13:48 12 Kasım 2019
Canlı Yayın
    ABD Başkanı Donald Trump

    Trump’ın ulusal güvenlik stratejisi Ortadoğu’ya nasıl yansır?

    © REUTERS / Kevin Lamarque
    Görüş
    URL'yi kısaltın
    Yazarı
    0 12
    Abone ol

    ABD’nin yeni açıklanan Ulusal Güvenlik Strateji Belgesi ve Ortadoğu’ya yansıması tartışma yarattı. Konuya ilişkin CHP’li Öztürk Yılmaz, Saadet Partili Hasan Bitmez, Vatan Partili Yunus Soner ve eski Washington Büyükelçisi Faruk Loğoğlu değerlendirmelerde bulundu.

    ABD Başkanı Donald Trump, ilk Ulusal Güvenlik Strateji Belgesi’ni açıkladı. Belgede Türkiye’ye doğrudan atıf yer yapılmadı, Suudi Arabistan ve Mısır’a destek verildi, İran ise ‘terör destekçisi’ olarak nitelendirildi. Belgede ‘cihatçı terör örgütleri’ en büyük tehdit olarak ifade edildi. ABD Başkanı Trump, Rusya ve Çin’i ise ‘rakip kuvvetler' olarak tanımladı. Trump, "Amerikan etkisine, değerlerine ve zenginliğine meydan okuyan rakiplerimizle, ki bunlar Rusya ve Çin, karşı karşıyayız. Onlarla ve diğer ülkelerle büyük ortaklıklar kurmaya çalışacağız, ancak ulusal çıkarımızı koruyan bir şekilde" dedi.

    ABD’nin yeni ulusal güvenlik stratejinin özellikle Ortadoğu politikalarına nasıl yansıyacağı ise tartışma konusu oldu. Siyasetçiler ve uzmanlar Sputnik’in konuya ilişkin sorularını yanıtladı.

    CHP’Lİ YILMAZ: SOĞUK SAVAŞ MANTIĞI İLE DÜNYAYI OKUMA GÖRÜYORUZ

    CHP Genel Başkan Yardımcısı Öztürk Yılmaz, ABD’nin İran konusuna hem Ortadoğu’daki kendi çıkarları açısından yaklaşıp bir tehdit olarak gördüğünü hem de İsrail’in gözüyle baktığını söyledi. ABD’de İran hassasiyetinin öne çıktığını kaydeden Yılmaz, şöyle konuştu: “Burada baktığınız zaman İran ile ilgili bir hassasiyetin çok öne geçtiğini görüyorsunuz. Tabi bunun devamının olmayacağını söylemek sadece bir kandırmaca olur. Amerika hem egemen devletlere atıfta bulunuyor ama diğer taraftan gerek Suriye’de gerek diğer bölgelerde egemen devletlerin egemenliklerini aşındırabilecek bazı gruplarla da işi götürdüğünü de biliyoruz. Bunun bir çelişki olabileceğini açıkça görüyoruz.  Bir de sanki soğuk savaş mantığı ile dünyayı okuma görüyoruz. Burada Amerikan önceliğinin her şeyden daha üstün geldiğine vurgu var. Askeri ön plana çıkıyor yani diplomasiden ziyade güç kuvvet ön plana çıkıyor.”

    CHP’li Öztürk Yılmaz, ABD’nin stratejisinin kendi ulusal önceliklerini Ortadoğu’da ve dünyanın başka yerlerinde domine etmek olduğunu da kaydetti.

    SAADET PARTİLİ BİTMEZ: TÜRKİYE’NİN STRATEJİK ORTAK OLDUĞU VURGUSU YOK

    Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Hasan Bitmez ise ABD’nin ulusal güvenlik strateji belgesini “ABD’nin menfaati için tüm dünya hakimiyetini temin etmeye yönelik stratejik planlamalar” olarak nitelendirdi. Belgede Türkiye’ye doğrudan atıf yapılmadığını kaydeden Bitmez, “Türkiye’nin 2002 yılından bugüne kadar yani AK Parti Hükümeti’nin ‘ABD stratejik ortağımız’ vurgusunun muhataplığı ABD’nin açıklamış olduğu stratejik belgede gözükmüyor” dedi. Bitmez, sözlerini şöyle sürdürdü:

    'BÖLGEDEKİ RADİKAL ÖRGÜTLERİN VARLIĞININ KAYNAĞI ABD'

    • Bu belgede İran’ın bir numaralı düşman olarak görme imkanımız var. Bununla paralel olarak bölgedeki terörist gruplarla ilgili vurgular var. Ama bölgede özellikle İslam adına taktim edilen terörist grupların kaynağı zaten Amerikan’ın kendi kaynağı. Çünkü Suriye’de IŞİD liderlerini, 20 tanesini aldık çıkardık diye ABD’nin bizzat kendi açıklamaları var. Yani oradaki terörist örgütlerin bölgede faaliyet gösteren radikal örgütlerin varlığının kaynağı ABD. Yani aynı zamanda düşman ilan etmeleri bölge üzerinde yeniden bu tür varlıkların kullanılarak bölge üzerinde planlar yapıldığı, operasyonlar yapılabileceğine dair bize endişe de veriyor.

    'ABD’NİN İSTİKRARI İÇİN BÖLGENİN İSTİKRARSIZLAŞTIRILMASI ENDİŞESİNE SAHİBİZ'

    • Belgenin detaylarına bakıldığı zaman Ortadoğu bölgesinin sahip olmuş olduğu enerji potansiyelini istikrar adına kendi lehlerine nasıl kullanabileceklerine dair planlamaların olduğunu görüyoruz. ABD’nin istikrarı için bölgenin istikrarsızlaştırılması noktasında da bazı adımlar atılabilir endişesine sahibiz. Bunun yanında ‘cihatçı terör örgütleri’ diye tanımlamalar var. Özellikle Suriye’de yönetime karşı Suriye yönetimine karşı destekledikleri unsurların zaman içerisinde bu tanıma uygun örgütler olduğunu burada hatırlatmakta da fayda var. Bunların her birisi bizi ayrıca endişeye sevk ediyor.

    Saadet Partili Bitmez, belgede Mısır ve Suudi Arabistan’ın ‘stratejik ortak’ olarak benimsediğini ifade ederken, “Önümüzdeki süreçte bu iki ülke üzerinden yürüyeceklerine dair bir vurgudur diye düşünüyoruz” diye konuştu.

    VATAN PARTİLİ SONER: BELGE ABD’NİN YALNIZLAŞTIĞININ TESPİT EDİYOR VE KABUL EDİYOR

    Vatan Partisi Genel Başkan Yardımcısı Genel Başkan Yardımcısı Yunus Soner ise strateji belgesinin ABD’nin yalnızlaştığının tespiti olduğunu ifade ederek, "Genel bağlamda belge ABD’nin dünya çapında gittikçe yalnızlaştığını tespit ediyor ve kabul ediyor. Bu çok önemli bir nokta" dedi. Soner şöyle devam etti: "ABD artık dünya çapında düzen kuran ve dünya çapında düzeni yürüten dolayısıyla bölgesel çatışmalarda hakem konumuna kendisini yerleştiren bir ülke değil. ABD Başkanı artık kendilerini çok güçlü bir devlet olduğunu ancak diğer güçlü devletlerle rekabet içinde olduğunu belirtiyor. Dolaylı olarak Trump çok kutuplu dünyaya geçildiğini ilan etmiş oluyor." Soner sözlerine şöyle devam etti:

    'SURİYE’DE SİYASİ ÇÖZÜM TALEBİNDEN BİLE TRUMP VAZGEÇMİŞ'

    • Buradan hareketle Ortadoğu politikası da artık ABD’nin tekelinden zaten çıkmıştı iyice çıkmış oluyor. Burada da ABD Başkanı bu gerçeği tespit ediyor. Çok çarpıcı nokta Ortadoğu açısından Suriye için siyasi çözüm talebinden bile Trump vazgeçmiş, ilgili bölümü okursanız burada sadece mültecilerin geri dönmesini sağlayacak bir uzlaşmanın sağlanmasını talep ediyor. Onun dışında ne Esad’ın istifası ne de Suriye’de herhangi bir özerklik, federasyon, yeni bir anayasa talebi burada milli güvenlik stratejisinin parçası değil. Bu da önemli bir geri adım.

    'ORTADOĞU POLİTİKASINDA ABD YAVAŞ YAVAŞ GERİ ADIM ATMAYA BAŞLAYACAK'

    Vatan Partili Yunus Soner, belgede İsrail ittifakı ve İran düşmanlığına ilişkin ifadelerin yer aldığını ifade ederek, “Ancak dünya çapında giderek yalnızlaşan ABD, Ortadoğu’da da giderek yalnızlaşıyor ve onun karşısında artık çok güçlü bir ittifak var. Dolayısıyla İran’a yönelik dile getirdiği tehditler ağırlıklı olarak pazarlıkla ilgili olarak değerlendirilmeli. Ortadoğu politikasında da ABD’nin yavaş yavaş geri adımlar atmaya başlayacağını, örneğin yakın dönemde askeri varlığını azaltmaya başlayacağını öngörebiliyoruz. Suriye konusunda attığı geri adım zaten çok önemli bir geri adım. Türkiye’yi hedef almaması da önemli bir geri adım. Bunlar ABD’nin artık yalnızlaşan ve çok kutuplu dünyada yerini arayan yeni çizgisinin göstergeleri” diye konuştu.

    'ABD, RUSYA VE ÇİN İÇİN KENDİSİNİ EŞİT DÜZLEME YERLEŞTİREN BİR ÇİZGİYE GİRMİŞ'

    ABD ulusal strateji belgesinde yer alan  Çin ve Rusya ile ilgili değerlendirmeleri  de yorumlayan Yunus Soner, ABD Başkanı Trump’ın Rusya ve Çin’i ‘rakip’ olarak tanımladığına dikkat çekti. Soner,  sözlerini şöyle sürdürdü: “Rakip demek aynı düzlemdeyiz demek. Özellikle ekonomi alanında onun dışında bölgesel düzelmelerde rekabete gireceğini ama rekabete gireceğini yani onlara karşı üstünlük pozisyonunu  kaybettiğini kabul etmesi ve onları eşit rakipler olarak kabul etmesini görüyoruz. Metinde gördüğüm en önemli unsur burada eşitliğin ABD tarafından tespit edilmiş olması, ABD, kısmın Avrupa için de ama özellikle Rusya ve Çin için kendisini eşit düzleme yerleştiren bir çizgiye girmiş. Nitekim Trump da kendisini artık dünyadan sorumlu değil ABD halkından, ABD ekonomisinden sorumlu bir devlet başkanı ilan ediyor. Konuşmasında şöyle, ‘biz oyunun parçasıyız ve bu oyunu kazanacağız’ diyor. Dolayısıyla  Amerikan’ın eski iddialarından bu metinde eser bulamıyoruz. Bu da tabi fiili durumun bir yansıması yani fiili olarak çok kutuplu dünya oluşmaya başladı şimdi bu gerçeklik ABD belgelerine de bu şekilde yansımaya başladı."

    LOĞOĞLU: İRAN’A YÖNELİK YENİ ADIMLAR GELEBİLİR

    Eski Washington Büyükelçisi Faruk Loğoğlu, ABD’nin ulusal güvenlik stratejinde içerik olarak şaşırtıcı bir unsur göremediğini söyledi. Yapılan değerlendirmeleri daha çok ABD Başkanı Trump’ın seçim kampanyası sırasında verdiği sözlerin ve ‘önce Amerika’ temasının varyasyonları olarak nitelendiren Loğoğlu, “Dövüşken bir üslupla kaleme alınmış fakat fazla dişi olmayan bir ulusal güvenlik stratejisi” dedi.

    Loloğlu şu değerlendirmelerde bulundu:

    • Çin ve Rusya’yı rakip olarak belirliyor, ABD’nin güvenliğini tehdit eden iki ana noktayı da İran ve Kuzey Kore olarak tespit ediyor. Bu ülkeler dışında ismen zikredilen ama daha olumlu bir çerçevede Mısır ve Suudi Arabistan var. Bunun dışında ismen zikredilen bir ülke de yok, Türkiye de yok. Türkiye bakımından ben bunu olumlu olarak telakki ediyorum. Çünkü Türkiye’yi zikredecek olsaydı hele hele Ulusal Güvenlik Danışmanı McMaster’in radikal İslam’a Katar ve Türkiye’nin destek verdiği yolundaki açıklamalar türünden bir şey girseydi bu Türkiye-ABD ilişkilerinde yeni bir rahatsızlık kaynağı oluşurdu.
    • Daha önceki ulusal stratejik belgelerine baktığımızda, onlarla bir paralellik var. Trump’ın seçim sırasında vadettiği sözleri, belirlediği tehlikeleri tekrarlayan ve alanlarda neler yapmak istediğini anlatan bir belge. Benim açımdan önem arz eden nokta yine İran ve Kuzey Kore’yi ama daha çok İran’ı tehdit olarak belirlemiş olması. Bu beni çok meşgul ediyor çünkü Trump kafayı İran’a takmış durumda. Yani önümüzdeki haftalarda aylarda gündemi belirleyecek şeyleri İran konusunda göreceğiz diye düşünüyorum.

    Faruk Loğoğlu’na göre önümüzdeki dönemde ABD’den İran’a yönelik yeni adımlar gelebilir.

    'EN DİŞE DOKUNUR BÖLÜMLERİ EKONOMİK KISIMLAR'

    ABD’nin ulusal güvenlik stratejisinin ‘en dişe dokunur bölümlerinin’ ekonomik kısım olduğunu vurgulayan Loğoğlu, “Burada ABD’nin ‘önce Amerika’ noktasından hareketle Trump’un yeni adımlar atabileceği, Çin ile ilişkiler, Kanada, Meksika hatta AB ile ilişkilerde. Ekonomik alanda, ticari anlaşmalar konusunda daha yeni adımlar atabileceği şeklinde bir mesaj algıladım” diye konuştu.

    Yazıda ifade edilen görüş ve düşünceler, Sputnik'in görüşlerini yansıtmayabilir.

    İlgili konular:

    ABD, Suriye'de kalmakta ısrarcı: 'IŞİD tehdidi bitmedi'
    Rusya: ABD’nin yeni ulusal güvenlik stratejisi çatışma çizgisini belirliyor
    Dışişleri'nden Kudüs tepkisi: ABD tarafsızlığını yitirdiğini bir kez daha gösterdi
    Etiketler:
    Ulusal güvenlik stratejisi, Vatan Partisi, CHP, Saadet Partisi, Faruk Loğoğlu, Yunus Soner, Hasan Bitmez, Öztürk Yılmaz, Donald Trump, Suudi Arabistan, Mısır, İran, Çin, Türkiye, Rusya, ABD
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın