19:08 25 Nisan 2018
Ankara+ 8°C
İstanbul+ 26°C
Canlı Yayın
    TBMM Dışişleri Komisyonu üyeleri

    TBMM Dışişleri Komisyonu’nda 'Katar’ın stratejik önemi' tartışması

    © AA / Tayfun Salcı
    Görüş
    URL'yi kısaltın
    Yurdagül Şimşek
    0 02

    TBMM Dışişleri Komisyonu’nda Türkiye ile Katar arasında imzalanan iki anlaşmanın görüşmelerinde ‘Katar’ın stratejik önemi’ tartışması yaşandı.

    TBMM Dışişleri Komisyonu’nda  Türkiye ile Katar arasında imzalanan iki uluslararası anlaşma ela alındı. Bu anlaşmalardan biri iki ülke arasında gelir üzerinden alınan vergilerde çifte vergilendirmeyi önleme ve vergi kaçakçılığını engel olmayı amaçlıyor. Diğer anlaşma ise Türkiye ile Katar arasında kamu mali yönetimin geliştirilmesi alanında iş birliğini öngörüyor. 

    CHP’Lİ SALICI: KATAR’IN STRATAEJİK ÖNEMİ NEDİR?

    Komisyon tutanaklarına göre görüşmelerde CHP’li Oğuz Kaan Salıcı, daha önce de Katar’la ilgili çok fazla anlaşmanın TBMM gündemine geldiğini ifade ederek, Dışişleri Bakanlığı’nın toplantıdaki temsilcilerine “Katar’ın Türkiye’yle alakalı stratejik önemi nedir?” diye sordu.  Salıcı, Katar ile imzalanan kamu mali yönetimini geliştirilmesi anlaşmasına neden ihtiyaç duyulduğunu, bu anlaşmasının benzerinin başka ülkelerle de imzalanıp imzalanmadığını da öğrenmek istedi. Salıcı, söz konusu anlaşmada  “İslam Kalkınma Bankası kapsamında Türkiye Katar kararlarının desteklenmesi” ifadesine yer verildiğini, buna neden gerek duyulduğunu da sordu. 

    MÜSTEŞAR YARDIMCISI ATEŞ: KÖRFEZ BÖLGESİ STRATEJİK DEĞERDE

    Dışişleri Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Büyükelçi Murat Yavuz Ateş ise sadece Katar’ı stratejik önemde görmediklerini bütün Körfez bölgesini stratejik değer gördüklerini söyledi. Diğer Körfez ülkeleriyle de imzalanan pek çok anlaşma olduğunu ifade eden Ateş, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Dış politikamızda Körfez bölgesiyle ilişkileri geliştirmek öncelikli konulardan bir tanesi ve bu çerçevede pek çok alanda gerek ekonomik gerek siyasi ve mümkün olduğu durumlarda askerî alanlarda Körfez bölgesiyle ilişkileri geliştiriyoruz. Nitekim, Katar dışında Körfez bölgesinde pek çok ülkeye mesela silah satışımız da mevcut. Dolayısıyla olaya bu çerçevede yaklaşmamız gerektiğini düşünüyorum. Tabii Katar’ın burada özel bir konumu son dönemde özellikle oluştu çünkü Körfez bölgesinde gelişmeler karşısında Katar’ı ülkemizin bir miktar daha fazla desteklenmesi gerekti. Ancak bunu yaparken diğer ülkeleri de karşımıza almamaya ve özellikle Körfez ülkelerinin karşı karşıya kaldıkları sorunların çözümünde yapıcı bir rol oynamaya gayret ettik. Dolayısıyla, ülkemizin Katar'la ilişkilerini bu çerçevede değerlendirmek uygun olur diye düşünüyorum.”

    İSLAM KALKINMA BANKASI’NDA İŞ BİRLİĞİ TARTIŞMASI

    Büyükelçi Ateş, CHP’li Salıcı’nın anlaşmada İslam Kalkınma Bankası kapsamında Türkiye Katar kararlarının desteklenmesi hükmüne neden yer verildiğine ilişkin sorusuna da, “Esas itibarıyla iki ülkenin İslam Kalkınma Bankası içerisinde iş birliğini artırmalarına yönelik bir madde olarak değerlendiriyoruz” yanıtını verdi. CHP’li Salıcı ise, “ O zaten metinden anlaşılıyor. İki ülke bir anlaşma yapıyor ‘İslam Kalkınma Bankasında paslaşalım, birbirimizi destekleyelim.’ Bunu madde olarak niye yazarsınız, bunu yazmaya gerek yok ki. Yani zaten siz anlaşma yapmışsınız, yapmış olduğunuz anlaşma İslam Kalkınma Bankasını da içeren bir anlaşmaysa eğer zaten ortak hareketi de ifade eder. Yani ‘Bizim el kaldırdığınız yere siz de el kaldırın, sizin oy verdiniz yere bize de oy verelim.’ demek bu, Türkçesi bu; siyasetçi bunu böyle anlar. Niye böyle bir şeye ihtiyaç duyuldu, izaha muhtaç bence” diye konuştu. Gelir İdaresi Başkan Yardımcısı Ayşe Dilbay ise bu soruya yazılı yanıt vermek istediklerini söyledi. 

    DIŞİLERİ BAKANLIĞI’NDAN DOYURUCU YANIT İSTENDİ

    CHP’li Oğuz Kaan Salıcı da, Katar’ın stratejik önemiyle ilgili yazılı yanıt isteyerek, Dışişleri Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Ateş’in  soruyu taca attığını söyledi. Bunun üzerine Komisyon Başkanı AK Partili Volkan Bozkır, ‘taca atma’ tabirini gidecek doyuruculukta bir notun Dışişleri Bakanlığı’ndan kendilerine gönderilmesini istedi. 

    AK PARTİLİ TORUN:  TÜRKİYE’NİN MENFAATLERİNİ KORUMA ALTINA ALMIŞTIR

    Tartışmaya katılan AK Partili Cemalettin Kani Torun, Katar’ın stratejik pozisyonuyla ilgili konun tarihsel arka planı olduğunu söyledi. Torun, bölgedeki emirliklerin büyük ölçüde Birinci Dünya Savaşı öncesinde ve Birinci Dünya Savaşı’nda İngiltere’nin yanında yer almalarına rağmen o dönem müstakil bir emirlik olan Katar Emirliği’nin Osmanlının yanında yer aldığını kaydetti. Torun şöyle konuştu:

    “Yani tarihsel bir arka planı var bu işin. Sonrasında özellikle 2011’e geldiğimizde, 2011’den itibaren bölgede Birleşik Arap Emirlikleri —açıkça söyleyelim- Arap Baharı’ndan itibaren bölgedeki gelişmeleri kendisine bir tehdit olarak gördü ve bunun arkasında da özellikle Türkiye’nin ve Katar’ın olduğunu düşündüğü için bize yönelik birtakım hareketlerde bulundu. Bunlardan bir tanesi, Mısır’daki karşı devrimdir yani askerî darbe. Bir tanesi, 15 Temmuz’da Türkiye’de yapılan darbe teşebbüsünün planlanmasına destektir. Yani Orta Doğu’daki şu anda birçok var olan, bu anlamda, halklara yönelik hareketlerin arkasında maalesef bunlar bulunmuştur, özellikle de İsrail’le yakın ilişkileri vardır ve Türkiye’ye yönelik bu çalışmaları devam ettiriyorlar. Yani burada Türkiye Katar’ı bir şekilde korumasına almakla Katar’ı değil, bir anlamda Türkiye’nin menfaatlerini koruma altına almıştır çünkü doğrudan Türkiye’nin menfaatlerine yönelik bir çalışma vardır karşıda. Bunu arkadaşlar ‘on the record’ söyleyemediler, ben söyleyeyim bari siyasi olduğum için. Ama Oğuz Bey de bunun farkında aslında. Sadece kayıtlara geçsin istedim.”

    CHP’Lİ SALICI KÖRFEZ ÜLKELERİNİN TAMAMINI KARŞIMIZA ALMIŞ DURUMDAYIZ

    Bunun üzerine de CHP’li Oğuz Kaan Salıcı,  “Kritik mesele, biz Katar’da askerî üs kurarak ve Katar'a bu kadar angaje olarak ‘Körfezdeki az önce söylediğiniz stratejik önemi olan diğer ülkelerle ilişkileri geliştirmek istiyoruz.’ cümlesine uygun davranıyor muyuz, davranmıyor muyuz? Bence davranmıyoruz. Yani Katar'la yapmış olduğumuz o yakın ilişkiyle Suudi Arabistan’ı, Bahreyn’i ve Birleşik Arap Emirliklerini —zaten Körfez'de çok da ülke yok- neredeyse tamamını karşımıza almış durumdayız. Bu izah edilen dış politika cümleleriyle fiiliyat örtüşmüyor farklı bir sonuç ortaya çıkarıyor” dedi. MHP’li Mehmet Günal’ın “Katar’da üs kurmasak düzelecek mi?” demesi üzerine de CHP’li Salıcı, “Mesele üs değil zaten, biz mali meseleden girdik; üs bunun bir aşaması yani problem oradan kaynaklanıyor” diye konuştu. 

    Tartışmaların ardından Türkiye ile Katar arasında imzalanan anlaşmalara ilişkin tasarılar oylanarak kabul edildi. Söz konusu anlaşmalar TBMM Genel Kurulu’nda da görüşülecek. 

    Etiketler:
    Kani Torun, Volkan Bozkır, Murat Yavuz Ateş, Oğuz Kaan Salıcı, Katar, Türkiye
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın