11:49 24 Ağustos 2017
Ankara+ 23°C
İstanbul+ 24°C
Canlı Yayın
    sığınmacı

    CHP'li Çakırözer: 'Bire bir formülü' gayri insani ve uluslararası hukuka aykırı

    © REUTERS/ Giorgos Moutafis
    Görüş
    URL'yi kısaltın
    Yurdagül Şimşek
    0 321 0 0

    TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu üyesi CHP Eskişehir Milletvekili Çakırözer, AB ile Türkiye arasında sağlanan anlaşma çerçevesinde sığınmacıların Türkiye'ye gönderilmesini 'gayri insani' olarak değerlendirdi. Bire bir formülüyle gelenlerin ülkelerine gönderilemeyeceğini belirten Çakırözer, Türkiye'nin buna göre politika üretmesi gerektiğini söyledi.

    Sputnik'e konuşan CHP Eskişehir Milletvekili Çakırözer, yapılan anlaşmayı, "Avrupa'nın başta Suriyeliler olmak üzere tüm sığınmacılarla ilgili  insani ve hukuki sorumluluğu üzerinden atma, Türkiye'ye atma" olarak değerlendirdi. Avrupalıların bunu bu şekilde yapmak istemesinin  kendileri açısından anlaşılabilir olduğunu kaydeden Çakırözer, "Yani ülkelerindeki sığınmacı, göçmen, mülteci sayısını azaltmak için böyle bir anlaşma arayışında olabilirler. Burada Türkiye hükümetinin bunu kabul etmesi hatta bunu kendi önerisi 'Kayseri pazarlığı yaptık' diye övünülecek bir şeymiş gibi sunması anlaşılması çok zor bir gelişme" dedi.

    'BU ANLAŞMA ULUSLARARASI HUKUKA AYKIRI'

    AB ile Türkiye arasında yapılan bu anlaşmanın birkaç açıdan çok sakıncalı olduğunu vurgulayan Utku Çakırözer'e göre her şeyden evvel bu anlaşma uluslararası hukuka aykırı:

    "Neden aykırı? Ülkenize gelmiş olan ve sizden sığınma isteyen, mültecilik talebinde bulunan bir kişiyi onun rızası olmadan bir başka ülkeye ve mültecilik hukuku anlamında güvenli olmayan bir başka ülkeye gönderemezsiniz. Bu konuda AİHM'de çıkmış olan kararlar var. Yanılmıyorsam Belçika, Yunanistan'a benzer bir aileyi gönderiyor bu aile hukuk yoluna başvuruyor ve AİHM bunun AİHS'ne aykırı olduğu hükmüne varıyor. Buna benzer birkaç tane daha karar var.

    'BAŞVURU OLURSA ULUSLARARASI HUKUK O KİŞİNİN YANINDA YER ALIR'

    Şu anda da eğer Türkiye'ye gönderilen ya da gönderilmek istenen Suriyeliler ya da diğer ülkelerden gelenler başvururlarsa hukuka 'Siz bizi Türkiye'ye gönderiyorsunuz ama Türkiye güvenli bir ülke değil' derse. Çünkü biliyorsunuz biz Türkiye'de mültecilerle ilgili Cenevre Sözleşmesine çekince koymuş durumdayız. Onlara mültecilik statüsü vermiyoruz, ülkemize gelen herkesi geçici koruma statüsü ile alıyoruz Suriyelileri özelikle. O yüzden burada kalıcı bir statü bulunmamakta onlar için. 'Beni gönderdiğiniz ülkede benim için bir kalıcı mültecilik imkanı tanıyacak statü yok, gönderemezsiniz' derse eğer uluslararası hukuk bu ailelerin yanında yer alacaktır. Zaten bütün açıklamalara bakarsanız hem Uluslar arası Af Örgütü hem BM Mülteciler Yüksek Komiserliği hem de özellikle göç ve mülteciler konusunda çalışmalar yapan sivil toplum örgütlerinin hepsi bunu söylüyorlar."

    'BİR DE PARA KONULDU İŞİN İÇİNE'

    CHP'li Utku Çakırözer, anlaşmanın ayrıca gayri insani olduğunu ahlaki de olmadığını söyledi.  Çakırözer, "Bir de öyle bir şeye bağlandı ki, onlar geri dönecek üstüne de para verilecek. Bir de para konuldu işin içine" dedi.

    Anlaşma gereği 'bire bir formülünün' uygulandığına dikkat çeken Çakırözer, "Her gelen Suriyeliye karşı bir Suriyeli Türkiye'den gidecek. Sözde bunun mantığı olumlu bir temele dayanıyor. Mültecilerin Ege denizini kaçarak geçmelerini engellemek. Yani onların cesaretlerini kıracak bir şey olsun bu. Yani baksın görsün desin ki 'ben gidersem iade edecekler, bunun yerine buradan bire bir gidiyor, ben burada kalırsam beni alırlar' diye düşünmelerini sağlasın diye söz de gündeme geldi. Ama bunun yolu oraya gitmiş olan insanı iade etmek değildir" diye konuştu.

    'AVRUPALILAR EĞİTİMLİ, DONANIMLI, VASIFLI MÜLTECİLERİ SEÇECEKTİR'

    CHP'li Çakırözer, bire bir formülündeki bir başka sıkıntının ise gidecek olan kişinin neye göre seçileceğinde olduğunu söyledi. Bu seçimin hangi kriterlere göre yapılacağının çok açık olmadığını vurgulayan Utku Çakırözer, sözlerini şöyle sürdürdü:

    Yurttaki göçmenler, kendilerini ziyarete gelen Almanya Başbakanı Merkel'i selfie çekmeden bırakmadı.
    © REUTERS/ Fabrizio Bensch
    "Hükümet yetkililerinin bazı açıklamaları var. BM Mülteciler Yüksek Komiserliği ile koordineli yapılacak diye ama yine de benim bilebildiğim kadarıyla hangi ülke alacaksa alacağı kişiyi kendisi seçecek, kendisi bir kritere göre. Çok büyük olasılıkla Avrupa ülkeleri kendi ülkelerine eğitimli, donanımlı, kültürlü, daha vasıflı, kendi ülkelerine katkısı olacak insanları alacaklar. Bu da gayet gayri insani. Üzerine bir de para verelim gibi bir mantığı da doğru bulmuyorum. Türkiye zaten yetkililerin açıkladığı yaklaşık toplam (devlet belediye sivil toplum kuruluşları) 20 milyar dolarlık bir harcama yapıldığını anlatıyorlar. Demek epeyce bir para ülke bütçesinden ayrılmış harcanmış durumda.  3 milyar Avro aldığınızda bu konu bitmiş olmayacak. O yüzden bunu bir para pazarlığı gibi göstermeyi de ben zaten doğru bulmuyorum"

    'ÇÖZÜM, AVRUPALILAR UTANÇ VERİCİ TUTUMDAN VAZGEÇMEDİKLERİ İÇİN TARTIŞILAMIYOR'

    CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, çözümün olduğunu bunun da herkes tarafından bilindiğini, ancak Avrupalıların bu utanç verici tutumlarından vazgeçmedikleri için bunun tartışılamadığını söyledi.

    ​Çakırözer, "Ülkelerin yani her ülkenin kendi bakabileceği, ülkesine alabileceği mülteci sayısını bir kota olarak açıklaması. Aslında bunun en güzel yolu nüfuslara oran. Örneğin her ülke nüfuslarının yüzde biri kadar ya da binde beşi kadar, binde ikisi kadar denebilse, bu sorun çok güzel hem hukuki olarak hem insani olarak çözülecek. Avrupa'nın nüfusu 500 milyon yüzde birini alsalar 5 milyon. Bizi de kattığınız da ya da Amerika, Yeni Zelanda, Avustralya, Kanada gibi daha uygar dediğimiz ülkeleri de kattığımızda aslında rahat rahat bunun üstesinden gelinir" dedi.

    'TÜRKİYE TAMPON BÖLGEMİZ OLSUN YAKLAŞIMI SORUNU ÇÖZMEZ'

    Çakırözer, bunun için sadece ülkelerin oturup bir masa etrafında 'bu bizim ortak sorumluluğumuz sadece Türkiye'nin sorumluluğu değil, hepimiz insani sorumluluğumuz yerine getirelim' demeleri gerektiğini vurguladı. Çakırözer,  'Türkiye bizim bir nevi mülteci tampon bölgemiz ambarımız olsun' gibi yaklaşımlar sorunu çözmeyeceğini kaydetti.

    'İADE EDİLENLERİN ÖNEMLİ BİR KISMI SURİYELİ DEĞİL'

    Bire bir formülünün Türkiye'de de ayrı sıkıntılara neden olacağını belirten CHP'li Utku Çakırözer, şöyle konuştu:

    "Bire bir şöyle çalışacak, Türkiye aldığı her Suriyeliye karşı bir Suriyeli verecek. Ama Yunanistan üzerinden Avrupa'ya gidenlerin yüzde 50'den fazlası Suriyeli değil. Geri iade edilenlerin önemli bir kısmı Suriyeli olmayacak. Bunların karşılığında bir veremeyeceğiz o yüzden. Anlaşma öyle değil. Onları alacağız, onları aslında bizim de geri göndermemiz gerekecek. Ama şimdi bize diyorlar ki göndermeyin. Yani hem bize gönderiyor Avrupa hem de bize  'aman sen gönderme ülkesine' diyor. Biz normalde bunun kaynak ülkesi biz olmadığımız için kendi ülkesine göndermemiz gerekiyor. Ama Avrupa olsun insan hakları örgütleri olsun göndermeyin diyorlar. O zaman ne olacak onlar da burada kalacaklar, burada yaşamaya başlayacaklar. Önce bunlara bir yer aranacak muhtemelen bulunamayacak.  Çünkü Avrupa çok yavaş alıyor. 22 bin kişiyi alma sözü verdi bundan 6 ay önce, şu ana kadar 4 bin kişiyi aldı resmi olarak BM Mülteciler Yüksek Komiserliği'nden. Bundan sonra kalan 18 bini de bire birlerden kullanacak. Benim tahminim çok hızlı bir şekilde Türkiye'ye iadeler devam edecektir, bunlar burada kalacaklar. "

    'KABUL ETMELİYİZ Kİ BU İNSANLAR KALICI HALE GELECEKLER'

    Türkiye'nin bugüne kadar üzerinde durmadığı asıl üzerinde durulması gereken bir konu daha olduğunu kaydeden Çakırözer, "Biz Suriyeliler meselesine hep 'geldiler gidecekler ülkelerinin durumu düzeldiğinde gidecekler' diye baktık. Zaten statüleri de geçici statü. Ancak yavaş yavaş kabul etmek durumundayız ki, artık Avrupa'ya gidemeyecekler, Avrupa onları almadığı sürece bu bire bir kapsamında gidemeyecekler. Ülkelerine de dönemeyecekler o ülkelerindeki koşullar kolay kolay düzelecek gibi değil. Bu yüzden artık bu insanlar burada kalıcı hale gelecekler" dedi.

    'SOSYAL, EKONOMİK VE KÜLTÜREL SIKINTILAR ARTABİLİR'

    Çakırözer, bunun bir çok sosyal, ekonomik ve kültürel sıkıntıları olacağını ifade ederken,  Türkiye'de işsizliğin çok yoğun olduğunu şimdi Suriyelilerin de bu işsizlik ordusuna katılacağını söyledi. Çakırözer, "Şimdi onlara da iş bulmaya çalışacağız, iş imkanlar yaratmaya çalışacağız. Onun için bunun yaratacağı ekonomik güçlükler çok olacaktır" diye konuştu. Zaten Suriyelilerin yoğun yaşadığı illerde çalışma hayatında sıkıntıların başladığını ifade eden Çakırözer, bir çoğunun kayıt dışı çalıştığı için ucuza çalıştıklarını, bu nedenle orada yaşayanların iş bulamadığını, bunun yarattığı gerginliğin yavaş yavaş sürtüşmelere neden olduğunu söyledi.

    Çakırözer, sözlerini şöyle sürdürdü:

    "Ben bu tür sosyal, kültürel, ekonomik sıkıntıların artabileceği endişesini taşıyorum. Bu yüzden de bu konunun öyle gizli saklı halletmek yerine daha derli toplu bir politikaya bürünmesi lazım. Bence bizim bir göç mülteciler bakanlığımızın olması lazım. Ama hepsinden öte de bu 3 milyonun hepsi olmasa da önemli bir bölümünün ülkemizde kalıcı olacağını yavaş yavaş hepimizin kabul ederek ona göre politikalar, yaklaşımlar sergilememiz lazım. O insanlarımızın toplumun her alanında içimizde olacağını bilerek hareket etmemiz lazım.  Bu noktada hükümete önemli görev düşüyor. Suriyelileri sanki kendi arka mahalleleri oy depoları gibi görmekten vazgeçip onları yardıma ihtiyacı olan kitleler olarak görmesi ve bunu da hep birlikte iktidarıyla muhalefetiyle hep birlikte onlara yaklaşmamızda fayda var diye düşünüyorum."

    'YER SEÇİMİNDE BELEDİYELER VE YÖRE HALKIYLA İŞBİRLİĞİ ÖNEMLİ'

    CHP'li Utku Çakırözer'e göre hükümete düşen bir başka önemli konunu da Suriyelilerin kalacağı yerlerin seçimi. Çakırözer, "Yerleştirilecek olan bölgelerde hem bu Suriyelilerin hangi konularda çalışabileceğini hangi alanlarda yardımcı olabileceğini topluma düşünmeleri lazım.  O bölgelerin kültürel, etnik dengelerine, nüfus yapılarına da dikkat etmeleri lazım. Bu konuda toplumda gerginlik yükselmekte bunu daha da yükseltecek yaklaşımlardan kaçınıp olabildiğince yerel yönetimlerle ya da düşünülen yerdeki halkla işbirliği içinde bu yerleşim birimlerinin belirlenmesi ve oraya yardımların da koordineli biçimde götürülmesinde de fayda var" diye konuştu.

    İlgili konular:

    Af Örgütü: Türkiye, binlerce sığınmacıyı yasa dışı olarak Suriye'ye geri gönderdi
    Türkiye ve Yunanistan 'sığınmacı anlaşmasını' uygulamaya hazır mı?
    AB ile Türkiye arasındaki 'sığınmacı anlaşması' geçişleri durduramadı
    Etiketler:
    sığınmacı krizi, AİHM, AB, Utku Çakırözer, Yunanistan, Avrupa, Suriye, Türkiye
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın