15:32 31 Mayıs 2020
Canlı Yayın
    Görüş
    URL'yi kısaltın
    Yazarı
    0 101
    Abone ol

    İstanbul Şehir Tiyatroları oyuncusu ve yönetmen Tarık Şerbetçioğlu, Rus yapımı Maşa ile Koca Ayı çizgi filmini çocuk oyunu olarak sahneye koydu. Samimi bir dostluk hikâyesinin anlatıldığı çizgi filmde Türk halkının alışkın olduğu birçok şeyin bulunduğunu belirten Şerbetçioğlu "Maşa ile Koca Ayı, atışmalarıyla Hacivat ile Karagöz'e dönüşüyor" dedi.

    Rus senarist Oleg Kuzovkov tarafından yaratılan ve daha sonra 25 dile çevrilip 100'den fazla ülkede yayınlanan Maşa ile Koca Ayı, 2015 yılından beri de Türkiye'de. Çeşitli televizyon kanallarında ekranlara yansıyan çizgi film, son olarak da İstanbul Şehir Tiyatroları oyuncusu, yönetmen Tarık Şerbetçioğlu tarafından oyunlaştırılarak Türkiye'nin birçok kentinde sahneye taşındı. Maşa, Koca Ayı, Dişi Ayı, Saf Kurt ve Sinsi Kurt'un maceralarının anlatıldığı tiyatro oyunu İstanbul, Ankara, Bursa ve İzmir'in aralarında bulunduğu birçok kentte çocuklarla buluştu. Sputnik'e konuşan Şerbetçioğlu, Maşa ile Koca Ayı'nın neden Türkiye ve dünyada bu kadar sevildiğini anlattı.

    Şerbetçioğlu, ‘Maşa ile Koca Ayı'nın Türkiye'de sevilmesini sağlayan ne?' sorusunu şöyle yanıtladı:

    "Samimi bir dostluk hikâyesi var. Bence Türk halkını kavrayan şeylerin başında samimi dostluk geliyor. Büyük ve küçük figürün buluşması ile komik anlar yaşanıyor. Biraz Karagöz ve Hacivat var aslında işin içinde. Maşa ile Koca Ayı, atışmalarıyla Karagöz ve Hacivat'a, Kavuklu ile Pişekâr'a dönüşüyor. Dolayısıyla bizim çok alışık olduğumuz, bildiğimiz bir şey var. Ve bir aile var, bir ev var temelde. Ayı'nın bir evi var… Maşa sevimli bir kız çocuğu…

    Onu koruması, kollaması, onu olumlu anlamda yönlendirmesi çok esprili bir dille anlatılıyor."

    ‘KÜÇÜĞÜN, BÜYÜĞÜ ALT ETMESİ SÖZ KONUSU'

    Şerbetçioğlu, çizgi filmin sevdiği tarafları ile ilgili şunları söyledi: "Ben zaten çok seviyordum Maşa ile Koca Ayı'yı. Torunum sayesinde bildiğim ve sevdiğim bir çizgi filmdi. Yaz başında oturup 300-350 tane Maşa ile Koca Ayı çizgi filmi seyrettim. Beni cezbeden tarafı şu oldu: Küçüğün büyüğü alt etmesi… Yani çizgi filmlerdeki temel mantık kullanılmış. Çok sevimli bir kız çocuğu kocaman bir ayı ile mücadele ediyor. Mesela benim torunum 6 yaşında, benimle mücadele ediyor. Bu her zaman böyledir. Dolayısı ile çocuk seyrettiği şeyin içerisinde de bunu görmek ister. Buradaki bu ilişki zaten başlıca komedi unsurunu yaratan şey."

    ‘ÇOK BAŞARILI BİR İŞ ÇIKTI'

    Şerbetçioğlu, oyunun yazım sürecinde çizgi filmin Rus yapım şirketi Animacord Animation Studios'la sürekli bir işbirliği içinde olduklarını ifade etti.
    "Çizgi filmde sadece Maşa konuştuğu için oyuna bir anlatıcı eklediğini belirten Şerbetçioğlu, şöyle konuştu: "Her şey için Rusya'dan izinler alındı. Kostümler afişteki fotoğraflar, karakterler ve neler yapacağım hakkında hep Rusya'dakilerle konuşuldu, soruldu. Sonuçta da oyunda iki kurt var, Dişi Ayı, Koca Ayı ve Maşa'mız var. Oyunu çocuklara ulaştırabilmek için bir de anlatıcı ekledim. Çünkü sadece bizim kızımız konuşuyor. Diğer hiçbir karakter konuşmuyor. Benim hikâyenin omurgası olarak seçtiğim şu: Bir kıskançlık hikayesi. Maşa her zaman Ayı'nın onunla ilgilenmesini istiyor. Sürekli onunla bir şey paylaşmasını istiyor. Fakat Ayı'nın karşısına Dişi Ayı çıktığında, ki bu çizgi filmlerden birinde işlenmiş bir konudur, Maşa bunu çok kıskanıyor. Bu kıskanılan kişi bazen Dişi Ayı oluyor, bazen de küçük bir panda oluyor. Çünkü Maşa ilgi odağının kendisi olmasını ve sürekli kendisi ile ilgilenilmesini istiyor. Dolayısıyla 4 tane temel hikâye seçtim. Bu arada 5 tane de şarkı sözü yazdım oyuna. Şarkı sözlerini yazmamda eşim Binnur Şerbetçioğlu yardım etti. Seyrettiklerimin içerisinden toparladığım, cımbızladığım anları birleştirerek koca bir hikâye oluşturdum. 50 dakikalık oyunumuz, başı ve sonu olan tek bir hikâyeden oluşuyor. Müzikler Rus yapım şirketinden alındı. Kostümler birebir Rusya'dan geldi, orada yaptırıldı. Ya da onların işaret ettiği Türkiye'deki kişilere yaptırıldı. A'dan Z'ye her şeyle onlarla işbirliği içindeydik. Sürekli metin onlara gitti. Metne baktılar, onların uyarılarını dikkate aldık. Ama çok başarılı bir iş çıktı sonuç itibariyle. Seyirciyle buluştu, Türkiye'nin her yerinde oynuyor. Türkiye'yi geziyorlar. Büyük bir emek verildi."

    ‘MÜTHİŞ BİR SEVGİ HİKÂYESİ'

    Şerbetçioğlu, oyunda, çizgi filmde yer alan başlıca mesajları öne çıkartmaya çalıştığını ifade etti. Şerbetçioğlu "Çok çikolata ve şeker yersen dişin ağrır. Yani diş sağlığına dikkat edilmesi gerektiğini veya paylaşmayı bilmek ve bunun keyfine varmayı ön plana çıkarmaya çalıştım. Oyunun içerisinde çok çeşitli mesajlar var. Sözgelimi Koca Ayı çok entelektüel, evinde Anton Çehov'un resmi var. Yani Ayı bir sirkten emekli, çalışmış, okumayı, bulmaca çözmeyi, özellikle sudoku çözmeyi seven bir ayı. Ayı'nın eğitici vasfı ve Maşa'yı sonsuz bir sabırla eğitmesi, ona bir şeyler öğretmesinin, paylaşmasının güzelliğini ön planla çıkarttım. Müthiş bir sevgi hikayesi bu. Bütün bunlar çocuklarla buluştuğunda renkli oldu" ifadelerini kullandı.

    ‘MAŞA HER ÜLKEDE OLAN BİR ÇOCUK'

    Şerbetçioğlu, çizgi filmin tüm dünyada beğenilerek izlenmesinin nedeninin evrensel bir hikâyenin işlenmesinden kaynaklandığını söyledi: "Ben çok Rus kültürüne dair bir şey göndermesi hissetmedim. Aksine evrensel göndermeler hissettim. Bu çizgi film Arjantin'de de, Meksika'da da, Kanada'da da izlendiğinde oradaki insanların da çok şey alacağını gördüm. Tüm dünyada seyrediliyor, çünkü evrensel bir hikaye. Maşa da her ülkede olan bir çocuk. Bütün çocuklar ilgiye muhtaç, kıskanç; bütün çocuklar öğrenmek istiyor, hepsi kuru sünger gibi. Karşılarında sabırlı bir karakter arıyorlar. Buradaki temel özellikler çok evrensel. Öyle olmasa bu kadar başarılı olmazdı."

    ‘EMPOZE EDİLEN BİR ŞEY VARSA, O DA ‘KÜLTÜRLÜ OLMAK İYİ BİR ŞEYDİR' MESAJI'

    Daha önce basında Maşa ile Koca Ayı'nın ‘ajan' olduğu ve Rusya'nın çizgi film aracılığıyla kendi mesajlarını empoze ettiği yönünde iddialar yer aldı.


    Bu iddiaları ‘paranoyakça' olarak nitelendiren Şerbetçioğlu şu yorumda bulundu: "Hiç böyle şeyler hissetmedim. ABD bunu pek çok çizgi filmde yapmıştır, ama ben Maşa ile Koca Ayı da böyle bir alt mesaj görmedim. Daha çok olumlu mesajlar var. Entelektüel birikim, kültürlü bir ayı… Tabi ki dünya edebiyatına yön vermiş bir Rus edebiyatı var. Ayı'nın da Rus edebiyatını tanıtıyor olması güzel bir şey. Biz de bir Türk çizgi filmi yaptığımızda Müsahipzâde Celal'den, Nazım Hikmet'ten, Necip Fazıl'dan, Atilla İlhan'dan bahsedelim. Bu gayet normal olur. Kültürümüzü de tanıtmamız lazım. Orada da Çehov'un resmi var.

    Bizde de bir çizgi film olsa, Ayı'mız tiyatrodan emekli olsaydı, arkasında Muhsin Ertuğrul'un resmi olurdu. Kendi kültürümüzü tanıtmak adına bu işi bir aracı olarak kullanabiliriz. Ama bu bir empoze etme biçimi değildir, kültürümüzü tanıtmak adına kullanırız bunu. Maşa ile Koca Ayı'da empoze edilen bir şey varsa, bu ‘kültürlü olmak iyi bir şeydir' mesajıdır. Bu da evrensel bir şeydir. Kültürlü olmak iyi bir şeydir, kültürlü birisi daha sabırlı olur."

    Çizgi filme yönelik başka projelerde yer almak istediğini de aktaran Şerbetçioğlu "Devamı olursa yapmak isterim açıkçası. Keşke mesela daha büyük versiyonunu, daha kalabalık kadrolu, daha müzikal halini yapabilsem. Çünkü bu işi çok severek yaptım. İnşallah böyle bir teklif gelirse de yapmak, çalışmak isterim" ifadelerini kullandı.

    Yazıda ifade edilen görüş ve düşünceler, Sputnik'in görüşlerini yansıtmayabilir.

    Etiketler:
    Maşa, Koca Ayı, Dişi Ayı, Sinsi Kurt, Saf Kurt, Kavuklu ile Pişekâr, Karagöz ile Hacivat, Maşa ile Koca Ayı, Oleg Kuzovkov, Binnur Şerbetçioğlu, Tarık Şerbetçioğlu, Bursa, İzmir, Türkiye, Ankara, Rusya
    Topluluk kurallarıTartışma
    Sputnik hesabınızla yorum yapınFacebook hesabınızla yorum yapın