19:05 14 Kasım 2019
Canlı Yayın
    S-400

    AK Partili Beyazıt: S-400 füze sistemi Türkiye'nin lehine olacaktır

    © Sputnik /
    Görüş
    URL'yi kısaltın
    Yazarı
    0 91
    Abone ol

    TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı AK Partili Yusuf Beyazıt, Türkiye'nin savunma sanayiinde çok ilerleme kaydettiğini ifade ederek, füze savunma sistemi noktasında da çalışmaların olması gerektiğini belirtti. Beyazıt, "S-400 füze sistemi Türkiye'nin lehine olacaktır" dedi.

    TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı AK Parti Tokat Milletvekili Yusuf Beyazıt, Türkiye'nin savunma sanayinde geldiği noktayı ve Rusya ile müzakereleri devam eden S-400 görüşmelerini Sputnik'e değerlendirdi.

    'TÜRKİYE'DE SAVUNMA SANAYİİNDE ÇOK İLERLEMELER KAYDEDİLDİ'

    Her devlet açısından savunma sanayiinin son derece önemli olduğunu kaydeden Beyazıt, "Eğer bir ülkenin savunma sanayii güçlüyse özellikle de savunma sanayii çok fazla dışa bağımlı değilse o ülkelerin emniyetini, güvenliğini, istikrarını sağlamaları daha mümkün olabilmektedir" dedi. Türkiye'de AK Parti iktidarları döneminde savunma sanayii noktasında son derece iyi noktalara gelindiğini, bu konuda çok ilerleme kaydedildiğini ifade eden Beyazıt, şöyle konuştu:

    "Türkiye son yıllarda Ar-Ge çalışmalarına dünyada kendi verilerine göre en fazla bütçe ayıran ülke olmuştur. Milyar dolarları bulmuştur. 2002 ile 2017 yılları arasını kıyasladığımız zaman proje sayısı 2002'de 66 iken bugün 460'a ulaşmıştır. Savunma sanayiindeki totel projeler noktasında söylüyorum. Ürettiğimiz projelerin toplam bedeli 8.25 Milyar TL'den 122,5 Milyar TL'ye ulaşmıştır. Savunma sanayii alanında sektör cirosu yaklaşık 18 milyar TL'ye ulaşmıştır. Savunma ve havacılık ihracatımız ise 2002 yılında 250 milyon dolarken bugün 1.6 milyar dolara ulaşmıştır. İhtiyaçların yurt içinden karşılanma oranı 2002 tarihinde yüzde 25'lerdeyken şu anda yüzde 57'lere ulaşmıştır. Bu demektir ki artık kendi silahlarımızı kendimiz üretebilir hale dönmüşüzdür."

    AK Partili Beyazıt, dünyadaki en büyük 100 savunma sanayii alanındaki firmalar arasında ASELSAN ve TUSAŞ'ın son derece önemli bir yeri olduğunu ifade ederek, "Savunma Sanayii üretimi gücü olarak 250 milyon dolardan 5 milyar dolara aşan üretim gücüne, 1.6 milyar dolar da ihracat kapasitesine ulaşmış bir savunma sanayiinden bahsediyoruz. Artık insansız hava araçlarımızı dünyadaki kendisi yapan sayılı ülkelerden birisiyiz. Göktürk uydularımız şu anda atılmış vaziyettir, kendi istihbaratımızı kendimiz alıyoruz. O nedenle bugün terörle mücadelede artık başarılı olabiliyoruz." diye konuştu.

    'KENDİ ÜRETTİĞİMİZ SİLAHLARI BAŞKA ÜLKELERE SATABİLECEK KONUMA DA GELDİK'

    Türkiye'nin kendi milli gemilerini yapabildiğini, savaş uçaklarıyla ilgili çalışmaların çok hızlı devam ettiğini vurgulayan Beyazıt, Türkiye'nin kendi tabanca ve tüfeklerini de dünyanın en ileri teknolojiyle üretebildiğini söyledi. "Artık kendi ürettiğimiz silahları başka ülkelere satabilecek konuma da geldik" diyen AK Partili Beyazıt, tüm bunların Türkiye adına iyi gelişmeler olduğunu vurguladı. Beyazıt, yeni nesil roket füze teknolojilerinde de Türkiye'nin büyük yatırımlar yaptığını ifade ederek, "Seyir füzeleri tanksavar füzeleri ve güdümlü roketler kendi teknolojimizle üretebilir hale geldik. Alçak ve orta irtifa hava savunması için milli olarak geliştirdiğimiz Hisar füzelerinin ilk atış denemeleri Tuz Gölü'nde yapıldı değerlendirildi. Özellikle Türkiye'nin ulusal füze ve roket programları, yerli KAAN füzesi ve silah sistemi ROKETSAN tarafından üretilmiş, geliştirilmiş ve 610 milimetre çaplı yerli füzemizde şu anda envanterimize girmiş bulunuyor" dedi.

    'HAVA SAVUNMASINI DAHA İYİ NOKTALARA GETİRME ÇALIŞMASI İÇERİSİNDE OLMAMIZ KAÇINILMAZ'

    Beyazıt, Türkiye'nin füze savunma sistemi noktasında da yapması gereken çalışmalarının olması gerektiğini kaydetti. "Bu konuda da çalışmalarımız özellikle uzun menzilli füzelerle ilgilidir" diyen Beyazıt, S-400 hava savunma sistemi müzakerelerine ilişkin de şu değerlendirmede bulundu:

    "Daha öncesinde Çin ile de bu konuda bizim görüşmelerimiz oldu. Bizim görüşmelerimiz oldu derken; bizim maksadımız ve amacımız bu ülkenin savunmasını en iyi şekilde yapabilmek. Bu konuda da bu tedarikleri gerekirse de ortaklaşa bunları yapabilmek ve Türkiye'nin kendi içerisine kazandırabilmek şeklinde odaklanıyor. Biz bir NATO ülkesiyiz. Elbette ki bu konuları NATO ülkeleriyle birlikte düşünmek, onlarla birlikte hareket etmek, onlarla birlikte bunları geliştirme noktasında olmak bizim en büyük hedefimizdir. Ancak şu da akıldan uzak tutulmaması lazım. Sonuçta terörle mücadele ederken, DAİŞ ile mücadele ederken veya bizim güneyimizde Suriye'de, Irak'ta bazı hareketler olurken NATO ülkeleri ittifakı da aşacak şekilde, bize yeteri kadar destek vermedikleri zaman hele hele bazı terör gruplarıyla PYD, YPG ile işbirliği olma noktasında NATO ülkesi olan bazı devletlerin onlara karşı yaklaşımları olduğu zaman biz kendi ülkemizin savunmasını da bu anlamda hava savunmasını da daha iyi noktalara getirme noktasında bir çalışma içerisinde olmamız kaçınılmaz."

    'İMZA AŞAMASINA KADAR GELDİ'

    "Bu anlamda Cumhurbaşkanımızın Rusya Devlet Başkanı ile görüşmelerinden sonra S-400 uzun menzili füzelerle ilgili konuda bir görüş birliğine varıldı. Ama bu henüz imza aşamasında değil, yani imzalanmadı ama imza aşamasına kadar geldi. Yani onların Mart 2017'de yapmış olduğu görüşmenin sonucundaki çalışma şu anda Milli Savunma Bakanlığımız, Başbakanlığımız ve Cumhurbaşkanlığımız tarafından takip edilmekte, devam edilmektedir. İnşallah bu da ülkemize kazandırıldığı zaman bu gelişmiş elektronik karşı tedbirlere karşı sahip olan bu S-400 füze sistemi Türkiye'nin lehine olacaktır ve hayalet uçaklar diye tabir edilen bu casus hedefleri takip edebilecek bir güce ulaşmış olacaktır. O anlamda bu çalışmamız şu anda devam ediyor."

    'BİZİM İÇİN HEDEF DIŞA BAĞIMLILIĞIMIZI SIFIRA İNDİREBİLMEK'

    Ama bizim için hedef bu savunma sanayii anlamında dışa bağımlılığımızı tamamen mümkün olduğu kadar sıfıra indirebilme noktasında gayret göstermek aza indirmek bir taraftan da ithalatçı pozisyondan çıkıp ihracatçı pozisyona geçebilmek. Özellikle cari açık noktasında da bizim dış açıkları dediğimiz ekonomik girdiler noktasında da en fazla kalem olarak değerlendirdiğimiz bu alanı kendi milli menfaatlerimiz, ulusal çıkarlarımız, ülke menfaatlerimiz noktasında kendi lehimize çevirmektir. "

    'SURİYE KONSUNDA ZAMAN ZAMAN RUSYA İLE BİRLİKTE HAREKET ETMEMİZ KENDİ ÇIKARLARIMIZ DOĞRULTUSUNDA'

    Türkiye ile Rusya'nın Suriye krizindeki işbirliği sürecini de değerlendiren Beyazıt, her ülke için güvenliğin son derece önemli olduğunu söyledi. "Bir devleti devlet yapan bir devleti de milletiyle birlikte muhafaza eden unsur güvenlik unsurudur" diyen Beyazıt, şöyle konuştu:

    "Bizim Suriye konusunda zaman zaman Rusya ile birlikte hareket etmemiz kendi çıkarlarımız doğrultusundadır. NATO ülkeleriyle de birlikte ettiğimiz alanlar olur, orada aslında bizim bir meselemiz var, bizim bir hedefimiz var, bizim bir çizgimiz var. Şu anda NATO ülkelerinin tamamı hatta dünya ülkelerindeki bu konuyla ilgili taraf olan, taraf olmadığı halde taraf olmak durumunda kalan ülkelerin hepsinin kabul ettiği bir hadise var o da şu: Bizim daha önce bu konuyla ilgili Suriye konusundaki söylediğimiz olayların şu anda doğruluklarını hepsi kabul ediyorlar."

    'NATO ÜLKELERİYLE BİR KONUDA SIKINTIMIZ VAR…'

    "Ama NATO ülkeleriyle bir konuda sıkıntımız var. Türkiye bir taraftan FETÖ ile bir taraftan PKK ile bir taraftan DHKP-C ile bir taraftan PYD, YPG ile mücadele ediyor. DAİŞ ile en yakın en sıcak en keskin mücadeleyi de şu anda Türkiye yapıyor. Çünkü bizim sınırımızda oluyor, oradan bizim sınırımıza müdahaleler, bizim Hatay'a, Kilis'e, Antep'e müdahaleler yapılıyor, bu müdahaleler sonucunda biz biliyorsunuz takip noktasını geçtik ve o anlamda da son derece başarılı bir Fırat Kalkan operasyonu gerçekleştirdik. Bu konuda TSK'yı ben gerçekten tebrik ediyorum. Şimdi bunu yaparken bazı ülkeler diyor ki, ‘DAİŞ ile biz mücadele ederken PYD, YPG ile de birlikte hareket edeceğiz.' Şimdi bir terörist grubu yok etmek için başka bir terörist grup ile beraber hareket etmek aklın mantığın kabul edebileceği bir hadise değil."

    'KİMLERLE NE ŞEKİLDE HAREKET ETMEK GEREKİYORSA BUNLARLA HAREKET EDECEĞİZ'

    AK Partili Beyazıt, bu terör örgütlerinden Türkiye'ye yönelik hareketler yapıldığını ifade ederek, "Elbette ki biz ülkemizi, kendi çıkarlarımızı, Ortadoğu'daki çıkarlarımızı, oradaki Türk kardeşlerimizin çıkarlarını muhafaza etmek, Türkiye'nin çıkarlarını muhafaza etmek açısından kimlerle ne şekilde hareket etmek gerekiyorsa bunlarla hareket edeceğiz. Bizim ilkelerimiz net açık, biz diyoruz ki, her türlü terörle mücadele edeceğiz, teröristin iyisi kötüsü olmaz, terör nerede varsa bu insanlık suçudur, bu insanlığın tamamına yapılmış bir eylem olarak görülmelidir, değerlendirilmelidir diyoruz. Bu konudaki bizim yolumuz belli" diye konuştu.

    Türkiye'de 3 milyondan fazla Suriyeli mülteci bulunduğuna da dikkat çeken Beyazıt, "Bizim böyle de bir sorunumuz var. Suriye'de bir an önce barışın yapılması lazım, biran önce oradan katil Esed'in giderek orada bir huzurun sağlanması lazım. Orada huzur sağlanacak ki, burada bize misafir olarak gelen, namuslarını, canlarını muhafaza adında bize sığınan bu insanlar kendi vatanlarına, memleketlerine, topraklarına, ocaklarına dönebilsinler, orada yaşayabilsinler. Biz böyle sıcak bir gündemle yaşıyoruz. Bunun için zaman zaman Rusya ile zaman zaman Amerika ile zaman zaman AB ülkeleriyle bu konuda birlikteliklerimiz oluyor. Ama ilkelerimiz bizim bu konuya başladığımızdan beri hiçbir zaman değişmemiştir" dedi.

    'İKİRCİKLİ TAVIRLARINDAN VAZGEÇEREK İNŞALLAH AKLIN YOLUNA GELECEKLERDİR'

    Milli Savunma Komisyonu'nu da 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında ziyaret eden ülkeler olduğunu vurgulayan Beyazıt şunları söyledi:

    "Özellikle AB ülkelerinden çokça gelenler olmuştur. Biz bunların hepsine de hem CHP hem MHP ile birlikte bunları anlattık, değerlendirdik, bu konuda da bizim birlikteliğimiz söz konusudur. Ülkemizin birliği, beraberliği, dirliği, düzeni olduğu zaman her türlü akan su durur" dedi. Türkiye'nin şu an NATO'dan beklentisinin de belli olduğunu vurgulayan AK Partili Yusuf Beyazıt, şöyle devam etti: "NATO burada Türkiye'nin NATO üyesi olan Türkiye'nin sınırlarını korumak, Türkiye'nin sınırlarını muhafaza etmek, Türkiye'ye yapılan saldırılarla ilgili Türkiye'nin yanında olmak, onların elbette görevidir. Bu konuda da onlar ikircikli tavırlarından vazgeçerek inşallah aklın yoluna geleceklerdir, değerlendireceklerdir."

    Yazıda ifade edilen görüş ve düşünceler, Sputnik'in görüşlerini yansıtmayabilir.

    Etiketler:
    AK Parti, Yusuf Beyazıt, Türkiye, Rusya
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın