08:38 26 Ocak 2020
Canlı Yayın
    Görüş
    URL'yi kısaltın
    Yazarı
    0 32
    Abone ol

    21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü Ortadoğu ve Afrika Araştırmaları merkezinden Yrd. Doç. Dr. Yasin Atlıoğlu, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'nun Lübnan ziyaretini Sputnik'e yorumladı. Atlıoğlu, "Türkiye de yeni devlet başkanıyla ve tabii ki yeni siyasi yapıyla uyumlu bir duruma gelmek, kendine bir pozisyon belirlemek istiyor" dedi.

    Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Lübnan’a bir çalışma ziyareti gerçekleştirdi ve Türkiye’den Lübnan’a Dışişleri Bakanı düzeyinde beş yıl aradan sonra ilk kez bir ziyaret yapılmış oldu. Çavuşoğlu, uzun süren krizin ardından yeni seçilen Lübnan Cumhurbaşkanı Mişel Avn, Meclis Başkanı Nabih Berri, geçici Başbakan Tammam Salam, atanmış Başbakan Saad Hariri ve Dışişleri Bakanı Cibran Bassil ile bir araya geldi.

    Lübnan üzerine çalışmaları bulunan Yard. Doç. Dr. Yasin Atlıoğlu, Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu’nun Lübnan ziyaretini Sputnik’e değerlendirdi. Türkiye’yle Lübnan arasındaki ilişkilerin Suriye krizinin büyümesiyle bozulduğunu, Türkiye’nin de Lübnan’a ilgisini kaybettiğini ifade eden Atlıoğlu, “Bu süreç içinde Saad Hariri’nin Ankara’ya yaptığı ziyaretler var, fakat Türkiye’nin Lübnan politikasına doğrudan bir müdahalesi söz konusu olmadı. Bununla ilgili büyükelçilik dışında herhangi bir çalışması olmadı” dedi.

    'LÜBNAN'DA KARTLAR YENİDEN KARILIYOR'

    Lübnan’da cumhurbaşkanının uzun süren krizin ardından seçilmesiyle birlikte önemli bir dönüşüm olduğunu vurgulayan Atlıoğlu, “Mişel Avn’ın cumhurbaşkanı seçilmesiyle birlikte artık Lübnan’da kartlar yeniden karılıyor. Mişel Avn’ın bulunduğu bir ittifak olmasına rağmen gerek bölgesel, gerekse küresel bütün aktörler Mişel Avn’ın cumhurbaşkanı seçilmesinden sonra çeşitli düzeylerde Lübnan’a ziyarette bulundular. Bunların arasında birbiriyle çok çelişen aktörler de var. İlk ziyareti Beşar Esad’ın özel temsilcisi yaptı. İran, Suudi Arabistan, Fransa gibi ülkeler de, doğrudan Lübnan siyasetinde etkisi olan ülkeler, Lübnan’da yeni bir sayfa açılırken pozisyonlarını belirlemeye çalışıyorlar. Türk Dışişleri Bakanı’nın ziyaretini de bu çerçevede değerlendirmek lazım. Türkiye de yeni devlet başkanıyla ve tabii ki yeni siyasi yapıyla uyumlu bir duruma gelmek istiyor, kendine bir pozisyon belirlemek istiyor” diye konuştu.

    Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, Lübnan Dışişleri Bakanı ile yaptığı basın toplantısında Çavuşoğlu, bir gazetecinin “(Suriye Devlet Başkanı Beşar) Esad’ın Suriye’nin geleceğinde yeri var mıdır?” sorusuna, ‘hiç kimsenin Esed’in (Esad) 600 bin kişinin ölümünden sorumlu olduğundan şüphesi olmadığı’ yanıtını vermiş, Esad’ın ülke bütünlüğünü sağlayacağına inanmadıklarını belirtmişti.

    'LÜBNAN’DA SURİYE’YE YÖNELİK MESAJ VERMEK, TÜRKİYE’Yİ LÜBNAN İÇ SİYASETİNDE TARAF HALİNE GETİRİR'

    Lübnan ziyaretinde Suriye’ye yönelik verilen bir mesajın, Türkiye’yi doğrudan Lübnan siyasetindeki parçalanmışlığın tarafı haline getireceğine dikkat çeken Atlıoğlu, “Lübnan ziyaretinde Suriye’ye yönelik bir mesaj vermek, doğrudan Lübnan siyasetindeki parçalanmışlığın bir tarafı haline gelmek manasına geliyor. Tabii bu yanlış bir şey. Lübnan’da zaten Hizbullah’ın Suriye’deki faaliyetleri, Lübnan içerisinde yaşanan siyasi krizler, diğer taraftan Suriye karşıtı grupların faaliyetleri ve El Nusra ve IŞİD’in de özellikle 2014’ten bu yana Lübnan içindeki faaliyetlerini düşünürsek Suriye konusuna girmek oldukça sıkıntılı bir sürece sokar Türkiye’yi Lübnan içinde. Çünkü bu söylemi seven de çok ciddi bir şekilde eleştirecekler de var Lübnan’da. O yüzden Lübnan siyasetini Suriye konusunu karıştırmadan sürdürmek lazım. Lübnan’ın içindeki o parçalanmışlığa da çok girmemek lazım. Çünkü taraf olarak girdiğiniz zaman sıkıntılı sonuçlar doğurabiliyor Türkiye’nin bölgedeki etkinliği bakımından” diye konuştu.

    'TÜRKİYE AÇISINDAN EN DOĞRU OLANI, LÜBNAN’IN İSTİKRARINA VURGU YAPILMASI'

    Türkiye’nin, Arap Baharı’nın başladığı ilk dönemlerden itibaren hem Suriye politikasına hem Lübnan’daki gelişmelere biraz taraf olarak girmeye çalıştığını anımsatan Atlıoğlu, “Daha önceden bunu yapmadığımız dönemler Lübnan’da farklı gruplar arasında bir denge unsuru olabiliyordu Türkiye. Lübnan aslında Türkiye için aslında biraz uzak bir bölge. Yakınmış gibi görünmesine rağmen aslında Türkiye, Lübnan siyasetine 2000’li yıllarda aktif olarak dâhil oldu. Bundan dolayı çok da deneyimli değil. Bu kadar karmaşık bir ülkede özellikle mezhepçi veya ülke içindeki kutuplaşmalar çerçevesinde açıklamalar yaptığınız zaman o ülkede etkili olmanız çok mümkün görünmüyor. Türkiye açısından da en doğru olanı, öncelikli olarak tekrar yapılanma sürecinde Lübnan’ın istikrarına vurgu yapılması ve daha çok ekonomik ilişkiler bağlamında bu ziyaretin değerlendirilmesi daha iyi olurdu. Suriye’ye girdiğiniz zaman sıkıntılı sonuçlar doğurabilir Lübnan iç siyasetinde Türkiye’ye gelen tepkiler açısından” dedi.

    'CUMA NAMAZI FOTOĞRAFI MESAJ OLARAK ALGILANDI'

    Çavuşoğlu’nun Lübnan Başbakanı ile birlikte Cuma namazına gittiğini, buna dair fotoğrafların da Lübnan’da yankı bulduğunu kaydeden Atlıoğlu, “Ziyaretin Cuma’ya denk gelmesi tesadüf ama yine de mesaj vermekten biraz kaçınmak lazım. Fotoğraflar birçok yerde paylaşıldı. Biraz sanki mesaj verecek şekilde yapılmış. Bunlara dikkat etmek lazım” ifadelerini kullandı.

    Atlıoğlu, Çavuşoğlu'nun Lübnan Başbakanı ile Cuma namazına gitmesinin, 18 ayrı mezhebin bulunduğu Lübnan iç siyasetinde bir kesime destek şeklinde algılanabileceğini söyledi.
    © AA / Dışişleri Bakanlığı / Ahmet Gümüş
    Atlıoğlu, Çavuşoğlu'nun Lübnan Başbakanı ile Cuma namazına gitmesinin, 18 ayrı mezhebin bulunduğu Lübnan iç siyasetinde bir kesime destek şeklinde algılanabileceğini söyledi.

    ​“Bu fotoğraf Lübnan’daki bir mezhebe destek şeklinde mi algılanır?” soruna ise Atlıoğlu, şu yanıtı verdi:

    “Algılanabilir. Öyle bir şey yapmak istemeseniz bile algılanabilir. Lübnan’da hassasiyetler çok fazla. Lübnan’ın nüfusuna baktığınızda 18 tane ayrı mezhep var. Mezhepler üzerinden mesaj vermeye kalktığınızda diğerleri buna itiraz edebilir veya karşı çıkabilir, en azından sempatik görünmeyebilir. Türkiye’nin aslında bu 18 mezhebe verebileceği farklı farklı mesajlar var. Bunları daha ılımlı bir dille, iç işlere fazla karışmadan vermek daha iyi olur diye düşünüyorum.”

    Yazıda ifade edilen görüş ve düşünceler, Sputnik'in görüşlerini yansıtmayabilir.

    İlgili konular:

    Lübnan Cumhurbaşkanı Aun, ilk kez halka hitap etti
    Lübnan'da başbakanlık görevi yeniden Hariri'ye emanet
    Etiketler:
    Hizbullah, El Nusra, IŞİD, Beşar Esad, Tammam Salam, Cibran Bassil, Saad Hariri, Nebih Berri, Mevlüt Çavuşoğlu, Mişel Avn, Suudi Arabistan, Fransa, Suriye, Türkiye, Lübnan
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın