04:50 19 Ocak 2020
Canlı Yayın
    Görüş
    URL'yi kısaltın
    Yazarı
    0 30
    Abone ol

    Balkan Göçmenleri Kültür ve Dayanışma Derneği (BALGÖÇ) Başkanı Prof. Dr. Yüksel Özkan, Bulgaristan YSK'sının kısıtlamalarının Türklerinin oy kullanmalarını engellediğini söyledi. Bunun demokratik hakların ihlali olduğunu belirten Özkan, gerilimin aşırı sağa yaradığı görüşünde.

    Bulgaristan'da 26 Mart’ta gerçekleştirilen genel seçimlere Türkiye damgasını vurdu. Ankara’nın açıkça Bulgaristan Türkleri’nin ana partisi Hak ve Özgürlükler Hareketi’ne (HÖH) karşı İslamcı eğilimli DOST Partisi ittifakının yanında saf tutması, Sofya’dan ‘içişlerine müdahale’ tepkilerine yol açarken, Bulgaristan Yüksek Seçim Kurulu’nun aldığı kararlarla getirilen sınırlamalar Bulgaristan Türkleri’nin oy kullanmasında sorunlarla sonuçlandı.

    Bulgaristan seçimleri ve Bulgaristan Türklerine etkisini Türkiye’deki en büyük Balkan Göçmenleri Derneği BALGÖÇ'ün Başkanı Prof. Dr. Yüksel Özkan’la konuştuk.

    'SEÇME HAKKI ENGELLENDİ'

    Bulgaristan seçimlerinde sonuçları etkileyen kısıtlayıcı ve ayrımcı önlemlere dikkat çeken Türkiye’deki Balkan göçmenlerinin en önemli sivil toplum kuruluşlarından BALGÖÇ’ün (Balkan Göçmenleri Kültür ve Dayanışma Derneği) Başkanı Prof. Dr. Yüksel Özkan’a göre ise Bulgaristan Yüksek Seçim Kurulu anayasaya aykırı davrandı. Seçmenlerin oy kullanması ile ilgili kısıtlayıcı kararların, adli sürecin engellenmesi için özellikle Cuma günü öğleden sonra alındığını vurgulayan Özkan, yaşanan sıkıntıya şu sözlerle dikkat çekti:

    “Bulgaristan Yüksek Seçim Kurulu, seçme hakkı olan kendi vatandaşlarına çok büyük bir sıkıntı yaşattı. Seçime katılan partiler Bulgaristan Anayasası’na göre kurulmuş farklı partilerdir ve tabii ki her ülkedeki gibi farklı siyasi görüşler olacaktır. Bunlar o ülkelerin zenginlikleri olmalı, yani topluma hizmet için bu siyaset yapılmalı. Bunu şunun için söylüyorum, Balkanlarda ve birçok ülkede siyaset geçim kaynağı olarak görülüyor. İşte en büyük sıkıntı buradan kaynaklanıyor”.

    '142 SANDIK 35’E DÜŞÜRÜLDÜ, KİRİL ALFABELİ DİLEKÇELER İŞİ UZATTI'

    Geçmiş seçim dönemlerinde, Türkiye’nin değişik bölgelerinde 142 sandık kurulduğunu ve resmi olmayan bilgilere göre yaklaşık 500 bini aşkın Bulgaristan Türkünden seçme hakkına sahip 150 bininin oy kullandığını anlatan Özkan, “Bu dönemde seçme hakları engellendi. Sandık sayısı 142 den 35 e düşünüldü. Bursa’da geçen seçimlerde 35 sandık var idi. Bu seçimlerde 8 sandığa düşürüldü bu sayı. Bu durum akla şu soruyu getiriyor; 100 bini aşkın oy kullanacak kişi 142 sandıkta zorluk yaşarken 35 sandıkta YSK’nın aldığı kararlar doğrultusunda nasıl oy kullanacak?” diye sordu. Zorluklardan birinin de dilekçelerin Kiril alfabesi ile doldurulması zorunluluğu getirilmesi olarak aktaran Prof. Özkan yaşananları şöyle anlattı:

    “YSK bu formatta bir dilekçe yayınlıyor ve içeriğinde kişisel bilgilerin Kiril alfabesi ile Komisyon’un önünde doldurulması gereken bölümler var. Bulgaristan Türklerinin anadilleri Türkçe. Tabii ki Bulgaristan’ın anadili Bulgarca ve buna saygımız sonsuz. Fakat burada şöyle bir gizli ayrıntı var ki Türkler Bulgaristan vatandaşı fakat Türkiye’de yaşıyor ve latin alfabesi ile eğitim görmüşler. Bu formları Kiril Alfabesi ile hızlıca doldurmak Türk seçmeleri çok zorladı ve bu durum çok fazla yığılmalara sebep oldu. Daha önce insanlar bu formları lojistik destek veren Konsolosluk personeli veya STÖ çalışanları ile doldurup içeri getiriyorlardı, daha sonra komisyonun önünde sandığın olduğu odada da imzalıyorlardı. Bu yeni düzenlemeyi özellikle seçim süreci uzasın diye yaptılar.”

    'YSK GÖREVLİLERİ, PARTİ GÖREVLİSİ GİBİ DAVRANDI'

    Sofya Yüksek Seçim Kurulu’nun görevlendirdiği insanların sandık başlarında keyfi uygulamalalr yaptığını savunan Özkan “Mesela Bursa Nilüfer’de iki saat boyunca sandığı kapattılar, sandığa seçmen almadılar ve rahatça oturup çay içtiler. Ve hiçbir açıklama yapmadılar. Elimizde videolar var” dedi. Özkan, bu ‘anti-demokratik uygulamaları kınadıklarını belirtti.

    'SINIRDA İNSANLARI TARTAKLAYANLAR PARALI ASKERLERDİR'

    Prof. Özkan, Türkiye’nin Bulgaristan’ın iç işlerine karıştığı yönündeki iddiaları ise şöyle yanıtladı: “Geçenlerde bizim üç aylık bir çalıştayımız vardı. Balkan göçmenlerinin çözüm bekleyen oturma ve çalışma izni, denklik problemi, vatandaşlık izni gibi kronikleşmiş sorunlarıyla ilgili. En sonunda Cumhurbaşkanlığı konutuna davet edildik. Mesela Sayın Cumhurbaşkanı’nın Balkanlar ile ilgili özellikle Bulgaristan ile ilgili konuşmasında ‘Bulgaristan’da 26 Mart’ta seçimler yapılacak ve seçimlerin Avrupa değerleri doğrultusunda yapılmasını bekliyoruz. İnsanların seçme hakkı engellenmesin’  gibi söylemleri oldu. Bu söylemlerin nerede çıktığını anlayamadık.”

    Sonuçta Türkiye’de kurulan 35 sandıkta oy kullanmanın zorlaşmasını paralel olarak insanların sınır yollarına düştüğünü ve 1989’da gözlenen manzaralar yaşandığını da anlatan Özkan, “Biz de Bulgaristan’da doğduk, Bulgar vatandaşıyız ve en az onlar kadar Bulgaristan’ı seviyoruz. En az onlar kadar Bulgaristan’ın çıkarlarını savunuyoruz. Kendini Bulgaristan sevdalıları veya bekçileri ilan eden insanlar paralı insanlardır. Utanmadan o değerli Bulgaristan bayrağını ellerine alıp oy kullanmaya giden insanları tartakladılar. Bulgaristan’daki dostlarım arayıp, o insanların Bulgaristan halkını temsil etmediğini söylediler. Bunlar paralı askerlerdir. Bunlara para verişmiştir ve provokasyon içi oraya gönderilmişler”.

    'GERİLİM AŞIRI SAĞA YARADI'

    Seçimler üzerinden yaşanan gerginliğin aşırı sağa yaradığı ifade eden Özkan, bu durumun toplumsal barışa zarar verdiğinin altını çizdi. Özkan, “Yüzyıllardır beraber yaşayan insanlar bir sorun yaşamıyor. Komşuluk yapmış, Hıristiyan Müslüman ayrımı yapmamış, Türk-Bulgar ayrımı yapmamış insanlar olarak biz kendi inançlarımız doğrultusunda bayramlarda Hıristiyan kardeşlerimize ikramlarda bulunduk. Onlar da bize ayı şekilde cevap verdiler. Biz dostuz ve arkadaşız. Etnik kimlik üzerinden siyaset yapılmamalı. Hiçbir etnik kimlik öbürüden üstün değildir. Üstünlük eğitimdedir, zekâdadır ve liyakattedir. Diğer türlüsünü şiddetle reddediyoruz ve bunlar toplumsal barışa zarar veriyor” diye konuştu.

    'DİN İLE BAĞDAŞMAYAN AŞIRILIKÇI HAREKETLERİ ONAYLAMIYORUZ'

    Hangi parti olursa olsun toplumu bölüştüren, kutuplaştıran her şeye karşı durduklarını da belirten Özkan, şu ikazlarda bulundu: “İnsanlar siyaset yapar ama her toplumun hakkı, inancı, kültürü, anadili ülkenin anayasası çerçevesinde savunulmalıdır, hoşgörülü olunmalıdır. Bizim aşırılıkçı insanlar ile işimiz olmaz. Din ile bağdaşmayan aşırılıkçı hareketleri tasvip etmiyoruz. Homojen bir yapımız yok ve farklı siyasetlerde çalışan arkadaşlarımız var. Tüm halkların barışını destekliyoruz. Savaşların, bu tür anlaşmazlıkların sıkıntısını en çok Türkiye çekiyor. Çevremiz ateş çemberi ve bu ateş bize de sıçrayabilir. Banane dememek lazım. Gün hoşgörü ve barış günü olmalıdır” ifadelerini kullandı.

    Yazıda ifade edilen görüş ve düşünceler, Sputnik'in görüşlerini yansıtmayabilir.

    İlgili konular:

    CHP’li Yılmaz’dan Bulgaristan seçimleri iddiası
    'Bulgaristan, AK Partili vekil Babuşçu'ya yasak getirdi'
    Türklerin sınırda engellendiği Bulgaristan seçimleri, sorunsuz başladı
    Etiketler:
    YSK, DOST, Hak ve Özgürlükler Hareketi (HÖH), Türkiye, Bulgaristan
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın