07:43 20 Kasım 2019
Canlı Yayın
    Suriye, ABD askerleri

    ‘Türkiye'de ABD'nin IŞİD'le mücadeleyi bir araç olarak kullandığı algısı hakim’

    © AP Photo /
    Görüş
    URL'yi kısaltın
    Yazarı
    130
    Abone ol

    Ankara ile Washington arasındaki ‘IŞİD’e destek’ tartışmasını yorumlayan Ortadoğu Stratejik Araştırmalar Merkezi (ORSAM) araştırmacısı Oytun Orhan, Türkiye’de ABD’nin IŞİD ile mücadeleyi bir araç olarak kullandığı, esas amacının ise Suriye’nin kuzeyinde kendi nüfuzu altında bir bölge oluşturmak olduğu yönünde bir algı bulunduğunu söyledi.

    ABD’nin politikalarının ‘Suriye’nin toprak bütünlüğünün altını oyacak şekilde’ ilerlediğini ifade eden Orhan, “Buna karşın son mutabakatta Türkiye, Rusya ve İran, hatta buna Suriye yönetimini de dâhil edebiliriz, bir ortak duruş sergiledi ve Suriye’nin toprak bütünlüğü konusundaki ortak duruşlarını deklare etti. Bu esasında ABD ve Batı’nın Suriye’nin toprak bütünlüğünün altını oyan politikalarına karşı ortak bir duruş anlamına geliyor” dedi.

    ABD’DEN ERDOĞAN’IN IŞİD’E DESTEK AÇIKLAMALARINA TEPKİ

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dün yaptığı açıklamada ABD liderliğindeki koalisyon güçlerinin IŞİD de dahil olmak üzere Suriye’deki terör örgütlerine yardım ettiğini söylemiş, ellerinde bu yönde kanıtlar olduğunu belirtmişti. Erdoğan’ın açıklamalarını değerlendiren ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mark Toner ise IŞİD’e destek verdikleri iddialarını “gülünç” olarak nitelendirmiş, “Biz, yüzde 100 IŞİD’in yenilmesinin ve yok edilmesinin arkasındayız” demişti.

    ABD’nin Ankara Büyükelçiliği de bugün yaptığı yazılı açıklamada, “ABD hükümeti DAEŞ’i desteklememektedir. ABD hükümeti geçmişte DAEŞ’i yaratmamıştır veya desteklememiştir. ABD hükümetinin DAEŞ’e destek verdiği yönündeki iddialar doğru değildir” ifadelerine yer vermişti.

    ‘ESAS AMAÇ, IŞİD’DEN DOĞACAK BOŞLUĞUN YPG’YLE DOLDURULMASI’

    ABD ile Türkiye arasında yaşanan ‘IŞİD’e destek’ tartışmalarını Sputnik’e değerlendiren ORSAM araştırmacısı Oytun Orhan, Türkiye’nin uzun zamandır ABD’nin IŞİD’le mücadelede samimi olmadığını düşündüğünü belirtti. Suriyeli muhalif grupların IŞİD ile birçok bölgede çatışma hâlinde olmasına rağmen ABD’nin buralarda hava desteği sağlamadığını ifade eden Orhan, şöyle konuştu:

    “Buna karşın YPG ile IŞİD arasındaki çatışmalarda ABD’nin YPG’ye çok yoğun bir destek verdiği görülüyor. Bunun ötesinde silah yardımı yapılıyor ve doğrudan ABD Özel Kuvvetleri sahada operasyonların içinde yer alıyor, çok derin ve kapsamlı bir işbirliği sözkonusu.

    Ancak muhaliflerin IŞİD ile mücadelesinde ya hiç destek verilmedi, ya da göstermelik bazı hava operasyonları gerçekleştirildi. Bu da Türkiye’de şöyle bir algı yaratıyor: ABD IŞİD ile mücadeleyi bir araç olarak kullanıyor. Ancak esas amaç IŞİD’den doğacak boşluğun YPG tarafından doldurulması ve Suriye’nin kuzeyinde kendi nüfuzu altında bir bölge oluşturulması. Bunun da Suriye’nin toprak bütünlüğünü risk altına sokacağı düşüncesi hâkim. Bu anlamda IŞİD’in ABD tarafından araçsallaştırıldığı düşüncesi var.”

    ‘TÜRKİYE’NİN ELİNDE IŞİD’E DESTEĞE DAİR CİDDİ KANIT OLDUĞUNU DÜŞÜNMÜYORUM’

    Türkiye’nin, terör örgütü olarak kabul ettiği ve PKK’nın Suriye kolu olarak gördüğü PYD’ye ABD’nin verdiği destekten dolayı ciddi anlamda rahatsız olduğunu vurgulayan Orhan, “Bu destek, gizli veya dolaylı değil, doğrudan, açık bir şekilde gerçekleşiyor. Bu da Türkiye ile ABD arasındaki mevcut krizin temelini oluşturuyor. Bu çerçevede değerlendirmek lazım ama Türkiye’nin elinde ABD’nin IŞİD’e destek verdiğine ilişkin bir kanıt olduğunu düşünmüyorum. Ama ABD politikalarının, dolaylı olarak IŞİD’in güçlenmesine yol açtığı iması olabilir” dedi.

    ‘RUSYA’NIN EL BAB’DA TÜRKİYE’NİN OPERASYONUNA HAVA DESTEĞİ VERDİĞİ YÖNÜNDE TEYİT EDİLMEMİŞ BİLGİ VAR’

    Fırat Kalkanı operasyonunun en başında ABD’nin sınırlı olarak Türkiye’ye hava desteği verdiğini ve operasyon bölgesinde IŞİD hedeflerini vurduğunu ancak daha sonra bu operasyonların durduğunu kaydeden Orhan, ABD’li askeri yetkililerin geçen ay Türkiye’nin Fırat Kalkanı operasyonuna hava desteği verilmediğini, Türkiye’nin bu operasyonu tek başına yürüttüğünü belirttiklerini anımsattı.

    ABD’nin yakın zamanda, Menbiç çevresinde IŞİD’e karşı YPG’ye hava desteği verdiğini kaydeden Orhan, “ABD hava desteğini daha çok YPG’ye veriyor. Rakka operasyonunda da YPG’ye hava desteği vermeye devam ediyor. Ama Fırat Kalkanı’nda sadece Türk hava unsurları yer alıyor. Teyit edilmemiş bir bilgi olmakla birlikte iki gün önce Rusya’nın El Bab’da IŞİD hedeflerini bombaladığı ve Türkiye’nin operasyonuna destek verdiği haberleri geldi. Şu anda ABD ile YPG kaynaklı bir krizin olduğunu söylemek mümkün” diye konuştu.

    Recep Tayyip Erdoğan
    © AA / Cumhurbaşkanlığı/Murat Çetinmühürdar
    ‘ABD’NİN POLİTİKALARI, SURİNE’NİN TOPRAK BÜTÜNLÜĞÜNÜN ALTINI OYACAK ŞEKİLDE İLERLİYOR’

    ABD’nin uzun süredir Suriye’de siyasi çözüm konusunda etkili olmadığını savunan Orhan, Washington’ın inisiyatif almadığını ifade ederek sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Tamamen IŞİD ile mücadele ve bu mücadelede YPG ile ortaklık yaparak bir Amerikan nüfuz bölgesi oluşturmaya odaklanmış gibi görünüyor. Şu anda tek etkili olduğu alan Fırat’ın doğusundaki YPG bölgeleri. Yeni süreçte de ABD kendisi açısından önemli fedakârlıklar yaparak oluşturduğu bu nüfuz alanını koruma çabası içine girecektir. ABD’nin politikaları, Suriye’nin toprak bütünlüğünün altını oyacak şekilde ilerliyor. Buna karşın son mutabakatta Türkiye, Rusya ve İran, hatta buna Suriye yönetimini de dâhil edebiliriz, bir ortak duruş sergiledi ve Suriye’nin toprak bütünlüğü konusundaki ortak duruşlarını deklare etti. Bu esasında ABD ve Batı’nın Suriye’nin toprak bütünlüğünün altını oyan politikalarına karşı ortak bir duruş anlamına geliyor. Bu da önümüzdeki dönemde YPG ile bu mutabakatın parçası olan aktörler arasında, ABD ile bu mutabakatın içinde yer alan aktörler arasında bir gerginliğin olacağı anlamına geliyor. Zira Suriye’nin toprak bütünlüğünü riske eden tek faktör ABD’nin YPG ile sürdürdüğü angajman.”

    ‘ASTANA’DA ÇÖZÜME BİRAZ DAHA YAKLAŞILABİLİR’

    Önümüzdeki hafta Kazakistan’ın başkenti Astana’da toplanacak Suriye zirvesi hakkında da değerlendirmelerde bulunan Orhan, “Bu zirvenin en umut vaat eden tarafı, Suriye krizinin en etkili aktörlerinin masada olacak olması. Rusya ve İran, rejim kanadı üzerinde doğrudan etkiye sahipler. Diğer taraftan Türkiye, özellikle kuzey cephesi üzerindeki muhalif güçler üzerinde çok etkili. Aynı zamanda muhaliflerin en etkili olduğu ve en geniş alanı kontrol ettiği İdlib’e sınırdaş. Dolayısıyla İdlib’deki gelişmeler de Türkiye’yle doğrudan ilgili. Böyle bir ortam içinde dış aktörlerin ortak bir zemin üzerinde anlaşması, Suriye’de ateşkesin sağlanması ve bir çözüme ulaşılması açısından geçmiş tecrübelere göre daha umutlu olmamıza yol açıyor. Bu tabii Suriye krizinin, çatışmaların sona ereceği anlamına gelmiyor ama en azından etkili dış aktörlerin bir genel çerçeve üzerinde uzlaşması ve daha sonra kısmi düzeyde çatışmalara son verilmesi, daha sonra da bütün tarafların ortak tehdit olarak gördüğü unsurlarla birlikte mücadele edilerek çözüme biraz daha yaklaşılması sözkonusu olabilir.”

    ‘ORTA YOL BULUNMASI İMKANI SÖZ KONUSU’

    Astana’da Rusya ve İran’ın Suriye yönetimine, Türkiye’nin de silahlı muhaliflere bir siyasi çözüme ulaşılması konusunda telkinde bulunacağını kaydeden Orhan, “Bir orta yol bulunma imkanı söz konusu. Ama tabii bu mutabakatın dışında kalan tüm unsurlarla da ortak bir şekilde mücadele edilecek. Bunlar, başta IŞİD olmak üzere Nusra ve bununla bağlantılı gruplar. Yine YPG bu işin dışında tutuldu ve YPG ile mücadele söz konusu olabilir. Bu tehdit unsurları, terör grupları elimine edildikten sonra ılımlı muhaliflerle rejim arasında üç etkili dış aktörün garantörlüğünde bir siyasi çözüm gündeme gelebilir” diye konuştu.  

    ‘YPG İLE SURİYE YÖNETİMİ ARASINDA SORUN DOĞABİLİR’

    Astana’da ABD’nin olmayışının bir zafiyet olarak görülebileceğini ifade eden Orhan, “Ne olursa olsun ABD’nin bu işin dışında olması bir zafiyet olarak görülebilir. ABD yeni dönemde kendi nüfuz alanını korumak için YPG ile mücadele konusunda bir karşı duruş sergileyebilir. Bu da mutabakatın en zayıf yönü olacaktır” dedi.

    Astana’da Suriye yönetimi ve muhaliflerin bir siyasi çözüm konusunda anlaşması durumunda YPG’nin durumunun karmaşık bir hâl alabileceğini ifade eden Orhan, şunları söyledi:

    “Eğer rejim ve muhalifler bir siyasi çözüm konusunda anlaşırsa bu, muhtemelen bütün silahlı grupların silahlarını bırakması, buna karşılık Suriye yönetiminin de muhaliflere siyasi alanda bazı özgürlükler tanımasıyla mümkün olacak. Bu durumda bütün silahlı grupların silahlarını bırakması lazım, buna YPG de dâhil. Eğer YPG buna uymaz ise Suriye rejimi ile YPG arasında bir sorun baş gösterebilir. Rejim bu bölgelere dönmek, PYD’ye emanet ettiği bölgeleri geri almak isteyecektir. Bu anlamda Rusya, İran ve Türkiye’nin de çok fazla itirazı olmayabilir. Dolayısıyla doğrudan ABD-Rusya veya ABD-Türkiye arasında değil ama Suriye rejiminin, kendi egemenliği altındaki PYD bölgelerini geri almak istemesi durumunda rejimle bir sorun çıkabilir. Burada Trump’ın mevcut ABD kazanımlarını korumaya ne kadar meyilli olacağı, o bölgelere dokunulmazlık vermek isteyip istemeyeceği ile doğrudan bağlantılı olacak. Eğer çok korumacı olursa YPG ile mücadele daha karmaşık bir hal alabilir. Aksi takdirde ABD de bu işin bir tarafında olursa muhaliflere alan açıldığı, askeri grupların silahlarını bıraktığı orta yol bulunan bir çözüme doğru gidilebilir.”

    Yazıda ifade edilen görüş ve düşünceler, Sputnik'in görüşlerini yansıtmayabilir.

    İlgili konular:

    Almanya: Rusya ve Türkiye’nin Suriye’de ateşkes planını memnuniyetle karşılıyoruz
    Rus milletvekili: Genel ateşkes planının uygulanması Suriye’de çözümü yakınlaştırabilir
    Rus Dışişleri: BM, Rusya, Türkiye ve İran'ın Suriye'de barış girişimlerini destekliyor
    Bogdanov ve Türk Büyükelçi Diriöz, Suriye'yi konuştu
    'Suriye'de çözüm için iki metin var' diyen Çavuşoğlu'ndan 'Türkiye çark etti' eleştirilerine yanıt
    AA: Türkiye ile Rusya, Suriye için genel ateşkes planı önerisinde anlaştı
    Peskov, 'Rusya ve Türkiye Suriye'de ateşkes planında anlaştı' haberini doğrulamadı
    Etiketler:
    çözüm, Ortadoğu Stratejik Araştırmalar Merkezi (ORSAM), Recep Tayyip Erdoğan, Oytun Orhan, İran, Rusya, Suriye, ABD, Türkiye
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın