18:25 09 Aralık 2016
Ankara+ 5°C
İstanbul+ 10°C
Canlı Yayın
    Türkiye - Suriye sınırı

    'ABD’nin Suriye politikası net değil'

    © AFP 2016/ ARIS MESSINIS
    Görüş
    URL'yi kısaltın
    Amur Gadjiev
    0 45360

    ABD Dışişleri Bakanlığı, Suriye’deki muhaliflerin Rusya ile görüşmelerini olumlu bir gelişme olarak değerlendirdi. Aynı zamanda Almanya Dışişleri Bakanı Frank-Walter Steinmeier de, Halep’te ateşkesin sağlanması için Rusya ile yaptırım dilinin kullanılmadığı müzakerelerin devam edilmesi gerektiğini savundu.

    Uzmanlar, Batı’nın Suriye’deki hedeflerinin ciddi bir revizyona uğramakta olduğunu ve bunun, Moskova ile işbirliğini arttıran Ankara’nın Suriye politikası üzerinde bir etkisinin olabileceğini iddia etmekte.

    Konuyla ilgili Sputnik’e konuşan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin Dış Politika ve Güvenlik Politikası eski Danışmanı, askeri uzman, emekli Deniz Kurmay Albayı Prof. Dr. Celalettin Yavuz şu yorumlarda bulundu.

     

    Bu konuda bazı önemli hususları belirtmek lazım. Birincisi, Batı derken şu anda Batı bir bütün halinde değil. Yani Amerika Birleşik Devletleri’nde başkanlık seçimleri yapıldı. Özellikle Avrupa Birliği’nin hiç beklemediği hatta istemediği Donald Trump başkan seçildi.

    İkincisi, Avrupa Birliği’ne baktığımızda, orada da bir bölük pörçük olduğunu görüyoruz. Brexit, yani İngiltere’nin Avrupa Birliği’nden ayrılacak olması, Avrupa Birliği’ni alt üst etti. Keza Avrupa Birliği’nde önümüzdeki Pazar günü İtalya’da bir Anayasa referandumu var. Bu referandum da Avrupa Birliği’ni doğrudan ilgilendiriyor. Aynı şekilde Avrupa Birliği’nin Almanya’dan sonra ikinci büyük önemli ülke olan Fransa’da önümüzdeki yıl Cumhurbaşkanlığı seçimleri var. Ve şu an iktidardaki Cumhurbaşkanı François Hollande da önümüzdeki yıl Cumhurbaşkanlığı seçimlerine girmeyeceğini söyledi. Franda’da radikalleşme, özellikle aşırı sağda önemli bir kıpırdanma var. Zaten Avrupa’nın büyük bir kısmında bir ırkçılık, yabancı düşmanlığı, müslüman düşmanlığı giderek büyük boyutlara ulaşıyor. Bunu görebiliyoruz. Bunlar, Avrupa Birliği içerisinde siyasal anlamda ortak karar alma mekanizmalarını olumsuz yönde etlkiliyor.

    Gelelim Suriye meselesine. Türkiye’nin Suriye ile ilgili son aylarda yapmış olduğu Fırat Kalkanı harekatı var. Bu harekat, beklendiği gibi hızlı ilerlemiyor. İlerlese bile bu harekata, her ne kadar Amerika Birleşik Devletleri, IŞİD terör örgütüyle mücadele ediliyor diye yeşil ışık yakmış gibi görünse de, tam olarak rıza göstermediklerini anlıyoruz. En azından Al Bab yakınlarında geçen hafta yapılan bir hava harekatı sonucunda 4 Türk askerinin şehit olması olayı hala açıklığa kavuşturulamadı. Dün bu konuda Türkiye ziyaretinde bulunan Rus Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, bu hava harekatını ne Rusya ne de Suriye Hava Kuvvetleri yapmadığını açıkladı. Kimin yaptığı hala belli değil. Aslında bence biliniyordur ama ülkeler arasındaki sıkıntıya meydan vermemek için açıkça söylenmiyor.

    Dün Lavrov’un gelişiyle birlikte Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, 29 Kasım gününde Kudüs’le ilgili bir toplantıda Suriye’ye girişinin Esad rejimini devirmek için olduğu ile ilgili yapmış olduğu bana göre yanlış bir ifade dün Cumhurbaşkanı tarafından düzeltilmiş oldu. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin bu konuda Lavrov’la bir mesaj göndermiş olabilir. Ben bu mesajı olumlu karşılıyorum. Cumhurbaşkanımızın da yanlıştan dönmüş olmasından dolayı mutluyum.

    Şimdi Suriye’de tarafların henüz politik hedefleri netleşmiş değil. Yani Rusya ve Esad rejimi için şunu söyleyebiliriz: Suriye’nin toprak bütünlüğünün ve Esad rejiminin tekrar Suriye’de hükümranlığının sağlanması ve ondan sonra seçimlere gidilmesi. Burada herhangi bir problem yok. Ama Amerika Birleşik Devletleri’nin ne yapmak istediği açık değil. Yani her iki taraf da, yani bir tarafta Rusya ve Esad rejimi, öbür tarafta Amerika ve diğer ülkeler, hepsi IŞİD terör örgütüne karşı mücadele ediyor ama bu arada ABD tarafından ve Türkiye tarafından desteklenen muhalifler aynı zamanda Esad rejimiyle de çatışıyorlar. Şimdi IŞİD terör örgütü yavaş yavaş geriletiliyor. Bugün yarın El Bab’dan çıkarılacak. Daha sonra Rakka’dan da çıkarıldıktan sonra Suriye’nin toprakları büyük ölçüde IŞİD terör örgütünden temizlenecek.

    Peki sonra ne olacak? Sonrası ile ilgili Amerika Birleşik Devletleri’nin nasıl bir projesi var, bu belli değil. İşte bu da sanıyorum Amerika Birleşik Devletleri’nin yeni Başkanı Donald Trump 20 Ocak’ta koltuğuna oturduktan sonra netleşebilecek. Eğer Trump, seçim kampanyalarında söylediği gibi ‘mesele, IŞİD terör örgütüyle mücadele etmektir ve bu konuda Rusya ve Esad rejimiyle uzlaşma sağlanır’ diye düşüncesini devam ettirirse o zaman bu konu netlik kazanabilecektir. Bence de en uygun yol budur.

    İlgili konular:

    İbrahim Kalın: 'AP, İslamfobide, ırkçılıkta susuyor, Türkiye'ye karşı karar alıyor'
    Erdoğan: Ey AP siz teröre yardım ve yataklık yaptığınızın farkında mısınız?
    Bozdağ'dan AP'ye: Türkiye düşmanı, çapsız, vizyonsuz
    AP Türkiye Raportörü Piri'den Erdoğan'a yanıt
    AP'nin Türkiye kararına Kırgızistan'dan cevap
    Erdoğan'dan AP'ye: Bana bak, daha ileri giderseniz bu sınır kapıları açılır
    Lavrov'dan ölen Türk askerlerine ilişkin açıklama: Rusya ve Suriye’nin ilgisi yok
    Zaharova: Lavrov, Türk mevzilerine saldırı gerçekleştirenlerin Suriye olduğunu söylemedi
    Türk Dışişleri'nden 'çeviri hatası' açıklaması: Lavrov 'Saldırıyı Suriye yapmıştır' demedi
    'Rusya ve İran, Türkiye'ye El Bab vizesi verebilir'
    Etiketler:
    Celalettin Yavuz, Beşar Esad, Recep Tayyip Erdoğan, Avrupa Birliği, Fransa, Suriye, Türkiye
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın

    Öne çıkanlar