01:06 11 Aralık 2019
Canlı Yayın
    Donald Trump

    Loğoğlu: Trump’ın 'güvenli bölge' önerisi, Cenevre'yi de geçici olarak askıya alacak bir sonuç doğurabilir

    © AP Photo / Paul Sancya
    Görüş
    URL'yi kısaltın
    Yazarı
    0 31
    Abone ol

    Emekli diplomat Faruk Loğoğlu, ABD Başkanı Donald Trump’ın Suriye’de 'güvenli bölge' konusunu Suudi Arabistan ile ele almasının dikkat edici olduğunu söyledi.

    Türkiye'nin eski Washington Büyükelçisi emekli diplomat Faruk Loğoğlu, ABD Başkanı Donald Trump'ın Suriye'de güvenlik bölge önerisini ve bu konuda Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz ile görüşmesini Sputnik'e değerlendirdi.

    TRUMP NEDEN ÖNCE SUUDİ ARABİSTAN İLE GÖRÜŞTÜ?

    ABD Başkanı Trump'ın bu konuyu öncelikle Suudi Arabistan ile ele almasının dikkat çekici olduğunu ifade eden Loğoğlu, "Sanırım iki ağırlık noktası vardır. Birincisi Yemen bağlantılı olarak bir güvenli bölge ki, bunu şahsen ben ilk defa duyuyorum. İkincisi de hem Suriye hem yemen bakımından daha adayken belirttiği ‘bunun maliyetini güvenli bölgelerin maliyetini Körfez ülkeleri karşılayacaktır, karşılayacaktır' demişti, belki o bağlamda da konu telaffuz edilmiş olabilir" diye konuştu.

    ‘SIKINTI ÖZELLİKLE TÜRKİYE BAKIMINDAN OLUŞUR'

    Suudi Arabistan'ın Suriye'nin komşusu olmadığını vurgulayan Loğoğlu, Başkan Trump'ın güvenli bölgelerin Suriye içinde ve komşu ülkelerde kurulması yönünde Dışişleri Bakanlığı ve Savunma Bakanlığı'na talimat verdiğinin bilindiğini söyledi. Loğoğlu, "90 günlük süre içerisinde bu planlamanın tamamlanmasını beklediğini biliyoruz. Sıkıntının özellikle Türkiye bakımından oluşur diye düşünüyorum" dedi. Loğoğlu, bunun gerekçesini de şöyle anlattı:

    "Çünkü Suriyeli sığınmacıların ağırlıklı olarak bulunduğu ülke Türkiye. Ürdün'de de var Irak'ta var. Bu ülkelerin görüşleri de önemli olacak tabi ama ağırlık bu bağlamda Türkiye. Şimdi böyle olunca bu konuda bir danışma sürecinin yaşanmadığını biliyoruz Türkiye ile ABD arasında. Çünkü Dışişleri Bakanlığı temkinli bir açıklama yaptı, ‘ayrıntıları görmemiz lazım ne getiriyor, ne götürüyor bakmamız lazım' diye. Doğru bir açıklamaydı. Ama ayrıca Türkiye ile ABD arasında bir istişare yapılmadığını da gösteriyor.

    Trump'ın Suriye'ye bakış açısı itibariyle birinci önceliği radikal İslam dediği gruplarla özellikle IŞİD olmak üzere bununla mücadele etmek. Bu mücadele hem şahsen sempati beslediği hem yardımlarının devam edeceği PYD ve YPG'nın önemli bir rol oynamaya devam edeceğini anlıyoruz. Zaten bu nokta itibariyle Türkiye'nin görüş ve beklentilerine bir defa ters düşen tarafta. Peki bu nerelerde kurulur, Türkiye öteden beri bunun Suriyeli Kürtler tarafından kontrol edilmeyen bir ara bölge var orada, şu andaki Fırat Kalkanı operasyonu da o amaçla yürütülüyor anladığımız kadarıyla, oralarda kurulmasını istiyor ama Trump'ın Suriye'nin kuzeyinin tamamına ben güvenli bölge ilan ediyorum demesi halinde Türkiye çok büyük sıkıntılar yaşayacaktır. Çünkü Irak'ta zamanında benzeri bir olay yaşandı. Sonunda yapılan anayasa düzenlemesiyle Kuzey Irak bir devlet haline geldi. Suriye'nin kuzeyinde de bir kesintisiz ve muhtemelen PYD ve YPG tarafından kontrol edilecek olan bir koridor kurulduğu taktirde de Türkiye tarafından çok ciddi sıkıntılar yaratacaktır, bugünkü hükümetin politikaları itibariyle.

    ‘WASHINGTON İLE ANKARA'NIN BU KONUYU İVEDİLİKLE GÖRÜŞMEYE BAŞLAMASI LAZIM'

    O nedenle Türkiye'nin yani Washington ile Ankara'nın bu konuyu öncelikle, ivedilikle bir görüşmeye başlaması lazım. Henüz bu konudaki planlamalar oluşum aşamasındayken yoksa kontrpiyede kalabiliriz. Çok geç olabilir. Bu bağlamda beni kaygılandıran husus da Trump bir çok devlet başkanı ile konuştu. Fakat henüz Cumhurbaşkanı Erdoğan ile bir görüşmesi olmadı, olacağına dair bir işaret de yok. Umarım böyle bir görüşme en erken noktada gerçekleşir ama daha önemlisi, siyasi seviyede ama daha alt düzeyde ABD ile Türkiye arasında bu güvenli bölge konusunda bir danışma yapılması gereği."

    TRUMP NASIL BİR 'GÜVENLİ BÖLGE' ÖNERİYOR?

    Emekli diplomat Faruk Loğoğlu, güvenli bölgenin çok karmaşık bir konu olduğunu, bunun sadece iki örneğini bir Irak'ta bir Bosna'da yaşandığını söyledi. Loğoğlu, "Burada mesela BM Güvenlik Konseyi'nin kararı aranacak mı? Suriye rejiminin rızası alınacak mı? En önemli nokta uçuşa yasak bölgeyle birlikte mi gelecek? Uçuşa yasak bölge ilanı Amerikan doktrine göre bir tür savaş hali, yani güvenlik bölgenin oluşum biçimi eğer bir de uçuşa yasak bölgeyle ilan edilecek olur ise bu düpedüz ABD'nin bugünkünden çok daha fazla olarak askeri anlamda Suriye'de güç bulundurması gerekeceği noktasına götürüyor bizi. Böyle sıkıntılar var" diye konuştu.

    Suriye'de siyasi çözüm için çalışmalar da sürüyor, Astana görüşmelerinin ardından Cenevre süreci gündemde. Peki güvenli bölge tartışmaları Cenevre sürecini nasıl etkiler? 8 Şubat'ta planlanan Cenevre görüşmelerinin ay sonuna ertelendiğini hatırlatan Faruk Loğoğlu, güvenlik bölge ile ilgili bir kaygısının da Cenevre sürecine yönelik olduğunu ifade ederek şunları söyledi:

    "Benim bu Trump'ın güvenli bölgeler çıkışıyla ilgili bir kaygım da bu daha çok Suriye muhalefetini cesaretlendirecek ve Cenevre'den uzak tutacak bir bahane bir vesile oluşturacaktır. Rahatlıkla diyebilirler ki, ‘bu 90 günü bir bekleyelim, ondan sonra ABD ne yapacak onu görelim, ondan sonra bu Cenevre devam eder mi edemez mi, ona göre hareket edelim' şeklinde bir neden olabilir, bir vesile olabilir. Yani Cenevre sürecini de geçici olarak askıya alacak bir etki, bir sonuç doğurabilir güvenli bölge önerisi ve Moskova, Astana'da kazanılan ivme Cenevre bakımından kazanılmış ivme kaybedilmiş olur."

    Yazıda ifade edilen görüş ve düşünceler, Sputnik'in görüşlerini yansıtmayabilir.

    Etiketler:
    Donald Trump, Faruk Loğoğlu, Selman bin Abdulaziz, Suudi Arabistan, ABD
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın