00:23 16 Kasım 2019
Canlı Yayın
    CHP Genel Başkan Yardımcısı Erdal Aksünger

    CHP’li Aksünger’den Çağlayan yorumu: Türkiye kendi yargılamasını yapmadığı için şantaja açık durumda

    © AA /
    Görüş
    URL'yi kısaltın
    Yazarı
    0 01
    Abone ol

    TBMM’de dört eski bakanla ilgili kurulan soruşturma komisyonunda yer alan CHP'li Aksünger, eski Ekonomi Bakanı Çağlayan’ın Sarraf davasına sanık olarak eklenmesiyle ilgili “Ben bunun siyasi bir şantaja dönüştürüleceğini daha önce zaten söylemiştim. Ama şantaj şu; siz kendiniz işletmediğiniz hukuktan dolayı da mahkûm olma ihtimaliniz var” dedi.

    Türkiye’nin İran asıllı iş adamı Rıza Sarraf hakkında kendi yargılamasını yapmadığı için siyasi şantaja açık durumda olduğunu dile getiren CHP Genel Başkan Yardımcısı Erdal Aksünger “Bu konu Türkiye’de aydınlatılmadı, eğer ABD’de aydınlatılırsa bunun, Türkiye’ye karşı şantaj olarak kullanılma ihtimali var. ABD, Türkiye’den istediğini elde ettiğinde bunları bırakabilir, sorun bu” diye konuştu.

    Eski Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, ABD’de görülen Rıza Sarraf davasına sanık olarak eklendi. New York Güney Bölgesi Başsavcılığı tarafından dava dosyasına konan ek iddianamede Çağlayan ve eski Halkbank Genel Müdürü Süleyman Aslan’ın da aralarında bulunduğu isimlerin, İran’a uygulanan ambargoyu delmekten 5 yıl, karapara aklamaktan 20 yıl, bankacılık sistemini zarara uğratmaktan 30 yıl olmak üzere toplam 55 yıl hapis cezasıyla yargılanacakları belirtildi.

    17 Aralık 2013’te İran asıllı Rıza Sarraf ve birçok ismin gözaltına alındığı soruşturmada dönemin İçişleri Bakanı Muammer Güler, Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar ile AB Bakanı Egemen Bağış’ın da isimleri geçmiş, daha sonra bu isimler hakkındaki yolsuzluk ve rüşvet iddialarını araştırmak için TBMM’de Soruşturma Komisyonu kurulmuş, komisyonda CHP’li Erdal Aksünger de yer almıştı.

    'MECLİS SORUŞTURMA KOMİSYONU AKAMETE UĞRATILDI'

    Eski Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan’ın ABD’de görülen Rıza Sarraf davasına sanık olarak eklenmesini Sputnik’e değerlendiren Aksünger, “O günkü şartlar altında elimizde bulunan bütün evraklara, savcılık araştırmalarına baktığımız zaman fotoğrafın büyüklüğünde uluslararası bir çete görünüyordu zaten. Ben bu konuyu çok inceledim, uluslararası bağlantıları olsun, gümrükteki olaylar vesaire ortalıkta çok ciddi iddialar vardı. İddianamenin içinde bunu destekleyen ve delillendirilmiş o kadar çok konu vardı ancak İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı ve iktidar bu noktada bir sürü delili yok ederek savcılığın takipsizlik kararıyla birlikte TBMM’de açılan soruşturma komisyonunu da akamete uğratmış oldular” dedi.

    “Bunun aslında hükümete karşı bir darbe olduğunu söyleyerek milletin özellikle darbe lafı üzerindeki hassasiyetini kullanarak göz göre göre bunu kapattılar” diyen Aksünger, şöyle konuştu:

    “Burada şöyle bir durum var; Rıza Sarraf, İran’la Türkiye arasında bir köprü gibi görünüyor. İran’ın petrol ve doğalgazına karşılık altın ihracatıyla Türkiye içinde Halk Bankası nezdinde oluşturulmuş bazı hesaplarla halleden adam rolünde görünüyor. Ama aslında böyle masumane bir durum yok ortada. Obama’nın İran üzerindeki ambargoyu gevşetme teklifine kadar İran’dan bir şey alamıyordunuz zaten. Ambargo gevşetilince İran’dan doğalgaz ve petrol alacak olanlar para ödemesi yapmayıp gıda, giyim, ilaç, silah yapımında kullanılmayacak sanayi hammaddeleri gibi ürünler verilebilir şeklinde formül üretildi. Türkiye de bunun karşılığında onlardan aldığı petrol karşılığında Reza Zarrab aracılığıyla altın götürüyordu. Ne zaman ki altın durdu, buğday ihracatı vs. başladı, Halk Bankası da orada devreye giriyordu. Yani aslında Dubai’den aslında resmen hayali ihracatla para transferi yapılıyordu. Bunların hepsi belgeli zaten. Burada devreye giren, bunlara bu işlerde kolaylık sağlayan devlet kurumları ve bakanlıklar meselesi vardı, onlardan biri de Zafer Çağlayan. O günlerde Rıza Sarraf Türkiye’de hiçbir şekilde aklanabilecek durumda olmamasına rağmen hükümetin ısrarlarıyla aklandı. Ama bu dava orada duruyor ve bunun bir uluslararası bacağı olduğunu ben her zaman söyledim.”

    'BEN BUNUN SİYASİ ŞANTAJA DÖNÜŞECEĞİNİ DAHA ÖNCEDEN SÖYLEMİŞTİM'

    Daha önce “Rıza Sarraf davası siyasi şantaj davası haline gelmiştir” açıklaması yaptığını kaydeden Aksünger, “Çağlayan’ın bu davaya dâhil edilmesi benim daha önce söylediğimi tescilleyen bir gelişme. Ben bunun siyasi bir şantaja dönüştürüleceğini daha önce zaten söylemiştim. Ama şantaj şu; siz kendiniz işletmediğiniz hukuktan dolayı da mahkûm olma ihtimaliniz var. Ancak beni aslında en çok tedirgin eden konu, gerçeğin açığa çıkmaması. ABD’nin Türkiye’yi nereye götürecekse istediğini aldıktan sonra bu davaları kapatması durumunda hiçbir zaman bu iş aydınlığa çıkmaz. ABD, Türkiye’de bunun ucunun uzanacağı yerlere şantaj yaparak eğer bir şeyleri elde ettikten sonra bunu kapatırsa Türkiye açısından en büyük problem bu olacaktır. Bence öyle bir ihtimal var, öyle görüyorum. Her seferinde üç-beş ayda bir bu böyle üzerine katlanarak gidecek ve davanın sonuçlanmaya yakın bölümleri bu süreçte şantajın parçası olarak kullanılacaktır, öyle görünüyor. Çünkü bunun uluslararası ciddi boyutları var” diye konuştu.

    'ABD, TÜRKİYE’DEN İSTEDİKLERİNİ ELDE ETTİĞİNDE DAVAYI KAPATABİLİR'

    İktidarın da “Türkiye’ye şantaj yapılıyor” düşüncesini paylaşacağını, ancak kendisinin olaya farklı bir yerden yaklaştığını ifade eden Aksünger, “Biz başka yerlerden bakıyoruz. Tabii iktidar ve yandaş medya ‘Türkiye’ye şantaj yapılıyor’ diyecektir. Ben bunu şöyle söyledim; bu konu Türkiye’de aydınlatılmadı, eğer ABD’de aydınlatılırsa bunun, Türkiye’ye karşı şantaj olarak kullanılma ihtimali var. ABD, Türkiye’den istediğini elde ettiğinde bunları bırakabilir, sorun bu” dedi.

    İktidar çevrelerinde olayın son dönemde ABD ile gergin olan ilişkilere atıfla “ABD bir yandan PYD’ye silah veriyor, şimdi de bu davayla Türkiye’yi tehdit ediyor” şeklinde yorumlanabileceğini kaydeden Aksünger, “Benim bakışımla onların bakışı 180 derece farklı. Şurası açık; bu olayların dibinde yatanlar araştırılmadı. Kimse bu konuşmaların sahte, montaj olduğunu söyleyemez. IBAN numaraları, para transferleri, görüntüler, deliller, inanılmaz bir dosya var ortada. Hukuku işlettiğiniz zaman Türkiye’de bu davadan mahkûm olacak çok insan çıkar. Bu, aşikar bir konu. O yüzden şunu söylüyorum; siz bu işi yok sayamazsınız. Bu konu eğer Türkiye’nin başına bela olacaksa bugün iktidarın bu davayla ilgili yürüttüğü süreçten dolayı bela olacaktır” diye konuştu.

    'BU KONU İÇERDE MAHKEMEYE TAŞINMADIĞI İÇİN TÜRKİYE BUGÜN SIKINTIDA'

    Türkiye’nin bu konuyla ilgili yargısal süreci işletmediği için dışarıdan gelebilecek şantaja açık bir durumda olduğunu ifade eden Aksünger, “Burada sadece tek başına bir konu yok. Uluslararası para transferleri, uyuşturucusundan tutun vergi kaçakçılıkları, para aklamalara kadar bir sürü konu var. Bu konu aydınlığa kavuşturulmalı ve kimsenin kafasında bir soru işareti kalmamalı. Meclis Soruşturması Komisyonu’ndan öte Anayasa Mahkemesi’nin ya da başka bir mahkemenin bu konuyu araştırması lazımdı. Ne yazık ki öyle olmadığı için bugün Türkiye böyle bir sıkıntıyla baş başa şu anda” dedi.

    Yazıda ifade edilen görüş ve düşünceler, Sputnik'in görüşlerini yansıtmayabilir.

    Etiketler:
    Yolsuzluk, Meclis Soruşturma Komisyonu, Süleyman Aslan, Rıza Sarraf, Erdal Aksünger, Erdoğan Bayraktar, Egemen Bağış, Muammer Güler, Zafer Çağlayan, İran, Türkiye, ABD
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın