08:56 14 Aralık 2017
Ankara+ 11°C
İstanbul+ 13°C
Canlı Yayın
    Avrupa Birliği ve Türkiye.

    ‘AB, Türkiye’yi masadan kalkan taraf olmaya zorluyor’

    © REUTERS/ MURAD SEZER
    Görüş
    URL'yi kısaltın
    Elif Örnek
    0 80

    Ankara ile bazı AB ülkeleri arasındaki krizin, Berlin’in nüfuzunu artırmak istemesiyle bağlantılı olduğunu savunan Doç. Dr. Barış Doster, son gelişmelerin ‘planlanmış ve sonuçları düşünülmüş’ gibi göründüğünü söyledi. Doster, Türkiye’nin AB sürecine noktayı koyan taraf olmaya zorlandığını ileri sürdü.

    Hollanda'nın Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'nun uçağının iniş iznini iptal etmesi, ülkeye kara yoluyla giden Aile Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya'nın Rotterdam'daki Türk başkonsolosluğuna alınmayarak sınır dışı edilmesi, Avrupa Birliği (AB) ülkeleri ile Ankara arasında bir süredir devam eden krizi daha da derinleştirdi.

    Avusturya, Almanya, Hollanda ve Danimarka ile yaşanan gerilimin nedenlerini ve olası sonuçlarını Sputnik'e değerlendiren siyaset bilimci ve yazar Doç. Dr. Barış Doster'e göre gücünü pekiştirmek isteyen Almanya'nın Türkiye siyasetine daha fazla müdahale etmek istediğini savundu. Doster, AB'nin Türkiye'yi hem masadan kalkmaya hem de bunu dillendiren taraf olmaya zorladığını söyledi:

    "Bu krizin birkaç sebebi var. Bir tanesi şu; Almanya artık kabına sığmayan; iktisadi güç olduğu oranda siyasi ve de askeri bir güç olmadığı için bu durumu daha fazla sürdürülebilir görmeyen; özellikle de İngiltere'nin AB'den çıkmasından sonra AB üzerinde nüfuzunu daha da artıran bir güç olmak istiyor. En sonra İran ile P5+1 arasında yani Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin 5 üyesi ve artı Almaya oluyorlar, imzalanan nükleer anlaşmanın da ortaya koyduğu üzere Almanya artık büyük ölçekli, daha yüksek kapasiteli ve kelimenin tam anlamıyla bir büyük güç olmak istiyor. O bağlamda ABD ile İran, Irak, Suriye, Libya, Yemen, Afganistan hatta Ukrayna, Kırım konularında çok yan yana gelmediğini, ABD'nin taleplerine çok da kolay evet demediğini görüyoruz. Bu bağlamda Almanya, Türkiye üzerinde ABD ile bir rekabete hatta belki zaman zaman Rusya ile bir rekabete açık olduğunu da göstermek istiyor.

    Türkiye üzerinde siyasi, iktisadi, tarihsel olarak da Osmanlı'dan bu yana Almanların örgütlü nüfus kuvvetini dikkate alırsak, AB'nin Türkiye'nin ihracatında ve ithalatında ilk sırada yer aldığını dikkate alırsak, Almanya'nın 38 milyar avro ile Türkiye'nin bir numaralı dış ticaret ortağı olduğunu dikkate alırsak, Almanya Türkiye üzerindeki nüfuzunu daha da pekiştirmek, bu bağlamda Türkiye'nin iç siyasetine daha fazla müdahalede bulunmak istiyor. Bunun da en doğrudan yolu, Almanya'nın zaten hiçbir zaman kabul etmediği, Türkiye'nin AB üyeliğini artık açıktan koparması. Zaten Gümrük Birliği'nde alacağını fazla fazla aldığı için AB, Türkiye'yi masadan kalkmaya, ‘artık bu iş bitti' demeye zorlayan taraf olsa da, son kertede bu lafın Türkiye tarafından dillendirilmesi için biraz Türkiye'yi zorluyor."

    ‘PLANLANMIŞ VE SONUÇLARI DÜŞÜNÜLMÜŞ GİBİ'

    Türkiye karşıtlığının seçimler öncesinde iç siyasette ciddi getirileri olduğunu ileri süren Doster, Almanya'nın AB içerisinde Avusturya ve Hollanda'yı hemen harekete geçirebilecek güçlü nüfuza sahip olduğunu belirterek, bu iki ülkenin Berlin'in stratejik müttefikleri olduğunu söyledi.

    Üç ülkenin de benzer vakitlerde harekete geçtiğinin altını çizen Doster "Sanki aralarında bir işbölümü varmış, bu işin ajandası planlanmış, sonuçları üzerinde öngörüde bulunulmuş gibi aynı anda üç ülke düğmeye bastı. Bunun Türkiye iç siyasetinde, hele de referandum öncesinde nasıl bir dalgalanmaya, nasıl bir tepkiye sebep olacağını düşünmediklerini söyleyemeyiz. Elbette komplo teorisi yapmak ‘Türkiye'de referandumdan evet çıksın, milliyetçi dalga kabarsın, kararsız seçmen evet oyuna yönelsin diye Almanya, Hollanda ve Avusturya bu hesabın içine girdiler' demek biraz fazla komplo teorisi olabilir. Ancak nasıl Türkiye karşıtlığı, Müslüman karşıtlığı Avrupa'daki seçimler öncesinde iş yapıyorsa; Türkiye'de de AB karşıtlığının iş yaptığını, özellikle milliyetçi, muhafazakar tabanda bunun bir getirisinin olduğunu bu ülkelerin bilmemesi de beklenemez. Bunun sonuçlarını tahmin edemediklerini bu bağlamda söyleyemeyiz. Tüm bunlar alt alta yazıldığında ben bu Türkiye'deki referandum ve Avrupa'daki seçimler sürecinde, aşırı sağın yükseliş döneminde bunun içerideki egemen siyasetlere yarayacağını, dahası Türkiye'de de bir miktar ‘evet' oylarını yükselteceğini düşünüyorum" dedi.

     

     

    İlgili konular:

    AB'ye Hollanda tepkisi
    AB'den Türkiye'ye 'aşırılık' uyarısı
    NATO'dan Türkiye ve Hollanda'ya itidal çağrısı
    Etiketler:
    AB, Fatma Betül Sayan Kaya, Mevlüt Çavuşoğlu, Barış Doster, Danimarka, Hollanda, Almanya, Avusturya
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın