13:46 18 Ağustos 2017
Ankara+ 31°C
İstanbul+ 29°C
Canlı Yayın
    Cenevre

    CHP’li Toprak: Cenevre’de PYD’nin ve diğer Kürt gruplarının yer alması sürpriz olmaz

    © AFP 2017/ FABRICE COFFRINI
    Görüş
    URL'yi kısaltın
    Yurdagül Şimşek
    1155197

    CHP’li Erdoğan Toprak, Rusya’nın PYD’yi Moskova’ya davet ederek resmi görüşmelerde bulunması ve PYD’nin de kendi anayasa taslağını Rusya’ya iletmesinin, Cenevre’de PYD’nin de masada olma olasılığını güçlendirdiğini, Türkiye’nin PYD konusunda yalnızlaştığını gösterdiğini belirtti.

    CHP Genel Başkan Koordinatör Başdanışmanı ve İstanbul Milletvekili Erdoğan Toprak, hazırladığı 'Haftalık Değerlendirme Raporu'nda, Suriye konusunda Astana'da yapılan toplantıları ve Cenevre görüşmelerini değerlendirdi.

    'ASTANA'NIN KAZANANIN RUSYA OLDUĞU GÖRÜLÜYOR'

    Suriye bayrağı - Malula kenti
    © AP Photo/ Alexander Kots/Komsomolskaya Pravda via AP
    Rusya-İran-Türkiye'nin koordinasyonu ve garantörlüğünde Kazakistan'ın başkenti Astana'da yapılan müzakerelerden sonra yayınlanan ortak bildiriye bakıldığında, Astana'nın kazananının Rusya olduğunun görüldüğünü kaydeden CHP'li Toprak, raporunda "Rusya, Suriye'de ateşkesin garantörlüğünü Türkiye ve İran ile üstlenme yanında, Yeni Suriye Anayasa Taslağı ile de bir adım öne geçti" dedi.

    'ANAYASA TASLAĞI SURİYE'NİN GELECEĞİ KONUSUNDA FARKLI YAKLAŞIMI GÖSTERİYOR'

    Aynı zamanda Rusya'nın, Astana'ya çağrılmayan PYD'yi Moskova'ya davet ettiğini kaydeden Toprak, Dışişleri Bakanı Lavrov başkanlığındaki heyet ile resmi müzakerelerde bulunan PYD heyetinin kendi hazırladıkları Anayasa Taslağını da Lavrov'a ilettiğin, Rusya'nın da Astana'daki toplantıya katılan muhalif grupların temsilcilerine ilettiği anayasa taslağını PYD heyetine de ilettiğini ifade etti. Toprak, raporunda şu görüşlere yer verdi:

    "Türkiye'nin Astana görüşmeleri sırasında haberdar edilmediği bu anayasa taslağının, Rusya tarafından hem muhalif gruplarla hem de sonrasında PYD ile paylaşılması, Rusya'nın Suriye'nin geleceği, yönetim yapısı, etnik ve siyasi yapılanması konusunda daha farklı yaklaşımları olduğunu ve bu konuda önemli ölçüde inisiyatif alarak hareket ettiğini gösteriyor.

    'KÜRTLERİ VE PYD'Yİ MUHATAP ALDIĞINI TÜRKİYE'YE GÖSTERMİŞ OLUYOR'

    Moskova'da Kürtlerle Rusya'nın doğrudan masaya oturması bu açıdan kritik önemde bir gelişme. Bugüne kadar Türkiye'nin PYD-YPG hassasiyetine özen gösteren Rusya, attığı bu adımlarla, Suriye'de çözüm konusunda Kürtleri ve PYD'yi ciddiye aldığını, muhatap aldığını, müzakerelerin bir parçası olarak gördüğünü Türkiye'ye göstermiş oluyor."

    'ŞAM REJİMİNİN DE BU DEĞİŞİKLERE İTİRAZ ETMEYECEĞİNİ, BUGÜNDEN ÖNGÖREBİLİR'

    Moskova'da PYD ile yapılan görüşmelerde Kürtlere de sunulan bu taslağın, PYD heyeti tarafından memnuniyetle karşılandığı, özellikle Rusya'nın taslağındaki "laik devlet, etnik kimliklerin tanınması ve temsili, Arapça dışındaki dillerin tanınması ve kullanımının anayasa güvencesi altına alınması" gibi hükümlerin memnuniyet yarattığının kaydedildiğini vurgulayan Toprak, raporunda "Tabii ki Rusya'nın, Anayasa Taslağının Esad yönetiminden habersiz hazırlandığı düşünülemez. Dolayısıyla, Şam rejiminin de bu değişikliklere onay verdiğini, itiraz etmeyeceğini, bugünden öngörebiliriz" dedi.

    'CENEVRE'DE PYD'NİN VE DİĞER KÜRT GRUPLARIN DA YER ALMASI SÜPRİZ OLMAZ'

    Şubat sonuna ertelenen Cenevre müzakerelerinde PYD'nin ve diğer Kürt grupların da yer almasının sürpriz olmayacağını kaydeden CHP'li Toprak, Kürtlere Bölgesel Özerklik konusunun da müzakere masasında gündeme geleceğinin anlaşıldığını belirtti. Toprak, raporunda "Rusya'nın, artık doğrudan açık desteğini ortaya koymasıyla Kürtler, Suriye çözüm sürecinde ABD ve AB'nin zaten var olan desteğiyle, daha da güçlü bir konuma geliyorlar. Cenevre öncesi ABD ve AB'nin Rusya'yı, Suriye'de Kürt Özerk Bölgesi konusunda ikna ettikleri gözlenirken, Cumhurbaşkanının ve hükümetin bu konuda sessiz kalması, herhangi bir açıklama yapmaması, ya da Rusya'ya yönelik bir tepki ortaya koyamaması, üstü örtülü bir kabul ve bir kırmızı çizgiden daha geri adım olarak görülebilir" dedi.

    'HÜKÜMET ÖNCELİKLE TRUMP'IN KAFASINDAKİ PLANI GÖRMEYİ TERCİH ETTİ'

    CHP'li Erdoğan Toprak, raporunda ABD Başkanı Trump'un güvenli bölge önerisini de değerlendirdi. Baştan beri Suriye'de güvenli bölge önerilerini gündeme getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan ve hükümetin şimdi Trump'ın güvenli bölge açıklamalarına sessiz kalması ve doğrudan destek vermemelerinin dikkat çekici olduğunu ifade eden Toprak, raporunda şu görüşlere yer verdi:

    "Çünkü Trump'ın kafasındaki güvenli bölgelerin nerelerde olacağı meçhul. Trump bölge ülkelerinde de güvenli bölge projelerinden söz ediyor. Dolayısıyla Irak'ta, Kuzey Irak'ta, Musul'da, Başika'da ABD güvenli bölge kurmaya kalkarsa, hükümet ne yapacak? Ya da Rakka'yı, PYD-YPG güçleri ile birlikte düşürdükten sonra, dönüp Türkiye'ye ‘bu bölgeyi ben güvenli hale getireceğim sen çekil' deyip, El Bab'tan, Cearblus'tan çekilmesini isterse hükümet ne yapacak? Öyle bir durumda Trump yönetiminin ilan edeceği güvenli, bölgeler, Fırat'ın doğusu ile batısının birleşmesinin, PYD'nin Kürt Kantonlarının bir araya gelmesinin ve Akdeniz'e kadar uzanmasının da zeminini hazırlayacak, yolunu açacak. Anlaşıldığı kadarıyla, hükümette tüm bu kaygı ve kuşkularla, yıllardır savunmasına karşılık, şimdi Trump'ın dile getirdiği Güvenli Bölgeler konusunda ciddi anlamda endişelendi ve sessiz kalmayı, hemen destek vermemeyi öncelikle Trump'ın kafasındaki planın açığa çıkmasını görmeyi tercih etti."

    'YENİ İTTİFAKLARIN OLUŞUMU GÜNDEME GELEBİLECEK'

    ABD'nin Türkiye sınırlarındaki güvenli bölge oluşumu için, Türkiye'den önce Suudi Arabistan ile görüşerek mutabakat sağlaması ise önümüzdeki aşamada, Türkiye'nin ‘ya her şeyi kabullenme ya da süreçten tamamıyla dışlanma' seçenekleriyle karşılaşmasının söz konusu olabileceğini düşündürüyor. Bu açıdan bakıldığında, önümüzdeki süreçte, Suriye, Irak ve Ortadoğu'da, yeni ittifakların oluşumu gündeme gelebilecek. Kürtler şu an itibarıyla, tüm bu süreçlerde, her koşulda ABD ve Rusya desteğiyle, Esad'ın ve Bağdat'ın da onayıyla, Suriye ve Irak'ta kazanımlarını azami düzeye yükseltmiş durumda."

    'BAŞTAN BERİ SURİYE'DE DİYALOĞUN KOPARTILMAMASI GEREKİYORDU'

    Baştan itibaren, Suriye'de Esad yönetimi, Irak'ta Bağdat yönetimi, Mısır yönetimi ile diyalogun kopartılmaması gerektiğini kaydeden CHP'li Toprak, raporunda, "Hatta bölgesel sorunların çözümünde, ABD-Rusya'nın dışarıdan müdahalelerinin en güçlü alternatifi, Türkiye öncülüğünde, Suriye, Irak, Mısır'ın sorunlara ve çözüme, doğrudan müdahil olması, üçüncü ülkeleri bölgeye ve soruna bulaştırmaması olmalıydı. Bu açıdan hükümetin politikaları, önce Türkiye ile bölgedeki etkin ülkeler arasındaki bağları koparttı. Şimdi ise gelinen noktada, inisiyatifin ABD-Rusya ortaklığına geçmesiyle, Türkiye yalnız başına ‘söylenenleri yapmak' dışında seçeneksiz konumda kaldı. Suriye Kürtlerinin özerklik elde etmesi, bunun dünyadan kabul görmesi, Kürtlerin Suriye'de ve bölgede ‘öncü güç' olarak algılanması, tüm bölgesel dengelerde, ağırlıklarının gözetilir olması, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve AKP hükümetlerinin izlediği politikaların, Suriye Kürtlerine, ciddi anlamda değerli bir armağanıdır" dedi.

     

     

    Etiketler:
    Astana Görüşmeleri, Cenevre görüşmeleri, PYD, Erdoğan Toprak, Türkiye, Rusya, Suriye
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın