22:38 23 Ekim 2018
Canlı Yayın
    Fransa -  Türkiye - Bayrak

    'Fransa, Suriye'de daha etkili olma çabası içinde ama arabuluculuk önerisinin Türkiye'de bir karşılığı yok'

    © AFP 2018 / ALAIN JOCARD
    Görüş
    URL'yi kısaltın
    Hüseyin Hayatsever
    0 92

    Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un Türkiye ile YPG'nin de içinde bulunduğu Demokratik Suriye Güçleri (DSG) arasında arabuluculuk yapmak istediği açıklamasını değerlendiren uzmanlar, Fransa'nın Suriye'de daha etkili olma çabası içinde olduğunu belirtirken, bu adımın Türkiye'den bir karşılık bulmayacağını söylüyor.

    Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, dün ilk kez aralarında YPG'lilerin de bulunduğu bir heyeti Elysée Sarayı'nda kabul etti. Görüşmeden sonra Elysée Sarayı'ndan yapılan açıklamada, Macron'un Türkiye ile Demokratik Suriye Güçleri (DSG) arasında arabuluculuk rolü üstlenmek istediği belirtildi.

    Reuters'a konuşan YPG'den Khaled Eissa ise, Macron'un görüşmelerinde Menbiç'e asker gönderme sözü verdiğini söyledi. Eissa, "IŞİD'in saldırılarına karşı güvenliğin sağlanması ve yabancı ülkelerin saldırganlığını durdurmak için bir takviye yapılacağını" belirtti.

    Elysée Sarayı'ndan YPG yetkilisinin açıklamalarına ilişkin herhangi bir yorum yapılmadı. Fransa Cumhurbaşkanlığı'ndan bugün yapılan basın açıklamalarında ise Fransa'nın IŞİD'le mücadele koalisyonunda var olan birliklerin dışında Suriye'ye yeni asker gönderme planının bulunmadığı bildirildi.

    Macron'un arabuluculuk önerisi ve Fransa'nın Suriye'ye asker göndereceği haberleri, ABD Başkanı Donald Trump'ın "Çok yakında Suriye'den çekileceğiz. Bırakalım Suriye'yle başkaları ilgilensin" açıklamaların hemen ardından geldi. ABD Dışişleri Sözcüsü Heather Nauert ise, Trump'ın sözünü ettiği çekilme planından haberdar olmadıklarını açıkladı.

    Macron'un arabuluculuk önerisine Türkiye'den tepki gelirken Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu bu önerinin kabul edilemez olduğunu belirtti.

    'FRANSA, DURUMDAN VAZİFE ÇIKARDI'

    Macron'un arabuluculuk önerisi ve Trump'ın açıklamalarını Sputnik'e değerlendiren Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Barış Doster, Trump'ın Suriye'den çekilme açıklamasını gerçekçi bulmadığını belirtti.

    "Trump'ın açıklamasını birkaç şekilde yorumlamak mümkün: Ya Trump her zaman yapageldiği üzre bizim aklımızla alay ediyor, ya ABD müesses nizamı Trump'a yeni öneriler sundular, ya da ABD, Rusya'yla şu an için bizim bilmediğimiz büyük pazarlıklar yaptı ve ABD Suriye'den çekilme kararı aldı" diyen Doster, şöyle konuştu:

    "Bana sorarsanız ABD'nin Suriye'den çekilmesinin, Rusya'nın Suriye'de inisiyatifini kabul etmenin yanında şöyle bir açmazı da var ABD açısından; ABD'nin hegemonya kabiliyeti aşındığı için ABD zaten uzunca bir süredir bölgesel müttefiklerine, Suudi Arabistan'a, Birleşik Arap Emirlikleri'ne, İsrail'e, Avrupa'daki müttefiklerine ‘Haydi biraz da siz işe koyulun' diyordu, bölgesel müttefiklerini biraz daha cepheye sürmek istiyordu. İşin bu boyutu da var. ABD'nin Suriye'den çekilmesi, Suudi Arabistan'ın, İsrail'in, İran'ı çevreleme hamlesiyle açıklanamaz. Eğer ABD'nin öncelikli niyetlerinden biri İran'ı çevrelemek, bunun için de Suudi Arabistan ve İsrail öncülüğünde bir cephe oluşturmaksa o zaman ABD'nin Suriye'den çekilmemesi gerekiyor. Çünkü Suriye, İran açısından kritik bir coğrafya, İran ve Suriye arasında stratejik ittifak düzeyinde ilişkiler söz konusu. O yüzden ABD'nin Suriye'den çekilmesi, hem oraya yarın yeniden müdahale edebilmesi için yeni gerekçeler bırakıp çekilme anlamına geliyor benim için. Hem de ABD'nin bölgesel müttefiklerini, Avrupa'daki müttefiklerini bu işe daha fazla soyundurtmak, bu işe daha fazla koşmak ve cepheye daha fazla sürmek anlamına geliyor benim için. Nitekim ABD'nin Avrupa'daki önemli müttefiklerinden Fransa, Trump'ın açıklamasının üzerinden birkaç saat geçmeden amiyane tabirle durumdan vazife çıkardı. Fransa demek ki mesajı aldı, ‘ABD buradan çekiliyorsa biz de bu işe teşneyiz' mesajı verdi."

    'FRANSA, BÖLGEDEKİ KÜRTLER ÜZERİNDE HESAP YAPAN EMPERYALİST BİR DEVLETTİR'

    Fransa'nın tarihsel olarak Akdeniz'e ve özelde Suriye'ye özel ilgisi bulunduğunu belirten Doster, "Fransa'nın tarihsel olarak Akdeniz coğrafyasına olan ilgisi, etkisi, nüfuzu; Akdeniz özelinde Suriye ile olan ilişkileri dikkate alındığında Fransa'nın Suriye meselesinde durumdan vazife çıkarması ve Trump'ın attığı pası kendince gole çevirmek istemesi, emperyalist merkezler arasındaki çelişkinin yanı sıra emperyalist merkezler arasındaki işbirliğinin de bir yansıması. Fransa öteden beri Suriye'de etkili olma çabası içinde olmuştur ve aynı zamanda bölgedeki Kürtler üzerinde hesap yapan emperyalist bir devlettir. Bu bağlamda Macron'un ‘Biz Suriye'deki Kürtler'e güvence verdik, Türkiye ile YPG/PKK arasında arabuluculuğa hazırız' demesi de Trump'ın açıklamasından birkaç saat sonra gelmesi de benim tezimi doğruluyor" diye konuştu.

    'TRUMP'IN ‘SURİYE'DEN ÇEKİLECEĞİZ' AÇIKLAMASINA İHTİYATLI YAKLAŞILMALI'

    ABD'nin yakın zamanda Suriye'den çekilmesinin gerçekçi görünmediğini vurgulayan Doster, "Daha 15 gün öncesine kadar Trump ‘Obama'nın Irak'tan çekilmesi hataydı, ben Suriye'de bunu yapmayacağım' diyordu. Dahası ABD şu ana kadar kara gücü olarak gördüğü PKK/PYD terör örgütüne bu kadar yatırım yaptı, bugüne kadar 5 bin tır silah gönderdi, 50 bin kişilik bir ordu devşirmek istiyor bu terör örgütünden. Suriye'de ABD'nin 20 üssü buluyor. Bu kadar yatırım yaptıktan sonra Trump'ın kısa sürede Suriye'yi terk edeceğiz düşüncesine de ihtiyatlı yaklaşmak lazım. Çünkü orada çok büyük yatırımı var, orada yarın yeniden müdahil olmasını gerektirecek gerekçeler, mazeretler bıraktı" dedi.

    'TÜRKİYE, SURİYE MESELESİNİ SURİYE İLE GÖRÜŞMELİ'

    Suriye'de çözüm için Türkiye'nin öncelikle atması gereken adımın Suriye hükümeti ile doğrudan ilişki kurmak olduğunu ifade eden Doster, şöyle devam etti:

    "Türkiye'nin Fırat Kalkanı harekatı haklı, meşru ve doğru; ancak biraz gecikmiş bir harekattı. Zeytin Dalı harekatı ise haklı, meşru, doğru ve gecikmemiş bir harekat oldu. Eğer bunun devamı gelecekse, ki bu harekat yarıda bırakılmamalı, devamı gelmeli, Türkiye'nin öncelikle Suriye rejimini muhatap olarak kabul etmesi lazım. Suriye'nin toprak bütünlüğünü, egemenliğini ve siyasal birliğini doğru olarak savunan Türkiye'nin Suriye meselesini kalkıp ABD ile, Fransa ile görüşmesinin de, hatta Suriye meselesinde uzunca bir süre yanlış politikalar izledikten sonra şu anda aynı safta olduğu Rusya ve İran'la görüşmesinin de bir anlamı yoktur. Suriye meselesini öncelikle Suriye rejimiyle görüşmesi gerekir. Sizin 911 kilometre sınırınız olan komşunuz Suriye ile ne Rusya ve İran'ı arabulucu olarak kullanmalısınız, ne de bu coğrafyayla hiç ilgisi olmayan emperyalist güç ABD'yi muhatap almalısınız. Türkiye eğer bu sorunu çözmek istiyorsa öncelikle Suriye ile oturup görüşmelidir."

    'ABD, TÜRKİYE'Yİ BASKILARAYAK ÇÖZEMEDİĞİ KONULARI DİYALOG YOLUYLA ÇÖZME ARAYIŞINDA'

    Konuyu Sputnik'e yorumlayan İstanbul Kültür Üniversitesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Bora Bayraktar ise Fransa'nın Türkiye ile SDG arasındaki arabuluculuk önerisinde Afrin operasyonunun Türkiye'nin istediği şekilde sonuçlanmasının yattığı görüşünde.

    "Afrin harekatının çok çabuk bir şekilde Türkiye'nin istediği gibi sonuçlanması, ABD'nin PYD üzerinden bölgede tutunma projesini ciddi sekteye uğrattı. Bu da ABD'yi bir arayışa itiyor" diyen Bayraktar, şöyle konuştu:

    "İşin diğer boyutu da şu anda esas konu Rusya. İngiltere'de casusun zehirlenmesi olayıyla tırmanan ve Rus diplomatların buradan sürülmesine yol açan bir mesele var. Bu açıdan bakıldığı zaman bir NATO üyesi olan Türkiye'nin Astana ve Soçi süreçlerinde Rusya ve İran'la ilişkide olması esas meseleyi oluşturuyor. Bence esas konu bu. Türkiye'yi baskılayarak çözülemeyen konular acaba şimdi diyalog yoluyla çözülebilir mi arayışı söz konusu. Tabii Türkiye'nin ABD'ye derin bir güvensizliği mevcut, burada acaba Fransa üzerinden bir diyalog yakalanabilir mi arayışı var. Dolayısıyla bence Trump ile Macron arasında [27 Mart Salı günü] yapılan telefon görüşmesi önemli, onun içeriğini bilemiyoruz ama bu konuda bir açıklama yapılmış olması işin ciddiyetini gösteriyor. Tabii ben bunun Türkiye'de bir karşılığı olduğunu düşünmüyorum. Bir arabuluculuk, PKK ile müzakere vesaire bunlar Fransa ve ABD'nin kendi değerlendirmeleri, bunun Türkiye'de pek bir karşılığı olmaz, politik olarak da hayata geçeceğini düşünmüyorum."

    'ABD'NİN SURİYE'DEN ÇIKMASI DA FRANSA'NIN ASKER GÖNDERMESİ DE OLASI DEĞİL'

    ABD askerlerinin Menbiç'ten çekilmesi ve yerlerine Fransız askerlerinin yerleştirilmesi gibi senaryoların bir gerçekliği olmadığını düşünen Bayraktar, "Ben ABD'nin Suriye'den çıkacağını da Fransa'nın buraya asker göndereceğini de düşünmüyorum. Bunların hepsi dünkü konuşmalar üzerinden ortaya atılan sözler ama işin rasyoneline baktığımızda bunlar maliyetli, sonu belirsiz, ne olacağı belli olmayan konular. Ben Fransa'nın buraya asker göndereceğini kesinlikle düşünmüyorum. ABD'nin çekileceğini de düşünmüyorum. Şu anda böyle bir ortam yok, bunu tetikleyecek bir durum da yok. ABD'nin burada 20 tane üssü var, Fırat'ın doğusuna yerleşmiş durumdalar. Bunu sadece Suriye olarak düşünmemek lazım, bunun arkasında ABD'nin Basra politikası yatıyor. ABD şu anda Irak'ta da asker sayısını arttırmayı düşünüyor" dedi.

    'FRANSA'NIN KENDİ İÇİNDEKİ RADİKALİZMİ ARTTIRACAK ADIMLAR ATMASI BEKLENMEMELİ'

    Birçok IŞİD saldırısına maruz kalan Fransa'nın bu ortamda Suriye'ye asker göndermesini de olası görmeyen Bayraktar, "Fransa açısından bakıldığında zaten DAİŞ ile büyük sorunlar yaşayan Fransa'nın Suriye'ye tekrar giderek kendi içindeki göçmenler arasındaki radikalizmi arttıracak adımlar atmasını da beklemiyorum. Bu biraz da Fransa'daki iç gündemi, geçtiğimiz hafta yaşanan sendikaların gösterileri üzerinden şekillenen gündemi yatıştırmak için iç politika malzemesi olarak kullanıldığını düşünüyorum" diye konuştu.

    'TÜRKİYE'DE YAPILACAK ÜÇLÜ LİDERLER ZİRVESİ SURİYE'DE ÖNÜMÜZDEKİ DÖNEMDEKİ GELİŞMELER AÇISINDAN ÖNEMLİ'

    Suriye'de önümüzdeki dönemde yaşanacak gelişmelerle ilgili Türkiye'de gerçekleştirilecek Erdoğan-Putin-Ruhani zirvesinin önemli olduğunu ifade eden Bayraktar, "Son üç-dört ayda yaşananlara bakarsak sahada ciddi bir durum değişikliği oldu. Bir taraftan Doğu Guta meselesinin rejim adına çözülüyor olması, diğer taraftan Türkiye'nin Afrin'i çözmesi, İdlip'teki durumu biraz daha belki netleştirecek olması ve PYD'nin burada önemli zemin kaybı, bütün bunlar siyasete tam olarak yansımış değil. Bunların ışığında üçlü zirve gerçekleşecek. Belki ondan sonra değerlendirme yapmak mümkün olabilir. Şu anda Suriye'de işlerin Batılı ülkelerin isteği doğrultusunda gitmediğini, daha çok Suriye-İran-Türkiye ekseninde gelişmelerin şekilleneceğini düşünüyorum" ifadelerini kullandı.

    İlgili konular:

    Fransa ile Menbiç diplomasisi
    Bozdağ: Fransa, Türkiye'nin desteğini kaybeder
    CHP'li Altay'dan Fransa'ya 'arabuluculuk' tepkisi: Haddini bil
    Etiketler:
    PKK, IŞİD, YPG, Heather Nauert, Recep Tayyip Erdoğan, Mevlüt Çavuşoğlu, Donald Trump, Khaled Eissa, Emmanuel Macron, Doğu Guta, Afrin, İran, Suriye, Türkiye, Fransa
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın