13:44 16 Kasım 2018
Canlı Yayın
    NATO

    ‘ABD, süper güç pozisyonunu kaybettikçe NATO içindeki müttefiklerine daha fazla baskı yapıyor’

    © REUTERS / Benoit Doppagne
    Görüş
    URL'yi kısaltın
    Hüseyin Hayatsever
    0 60

    ABD Başkanı Donald Trump'ın savunma harcamalarının 'hemen şimdi artırılması' talebini NATO liderleri kabul etti.

    12 Temmuz 2018'de NATO zirvesinde Bolton'un eşlik ettiği Trump'ın basın toplantısı
    © REUTERS / Kevin Lamarque
    Brüksel'de gerçekleştirilen NATO zirvesini ve zirveye damga vuran ABD Başkanı Donald Trump'ın açıklamalarını değerlendiren İstinye Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mesut Hakkı Caşın, "ABD süper güç pozisyonunu kaybetti ki müttefiklerine daha fazla baskı yapıyor ve bu da NATO'nun müttefikler arasındaki ‘birimiz hepimiz, hepimiz birimiz' algısını zayıflatıyor. ABD kurucu devlet olarak NATO'yu bu kadar sık eleştiriyorsa burada bir sıkıntı var demektir" dedi.

    TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi'nden Doç. Dr. Toğrul İsmayıl ise zirvenin sonuç bildirgesinde yer alan Rusya eleştirileriyle ilgili "Sürekli tek taraflı olarak Rusya'nın suçlanması haksızlık gibi görünüyor. Burada Batı'nın da tahriklerini unutmamak gerekiyor" diye konuştu.

    Belçika'nın başkenti Brüksel'de 29 ülke liderinin katılımıyla gerçekleştirilen NATO zirvesi sonuç bildirgesinde son dönemde Rusya'nın "siyasi amaçlarına ulaşmak için kuvvet kullanımını da içeren saldırgan eylemlerinin" Avrupa-Atlantik güvenliğini ve uluslararası istikrarı azalttığı savunuldu. Bildirgede NATO'nun Rusya ile uluslararası hukuk ve uluslararası yükümlülüklere saygı çerçevesinde bir ortaklığa halen inandığı ifade edilirken "Rusya'nın tutumu nedeniyle" böyle bir ilişki kurulmasının mümkün olmadığı ileri sürüldü.

    "ALMANYA ÜZERİNDEN TÜRKİYE'YE SOPA GÖSTERİLİYOR"

    NATO zirvesinin sonuç bildirgesini Sputnik'e değerlendiren İstinye Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mesut Hakkı Caşın, ABD Başkanı Donald Trump'ın Rusya ile ekonomik ilişkileri üzerinden Almanya'yı eleştirdiğini ifade ederek "Burada soru şu; acaba ABD, Rusya ve Almanya açıklamaları üzerinden Türkiye'ye de mi sopa gösteriyor? Rusya'ya yönelik ekonomik yaptırımlara uymayan ülke Türkiye. Almanya'dan sonra Rusya'dan en fazla gaz alan ülke de Türkiye. Türkiye ve Rusya arasında nükleer santral anlaşması da var" dedi.

    NATO'nun Türkiye'nin güvenlik endişelerini gidermediğini ifade eden Caşın, "O bakımdan Almanya üzerinden de Türkiye'ye sopa gösterildiğini düşünüyorum. Nitekim Türkiye'nin en önemli tehdit algısı olan CENTCOM'un Suriye sınırındaki varlığı devam ediyor. Her ne kadar olumlu açıdan baktığımızda Menbiç'te birtakım adımlar atılsa da henüz YPG'nin silah bırakmadığını görüyoruz. Bu bakımdan Türkiye'ye her ne kadar Suriye konusunda yardım edileceği taahhüt edilse dahi Türkiye'nin güvenlik endişelerinin giderilmediğini ve terörle mücadelede istediği desteği alamadığını düşünüyorum" diye konuştu.

    "TÜRKİYE'NİN İTTİFAKIN DIŞINA İTİLEMEYECEĞİ ORTAYA ÇIKTI"

    Caşın, "Türkiye açısından bakıldığında Türkiye'nin ittifakın dışına itilemeyeceği ortaya çıkmıştır. Özellikle Sayın Cumhurbaşkanı'nın bu zirvede Dışişleri Bakanı ve Milli Savunma Bakanı ile yer alması, NATO'nun güney kanadında Türkiye'nin vazgeçilmezliğini, hem Karadeniz, hem de Akdeniz'deki varlığının bölgedeki istikrar ve özellikle Gürcistan savaşı ve Kırım'da Türkiye'nin arabulucu rolü düşünüldüğünde Türkiye'nin Rusya ile NATO ve ABD ilişkilerde de önemli bir arabulucu rolü olduğunu ortaya koymuştur. Brüksel zirvesinde Türkiye'nin diplomatik ve askeri olarak görüşlerini ittifak içinde kabul ettirdiğini söyleyebiliriz. Bu, hem Türkiye hem Moskova açısından bir kazançtır" diye konuştu.

    "AVRUPA VE ATLANTİK ARASINDA CİDDİ GÖRÜŞ FARKLARI VAR"

    Trump'ın "Almanya savunma harcamalarını arttırmazsa Almanya'daki 35 bin askerimizi çekeriz" açıklaması yaptığını kaydeden Caşın, "Burada şunu görüyoruz ki Avrupa ve Atlantik arasında ciddi görüş farkları var. Sonunda NATO Genel Sekreteri, Avrupa ve Atlantik'in birbiri tamamladığını ve bu birlikteliğin bölünmez bütün olduğunu söylese de burada Türkiye'nin birtakım endişeleri var" ifadelerini kullandı.

    Trump başkanlığında ABD'nin istikrarsız bir tutum sergilediğini, bir gün Almanya'ya, bir gün Çin'e karşı başka başka açıklamalar yaptığını belirten Caşın, "[Trump'ın] NATO'yu kuran ana devlet olarak ‘Kumbaramıza saldırmak için kurulan bir teşkilattır' demesinin doğru olmadığını düşünüyorum. Ama NATO'yu kuran, Washington anlaşmasıyla ABD'dir. Burada statüko devam edecek mi ve demode dediği NATO'nun içine ABD yeniden geri çekilecek mi soruları önümüzde duruyor. Eğer Rusya'yı ya da savunma harcamalarını gerekçe göstererek ABD, Almanya'daki askerlerini çekerse burada kazanan taraf Rusya olacaktır. İkinci olarak Sayın Putin'in görüşlerine bakalım: Sayın Putin Rusya'nın hiçbir zaman NATO'nun düşmanı olmadığını ifade etti ve füze kalkanı meselesi dahil Rusya'nın uzlaşı içinde olduğunu biliyoruz" diye konuştu.

    "PUTİN'İN AÇIKLADIĞI ÇOK KUTUPLULUK GÖRÜŞÜ BUGÜN ÖN PLANDA"

    Soğuk Savaş sonrası NATO ile Rusya arasında ilişkileri tesis etmek için NATO-Rusya Konseyi kurulduğunu anımsatan Caşın, sözlerini şöyle sürdürdü:
    "Burada soru şu; Brezinski'nin ortaya attığı gibi Rusya'yla uzlaşı içinde olan güçlü bir NATO oluşturmak mı önemli, yoksa Rusya'yı düşman ilan edip onunla mücadele etmek mi? Bana göre NATO'nun genel duruşu, ittifakın içindeki pek çok ülke bu görüşü paylaşıyor, Rusya'yla bir uzlaşının Avrupa-Atlantik coğrafyasına barış ve istikrarı getireceğini düşünüyor. Ben de böyle düşünüyorum. Kırım'daki durum tartışılabilir ancak genel olarak Rusya-NATO ilişkilerine baktığımızda Rusya'nın tutumuna karşı NATO'nun da Baltık'tan Karadeniz'e kadar NATO'nun tatbikatlarını arttırması da Rusya tarafından hoş karşılanmıyor. Rusya, Ukrayna ve Gürcistan'ın NATO üyeliğine kırmızı çizgi olarak bakıyor. Bu bakımdan bir normalleşmenin olabilmesi için bir uzlaşı platformunun olabilmesi gerekiyor. Ancak ben Trump'ın sıkıntısının kendi iç politikasından kaynaklandığını düşünüyorum. Seçimin üzerinden iki sene geçmesine rağmen Trump yargı dahil ABD içindeki sorunlardan dolayı Rusya'yla ilişkileri normalleştiremiyor. Önümüzdeki hafta Helsinki'de yapılacak toplantının çok önemli olduğunu düşünüyorum. Acaba Çin'e ticaretinde 300 milyar dolar, Avrupa'ya ticaretinde 125 milyar dolar açık veren ABD bu şekilde kavgayla süper devlet pozisyonunu sürdürebilir mi? Ben, Başkan Putin'in Münih'te açıklamış olduğu çok kutupluluk görüşünün bugün daha ön plana çıkmış olduğunu düşünüyorum. Yani ABD süper güç pozisyonunu kaybetti ki müttefiklerine daha fazla baskı yapıyor ve bu da NATO'nun müttefikler arasındaki ‘birimiz hepimiz, hepimiz birimiz' algısını zayıflatıyor. ABD kurucu devlet olarak NATO'yu bu kadar sık eleştiriyorsa burada bir sıkıntı var demektir. Ve bu sıkıntının aşılması gerekiyor. Yeniden büyük NATO'yu kurmak, bütün müttefiklerin bunu desteklemesiyle olabilir."

    "TÜRKİYE'NİN S-400'LER KONUSUNDAKİ KARARLI TUTUMU SONUÇ VERDİ"

    Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'nun "S-400'leri aldık, 2019'da teslimatları yapılacak. Biz NATO'dan uzaklaşmıyoruz. Yunanistan'da da S-300 var, bunlar sorun olmuyor da bizim aldığımız S-400 niye sorun oluyor?" dediğini, NATO Genel Sekreteri Stoltenberg'in de "Türkiye çok stratejik bir müttefiktir" dediğini kaydeden Caşın, "Burada şu resmi görüyoruz; Türkiye'nin NATO üyesi olması, onun Rusya ile ilişkilerini bozmasına gerekçe değil. Burada Türkiye'nin dış politikasındaki kararlı tutumunun sonuç verdiğini düşünüyorum ki NATO Genel Sekreteri ‘Her ülke kendi silah sistemini almakta serbesttir' açıklamasını yapmıştır. Yani Türkiye'nin, S-400 meselesi dahil olmak üzere Rusya ile olan işbirliğinde, ABD'nin baskısına ve F-35'leri öne sürmesine karşın, kararlı bir tutum sergilediğini görüyoruz" diye konuştu.

    "ELEKTRONİK İSTİHBARATTAN BİRAZ ANLAYAN, S-400'LERİN F-35 BİLGİLERİNİ RUSYA'YA AKTARMASININ MÜMKÜN OLMADIĞINI BİLİR"

    Caşın, Türkiye'nin Rusya'dan S-400 hava savunma sistemi alması durumunda F-35'lerin bilgilerinin Rusya'nın eline geçeceği yönündeki iddiaların asılsız olduğunu vurgulayarak "Türkiye S-400'leri aldığı takdirde gizli istihbarat bilgilerini Rusya'ya aktaracağı yönündeki asılsız bilgilerin İsrail tarafından çıkarıldığını düşünüyorum ve bazı müttefikler buna çanak tutuyorlar. Ancak Türkiye hiçbir zaman egemen bir devlet olarak anlaşmalarına aykırı hareket etmemiştir, aldığı NATO bilgilerini üçüncü ülkelere aktaracak kadar güvensiz bir ülke değildir. İkincisi, S-400'ler savunma füzesidir ve bunların kullanımı NATO'nun lehinedir. NATO Genel Sekreteri'nin söylediği gibi her ülkenin kendi hava savunmasını kurma hakkı vardır. Macaristan'dan Yunanistan'a kadar birçok NATO ülkesinin S-300'ü var. Bunlar Rusya'ya bilgi aktarmıyor da S-400'ler mi aktaracak? Elektronik istihbarattan biraz anlayan biri bunun böyle olmadığını bilir. Çünkü Türkiye kendi yazılımını kendisi üretecek" diye konuştu.

    "PUTİN-TRUMP GÖRÜŞMESİNİN ARDINDAN SÜRPRİZLER OLABİLİR"

    Caşın, Brüksel zirvesinin, NATO'daki bazı anlaşmazlıkların kolay aşılamayacağını gösterdiğini ifade ederken "Ben Helsinki'de yapılacak Sayın Trump'la Sayın Putin'in görüşmesinin olumlu geçebileceğini ve aradaki bu güven eksikliğinin bir şekilde aşılabileceğini düşünüyorum. Daha önce Obama ile Putin'in öncülüğünde bir süreç başlatılmıştı. Helsinki'de bu olabilir mi, burada Putin'in göstereceği diplomatik başarıya bakıyorum. 16 Temmuz'daki görüşmeden sonra birtakım sürprizlerin olacağını, ABD ile Rusya arasında bir yumuşama olacağını, bunun da NATO ve Türkiye ile ilişkilerde yeni bir süreci başlatabileceğini söyleyebilirim" dedi.

    "SÜREKLİ TEK TARAFLI OLARAK RUSYA'NIN SUÇLANMASI HAKSIZLIK"

    NATO sonuç bildirgesinde Rusya'nın Avrupa-Atlantik güvenliğine zarar verdiği ifadelerini Sputnik'e değerlendiren TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi Uluslararası İlişkiler bölümünden Doç. Dr. Toğrul İsmayıl da, "Rusya'ya yönelik bu ifadelerin nedeninin son dönemlerde ABD başta olmak üzere NATO'daki öncül devletlerin, Rusya'nın Ukrayna politikası ve Gürcistan politikası sonucunda gerçekleşen olay olduğunu düşünüyorum. Ama burada sürekli tek taraflı olarak Rusya'nın suçlanması haksızlık gibi görünüyor. Burada Batı'nın da tahriklerini unutmamak gerekiyor" dedi.

    "NATO'NUN RUSYA'YLA İLGİLİ SÖYLEMLERİ TÜRKİYE-RUSYA İLİŞKİLERİNİ ETKİLEMEZ"

    NATO bildirgesindeki ifadelerin Türkiye-Rusya ilişkilerini etkilemeyeceğini belirten İsmayıl, "Rusya'nın da NATO'yla ilgili çok sert mesajları var, NATO'nun da Rusya ile ilgili çok sert mesajları var ama buna baktığımız zaman sadece Türkiye'yle ilgili değil. Mesela Almanya'nın Rusya'ya yönelik sert söylemleri olmasına rağmen Rusya ile işbirliğini sürdürmeye devam ediyor. Türkiye bu konuda daha hassas davranıyor, Türkiye'nin işbirliği hassasiyeti biliniyor. Türkiye daha önce de NATO üyesiydi, şimdi de NATO üyesi ama bu dönemlerde Türkiye-Rusya ilişkilerine çok farklı bir çerçeveden bakmak lazım, bunlar tamamen farklı şeyler. Türkiye'nin ulusal çıkarları çoğu zaman Rusya ile ikili ilişkilerin geliştirilmesini gerektiriyor. Şunu da söylemek gerekiyor, hem NATO'nun Rusya'yla ilgili söylemlerinin hem de Rusya'nın NATO'yla ilgili söylemlerinin Türkiye-Rusya ilişkileri üzerinde etkili olacağını düşünmüyorum" diye konuştu.

    Türkiye'nin Rusya'dan alacağı S-400 hava savunma sistemleri konusunda NATO'nun rahatsızlığının bilindiğini kaydeden İsmayıl, "NATO'dan özellikle Türkiye'nin Rusya'dan S-400 hava savunma sistemlerinin alması konusunda sürekli tedirginliklerini bildiriyorlar, hatta ABD bunu F-35 projesiyle bağlantılandırmaya çalıştı, sürekli Türkiye'ye baskı yapıyor. Ama unutmamak gerekiyor ki maalesef üzülerek söylüyorum Rusya'nın içinde de bazı kesimler Türkiye-Rusya yakınlaşmasına sıcak bakmıyorlar. Bunlar olan şeylerdir. Türkiye, kendi ayakları üzerinde durmaya çalışan bir devlet. Dolayısıyla ulusal çıkarlar bazı konuları gerektiriyor ki bu da ABD'nin görüşleriyle örtüşmeyebilir. Türkiye ile NATO müttefiki olmasına rağmen ABD'nin Suriye'de yürüttüğü politikalar çoğu zaman Türkiye'yle ters düştü. Bu tür meselelerin siyaseten çözülmesi gerekiyor. Tabii ki Türkiye'ye, Rusya'ya baskı olabilir. Ama Türkiye-Rusya ilişkilerini NATO üzerinden Batı üzerinden okumak doğru değil. Türkiye'nin Rusya ile ilişkilerinin olumlu yönde gelişmesi gerekiyor. Bu, bölgenin istikrarı için önemli şartlardan biridir. Ne kadar zor şartlarda olsa da iki ülkenin sorunlarını işbirliği içinde çözmesi gerekiyor" ifadelerini kullandı.

    İlgili konular:

    NATO zirvesinde Erdoğan-Çipras görüşmesi
    NATO: Gürcistan bir gün üyemiz olacak
    NATO zirvesinde liderler Hırvatistan-İngiltere maçını izledi
    Etiketler:
    NATO, ABD Başkanı Donald Trump, Rusya, Belçika, ABD
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın