22:39 19 Eylül 2018
Canlı Yayın
    Rusya- İran- Türkiye

    AK Partili Babuşçu: Türkiye-Rusya ilişkileri Macron'un polemiğine heba edilecek ilişkiler değil

    © REUTERS / Ümit Bektaş
    Görüş
    URL'yi kısaltın
    Elif Sudagezer, Hüseyin Hayatsever
    ABD, İngiltere ve Fransa'dan Suriye'ye saldırı (58)
    0 92

    Kimyasal provokasyonun ardından ABD ve İngiltere'yle birlikte Suriye'ye saldıran Fransa'nın liderinin "Rusya ve Türkiye'yi ayırdık" sözlerini Sputnik'e değerlendiren politikacı ve uzmanlara göre "Rusya-Türkiye ilişkileri bu sözlere heba edilemez. Batı'nın amacı ise Suriye'de değişen dengeleri kendi lehine değiştirmek."

    Rusya'nın Suriye'de kimyasal saldırı iddialarının bizzat Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) tarafından soruşturulması talebini reddederek herhangi bir soruşturma dahi başlatmadan ABD ve İngiltere'yle birlikte Suriye'ye füzeli saldırı düzenleyen Fransa'nın liderinden tartışma yaratacak açıklamalar geldi. Suriye'ye düzenledikleri füzeli saldırıdan bahsederken "(Bu saldırıyla) Türkiye ve Rusya'yı ayırdık" ifadesi kullanan Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'a hem Ankara hem Moskova'dan sert açıklamalar geldi. Macron'u sert sözlerle hedef alan ilk isim Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu oldu. Çavuşoğlu "Bizim İran ve Rusya ile Astana süreciyle başlayan ilişkilerimiz oldu. Bu süreçten de önemli kazanımlar elde ettik. Cenevre'yle de bu sürecin taçlandırılması gerekiyor. Farklı düşüncelerimiz olabilir ama Rusya ile ilişkilerimiz, Fransa Cumhurbaşkanı'nın sözleriyle bozulacak değildir. Bu tür açıklamalar doğru açıklamalar değil" dedi.

    Fransa'nın Türkiye, İran ve Rusya liderleri arasında gerçekleşen üçlü zirveye istemesine rağmen davet edilmediğinin altını çizen Çavuşoğlu "Maalesef birçok Avrupalı dostumuz işin ciddiyetinden uzak popülizmi temsil ediyorlar. Fransa Cumhurbaşkanı'nın yaptığı açıklamalar farklı ülkeler tarafından yalanlandı. Bir Cumhurbaşkanı'na yakışır açıklamalar bekliyoruz. Macron, Rusya ve İran'la yapılan zirveye gelmek istedi. Üçlü toplantıya dahil edilmeyince gelmedi" diye konuştu.

    ‘GÖRÜŞ AYRILIKLARI TÜRKİYE VE RUSYA'NIN İŞ BİRLİĞİNİ ARTIRIYOR'

    Macron'un 'Türkiye'yi Rusya'dan ayırdık' sözleri Kremlin tarafından da cevapsız bırakılmadı. Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Moskova ve Ankara arasındaki görüş farklılıklarının çatışmaya değil daha büyük iş birliğine dönüştüğüne işaret ederek "Moskova ve Ankara'nın görüşlerinin bir dizi konuda birbirinden farklılık gösterdiği kimse için sır değil. Fakat bu durum, görüş alışverişi yapmaya ya da görüşlerimizdeki bu farklılıkları tartışmaya devam etmemizi engellemiyor. En önemlisiyse, bu farklılıklar, büyük ekonomik projeler ve diğer çeşitli projelerde iş birliğimizi pek çok açıdan geliştirmemize yansımıyor" diye konuştu.

    Birkaç ay önce 'Syrie Leaks' adı altında sızdırılan belgelerde, Astana sürecine zarar vermek suretiyle Suriye'nin bölünmesinde mutabık kalan beş ülke arasında bulunan ve son olarak Suriye'deki kimyasal iddialarına ilişkin istihbarat raporunu sosyal medya mesajlarını baz alarak hazırladığını itiraf eden Fransa'dan gelen bu açıklamaları, politikacı ve uzmanlar Sputnik'e değerlendirdi.

    AK PARTİLİ BABUŞÇU: MACRON'UN SÖZLERİNİ DEĞERLENDİRMEK BİLE ANLAMLI DEĞİL

    Sputnik'e konuşan AK Parti İstanbul Milletvekili Aziz Babuşçu, Fransa Cumhurbaşkanı Macron'un "Suriye'ye saldırılar, Türkiye ile Rusya'nın arasını açtı" sözlerini "diplomatik nezaketten yoksun ve sığ" olarak nitelendirdi.

    Babuşçu, "Sayın Dışişleri Bakanı ve Sayın Başbakan bu açıklamalara cevap verdi. Ben ancak şunu söyleyebilirim; en basit haliyle diplomatik nezaketten yoksun, çok sığ bir değerlendirmedir. Türkiye ile Rusya arasındaki ilişkiler Macron'un bu nezaketsiz polemiğine heba edilecek ilişkiler değil. Dolayısıyla ben bu sözleri değerlendirmeyi bile anlamlı bulmam, nezaketten yoksun cümleler bütünü olarak ifade etmek yeterlidir diye düşünüyorum" diye konuştu.

    GAZETECİ BOZKURT: AMAÇ TÜRKİYE-RUSYA İŞ BİRLİĞİNİ BOZMAK

    Sputnik'e konuşan Gazeteci Ceyhun Bozkurt ise ABD, İngiltere ve Fransa'nın Suriye'ye yönelik saldırısının asıl amacının Suriye'de barışı sağlamayı hedefleyen bölgesel diyaloğun önüne geçmek olduğunu söyledi. Batı'nın kimyasal provokasyon üzerine Suriye'ye yönelik saldırı düzenlemesinin Zeytin Dalı Harekâtı süresince giderek artan ve 4 Nisan'da Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani'yi bir araya getiren ikinci üçlü zirveyle had safhaya ulaşan bölgesel iş birliğini hedef alındığını söyleyen değinen Bozkurt şöyle konuştu:

    "(Bu hamleyle) Zeytin Dalı Harekâtı ve 4 Nisan'da gerçekleşen zirveyle hızla artan Rusya-Türkiye-İran iş birliğiyle Türkiye ve Rusya'nın ilişkilerin bozulması hedef alındı. Zaten Batı'nın Türkiye ve Rusya'nın artan iş birliğinden duyduğu rahatsızlık ve bu ilişkiyi bozmaya yönelik tutum içerisinde olacağı yönünde bilgiler vardı. Macron'un açıklaması da tam da gelen bu haberlerle tutarlı. Bu saldırının en önemli boyutlarından biri, Türkiye'nin elini Fırat Kalkanı Harekâtı, Zeytin Dalı Harekâtı ve FETÖ'yle mücadele konularında güçlendiren Rusya-Türkiye ilişkisinin hedef alınmasıydı."

    ‘TÜRK-RUS İLİŞKİLERİNİ BOZMAK BATI'NIN SANDIĞI GİBİ KADAR KOLAY DEĞİL'

    İlişkilerin Batı'nın öngördüğü gibi bozulmasının kolay olmadığının altını çizen Bozkurt "24 Kasım 2015 tarihinde Rus uçağının düşürülmesiyle yaşanan o acı tecrübe, iki ülkenin önemli bir krizi bile nasıl geride bırakabileceği konusunda taraflara tecrübe kazandırdı. Hatta öyle ki Rusya'nın Türkiye Büyükelçisi Andrey Karlov'un silahlı bir saldırı sonucu öldürülmesinden sonra bile taraflar birlikte mücadele kararlılığıyla temasta bulundular. Son bir kaç yıl içerisinde Türkiye ve Rusya liderlerinin ne denli sık temas kurmakta olduğu da iki ülkenin ilişkilerinde herhangi bir kopma yaşanmaması ihtimalini oldukça güçlendiriyor" ifadelerini kullandı.

    Batılı ülkelerin politikalarının, öncelikli olarak Suriye ve Irak, sonrasındaysa Türkiye ve İran'ı bölmeyi amaçladığına değinen Bozkurt "Batı, öncelikle Suriye ve Irak; uzun vadede de Türkiye ve İran'ı parçalayacak bir politika güdüyor ve böyle olduğunu kendileri de itiraf ediyor. Gelinen noktada, Türkiye ve Rusya en küçük konuda bile iletişim halinde ve her konuda iş birliği yapma çabası içerisinde. Batı ise Türkiye'nin bölgesel iletişime yönelmesinden rahatsız oluyorlar. Zira bu bölgesel iletişim, Batı'nın Ortadoğu politikasına zarar verdi. Batılı ülkeler, Afrin konusunda da DAEŞ (IŞİD) konusunda da geri adım atmak zorunda kaldılar. Bu süreçte ABD'nin bu politikası çok ciddi zarar gördü. ABD öncülüğündeki Batı ise bu politikasını yeniden güçlendirmek için Türkiye-Rusya iletişimine saldırdı. Bu saldırı hazırlanış biçimi itibarıyla Türk-Rus ilişkilerini hedef almayı hedefledi. İşin en önemli boyutu buydu" dedi.

    ‘TÜRKİYE'NİN SURİYE'DEKİ ELİNİN GÜÇLENDİRMESİNDEN RAHATSIZLAR'

    ABD öncülüğündeki ülkelerin kimyasal provokasyonunun ardından Suriye'yi hedef almalarının bir diğer sebebininse Türkiye'nin Suriye'de elini güçlenmesinden rahatsız olması olduğuna işaret eden Bozkurt şöyle devam etti:

    "Bu saldırının ikinci bir amacı da Türkiye'nin terör tehdidi dolayısıyla Esad'ın gitmesine yönelik hassasiyetini ikinci plana itmiş olması. Türkiye, Esad hassasiyetinin önüne kendisini de tehdit eden terör örgütüyle mücadeleyi koydu. Ve bu da bölgesel iletişimin önünü açtı. Türkiye'nin de sahada eli güçlendi. Ben Batı'nın bu hamlesini, Türkiye'nin bu güçlenen elini zayıflatmak olduğuna inanıyorum. Türkiye'nin eli zayıflamaması için bölgesel iletişimin zayıflamasına izin verilmemeli. Batı'nın stratejik ve algıya yönelik bir saldırı gerçekleştirdiğini düşünüyorum."

    ABD'nin eylemlerinin Suriye'de "kaosu sürdürmeye yönelik" olduğuna işaret eden Bozkurt" Amerika'nın temel planı bölgede kaosun devam etmesi. Bu kaos Amerika'nın varlık nedeni ve Suriye'den çekilmek istemiyor. Bu saldırı sonrasında da ABD, Fransa ve İngiltere'yle birlikte bir politika izleyip elini güçlendiremeye çalışacak. Bu PKK/PYD terör örgütünün de işine gelebilir çünkü hiç değilse Münbiç'te ve Fırat'ın doğusunda gücünü koruma veya artırmaya çalışma politikası izleyebilirler" dedi.

    ‘RUSYA VE TÜRKİYE'NİN ORTADOĞU POLİTİKALARI BÜYÜK ÖLÇÜDE ÖRTÜŞÜYOR'

    Rusya ve Türkiye'nin bölgesel kaygıları büyük ölçüde örtüştüğüne işaret eden Bozkurt "Tarafların birbiriyle politik anlamda çatışması iki tarafın da bölgedeki kazanımlarını geriye götürür. Kendi ulusal çıkar ve güvenliklerini korumak için iki tarafta itidal içinde olacaktır. Bugün ortaya çıkacak herhangi bir din temelli örgüt hem Rusya'ya hem Türkiye'ye zarar verecektir. Yine etnik temelli terör örgütleri PKK/PYD gibi hem Türkiye hem Rusya hem de İran'ın çıkarlarına zarar verir" dedi.

    Bozkurt "Bölünmüş bir Suriye bütün bölge ülkelerinin çıkarlarına zarar verir. Bu yüzden ben Türkiye-Rusya özelinde devlet aklıyla bu sürecin gerilime evrilmeden çözüleceği umudundaydım. Bazı ufak çaplı gerilimler olsa da ilişkilerin bozulmayacağı kanaatindeyim. Rusya'nın bir Kürt politikası var. Oradaki PKK/PYD terör örgütü hariç Kürtlerin varlığını korumayı ister. Ama bu anlamda da Türkiye ile paralel bir tutum içindeler. Zira aynı hassasiyete sahi Türkiye, Afrin örneğinde olduğu gibi Kürtleri de PKK'dan kurtarıyor. Ben ortak bir noktada buluşulacağı kanaatindeyim. Çünkü ABD destekli PKK/PYD Rusya'nın bölgesel çıkarlarına da ters. Özellikle son 3 yılda kazandığı tecrübe dolayısıyla Türk-Rus ilişkileri, bu noktadan sonra da aynı FETÖ'yle mücadele sürecinde olduğu gibi provokasyona mahal vermeyecektir" diye ekledi.

    Konu:
    ABD, İngiltere ve Fransa'dan Suriye'ye saldırı (58)

    İlgili konular:

    Doğu Guta'da militanlara ait kimyasal silah atölyesi bulundu
    ABD: Kimyasal saldırının arkasında Esad olduğuna ilişkin elimizde kanıt var
    Lavrov: Kimyasal saldırının gerçekleştiği iddia edilen Duma'da değişiklikler yapmaya çalıştığımız yalan
    Ryabkov: Suriye’nin tüm kimyasal silahları titiz bir denetim altında imha edildi
    ABD'nin 'akıllı füzeleri' Suriye'de 1970'lerde üretilen füzelerle püskürtüldü
    'Esad, İran'a kaçmadı, Suriye'de çalışmalarını sürdürüyor'
    Şam'da Suriye ordusuna destek gösterisi
    Stoltenberg: Suriye operasyonu Rusya, Esad ve İran'a açık mesajdı, Türkiye'nin desteği memnuniyet verici
    Etiketler:
    Türkiye-Rusya İlişkileri, mutabakat, Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı Harekatı, Cenevre, üçlü zirve, Astana görüşmeleri, IŞİD, DAEŞ, PKK, PKK/PYD, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK), Ceyhun Bozkurt, Aziz Babuşçu, Hasan Ruhani, Vladimir Putin, Dmitriy Peskov, Mevlüt Çavuşoğlu, Recep Tayyip Erdoğan, Emmanuel Macron, Suriye'nin kuzeyi, İngiltere, Batı, Afrin, Ortadoğu, ABD, Fransa, İran, Rusya, Türkiye
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın