03:13 16 Kasım 2018
Canlı Yayın
    Suriye

    İstanbul'daki dörtlü zirve ABD'nin Suriye'de devre dışı kaldığının kanıtı mı?

    © REUTERS / Omar Sanadiki
    Görüş
    URL'yi kısaltın
    Elif Sudagezer, Yurdagül Şimşek
    Türkiye, Rusya ve İran arasında Suriye mutabakatı (41)
    0 31

    Rusya, Almanya, Fransa ve Türkiye'nin 27 Ekim'de İstanbul'da gerçekleştireceği dörtlü zirvenin sonuçları ne olur? Zirve, ABD'nin Suriye'de devre dışı kaldığının kanıtı niteliğinde mi? AK Parti, CHP ve Vatan Partisi'nden siyasetçiler konuyu Sputnik'e değerlendirdi.

    Türkiye, Rusya ve İran'ın garantörlüğünü üstlendiği Astana süreciyle birlikte Suriye'de siyasi çözüm süreci devam ederken, İstanbul önemli bir Suriye zirvesine ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Türkiye- Rusya —Fransa — Almanya dörtlü zirvesi 27 Ekim'de İstanbul'da gerçekleşecek. Zirvenin taraflarının, Suriye'deki siyasi çözüm için ortak formül arayışına girmesi bekleniyor. Zira Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın "Bu zirvede bizim öncelikli amacımız, Suriye'de çözümün askeri değil, siyasi olduğu gerçeğinden, ilkesinden hareketle acaba yeni ne tür formüller üretebiliriz konuları üzerinde durmak olacak. Sayın Cumhurbaşkanımızın, bu çerçevede İdlib mutabakatının muhafaza edilmesi ve özellikle rejim kaynaklı ihlallerin önlenmesi yönünde değerlendirmeleri olacak" dedi. Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov da, zirveye ilişkin Suriye'yle ilgili ortak konular bulmaya çalışacaklarını belirtti.

    Peki bu zirvenin sonuçları ne olur? İstanbul'da gerçekleşecek bu kilit zirve, ABD'nin Suriye'de devre dışı kaldığının kanıtı niteliğinde mi? ABD'nin dahil edilmediği ve Suriye konusunda ilk kez yalnızca Ankara, Moskova, Paris ve Berlin'i bir araya getirecek olan zirveye ilişkin beklentilerle zirveyi takip etmesi olası gelişmeleri, AK Parti, CHP ve Vatan Partisi'nden siyasetçiler Sputnik'e değerlendirdi.

    AK PARTİLİ ÖZKAN: İSTANBUL'DA ÖNEMLİ BİR ZİRVE

    AK Parti Grup Başkanvekili Cahit Özkan, Sputnik'e yaptığı değerlendirmede, Suriye'de yaşanan istikrarsızlık süreçlerinin başta Türkiye olmak üzere Avrupa'yı da diğer ülkeleri de ilgilendirdiğini söyledi. "Ancak Türkiye'nin içerisinde olmadığı bir çözümün gerçekçi bir çözüm olmayacağı da açıktır" diyen Özkan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın davetiyle İstanbul'da gerçekleşecek dörtlü zirvenin önemli olduğunu kaydetti.

    İstanbul'daki toplantıda Suriye meselesinin göç dahil tüm yönleriyle ele alınıp etraflıca değerlendirileceğini vurgulayan AK Partili Özkan, "Görünen şudur, tablo şudur; Türkiye'nin içerisinde olmadığı hiçbir çözüm görüşmesi, hiçbir çalışma başarıya ulaşmamaktadır. Çünkü Türkiye'nin içerisinde olmadığı müzakerelerin tamamı maalesef petrol, faiz ve silah eksenli değerlendirilip her ülkenin kendi ekonomik ve siyasi çıkarları dikkate alınarak meseleye yaklaşılmaktadır. Türkiye'nin bu meseleye yaklaşımı insan odaklı, insanların evlerinden yurtlarından edilmemesi, yaşanan göç dramının sona ermesidir. Türkiye, başta Suriye olmak üzere bütün Ortadoğu'da barış ve istikrarın sağlanmasını hedef almaktadır" diye konuştu.

    Suriye konusundaki Astana sürecini ve Soçi zirvesinde varılan mutabakatı anımsatan AK Partili Cahit Özkan, çözüm üretilmesine ilişkin gerçekçi diplomatik çalışmaların üçüncü ayağının da İstanbul'daki dörtlü zirve olacağını kaydetti. Özkan, "Bütün dünya yakından takip etmektedir. Bu da işletilen sürecin, yapılan çalışmaların, zirvelerin, Türkiye merkezli yürütülen çalışmaların doğru, rasyonel ve başarı odaklı bir çalışma olduğunu da göstermektedir" dedi. "Suriye meselesinin istikrarla ilgili, bölgesel barış ile ilgili kısmı doğrudan Türkiye'yi, Rusya'yı, İran'ı ilgilendiriyor" diyen Özkan, Almanya ve Fransa'nın daha çok konuya göç boyutundan yaklaştığını söyledi. Özkan, "Göç sorunun çözümü de bütün Avrupa'yı ilgilendirmektedir" dedi.

    CHP'Lİ YILMAZ: ALMANYA VE FRANSA SURİYE DOSYASINA DAHA FAZLA DAHİL OLMAK İSTİYOR

    Sputnik'e konuşan CHP Ardahan Milletvekili eski Musul Başkonsolosu Öztürk Yılmaz, dörtlü zirvenin Suriye'deki soruna çözüm amacıyla yapıldığını ifade ederek, " Almanya ve Fransa'nın Suriye'deki dosyaya daha fazla dâhil olmak istedikleri açık, bununla daha fazla dahil olmak istiyorlar. Rusya da ABD'yi dengeleyebilmek için AB'nin iki önemli ülkesini bu suretle yanına almak istiyor. Türkiye de şu anda olabildiğince Rusya'yla ve AB'nin iki önemli aktörüyle birlikte görünmek istiyor. Her ülkenin kendi açısından bakış açısı bu" diye konuştu. CHP'li Yılmaz, şöyle devam etti:

    "Ama Suriye'ye bir çözüm getirebilir mi bunlar? Parça başı çözüm getirebilirler. Çünkü ABD şu anda tabloda yok. Ayrıca Suriye'deki diğer kuvvetler yok, İran yok, başka ülkeler yok, Esat yok. Sonuçta ülkelerin konuştukları şeyler mutlaka önemli olacaktır. Ama bunun arazide uygulanması konusundaki, arazide kuvveti olan ülkelerin davet edilmemesi veya onların göz ardı edilmesi nedeniyle çok fazla bir sonuç doğuramayacaktır. Suriye'nin yeniden yapılandırılması ancak Suriye'de barış olursa mümkün olabilecek. Suriye'nin toprak bütünlüğü bütün ülkelerin yer almasıyla ancak sağlanabilecek. Dolayısıyla parçalı bir bütünlük görüyoruz, parçalı, böyle olunca da Suriye sorununa bütünlükçü bir yaklaşım en azından getirilemeyecek bu toplantıda. Ama AB, bu ülke ile daha fazla Suriye dosyasına girecek, bir güç arayışına girecekler, bir görüntü verecekler. "

    Suriye meselesine Almanya ve Fransa'nın bu şekilde dâhil olmasını ‘önemli ama eksik' diyerek değerlendiren CHP'li Yılmaz, "Suriye'de şu anda mevcut kuvvetler, çatışma alanları, taraflar belli belli. O tarafların öyle ya da böyle bir zeminde toplanması gerekir ki bir sonuç alınsın" dedi.

    VATAN PARTİLİ POLAT: DAHA ÖNCE CENEVRE'DEN MEDET UMAN ÜLKELERİN DE MASAYA OTURMASI ÖNEMLİ

    Sputnik'e konuşan Vatan Partisi Genel Başkan Yardımcısı, emekli Amiral Soner Polat ise İstanbul'da gerçekleşecek zirvenin "önemli" olduğuna işaret ederek "Bu zirve ilk kez Avrasya ve Batı grubunu bir araya getiriyor. Esasında, Almanya ve Fransa da Avrasya'da değerlendirilebilir ama bu iki ülkenin Suriye krizindeki politikalara baktığımızda daha çok Cenevre'den medet uman ve Amerika'ya daha yakın bir çizgi izleyen ülkeler olduğunu görüyoruz. Burada Almanya ve Fransa'yı da ayırmak gerekir. Fransa, ABD'ye daha yakın politikalar izliyor. Malumunuz, Fransa'nın Suriye'de özel kuvvetleri, askeri, topçusu var ve bunlar ABD ile birlikte çalışıyor. Ancak Almanya başından beri daha dengeli, daha kontrollü bir yol izliyor. Böyle bir toplantı önemli çünkü bu iki ülke AB'nin birinci ve ikinci ülkeleri. Dolayısıyla Almanya ve Fransa'nın katılımıyla böyle bir toplantı gerçekleşmesi, AB ve Avrasya'yı bir araya getiriyor gibi düşünebiliriz. Peki bu zirvenin dışında kimler bırakıldı? Batıdan ABD, doğudan ise İran bu zirvenin dışında bırakıldı. Dolayısıyla bu zirve Batı ve Avrasya'nın görüşlerini birbirine yaklaştırmayı hedefleyen bir çerçevede olacak. Burada İdlib ile ilgili fazla bir tartışma olacağını zannetmiyorum. Çünkü İdlib'deki süreç beklenenden de çok daha olumlu gidiyor. Türkiye, burada verdiği sözleri tutuyor, oradaki ağır silahlar tampon bölgeden büyük ölçüde çıkartılıyor. Bu durum Rusya'nın önde gelen devlet yetkilileri tarafından da ifade edildi" dedi.

    ‘FIRAT'IN DOĞUSUNUN MASAYA YATIRILMASI OLASI, TÜRKİYE VE RUSYA BU KONUDA KARARLI'

    Zirvede hem Suriye'deki siyasi çözüm süreci hem de Fırat'ın doğusundaki ABD destekli PYD'nin varlığına ilişkin görüş alışverişi yapılmasının olası olduğunu söyleyen Polat "Suriye'nin batısında, güneyinde bir takım sorunlar var. Ürdün'le, İsrail'le ve ABD ile… Bu sorunlar Fırat'ın doğusu ve İdlib ölçüsünde değil ama dikkatle izlediğimiz takdirde Fransa ve Almanya'nın o sorunlarla çok fazla ilgili olmadığını görüyoruz. Demek ki, burada odak Fırat'ın doğusunda yoğunlaşabilir. Suriye'nin geleceği nasıl şekillenecek, Suriye'nin geleceğinin şekillenmesi ve siyasi çözüme ulaşmak için netice olarak sahada belirli bir dengenin oluşması gerekiyor. Yani siz Suriye'nin yüzde 30'unu ABD destekli terör gruplarına verdiğiniz takdirde böyle bir denge oluşmaz, toplantılardan da bir sonuç çıkmaz. Bu zirvenin iki bacağı olacağını düşünüyorum. Bunlardan ilki, Suriye'de siyasi çözüm sürecine Astana mı Cenevre mi öncülük edeceği, Astana ve Cenevre arasındaki boşlukların nasıl doldurulacağı, Fransa ve Almanya'nın bunda rolünü ne olabileceği, Batı adına bu iki ülkenin Türkiye ve Rusya'dan hangi taleplerinin olacağı, anayasal sürecin nasıl ilerleyeceği gibi konuların masaya yatırılacağı yani siyasi konuların tartışılacağı bölüm. İkinci ise, Fırat'ın doğusu olacak. Çünkü hem Türkiye hem Rusya, Fırat'ın doğusunda şu anki statüyü kabul etmeyeceklerini kesin bir dille bildireceklerdir" dedi.

    ‘GERÇEK ANLAMDA SÜRECİN DIŞINDA BIRAKILAN ABD OLDU'

    Dolayısıyla burada, Fransa ve Alanya ilk defa gerçekçi olarak bir çözüm sürecinde yer almak istiyorlarsa, kendi pozisyonlarında test etme imkânı bulacaklardır. Çünkü şimdiye kadar hep ABD'nin arkasına saklanarak, muğlak ifadelerle ve sahadaki gelişmelerle uygun düşmeyen söylemlerle ve küresel dünyanın popüler söylemleriyle hareket ettiler. Ancak bu toplantıya katılacak olmaları, Türkiye ve Rusya kadar olmasa da, Fransa ve Almanya'nın da sorumluluk alma isteği olduğunu gösterdiğine inanıyorum. İran'ın da bundan çok fazla rahatsız olmasına gerek yok. Çünkü bu görüşme taraflar arasındaki görüşleri, ortak noktaları, ayrılıkları ve kırmızı çizgileri belirleyecek bir görüşme olacak. Bence bu görüşmenin Suriye krizine olumlu yansımaları olacak ve hatta ABD'yle AB, Fransa ve Almanya arasındaki Suriye politikası çizgisinin biraz daha açılacağını öngörüyorum.

    İran'ın olgun davranması gerekir. Neticede bu bir diplomasi ve bu diplomasi dünya dengeleri içerisinde yürütülüyor. Dikkat ederseniz, İran bahsettiğim bu dengeler sebebiyle hala Şanghay İşbirliği Örgütü'ne halen alınmış durumda değil. Burada hassas bir planlama yapılmış ve ABD bu sürecin dışında bırakılmış. Belki de bu zirvenin gecikmesinin sebebi bile Batı'nın kendi içerisinde hesaplaşması olabilir. O yüzden buradaki en önemli nokta ABD'nin dışarıda bırakılması ve aslında Avrasya güçleri olan ancak şu anda Batı'da bulunan Almanya ve Fransa'nın da, Rusya ve Türkiye'nin görüşlerini birinci elden dinlemesi ve belki onlara yakın bir çizgiye gelmesidir.

    Konu:
    Türkiye, Rusya ve İran arasında Suriye mutabakatı (41)

    İlgili konular:

    Uşakov: Dörtlü zirve yakında İstanbul’da gerçekleşecek
    Peskov: Suriye konulu dörtlü zirve için hazırlıklar yapılıyor
    Verşinin: Dörtlü zirve üzerinde çalışılıyor
    Rusya ve İran Güvenlik Konseyi yöneticileri, üçlü zirve çerçevesinde Suriye'yi konuştu
    Rusya, İran ve Türkiye dışişleri bakanlarından BM'de 3'lü zirve
    Suriye Savunma Bakanı: İdlib’i kontrolümüz altına alacağız
    Suriye'den Türkiye'ye geçmeye çalışan 6 göçmen sel sularına kapılarak hayatını kaybetti
    İsrail’den ‘Suriye’deki S-300’ün fotoğrafını çektik’ iddiası
    DSM: Kürt devleti kurma planımız yok, Suriye’nin parçalanmasını istemiyoruz
    'Putin, kurmaylarıyla İstanbul'daki dörtlü zirve kapsamında Suriye'yi konuştu'
    Suriye'den getirilen Japon gazeteci Yasuda, ülkesine ulaştı: İşkence gibiydi
    ‘Türkiye- Suriye ilişkilerinin 2011 yılı öncesine dönmesi mümkün'
    Etiketler:
    Suriye'de anayasal süreç, siyasi çözüm, çözüm, anayasa, terör, Soçi görüşmesi, Astana görüşmeleri, Cenevre, Vatan Partisi, Şanghay İşbirliği Örgütü, AB, PYD, CHP, AK Parti, Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, Soner Polat, Cahit Özkan, Öztürk Yılmaz, İbrahim Kalın, Dmitriy Peskov, Recep Tayyip Erdoğan, Fırat'ın doğusu, İdlib, İran, Almanya, İstanbul, Avrasya, Fransa, Avrupa, Suriye, Türkiye, ABD, Rusya
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın