20:56 22 Ekim 2018
Canlı Yayın
    Rus kadın

    Dr. Lordoğlu: Bekar kadınlar yalnız yaşıyorlarsa namuslu olduklarını da ispat etmek zorunda hissediyorlar

    © REUTERS /
    Görüş
    URL'yi kısaltın
    Serhat Sarısözen
    0 44

    RS FM’de yayınlanan Gündem Dışı’na konuk olan Dr. Ceren Lordoğlu’na göre kadının bekar olması, namus kavramı ile çok ilintili. Dr. Lordoğlu, “Kadınlar bekar olarak yaşıyorlarsa aynı zamanda namuslu olduklarını da ispat etmek zorunda hissettiriliyor. Ya da bunun için birtakım işaretler göstermek zorunda olduklarını hissediyorlar” dedi.

    İstanbul'da bekar kadın olmanın zorluklarını araştıran ve araştırmalarını ‘İstanbul'da Bekar Kadın Olmak' kitabıyla okuyucuya aktaran Dr. Ceren Lordoğlu, Gündem Dışı'nda Serhat Sarısözen'in sorularını yanıtladı.

    "Çalışmamı yaparken kamusal alanlarda kadınların kendilerini güvende hissetmediklerini gördüm" diyen Lordoğlu'na göre Bağcılar'daki bekar kadının da Kadıköy'de yaşayan bekar kadının da zorluk yaşadığını ve otokontrol mekanizması geliştirmek durumunda kaldığını söyledi.

    ‘BİZ GÜÇLÜYÜZ, YAPABİLİRİZ'

    "Bekâr kadınlar üzerine araştırma yapmayı tercih etmem tesadüf değildi. Akademik bir ilgiden çok önce farklı bir yaşam deneyimi olduğunu anlamıştım. Çocukluğumdan beri ailemde, çevremde pek çok bekâr kadının farklı yaşamlarına tanık oldum, tedirginliklerini hissettim. Görüşmeler sırasında, bana hayatlarından önemli, özel detayları aktaran kadınlardan bazıları —anlattıkları güçlenme hikâyelerinden kendileri de etkilenerek- ‘Kitabına şunu da yaz, kadınlar korkmasın, biz güçlüyüz, yapabiliriz' diyerek güçlenme öykülerini başka kadınlarla paylaşmak istediler. Bu sözler benim hem çalışmayı bitirme kararlılığımda, hem de yaygın şekilde okunması arzumda çok etkili oldu."

    ‘GECE TEK BAŞIMA ŞEHRİMİ KEŞFEDEBİLECEĞİM'

    Kitaptan, Ceren Lordoğlu'nun ifadeleri:"Uluslararası Af Örgütü Türkiye Şubesi'nin ‘Kadına Karşı Şiddete Son' imza kampanyası kapsamında, katılımcılara sorulan "Kadına karşı şiddetin sona erdiği bir dünyada ilk yapacağın şey nedir?" sorusuna verilen yanıtlar da kadınların kentte güvenlikle ilgili korkularını gösterir: ‘Korkusuzca sokağa çıkabileceğim', ‘Gece tek başıma şehrimi keşfedebileceğim'.

    ‘BEŞ BEKAR KADININ KAPISINA KİRLİ İÇ ÇAMAŞIRLARI BIRAKILDI'

    "Kadın olmanın getirdiği zorluk sadece mahallede değil kalabalık sitelerde de var. İki yıl önce bir sitede beş tane kariyer sahibi bekar kadının kapısına kirli iç çamaşırları bırakıldı. Bu, bize şunu gösteriyor: Bekar olma hali, namus kavramı ile çok ilintili gözüküyor. Kadınlar bekar olarak yaşıyorlarsa aynı zamanda namuslu olduklarını da ispat etme zorunda hissettiriliyor. Ya da bunun için birtakım işaretler göstermek zorunda olduklarını hissediyorlar."

    ‘BİR DE PEK GÖRÜNÜR OLMAYAN KONULAR VAR'

    "Akşam eve döneceğimiz saate göre rota belirlemek, evden çıkarken şehrin nerelerinden geçeceğimize göre kıyafet seçmek gibi gündelik hayatımıza dair ayrıntılar yanında bir de pek görünür olmayan konular var: Yalnız yaşayacaksak ve ekonomik imkânlarımız dolayısıyla seçme imkânımız varsa, şehrin neresinde oturmak daha güvenli ve rahat olur? Mahalle hayatı, çocuğu olan bekâr bir kadın için siteye göre daha mı güvenli? Yaşadığımız yerde çevremizle kuracağımız ilişkilerin sınırları olmalı mı? Erkek arkadaşlarımızın eve girip çıkması sorun olur mu? Ailemizin ya da arkadaşlarımızın oturduğu mahallede yaşamak, bekâr kadın olarak yaşamanın kolaylaştırıcısı olabilir mi? Bütün bu sorulara kadınlar erkeklerden farklı şekillerde yanıt ararlar."

    ‘ATAERKİL BASKININ GÜCÜ İLE DE TEKRAR TEKRAR KARŞILAŞTIM'

    "Bu kitap ile İstanbul'da birbirinden farklı sınıfsal ve kültürel özelliklere sahip bekâr kadınların mekânla ilişkili yaşadıkları sınırlılıkları ve aynı zamanda bunlarla baş etme, direnme yöntemlerini ve güçlenmelerini, anlatımları üzerinden görünür kılmayı amaçladım. Mekânla toplumsal cinsiyet arasındaki karşılıklı ilişkinin takibini, yaşanan sınırlılıklar üzerinden yapmak farklı bakış açılarını yakalama imkânı sağlayabilir. Mekânı kadınları bütün bütün sınırlandıran, hapseden bir yaklaşımdan ziyade çelişkileri barındıran, direnme ve sınırları zorlama imkânı yaratıp, güçlendiren bir süreç olarak ele aldım. Kadınların sınırlandırmalara karşı direnme imkânlarını gündelik hayatlarının parçası olan mekânla ilişkileri üzerinden anlamaya çalıştım. Bu baş etme yöntemlerini, onların anlatımları üzerinden görüp anlamaya çalışmakla birlikte, sınırların ve ataerkil baskının gücü ile de tekrar tekrar karşılaştım. Kadınlar konsere bile giderken dönüşlerindeki etek boylarını düşünerek bunu ayarlamak zorunda hissediyorlar ya da kıyafetlerini gün içinde bile semtten semte değiştirmek zorunda kalıyorlar."

    Etiketler:
    Kadın, Ceren Lordoğlu
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın