeye getirilmesini arzu ediyor. Zannediyorum, onu kabul ettiler. Belki de bu konuşmalar olacak.

    İkincisi, yine fasılların açılması gündeme geldi. Efendim, 14., 17. fasıl açılmasına açıldı da, hepsi askıya alındı. Yani, açılmasa ne yazardı? Fransa, Avusturya, Yunanistan, Güney Kıbrıs itiraz etti. Herbirinin kendi istekleri var. Yani bir nevi şantajla Türkiye’den bu istekleri koparmak istiyorlar. Diyorlar ki, işte ‘askıya alırız, konuşturmayız’. Biz de sabırla bekledik. Askıya almak istiyorsan al, zamanı gelirse, canın isterse konuşuruz.

    Ama şimdi yine bir girişim yapacaklar. Kim yapacak? Avrupa yapacak. Avrupa bu fasılların açılmasını tekrar gündeme alabilir. Fakat benim gördüğüm kadarıyla aynı gruplar yine aynı itirazlarını dile getirirler. Ve başka bir şekilde bloke ederler. Yani demek istediğim, samimi değiller ve tekrar askıya alarak işi sürüncemede bırakırlar. Ama aslına bakarsanız, bizim de umurumuzda değil. Bunca yıl yapmadılar. Bundan sonra yapsalar ne, yapmasalar ne? Biz kendi işimize devam ediyoruz.

    Konu:
    Avrupa’da sığınmacı krizi (63)
    Etiketler:
    Avrupa, Türkiye
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın