03:19 20 Haziran 2018
Canlı Yayın
    İbrahim Kaboğlu

    Kaboğlu: 'Hayır' diyen bir kişi öldürülürse kim sorumlu olacak?

    © Fotoğraf : YouTube
    Görüş
    URL'yi kısaltın
    Yavuz Oğhan
    0 34

    Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) ve Avrupa Konseyi’nin anayasal konulardaki danışma organı Venedik Komisyonu, 16 Nisan’da yapılacak referandum ile ilgili raporunu açıkladı. Avrupa teşkilatlarından gelen iki önemli uyarıyı Anayasa Profesörü İbrahim Kaboğlu, RS FM’de Yavuz Oğhan’dan 'Bidebunudinle' programında değerlendirdi.

    Venedik Komisyonu Raporu için Adalet Bakanı Bekir Bozdağ ‘Objektif ve adil değildir' açıklamasını yapmıştı. Anayasa Profesörü Kaboğlu raporun küçümsenmemesi gerektiğini belirtti:

    "Konuya iki açıdan bakmak gerekir. Birincisi, Venedik komisyonu açısından. İkincisi, Türkiye'deki tepkiler bakımından. Venedik Komisyonu, Avrupa Konseyi'nin önemli bir danışma organıdır. Venedik Komisyonu'nun raporundaki görüşler Avrupa Konseyi'nin resmi nitelik taşımaktadır. Avrupa Mahkemesi kararlarında bile dikkate alınabilecek derecede bir etkiye sahiptir. Venedik Komisyonu'nun raporunu küçümsememek gerekir. Anayasa değişikliğinin telaffuz edildiği 16 Ekim'den bu yana yaşadıklarımızı göz önüne alırsak, siyaset bilimcilerin söylemeye çalıştıkları ama hükümetin dikkate almadığı görüşleri, o zaman Venedik Komisyonu Raporunu Türkiye bağlamında bir gerçeklik zeminine oturtabiliriz."

    'MİLLETVEKİLLERİNİN SAHAYA DAĞILMASI AVRUPA İLE KRİZE SOKTU'

    Referandum sürecinde yaşanan olayların kabul edilemez olduğunu belirten Kaboğlu "Türkiye'de OHAL rejiminin geçerli olmasının ötesinde OHAL'i aşan ve tamamen Anayasa dışına çıkan uygulamalar söz konusudur. Bu hukuk dışı uygulamalar bizzat Başbakan tarafından itiraf edildi. Milletvekilleri ‘evet' propagandası yapmak amacıyla sahaya dağılmış bulunuyorlar. Bu öyle bir dağılma ki Türkiye'yi Avrupa ile derin bir krize soktu. O yüzden Venedik Komisyonu Raporu bütün bu gelişmelerden ayrı ele alınamaz" değerlendirmesini yaptı.

    OHAL sürecinde referanduma gidilmesi oldukça tepki çekti. Kaboğlu "Sayın Başbakan yaklaşık 2 ay önce ‘OHAL ortamında anayasa oylaması yapılmayacak' demişti. Biz de ‘sadece oylama değil, OHAL'de anayasa tartışması da yapılmamalı' demiştik. Ancak anlaşılıyor ki OHAL kaldırılmadan anayasa oylaması yapılacak gibi görünüyor. OHAL koşulları ortadan kalkmıştır işareti de yok. Türkiye'nin geleceğini belirleyen kökten düzenlemeler söz konusu" dedi.

    'HAYIR DİYENLERİ TERÖRİST İLAN ETMEKTEN VAZGEÇMELİLER'

    Kötü gidişata karşı uyaran Kaboğlu "Hayır yönünde irade koyanları sindirmekten, terörist ilan etmekten kendilerini alıkoymalılar. ‘Hayır' diyenleri teröristlerle eş kılma söylemi geliştirildi. Bu hedef göstermedir. ‘Hayır' diyen kişi öldürülürse kim sorumlu olacak? Bu çok tehlikeli bir söylemdir" uyarısında bulundu.

    'TÜRKİYE ÇOKTAN BU ŞEKİLDE ANAYASAL OYLAMAYI GÜVENCELİ BİR BİÇİMDE YAPABİLECEK OLGUNLUĞA GELMELİYDİ'

    AGİT'in uyarılarına ve gözlemci gönderme kararına da değinen Kaboğlu "AGİT Avrupa'nın 3. ayağını oluşturuyor. Avrupa Konseyi, Avrupa birliği ve Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı yani AGİT. AGİT'in bu yönde karar vermesi kaygı vericidir. Çünkü Türkiye çoktan bu şekilde anayasal oylamayı güvenceli bir biçimde yapabilecek olgunluğa gelmiş olmalıydı. AGİT'in devreye girmesi, uzmanların gelmesi Türkiye'de anayasal devletin varlığını sürdürmesi ve demokrasinin sürdürülebilmesi açısından önemlidir" diyerek endişelerini dile getirdi.

     

    İlgili konular:

    Yıldırım: Venedik Komisyonu'nun raporu siyasi, herkes haddini bilsin
    Etiketler:
    İbrahim Kaboğlu
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın